Doktorsitesi.com

Kendi başıma takılmaktan hoşlanıyorum. Tuhaf mı?

Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan
Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan
22 Ağustos 2022214 görüntülenme
Randevu Al
Kendi başıma takılmaktan hoşlanıyorum. Tuhaf mı?
Kendi başıma takılmaktan hoşlanıyorum. Tuhaf mı?

Genel itibariyle 2 tip kavramdan bahsedebiliriz. Dışadönük ve içedönük ,  dışa dönükler dış dünyaya odaklanarak enerjisini oradan devşirir. İçedönük ise düşünme ve hayal kurmanın yeri olan iç dünyayı daha ilginç bulur. Yalnız başına vakit geçirerek enerji toplar.

   Dışadönükler dikkatlerinin önemli bir bölümünü insanların yüzlerine yönlendirmeye eğilimlidirler; bunu yaparak dopamin adında ödül nörotransmitterinde (bir tür beyin kimyasalıdır) ani bir yükselme tecrübe ederler ki bu, bağımlılık davranışıyla da doğrudan ilgilidir. Dışadönükler dopamine pek hassas değillerdir dopaminin o olağanüstü etkisini göstermesi için ihtiyaç duydukları miktar, içedönüklerden çok daha fazladır, ve dopamin düzeyini arttırmanın hızlı bir yolu adrenalin seviyesini arttırmaktır ki bu yeni, hızlı, heyecan verici ve tehlikeli şeyler yaparak - örneğin karaoke barda şarkı söyleyerek, bir yabancıyla dans ederek v.b. aktivitelerle gerçekleştirilebilir. Dolayısıyla dışarı çıkıp yeni yüzlerle heyecan verici şeyler yaptıklarında ödül kimyasalı olan dopamini elde ederler, ani ve yoğun birkaç doz mutluluğun tadına varırlar.

   İçedönükler dopamine karşı aşırı hassastırlar, o yüzden de aşırı-uyarılmış hissetmeleri için pek az dopamin yeterlidir. Favori nörotransmitterleri de bambaşka bir etkiye sahip olan asetilkolindir. Bu kimyasal madde sakin bir teyakkuz ve rahatlama hissi verir; hafızanın güçlenmesine, kolay öğrenmeye ve daha büyük bir bilişsel esnekliğe yol açar. Bu memnuniyet kimyasalını açığa çıkaran deneyimler peşinde olmak içe dönüklere iyi gelmektedir. Dışadönükler ise ani bir doz dopamin açığa çıkartacak heyecan verici, insan yönelimli faaliyetler peşindedir.

   Sözgelimi içedönük biriyseniz ve birdenbire çılgın partilere katılmaya karar verip bunu ara vermeden yaparsanız büyük ihtimalle tükenmiş hissetmeye başlarsınız. Aynı şekilde bir dışadönük de bütün hafta kimseyi görmeden evde oturduğu takdirde tuhaf bir şekilde enerjisinin emildiğini hissedecektir.

Etiketler

Depresyon nedirDışa dönme

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan

Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan

Uzman Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan; terapi sürecini, kişinin bilimsel ve bütüncül yöntemler ışığında kendi potansiyelini ve değerini keşfettiği güvenli bir yolculuk olarak tanımlar.

Maltepe Üniversitesi Psikoloji bölümünü Onur Derecesiyle tamamlamış, ardından Beykent Üniversitesi’nde Klinik Psikoloji Yüksek Lisans eğitimini bitirerek uzmanlığını almıştır. Akademik yetkinliğini kanıtladığı tez çalışmasında; insan psikolojisinin temel taşları olan depresyon, sosyal destek mekanizmaları ve ilişkisel dinamikleri (Akran Zorbalığı bağlamında) derinlemesine incelemiştir.

Mesleki yetkinliğini, Türkiye’nin en köklü kurumlarındaki saha çalışmalarıyla pekiştirmiştir. Fenerbahçe Spor Kulübü ve Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi bünyesindeki kapsamlı klinik staj programlarını başarıyla tamamlamış; Hollanda, Fransa ve Belçika’da Avrupa Birliği projeleriyle Türkiye’yi temsil ederek uluslararası bir vizyon kazanmıştır.

Terapilerinde tek bir kalıba bağlı kalmaz. Bütüncül Psikoterapi perspektifiyle; Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), Şema Terapi, Çözüm Odaklı Terapi, Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT), Sistemik Terapi ve Psikodinamik Terapi gibi ekolleri danışanın ihtiyacına göre tecrübesiyle harmanlayarak kişiye özel bir yol haritası çizer.

Yetişkin ve ergen bireysel terapilerinin yanı sıra, Çift ve Aile Terapisi alanında; ilişki çatışmaları, iletişim sorunları ve duygusal kopukluk konularında çiftlerle de aktif olarak çalışmaktadır.

Şu anda Ankara’da, kurucusu olduğu ve Sağlık Bakanlığı ruhsatlı özel kliniğinde; yetişkin, ergen ve çift danışanlarına yüzyüze ve online olarak hizmet vermektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.