Kemik erimesi - Osteoporoz

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Osteoporoz (Kemik Erimesi) Nedir?
Osteoporoz, halk arasında bilinen adıyla kemik erimesi, kemik doku yoğunluğunun azalması sonucunda kemik dayanıklılığının zayıflaması ve kalitesinin düşmesidir. Bu hastalık, sağlam kemiklerin zamanla erimesine ve kırılgan bir yapıya bürünmesine yol açar. Kemik kütlesi giderek azaldığı için kemikler en küçük darbelerde bile kolayca kırılabilir hale gelir.
Kemik erimesi vücuttaki tüm kemikleri etkileyebilen sistemik bir durumdur. Ancak bu kayıp özellikle omurlar, kalça ve bilek kemiklerinde çok daha belirgin şekilde gözlenir. Özellikle yaşlı bireylerde meydana gelen kemik kırıkları, hayati risk oluşturabilecek tehlikeli boyutlara ulaşabilmektedir.
Kadınlarda Osteoporoz ve Hormonal Değişimler
İstatistiksel verilere göre osteoporozdan etkilenen bireylerin %80’ini kadınlar oluşturmaktadır. Kadınların kemik yapısının erkeklere oranla daha ince olması ve menopoz sonrası yaşanan hormonal değişimler, kemik erimesi sürecini hızlandıran temel faktörlerdir. Erkeklerde ise bu durum genellikle 70 yaşından sonra ve daha nadir olarak görülür.
Menopozdan sonraki ilk 3 ile 7 yıl arasında kemik yoğunluğundaki azalma en şiddetli seviyeye ulaşır. Bunun temel sebebi, kemiklerin kalsiyum tutmasına yardımcı olan östrojen hormonunun menopozla birlikte hızla azalmasıdır. Ayrıca 40 yaşından önce yumurtalıklarını aldıran veya erken menopoza giren kadınlarda risk çok daha yüksektir.
Kemik Erimesi İçin Temel Risk Faktörleri
Osteoporoz gelişiminde rol oynayan risk faktörleri şunlardır:
- Cinsiyet ve Yaş: Kadın olmak ve 50 yaşın üzerinde bulunmak en büyük risk faktörleridir.
- Hormonal Durum: Menopoza girmek, erken menopoz veya cerrahi müdahale ile yumurtalıkların alınması.
- Genetik Yatkınlık: Ailede osteoporoz öyküsü bulunması ve kalıtımsal faktörler.
- Fiziksel Yapı: Kısa boylu, ince yapılı, beyaz tenli ve açık renk gözlü olmak.
- Beslenme ve Yaşam Tarzı: Düşük kalsiyum ve D vitamini eksikliği, hareketsiz yaşam tarzı.
- Zararlı Alışkanlıklar: Sigara kullanımı; alkollü, kolalı ve kafeinli içeceklerin aşırı tüketimi.
- İlaç Kullanımı: Uzun süreli kortikosteroid, lityum, tiroid ve bazı kanser ilaçlarının kullanımı.
- Hastalıklar: Şeker hastalığı, tiroid/paratiroid bozuklukları, felç ve bazı romatizmal hastalıklar.
Osteoporozdan Korunma ve Beslenme Stratejileri
Hastalığın ilerlemesini durdurmak ve kemik sağlığını korumak için beslenme düzeni kritik bir rol oynar. Süt ve süt ürünleri, balık ve yumurta gibi kalsiyum ve protein yönünden zengin besinlerin tüketilmesi kemik yapısını destekler.
| Korunma Yöntemi | Önerilen Uygulama |
|---|---|
| Beslenme | Kalsiyum zengin gıdalar (Süt, peynir, yoğurt) ve balık tüketimi. |
| Fiziksel Aktivite | Asansör yerine merdiven kullanımı, düzenli egzersiz ve hareketli yaşam. |
| Güneş Işığı | D vitamini sentezi için yeterli miktarda gün ışığı alımı. |
| Tıbbi Destek | Menopoz sonrası doktor kontrolünde hormon tedavisi. |
Tanı ve Takip Süreci
Osteoporoz sinsi ilerleyen bir hastalık olduğu için sadece fiziksel muayene tanı koymakta yeterli değildir. Hastalığın kesin teşhisi, takibi ve nedenlerinin araştırılması için uzman hekimler tarafından şu yöntemlere başvurulur:
- Kemik yoğunluğu ölçümleri (DEXA),
- Radyolojik görüntüleme (Film),
- Kapsamlı kan ve idrar incelemeleri.
Sağlıklı bir kemik yapısı için özellikle risk grubundaki bireylerin düzenli kontrollerini aksatmaması ve hareketli bir yaşam tarzını benimsemesi hayati önem taşımaktadır.









