Doktorsitesi.com

Kötü Haber Döngüsü: Doomscrolling Kaygıyı Nasıl Artırıyor?

Klinik Psikolog Binnur Adıgüzel
Klinik Psikolog Binnur Adıgüzel
6 Mart 20267 görüntülenme
Randevu Al
Doomscrolling, kişinin sosyal medya veya haber akışında sürekli olumsuz içerikleri takip etme alışkanlığıdır. Günümüzde özellikle kriz, felaket ve olumsuz haberlerin yoğun olduğu dönemlerde bu davranış daha sık görülmektedir.
Kötü Haber Döngüsü: Doomscrolling Kaygıyı Nasıl Artırıyor?

Son yıllarda dijital dünyada sıkça duyulan bir kavram var: doomscrolling.

Birçok kişi farkında olmadan şu döngüyü yaşayabiliyor:
Telefonu eline almak, haber akışını kaydırmaya başlamak ve karşısına çıkan olumsuz içeriklere rağmen okumaya devam etmek.

Depremler, ekonomik krizler, savaş haberleri, toplumsal olaylar veya olumsuz gündemler… İçeriklerin çoğu kaygı verici olsa bile kişi ekranı kapatmakta zorlanabiliyor.

Bu davranış psikolojide doomscrolling olarak adlandırılıyor.

Doomscrolling Nedir?

Doomscrolling, kişinin sosyal medya veya haber platformlarında uzun süre boyunca olumsuz ve kaygı uyandıran içerikleri tüketmeye devam etmesi durumudur.

İlginç olan nokta şudur:
Çoğu insan bu içerikleri okurken kendini daha iyi hissetmez. Aksine okudukça gerginlik, endişe ve zihinsel yorgunluk artabilir. Buna rağmen kişi akışı kaydırmayı bırakmakta zorlanabilir.

Bu durum modern dijital yaşamın getirdiği yeni psikolojik alışkanlıklardan biri olarak değerlendirilmektedir.

İnsan Beyni Neden Olumsuz Haberlere Daha Fazla Odaklanır?

Doomscrolling davranışının arkasında insan beyninin evrimsel çalışma biçimi bulunur.

Beyin, tarihsel olarak tehlikeleri fark etmeye ve tehditleri hızlı algılamaya programlanmıştır. Bu özellik hayatta kalmayı kolaylaştıran bir mekanizma olarak gelişmiştir.

Bu nedenle insanlar:

  • Olumsuz haberlere daha hızlı dikkat verir

  • Tehlike içeren içerikleri daha uzun süre hatırlar

  • Risk içeren bilgileri öğrenmeye daha fazla eğilim gösterir

Psikolojide bu durum “negativity bias” (olumsuzluk yanlılığı) olarak adlandırılır.

Dijital platformlarda ise olumsuz içerikler genellikle daha fazla etkileşim aldığı için algoritmalar bu içerikleri daha fazla göstermeye başlar. Böylece kişi farkında olmadan olumsuz içerik döngüsünün içinde kalabilir.

Doomscrolling Ruh Sağlığını Nasıl Etkiler?

Kısa süreli haber takibi doğal ve hatta gerekli olabilir. Ancak sürekli olumsuz içerik tüketmek zihinsel ve duygusal açıdan bazı olumsuz sonuçlara yol açabilir.

1. Kaygı Düzeyinin Artması

Sürekli kriz, tehlike ve felaket içeren içeriklerle karşılaşmak beynin tehdit algısını artırabilir. Bu durum kişide sürekli tetikte olma hali yaratabilir.

Birey kendisini şu düşünceler içinde bulabilir:

  • “Dünya çok güvensiz bir yer.”

  • “Her an kötü bir şey olabilir.”

  • “Gelecek hakkında endişeliyim.”

Bu düşünceler zamanla kaygı düzeyini artırabilir.

2. Zihinsel Yorgunluk ve Tükenmişlik

Olumsuz haberler yoğun duygusal yük içerir. Sürekli bu tür içeriklere maruz kalmak zihinsel enerjiyi tüketebilir.

Kişilerde şu belirtiler ortaya çıkabilir:

  • zihinsel yorgunluk

  • odaklanma güçlüğü

  • motivasyon düşüklüğü

  • duygusal tükenmişlik hissi

3. Uyku Problemleri

Özellikle gece saatlerinde haber veya sosyal medya akışını takip etmek uyku kalitesini olumsuz etkileyebilir.

Olumsuz içerikler beynin uyarılmışlık seviyesini artırdığı için uykuya dalmayı zorlaştırabilir.

4. Gelecek Algısının Olumsuzlaşması

Sürekli olumsuz içeriklere maruz kalmak, dünyanın yalnızca kötü olaylardan oluştuğu algısını güçlendirebilir.

Bu durum bireylerde:

  • karamsarlık

  • umutsuzluk

  • çaresizlik duyguları

gibi psikolojik etkiler oluşturabilir.

Doomscrolling Davranışını Nasıl Fark Edebiliriz?

Bazı davranışlar doomscrolling alışkanlığının geliştiğini gösterebilir:

  • Telefonu eline aldığında istemeden haber akışına yönelmek

  • Olumsuz içerik okudukça kaygı hissetmek

  • Ekranı kapatmakta zorlanmak

  • “Son bir habere daha bakayım” düşüncesiyle uzun süre akışta kalmak

  • Haber okuduktan sonra huzursuz veya gergin hissetmek

Bu belirtiler fark edildiğinde dijital alışkanlıkları yeniden düzenlemek faydalı olabilir.

Doomscrolling Alışkanlığını Azaltmak İçin Neler Yapılabilir?

Dijital içerik tüketimini tamamen bırakmak çoğu zaman gerçekçi değildir. Ancak bazı küçük değişiklikler önemli fark yaratabilir.

Haber Tüketimi İçin Zaman Sınırı Belirlemek

Gün içinde belirli zamanlarda haber okumak, sürekli kontrol etme alışkanlığını azaltabilir.

Örneğin:

  • sabah kısa bir haber takibi

  • akşam belirli bir süre gündem kontrolü

Bildirimleri Sınırlandırmak

Sürekli gelen haber bildirimleri kişiyi tekrar tekrar olumsuz içeriklere yönlendirebilir. Gereksiz bildirimleri kapatmak bu döngüyü azaltabilir.

Gece Saatlerinde Haber Tüketimini Azaltmak

Uyku öncesinde olumsuz içerik tüketmemek, zihnin sakinleşmesine yardımcı olur.

Ekransız Zamanlar Oluşturmak

Gün içinde kısa süreli de olsa telefondan uzak kalmak zihinsel dengeyi destekler.

Örneğin:

  • yürüyüş yapmak

  • kitap okumak

  • yüz yüze sohbet etmek

gibi aktiviteler zihinsel rahatlama sağlayabilir.

Sonuç

Dijital çağda bilgiye ulaşmak hiç olmadığı kadar kolaydır. Ancak bilgi akışının yoğunluğu bazen fark edilmeden zihinsel yük oluşturabilir.

Doomscrolling alışkanlığı kısa vadede bilgi sahibi olma hissi yaratsa da uzun vadede kaygı, zihinsel yorgunluk ve duygusal gerginlik yaratabilir.

Bu nedenle dijital içerik tüketiminde bilinçli sınırlar koymak, ruh sağlığını korumak açısından önemlidir. Eğer olumsuz haber akışı günlük yaşamı ve duygusal durumu belirgin şekilde etkilemeye başladıysa, psikolojik destek almak faydalı olabilir.

Etiketler

Kaygı ve stres yüküSosyal medya psikolojisidijital yaşam ve ruh sağlığıdikkat ve duygusal düzenleme

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Binnur Adıgüzel

Klinik Psikolog Binnur Adıgüzel

1995 İstanbul doğumlu Binnur Adıgüzel, 2018 yılında İstanbul Kültür Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümü'nden mezun olmuştur. Ardından 2021 yılında Üsküdar Üniversitesi Klinik Psikoloji programını yüksek onur derecesiyle bitirmiş ve klinik psikolog unvanını alarak mezun olmuştur. Son beş yılda MOXO, MMPI ve Yale-Brown Obsessive Compulsive Scale (Y-BOCS) gibi uzmanlık gerektiren testleri uygulama yetkinliği kazanmıştır. Klinik psikoloji alanında 2021 senesinden bu yana aktif olarak seans sürdürmeye devam etmektedir.
WAPP (World Association for Positive and Transcultural Psychotherapy) onaylı pozitif psikoterapi temel eğitimi başarı ile tamamlayarak pozitif psikoterapi danışmanı unvanını almış ve pozitif psikoterapinin master eğitiminde süpervizyon dönemine aktif olarak devam etmektedir. 2023 senesinde Yıldız Teknik Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık yüksek lisansını da başarı ile tamamlayarak çeşitli araştırma projelerinde aktif rol almıştır. Pozitif psikoterapinin yanında bilişsel davranışçı terapi ve kişilerarası ilişkiler terapisi alanlarında uzmanlığı bulunan Binnur Adıgüzel profesyonel klinik psikolog hizmetini sürdürmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.