Doktorsitesi.com

“Sürekli Bir Şey Olacakmış Gibi Hissediyorum” – Anksiyete Gerçekten Nedir?

Klinik Psikolog Binnur Adıgüzel
Klinik Psikolog Binnur Adıgüzel
9 Şubat 202658 görüntülenme
Randevu Al
Durduk yere gelen sıkıntı hissi, çarpıntı, "ya olursa" düşünceleri...Anksiyete birçok kişinin hayatını sessizce etkileyebilir. Bu yazıda kaygının ne olduğunu, neden bazen geçmediğini ve destek almanın nasıl bir fark yaratabileceğini ele alıyoruz.
“Sürekli Bir Şey Olacakmış Gibi Hissediyorum” – Anksiyete Gerçekten Nedir?

“Durduk yere içim daralıyor.”
“Kalbim hızlı atıyor ama ortada bir sebep yok.”
“Bir şey olacakmış gibi hissediyorum ama ne olduğunu bilmiyorum.”

Anksiyete yaşayan birçok kişi tam olarak böyle tarif eder.
Ve çoğu zaman şu cümle gelir:
“Ben abartıyor muyum?”

Hayır. Abartmıyorsunuz. Ama yaşadığınız şey her zaman tehlike de değil.

Anksiyete Kötü Bir Şey mi?

Aslında değil.
Anksiyete, beynimizin alarm sistemidir.
Tehlike anında bizi korumak için devreye girer.

Sorun şu ki bazen bu alarm sistemi gerçek bir tehlike yokken de çalmaya başlar.
Ve siz, ortada bir sebep yokken tetikte yaşarsınız.

Anksiyete Bozukluğu Nedir?

Günlük kaygı ile anksiyete bozukluğu arasında fark vardır.

Eğer:
- Sürekli en kötü senaryoyu düşünüyorsanız
- Bedensel belirtiler (çarpıntı, nefes darlığı, mide sıkışması) yaşıyorsanız
- Zihniniz durmadan olası felaketleri hesaplıyorsa
- “Ya olursa?” düşüncesi gününüzü yönetiyorsa

bu durum artık yalnızca stres değil, bir kaygı bozukluğu olabilir.

Neden Geçmiyor?

Çünkü anksiyeteyle savaşmak çoğu zaman onu büyütür.
“Kaygılanmayacağım.”
“Takmamam lazım.”
“Saçma düşünüyorum.”

Kaygı bastırıldıkça güçlenir.
Anlaşıldıkça ve regüle edildikçe azalır.

Anksiyete Neyi Anlatıyor Olabilir?

Bazen kontrol ihtiyacını.
Bazen belirsizliğe tahammül edememeyi.
Bazen geçmişte yaşanmış bir güvensizlik duygusunu.
Bazen de uzun süredir bastırılmış duyguları.

Anksiyete çoğu zaman zayıflık değil, fazla yük taşımanın işaretidir.

Terapi Sürecinde Ne Yapılır?

Terapi, kaygıyı yok etmeye çalışmaz.
Onu anlamaya çalışır.

- Kaygıyı tetikleyen düşünce kalıpları fark edilir
- Bedensel belirtilerle baş etme becerileri geliştirilir
- Kontrol ve belirsizlik temaları çalışılır
- Geçmişten gelen güvensizlik alanları ele alınır

Amaç, hiç kaygı yaşamamak değildir.
Amaç, kaygının sizi yönetmemesidir.

Ne Zaman Destek Almalı?

Eğer kaygı:
- Günlük işlevselliğinizi etkiliyorsa
- Uyku düzeninizi bozuyorsa
- Sosyal ilişkilerinizi kısıtlıyorsa
- Sürekli yorgun ve gergin hissettiriyorsa

bu noktada yalnız baş etmeye çalışmak zorunda değilsiniz.

Anksiyete tedavi edilebilir bir durumdur.
Ve çoğu zaman düşündüğünüzden daha hızlı iyileşme mümkündür.

Bazen mesele çok düşünmek değil, fazla yalnız düşünmektir.

Etiketler

AnksiyeteAnksiyete bozukluğu belirtileri

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Binnur Adıgüzel

Klinik Psikolog Binnur Adıgüzel

1995 İstanbul doğumlu Binnur Adıgüzel, 2018 yılında İstanbul Kültür Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümü'nden mezun olmuştur. Ardından 2021 yılında Üsküdar Üniversitesi Klinik Psikoloji programını yüksek onur derecesiyle bitirmiş ve klinik psikolog unvanını alarak mezun olmuştur. Son beş yılda MOXO, MMPI ve Yale-Brown Obsessive Compulsive Scale (Y-BOCS) gibi uzmanlık gerektiren testleri uygulama yetkinliği kazanmıştır. Klinik psikoloji alanında 2021 senesinden bu yana aktif olarak seans sürdürmeye devam etmektedir.
WAPP (World Association for Positive and Transcultural Psychotherapy) onaylı pozitif psikoterapi temel eğitimi başarı ile tamamlayarak pozitif psikoterapi danışmanı unvanını almış ve pozitif psikoterapinin master eğitiminde süpervizyon dönemine aktif olarak devam etmektedir. 2023 senesinde Yıldız Teknik Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık yüksek lisansını da başarı ile tamamlayarak çeşitli araştırma projelerinde aktif rol almıştır. Pozitif psikoterapinin yanında bilişsel davranışçı terapi ve kişilerarası ilişkiler terapisi alanlarında uzmanlığı bulunan Binnur Adıgüzel profesyonel klinik psikolog hizmetini sürdürmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.