Doktorsitesi.com

"Sen Yaşıtlarından Çok Olgunsun" Övgü mü, Travma mı? Çocukluğu Çalınan Yetişkinler: "Ebeveynleşen Çocuk"

Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan
Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan
17 Şubat 202646 görüntülenme
Randevu Al
Çocukken anneniz size dertlerini anlatır mıydı? Evdeki krizleri siz mi çözerdiniz? Herkes size "Ne kadar olgun bir çocuk" derken, aslında omuzlarınıza taşıyamayacağınız bir yük mü bindirildi? Yetişkinlikte "kimseye güvenememe" ve "her şeyi kontrol etme" huyunuzun kökeni burada olabilir.
"Sen Yaşıtlarından Çok Olgunsun" Övgü mü, Travma mı? Çocukluğu Çalınan Yetişkinler: "Ebeveynleşen Çocuk"

"Annesinin Sırdaşı, Babasının Annesi"

Henüz 8-9 yaşlarındasınız. Okuldan eve geliyorsunuz ama çizgi film izlemek yerine, mutfakta ağlayan annenizi teselli ediyorsunuz. Anneniz size babanızla olan sorunlarını anlatıyor: "Baban beni anlamıyor, yine geç geldi..." Siz o küçücük omuzlarınızla, annenizin "dert ortağı" veya "psikoloğu" oluyorsunuz. Ya da sorumsuz bir babanız var ve evin faturalarını, kardeşinizin bakımını siz düşünmek zorundasınız.

Herkes size ne diyor? "Maşallah, ne kadar olgun bir çocuk. Aklı yaşından büyük."

Bu bir övgü değildir. Bu, psikolojide "Parentification" (Ebeveynleşen Çocuk) travmasıdır. Ve maalesef, "aklı yaşından büyük" olan çocukların, genellikle "yüreği yaşından yorgun" olur.

Roller Değişince Ne Olur?

Normal bir ailede; ebeveyn verir, çocuk alır (bakım, sevgi, güven). Ebeveynleşen çocukta ise; çocuk verir (bakım, duygusal destek), ebeveyn alır. Bu tersine akış, çocuğun "İhtiyaçsızlık" zırhına bürünmesine neden olur. Çocuk kendine şunu öğretir: "Benim ihtiyaçlarım önemsiz. Eğer sorun çıkarırsam ev yıkılır. Ben güçlü durmak zorundayım."

Yetişkinlikte Nasıl Görünür? (Tanıdık Geliyor mu?)

O "olgun çocuk" büyüdüğünde genellikle şöyle bir yetişkin olur:

  1. Kontrol Manyağı: "Ben yapmazsam kimse yapmaz" inancı. Her şeyi kontrol etmezse felaket çıkacağını sanır.

  2. Yardım İsteyememe: Ölse bile "Bana yardım et" diyemez. Çünkü çocukken yardım istediğinde kimse orada değildi.

  3. Sorunlu Partner Seçimi: Genellikle "kurtarılmaya muhtaç", sorumsuz veya çocuksu partnerler seçer. Çünkü bildiği tek ilişki modeli "bakım vermek" üzerinedir.

  4. Eğlenememe: Tatilde bile gevşeyemez, sürekli "yapılacak işler" listesi kafasında döner.

Çözüm: İçinizdeki Çocuğu "Emekli" Etmek

Siz artık o küçük çocuk değilsiniz. O krizler bitti. Eviniz güvende.

  1. "Sorumlu Değilim" Mantrası: Başkalarının (eşinizin, ailenizin, arkadaşlarınızın) duygularını yönetmek sizin işiniz değil. Onlar üzüldüğünde hemen "düzeltecek" hamleler yapmayın. Bırakın kendi duygularını yaşasınlar. Siz onların terapisti değil, sadece eşi/arkadaşısınız.
  2. Oyun Oynamayı Öğrenin: Çocukken yapamadığınız o "saçma ve amaçsız" şeyleri şimdi yapın. Boyama yapın, Lego oynayın, sadece boş boş tavana bakın. Beyninize "Artık sadece 'işe yaradığımda' değil, 'var olduğumda' da değerliyim" mesajını verin.
  3. Yardım İstemek Bir Kustur Değil, Haktır: Bugün, sadece pratik yapmak için bile olsa, birinden yardım isteyin. Market poşetini taşıtın, bir işi arkadaşınıza devredin. Dünya yıkılmayacak, göreceksiniz.

Sonuç: O "olgun çocuk" madalyasını göğsünüzden çıkarıp atın. O madalya size çok ağır geldi. Artık büyümek zorunda değilsiniz, artık sadece "kendiniz" olabilirsiniz.

Etiketler

Ankara psikologİhsan Onur KızılkanŞema TerapiEbeveynleşen ÇocukParentificationİçimizdeki ÇocukAşırı SorumlulukSorumlulukFedakarlıkFedakarlık ŞemasıÇocukluk TravmalarıTravma

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan

Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan

Uzman Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan; terapi sürecini, kişinin bilimsel ve bütüncül yöntemler ışığında kendi potansiyelini ve değerini keşfettiği güvenli bir yolculuk olarak tanımlar.

Maltepe Üniversitesi Psikoloji bölümünü Onur Derecesiyle tamamlamış, ardından Beykent Üniversitesi’nde Klinik Psikoloji Yüksek Lisans eğitimini bitirerek uzmanlığını almıştır. Akademik yetkinliğini kanıtladığı tez çalışmasında; insan psikolojisinin temel taşları olan depresyon, sosyal destek mekanizmaları ve ilişkisel dinamikleri (Akran Zorbalığı bağlamında) derinlemesine incelemiştir.

Mesleki yetkinliğini, Türkiye’nin en köklü kurumlarındaki saha çalışmalarıyla pekiştirmiştir. Fenerbahçe Spor Kulübü ve Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi bünyesindeki kapsamlı klinik staj programlarını başarıyla tamamlamış; Hollanda, Fransa ve Belçika’da Avrupa Birliği projeleriyle Türkiye’yi temsil ederek uluslararası bir vizyon kazanmıştır.

Terapilerinde tek bir kalıba bağlı kalmaz. Bütüncül Psikoterapi perspektifiyle; Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), Şema Terapi, Çözüm Odaklı Terapi, Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT), Sistemik Terapi ve Psikodinamik Terapi gibi ekolleri danışanın ihtiyacına göre tecrübesiyle harmanlayarak kişiye özel bir yol haritası çizer.

Yetişkin ve ergen bireysel terapilerinin yanı sıra, Çift ve Aile Terapisi alanında; ilişki çatışmaları, iletişim sorunları ve duygusal kopukluk konularında çiftlerle de aktif olarak çalışmaktadır.

Şu anda Ankara’da, kurucusu olduğu ve Sağlık Bakanlığı ruhsatlı özel kliniğinde; yetişkin, ergen ve çift danışanlarına yüzyüze ve online olarak hizmet vermektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.