İlişkide Manipülasyonun İnce Halleri

Manipülasyon dendiğinde çoğu kişinin aklına açık yalanlar veya tehditler gelir. Oysa ilişkilerde manipülasyon çoğu zaman çok daha ince, hatta “normal” gibi görünen davranışlarla ilerler. Bu yüzden de fark edilmesi zordur. Manipülasyonun temel amacı, karşı tarafın düşüncesini veya davranışını baskıyla değil, psikolojik yönlendirmeyle kontrol etmektir.
En sık görülen ince manipülasyon biçimlerinden biri suçluluk yüklemektir. “Ben senin için şunu yaptım, sen de bunu yapmalısın” ya da “Beni gerçekten sevseydin böyle davranmazdın” gibi cümleler; sevgiyi bir pazarlık aracına çevirir. Bu noktada kişi kendi isteğiyle değil, suçluluk duygusuyla hareket etmeye başlar.
Bir diğer manipülasyon türü duyguyu küçümsemektir. “Abartıyorsun”, “çok hassassın”, “her şeyi drama yapıyorsun” gibi ifadeler; kişinin kendi duygularına güvenmesini azaltır. Bu davranış uzun vadede “Ben mi yanlış düşünüyorum?” şüphesini büyütür ve kişinin sınır koyma becerisini zayıflatır.
Sessiz kalmak da bir manipülasyon biçimi olabilir. Tartışma sonrası konuşmamak, soğuk davranmak, mesajlara cevap vermemek; karşı tarafı cezalandırma ve kontrol etme yöntemidir. Burada amaç çözüm değil, karşı tarafın geri adım atmasını sağlamaktır.
Manipülasyon bazen aşırı övgüyle de gelir. Özellikle ilişkinin başında yoğun ilgi, hızlı bağ kurma, “sen benim kaderimsin” gibi cümleler; kişinin hızlı bağlanmasına neden olabilir. Bu süreçte kişi, sınırlarını fark etmeden ilişkiye teslim olur. Sonrasında kontrol davranışları başladığında ise geri çekilmek zorlaşır.
Manipülasyonun en tehlikeli yanı, kişinin kendini suçlu hissetmesine neden olmasıdır. Oysa sağlıklı ilişkide kişi, ihtiyaçlarını dile getirirken suçluluk duymaz. Çözüm; duyguları net ifade etmek, sınır koymak ve manipülatif davranışları adlandırabilmektir. Çünkü manipülasyon, görünür olduğunda gücünü kaybeder.

