Doktorsitesi.com

"O Sadece Bir Arkadaş": İlişkilerde Gizli Rekabet ve 'Üçgenleme' (Triangulation) Tuzağı

Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan
Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan
26 Şubat 202644 görüntülenme
Randevu Al
Partneriniz sürekli eski sevgilisinden, "çok yakın" bir iş arkadaşından veya ona ilgi duyan birilerinden bahsederek sizi huzursuz mu ediyor? Durduk yere kendinizi görünmez bir rekabetin içinde buluyorsanız, narsisistik bir manipülasyon taktiği olan "Üçgenleme" kurbanı olabilirsiniz. Kıskançlık krizlerinin ardındaki bu sinsi oyunu keşfedin.
"O Sadece Bir Arkadaş": İlişkilerde Gizli Rekabet ve 'Üçgenleme' (Triangulation) Tuzağı

Görünmez Bir Üçüncü Kişiyle Savaşmak

İlişkiniz harika gidiyor gibi görünüyor, ancak ortada sürekli dönüp dolaşan "başka" bir isim var. Bu, partnerinizin "çok iyi anlaştığı" bir iş arkadaşı, ona "hala mesaj atan" bir eski sevgili veya sporda tanıştığı "çok yetenekli" biri olabilir.

Partneriniz bu kişiden bahsederken sanki çok masum bir şey anlatıyormuş gibi davranır. Ancak cümlelerin arasına öyle zehirli kıyaslamalar sıkıştırır ki, içinizde aniden bir huzursuzluk ve yetersizlik hissi uyanır. Durduk yere o bahsettiği kişinin sosyal medya hesaplarını gizlice kontrol ederken, onunla kendinizi kıyaslarken ve partnerinizin ilgisini kaybetmemek için daha çok çabalarken bulursunuz kendinizi. Rahatsızlığınızı dile getirdiğinizde ise alacağınız cevap bellidir: "Ne kadar güvensiz ve kıskançsın, o sadece bir arkadaş/eski bir tanıdık."

Eğer bu sahneyi yaşıyorsanız, paranoyak değilsiniz. Bugün terapi odalarında karşılaştığımız en yaygın ve en sinsi psikolojik şiddet türlerinden biri olan "Üçgenleme" (Triangulation) tuzağının içindesiniz.

Neden Sizi Rekabete Sokarlar?

Sağlıklı bir partner, ilişkinin sınırlarını korur ve size kendinizi "tek ve özel" hissettirir. Ancak toksik veya narsisistik eğilimleri olan partnerler, huzurdan değil kaostan beslenirler.

Üçgenleme, iki kişilik bir ilişki dinamiğine kasıtlı olarak üçüncü bir kişiyi (veya bir durumu, hatta bazen bir hobiyi) sokma eylemidir. Amaç sizi kıskandırmak ve tetikte tutmaktır. Çünkü siz ne kadar çok rekabet ederseniz, partneriniz kendini o kadar "arzulanan, vazgeçilmez bir ödül" olarak hisseder. Kendi egolarını şişirmek için sizin özgüveninizi paramparça etmekten çekinmezler.

Satranç Tahtasından İnme Vakti

Bu tuzağın en büyük illüzyonu, sorunun sizin "kıskançlığınız" olduğuna inandırılmanızdır. Oysa sorun sizin güvensizliğiniz değil, partnerinizin bilerek yarattığı güvensiz ortamdır. Bu oyunu kazanmanın tek yolu, oynamayı reddetmektir.

  • Rekabet Etmeyi Bırakın: Partneriniz sizi başka biriyle kıyasladığında veya üçüncü bir kişiyi öne sürdüğünde, daha iyi, daha güzel veya daha anlayışlı olduğunuzu kanıtlamaya çalışmayın.

    "Onun neresi güzel ki? Ayrıca ben senin için daha fazlasını yapıyorum, görmüyor musun?" (Manipülatörün egosunu beslemek ve rekabeti kabul etmek).
    "Beni başka insanlarla kıyaslaman veya sınırları belirsiz ilişkiler kurman benim ilişki standartlarıma uymuyor. Eğer orada daha mutlu olacağını düşünüyorsan, gidebilirsin." (Ödül olmadığını hatırlatmak ve sahneden çekilmek).
  • Gerçeği Adlandırın: Birinin size kasıtlı olarak değersiz hissettirmesi "Açık fikirlilik" veya "Modernlik" değil, saygısızlıktır. Kendi hislerinizi doğrulamayı öğrenin. Eğer bir durum size kendinizi kötü hissettiriyorsa, o sınır sizin için ihlal edilmiş demektir; karşı taraf "abarttığınızı" söylese bile.

Sonuç: Gerçek sevgi bir yarışma değildir ve siz de kimsenin vitrininde yarışacak bir eşya değilsiniz. Sizi kaybetme korkusu yaşatmayan, aksine her gün seçildiğinizi hissettiren ilişkiler inşa etmek kendi elinizdedir. Sürekli başkalarının gölgesinde bırakıldığınız o sahneden inin.

Etiketler

İhsan Onur KızılkanÜçgenlemetriangulationnarsisistik manipülasyonkıskançlıkkıskançlık krizleritoksik ilişkiilişki sorunlarıdeğersizlik hissiAnkara psikolog

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan

Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan

Uzman Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan; terapi sürecini, kişinin bilimsel ve bütüncül yöntemler ışığında kendi potansiyelini ve değerini keşfettiği güvenli bir yolculuk olarak tanımlar.

Maltepe Üniversitesi Psikoloji bölümünü Onur Derecesiyle tamamlamış, ardından Beykent Üniversitesi’nde Klinik Psikoloji Yüksek Lisans eğitimini bitirerek uzmanlığını almıştır. Akademik yetkinliğini kanıtladığı tez çalışmasında; insan psikolojisinin temel taşları olan depresyon, sosyal destek mekanizmaları ve ilişkisel dinamikleri (Akran Zorbalığı bağlamında) derinlemesine incelemiştir.

Mesleki yetkinliğini, Türkiye’nin en köklü kurumlarındaki saha çalışmalarıyla pekiştirmiştir. Fenerbahçe Spor Kulübü ve Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi bünyesindeki kapsamlı klinik staj programlarını başarıyla tamamlamış; Hollanda, Fransa ve Belçika’da Avrupa Birliği projeleriyle Türkiye’yi temsil ederek uluslararası bir vizyon kazanmıştır.

Terapilerinde tek bir kalıba bağlı kalmaz. Bütüncül Psikoterapi perspektifiyle; Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), Şema Terapi, Çözüm Odaklı Terapi, Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT), Sistemik Terapi ve Psikodinamik Terapi gibi ekolleri danışanın ihtiyacına göre tecrübesiyle harmanlayarak kişiye özel bir yol haritası çizer.

Yetişkin ve ergen bireysel terapilerinin yanı sıra, Çift ve Aile Terapisi alanında; ilişki çatışmaları, iletişim sorunları ve duygusal kopukluk konularında çiftlerle de aktif olarak çalışmaktadır.

Şu anda Ankara’da, kurucusu olduğu ve Sağlık Bakanlığı ruhsatlı özel kliniğinde; yetişkin, ergen ve çift danışanlarına yüzyüze ve online olarak hizmet vermektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.