Tekrarlayan Tüp Bebek Tedavisi Başarısızlığı
Prof. Dr. Aygül Demirol
7 Şubat 2012517 görüntülenme

Genel tanım olarak başarısız 3 ve üzerinde tüp bebek tedavi siklusunu tekrarlayan IVF başarısızlığı olarak adlandırıyoruz. Nedenler değerlendirildiğinde de embriyo kalitesi (morfolojik ve genetik olarak), uterin faktörler ve yanısıra anne adayının sistemik rahatsızlıkları ve immün faktörler karşımıza çıkıyor. Fakat şunu da unutmamak gerekli ki en ileri teknikler ile de tam bir başarıdan söz edemiyoruz. Çünki henüz çözülememiş moleküler düzeyde birçok faktör mevcut.
Tekrarlayan IVF başarısızlığı durumunda uygulanan son güncel tekniklerden bahsedecek olursak;
Erkek faktörüne bağlı vakalarda uygulanan teknikler:
İnfertilite vakaları analiz edildiğinde önemli bir oranda erkek faktörü dikkat çekmektedir. Erkek infertilitesinin analizi, kullanılan teşhis ve tedavi yöntemleri hızla ilerlemekte ve birçok çifte olumlu sonuçlar verilebilmektedir. Erkek faktörü değerlendirilirken temel analiz sperm örneğinin incelenmesidir. Sperm sayısı, hareket kabiliyeti, spermin dölleme yeteneği ve gerekli vakalarda genetik analizi önemlidir. Sayısal düşüklük, hareket oranı düşüklüğü yada tam hareketsizlik, şekil bozuklukları ve sperm örneğinde genetik olarak DNA kırıklarının yoğun olması infertilite nedenleridir. Günümüzde çevresel faktörler, çalışma şartlarında maruz kalınan birçok toksik madde, sigara, erkek yaşının ilerlemesi sperm kalitesini düşürmektedir.
Tedavi öncesi erkeğin iyi analizi önemlidir. Bazı vakalara özel antioksidan ve vitamin tedavisi gerekli olabilir. Bazı daha ciddi vakalarda da hormon tedavisi ve sperm yapımının uyarılması gerekli olabilir.
Günümüzde tedavide zorlanılan grup içinde; sperm sayısı çok düşük ve kalitesiz olan vakalar ve hiç sperm olmayan azospermi vakalarıdır. Şiddetli erkek faktöründe Tüp Bebek Teknikleri içerisinde ICSI yani mikroenjeksiyon önemli bir çığır açmış ve birçok vakada çözüm getirmiştir. Fakat ilerlemeler bununla son bulmamıştır. Sonuç olarak mikroenjeksiyon tekniğinde her bir yumurta içerisine bir sperm enjekte edilmektedir. Seçilen sperm kalitesi direkt olarak tedavi sonucunu etkilemektedir.
IMSI (high magnification ICSI = büyük biyütmeli mikroenjeksiyon)
Şiddetli erkek faktörü olan infertil çiftlerde uygulamaya giren son derece etkin olan bir yöntemdir. Bu yöntem henüz yeni bir uygulamadır ve dünyanın seçkin birkaç merkezinde uygulanmaktadır. Yeni olmasının yanında sonuçları net şekilde değerlendirilmiş ve etkinliği kanıtlanmıştır. Mikroenjeksiyon işleminde kullanılacak spermin en ileri teknolojik imkanlar ile binlerce kat büyütülerek incelenmesini ve böylelikle en iyi spermin seçilmesini sağlamaktadır. Bu işlem için özellikli bir mikroskop kullanılmaktadır. Bu özel mikroskop ciddi maddi yatırım gerektirmesinin yanı sıra kullanımı için belirgin bir eğitim sürecine ve deneyime ihtiyaç vardır.
Mikroenjeksiyon işleminde her bir olgun kadın yumurtası bir adet sperm ile döllenmektedir. Embriyo kalitesini belirleyen yumurta ve sperm kalitesidir. Döllemede kullanılacak spermin seçimi de hayati önemlidir. Eğer sperm dölleme kapasitesi en iyi olan ve genetik olarak en kaliteli sperm seçilirse işlemde döllenme oranı yüksek, embriyo kalitesi yüksek, gebelik oranı yüksek ve gebelik kaybı oranı düşük olmaktadır.
Normal mikroenjeksiyon sisteminde sperm 100 ila 400 kat büyütülerek seçilmektedir. Büyük büyütmeli mikroenjeksiyon yani IMSI’de sperler 1600 ila 7000 kata kadar büyütülerek son derece titiz ve sperm başındaki bazı özellikler detayla incelenerek seçilmekte ve mikroenjeksiyon uygulanmaktadır.
Ayrıca yeni bir diğer teknik; mikroenjeksiyon esnasında spermin polarizan mikroskop altında incelenip baş kısmındaki parlaklığa göre değerlendirilerek seçilmesidir. Son çalışmalarda morfolojisi normal olan spermlerde daha yüksek oranda parlaklık saptanmıştır.
Tekrarlayan IVF başarısızlığı durumunda uygulanan son güncel tekniklerden bahsedecek olursak;
Erkek faktörüne bağlı vakalarda uygulanan teknikler:
İnfertilite vakaları analiz edildiğinde önemli bir oranda erkek faktörü dikkat çekmektedir. Erkek infertilitesinin analizi, kullanılan teşhis ve tedavi yöntemleri hızla ilerlemekte ve birçok çifte olumlu sonuçlar verilebilmektedir. Erkek faktörü değerlendirilirken temel analiz sperm örneğinin incelenmesidir. Sperm sayısı, hareket kabiliyeti, spermin dölleme yeteneği ve gerekli vakalarda genetik analizi önemlidir. Sayısal düşüklük, hareket oranı düşüklüğü yada tam hareketsizlik, şekil bozuklukları ve sperm örneğinde genetik olarak DNA kırıklarının yoğun olması infertilite nedenleridir. Günümüzde çevresel faktörler, çalışma şartlarında maruz kalınan birçok toksik madde, sigara, erkek yaşının ilerlemesi sperm kalitesini düşürmektedir.
Tedavi öncesi erkeğin iyi analizi önemlidir. Bazı vakalara özel antioksidan ve vitamin tedavisi gerekli olabilir. Bazı daha ciddi vakalarda da hormon tedavisi ve sperm yapımının uyarılması gerekli olabilir.
Günümüzde tedavide zorlanılan grup içinde; sperm sayısı çok düşük ve kalitesiz olan vakalar ve hiç sperm olmayan azospermi vakalarıdır. Şiddetli erkek faktöründe Tüp Bebek Teknikleri içerisinde ICSI yani mikroenjeksiyon önemli bir çığır açmış ve birçok vakada çözüm getirmiştir. Fakat ilerlemeler bununla son bulmamıştır. Sonuç olarak mikroenjeksiyon tekniğinde her bir yumurta içerisine bir sperm enjekte edilmektedir. Seçilen sperm kalitesi direkt olarak tedavi sonucunu etkilemektedir.
IMSI (high magnification ICSI = büyük biyütmeli mikroenjeksiyon)
Şiddetli erkek faktörü olan infertil çiftlerde uygulamaya giren son derece etkin olan bir yöntemdir. Bu yöntem henüz yeni bir uygulamadır ve dünyanın seçkin birkaç merkezinde uygulanmaktadır. Yeni olmasının yanında sonuçları net şekilde değerlendirilmiş ve etkinliği kanıtlanmıştır. Mikroenjeksiyon işleminde kullanılacak spermin en ileri teknolojik imkanlar ile binlerce kat büyütülerek incelenmesini ve böylelikle en iyi spermin seçilmesini sağlamaktadır. Bu işlem için özellikli bir mikroskop kullanılmaktadır. Bu özel mikroskop ciddi maddi yatırım gerektirmesinin yanı sıra kullanımı için belirgin bir eğitim sürecine ve deneyime ihtiyaç vardır.
Mikroenjeksiyon işleminde her bir olgun kadın yumurtası bir adet sperm ile döllenmektedir. Embriyo kalitesini belirleyen yumurta ve sperm kalitesidir. Döllemede kullanılacak spermin seçimi de hayati önemlidir. Eğer sperm dölleme kapasitesi en iyi olan ve genetik olarak en kaliteli sperm seçilirse işlemde döllenme oranı yüksek, embriyo kalitesi yüksek, gebelik oranı yüksek ve gebelik kaybı oranı düşük olmaktadır.
Normal mikroenjeksiyon sisteminde sperm 100 ila 400 kat büyütülerek seçilmektedir. Büyük büyütmeli mikroenjeksiyon yani IMSI’de sperler 1600 ila 7000 kata kadar büyütülerek son derece titiz ve sperm başındaki bazı özellikler detayla incelenerek seçilmekte ve mikroenjeksiyon uygulanmaktadır.
Ayrıca yeni bir diğer teknik; mikroenjeksiyon esnasında spermin polarizan mikroskop altında incelenip baş kısmındaki parlaklığa göre değerlendirilerek seçilmesidir. Son çalışmalarda morfolojisi normal olan spermlerde daha yüksek oranda parlaklık saptanmıştır.




