Doktorsitesi.com

SORUNLU İLİŞKİLERDE KAYGI FAKTÖRÜ

Klinik Psikolog Emine Özdemir
Klinik Psikolog Emine Özdemir
10 Aralık 2018175 görüntülenme
Randevu Al
SORUNLU İLİŞKİLERDE KAYGI FAKTÖRÜ

​Kaygı kavramına kuramında genişçe yer veren Karen Horney, çocukluk döneminde ailesindeki olumsuz yaşantıların kişiler arası ilişkilerin nasıl etkilediğini ve kaygının bu ilişkileri nasıl şekillendirdiğini ele almıştır. 

​Almanya'da dünyaya gelen Horney, aile üyeleriyle özellikle babası ve abisi ile sorunlar yaşamıştır. Babası abisinin üniversite okumasına izin verirken, kendisinin cinsiyetinden dolayı okumasına mani olmak istemiştir. Babasına göre kızların okuması gereksiz bir uğraşıdır ve okula gönderilmeleri gerekmez. Bu düşüncelere sahip olan baba; kızını küçümsemiş, aşağılamış ve kızının zekası ile alay etmiştir.

Bu muamele ile büyüyen Horney, babasına ve abisine karşı düşmanlık hissetmeye, kendisiyle ilgili de değersizlik ve aşağılık duygularını yaşamaya başlamıştır. Karen Horney, karşılaştığı bu haksız uygulama sonucunda, kendi kendine başarılı olmaya söz vermiş ve Berlin Üniversitesi Tıp Eğitimini bitirmiştir.

Eğitimin ardındından dersler, psikoterapiler ve konferanslarla kişilere psikolojik hizmet vermeye çalışmıştır. Tüm bu hayat hikayesi Karen Horney'in Temel Kaygı konusunda kişilik kuramı oluşturmasına zemin hazırlamıştır. 

​Karen Horney; aşırı sevgi ihtiyacı, güvensizlik, düşmanca tutumlar, saldırganlık, kin, nefret vb duygularla kişinin sağlıklı sosyal ilişkiler kurmasına engel olan hareketleri nevrozun belirtileri olarak görür. Anne-babanın çocuğa olan tutumunun çocukta kaygının oluşmasına yol açacığını söyler. Anksiyete (kaygı) doğuştan gelen bir bozukluk değildir. Güven ve sevgi ihtiyacı yeterince karşılanmayan çocukta, güvensizlik ve endişe ortaya çıkar. Horney buna, “Temel Kaygı” der. Kaygıyla mücadele ederken kullanılan 3 nevrotik eğilimden söz eder.

1. İNSANLARA YÖNELME(Uysallık): Bu kişiler; başkaları tarafından sevilmeye, beğenilmeye, onaylanmaya, kabul edildiğini hissetmeye ihtiyaç duyan uysal insanlardır. Bu ihtiyaçlarını giderebilmek için insanlarla olan ilişkilerinde aşığı tavizkar ve aşırı fedakar davranışlarda bulunurlar. Reddedilmemek için düşüncelerini açıklamaktan çekinirler. Olumsuz bir tepkiyle veya olumsuz bir sonuçla karşılaşmamak için hiçbir şeye itiraz etmezler. Bu kişilerin yaptıkları davranışların temelinde TERK EDİLME, ÇARESİZLİK ve YALNIZ KALMA KORKUSU vardır.

2. İNSANLARA KARŞI OLMA (Saldırganlık): Bu kişiler için diğer insanlar düşman, yaşam ise bir savaştır. Bu savaşta güçlü olmak zorunludur. Bu kişilerin düşüncelerine göre; eğer güçlü olmazsanız ezilirsiniz. Ezilmek yerine ezmeyi, suistimal edilmek yerine suistimal etmeyi tercih ederler. Bu yüzden kendilerini üstün görmeye, ilgi çekmeye ve başarıya ihtiyaç duyarlar.

Çıkarları için insanları kullanmaktan çekinmezler. Başkalarına zarar vermeyi önemsemezler. Başkalarının yaşadığı acılar onlar için önemli değildir. Aynı şekilde başkasının ne düşündüğünün de bir önemi yoktur. Kendilerini hep haklı görürler. Onlar için acımasızlık bir problem değildir, aksine acımazlığı güç olarak değerlendirirler. Bu kişilerin yaptıkları davranışların temelinde ZAYIFLIK, KÜÇÜK DÜŞME, YETERSİZLİK, BAŞARISIZLIK, SAYGINLIĞINI KAYBETME, SÖMÜRÜLME KORKUSU vardır.

3. İNSANLARDAN UZAKLAŞMA(Yalnızlık): Bu kişiler, insanlarla ilişkilerinde ne yakınlık ne de düşmanlık yaşarlar. İnsanlarla ilişkilerini minimumda tutarlar. Her türlü yakın ilişkiden uzak durmayı tercih ederler.  ihtiyaç ve isteklerini sınırlandırırlar. Kendi becerilerini artırmaya çalışırlar. İnsanlara ihtiyaç duymamak için birçok işlerini kendileri yapmaya çaba gösterirler.

Duygusal deneyimlerin zararlı olduğunu ve kendi kendine yeteceklerini düşünürler. Evlilik gibi uzun süreli sorumluluklardan kaçarlar.  Bu kişilerin yaptıkları davranışların temelinde BAĞLANMA ve YAKINLIK KORKUSU vardır.

Özetlemek gerekirse; insanlarla yakınlaşmada çaresizlik, insanlara karşı olmada düşmanlık, insanlardan uzaklaşmada ise yalıtım öne çıkan duygulardır. Sağlıklı olan kişiler bu üç yola uyumlu bir şekilde yeri geldikçe başvururken, nevrotik kişiler bunlardan yalnızca birine sıkı sıkıya bağlıdır.

Etiketler

İletişimAnksiyeteKişiler arası ilişkilerKaygı#kaygı #anksiyete#kişilerarasıilişkiler #iletişim

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Emine Özdemir

Klinik Psikolog Emine Özdemir

2001 yılında Çukurova Üniversitesi  Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü’nden mezun oldu.
2017 yılında Mersin Toros Üniversitesi Psikoloji Yüksek Lisans Programını bitirdi.
2022 yılında İstanbul Rumeli Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programını tamamladı.
2012 yılında Süleyman Demirel Üniversitesi Aile Danışmanlığı Sertifika programını tamamladı. Yine
aynı sene Prof.Dr.Şahin KESİCİ'den oyun terapisi eğitimi aldı.
2014 yılında Çözüm Var Sorun Yok; isimli ilk kitabı yayınlandı.
2015 yılında ise ;Suçlamayın Yol Gösterin; isimli ikinci kitabı okurlarıyla buluştu.
2015 yılında Bilişsel Davranışçı Terapi Derneğİ; nin kurucusu ve yöneticisi Prof.Dr.Hakan
TÜRKÇAPAR;dan BDT Psikoterapi Kuramsal Eğitimi aldı.
2015 yılında Girne Amerikan Üniversitesi'den Doç.Dr. Linda FRAIM'den Çözüm Odaklı  Psikolojik Danışmanlık Eğitimi aldı.
2015 yılında Doğu Akdeniz Üniversitesi Öğretim Görevlisi Doç.Dr.Fatih BAYRAKTAR;dan; Zorbalık konusunda eğitim aldı.
2016 yılında Çukurova Üniversitesi rektör yardımcılığı ve PDR Anabilim Dalı Başkanlığı yapmış olan Prof.Dr.Banu İNANÇ danışmanlığında 'Duygu Yönetimi' Grup terapisi ve yarı deneysel araştırma projesini tamamladı.
2021 yılında Rasyonel Terapi Enstitüsü tarafından American Psychological Association (APA) ve YÖK
Onaylı “Akılcı Duygucu Davranışçı Terapi Eğitimi”ni aldı.
2021'de Türk PDR Derneği'nin düzenlediği “Resim Yorumlama ve Projektif Çizim Testleri Eğitimi”ni tamamladı.
2022'de Davranış Bilimleri Enstitüsü'nün düzenlediği “EMDR 1. Düzey Eğitimi”ni tamamladı.
Prof. Dr. Doğan ŞAHİN tarafından verilen “Dinamik Psikoterapi Temel Eğitimi”ni bitirdi.
Klinik Psikolojide, “Başa Çıkma Stratejilerinin Cinsiyet Açısından İncelenmesi” konusunda bitirme projesi hazırladı.
Prof. Dr. Taşkın YILDIRIM tarafından verilen “Dinamik Yönelimli Kısa Yoğun Acil Psikoterapi Eğitimi”ne katıldı.
İstanbul Psikanaliz Derneği'nin düzenlediği ve Psikanalist Maurice CORCOS ve Talat Parman'ın konuşmacı olduğu "Ergen ve Bedeni" konulu eğitim programına katıldı. Doç.Dr. İlim FIRAT tarafından verilen "Freudçu Düş Yorumu" eğitimine katıldı.
İstanbul Psikanaliz Derneği tarafından düzenlenen "Psikanalitik Kuramda Bilinçdışı Süreçler ve İşleyişi" konulu eğitime katıldı.
Moxo Dikkat Testi Uygulayıcı eğitimini tamamladı.

2022’d

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.