Bel fıtığında ameliyatsız yöntem

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Omurga Yapısı ve Fonksiyonel Özellikleri
İnsan, omurgalılar sınıfının en gelişmiş canlısıdır. Omurga, gövdeyi dik tutan temel iskelet yapısını oluştururken, aynı zamanda vücudun esnek ve hareketli kalmasını sağlar. Bu hareket kabiliyeti, omurlar arasındaki eklemler ve bu eklemleri destekleyerek bir süspansiyon görevi gören diskler sayesinde gerçekleşir.
Omurga, yapısal desteğin ötesinde hayati bir koruma görevine sahiptir. Beynin bir uzantısı olan ve vücudun en değerli organlarından biri kabul edilen omurilik, omurga kanalının içinde muhafaza edilir. İskelet sistemi incelendiğinde; omurga kemikleri, aralarındaki diskler ve bu kemiklerin arasından çıkan sinir kökleri karmaşık bir bütünlük oluşturur.
Evrimsel Süreç ve Bel Fıtığı İlişkisi
İnsanın evrimsel sürecinde Homo habilis'ten Homo erectus'a geçişi, yani iki ayak üzerinde dik durmaya başlaması, omurga sağlığı üzerinde belirleyici olmuştur. Dik duruşla birlikte bel ve gövde hareketleri artmış, bu durum bele binen yükün ve dolayısıyla omurga zedelenmelerinin artmasına neden olmuştur. Dört ayak üzerinde yürüyen canlılarda bel fıtığı görülme oranı, insanlara kıyasla çok daha düşüktür.
Fıtık Mekanizması: Herni Discal Nedir?
Tıbbi dilde herni discal olarak adlandırılan bel veya boyun fıtığı, omurlar arasındaki disklerin sıkışarak dışarıya doğru bombeleşmesi ve sinir köklerine baskı yapmasıdır. Bu durumu, üst üste dizilmiş pamuk balyaları arasındaki içi sıvı dolu esnek balonlara benzetebiliriz. Hareket ve esneme sırasında zorlanan bu diskler, tıpkı bir balonun dışarı taşması gibi taşarak arkasındaki sinir köklerini sıkıştırır.
Sinir sıkışmasının sonuçları şu şekilde sıralanabilir:
- Şiddetli Ağrı: Vücudun bir savunma mekanizmasıdır ve ilgili bölgeyi koruma altına almayı amaçlar.
- Duyu ve Kuvvet Kaybı: Sıkışma devam ederse sinir liflerinin iletimi bozulur, uyuşukluk ve güçsüzlük başlar.
- Felç Riski: İletimin tamamen kesilmesi, ağrının ortadan kalktığı ancak hareket ve duyunun kalmadığı felç durumunu ifade eder.
- Siyatik: Belden çıkan sinirlerin birleşerek oluşturduğu siyatik sinirinin etkilenmesiyle ağrı bacağa kadar yayılır.
Bel ve Boyun Fıtığında Tedavi Yaklaşımları
Fıtık tedavisinde en yaygın yanılgılardan biri, her fıtığın cerrahi müdahale gerektirdiğidir. Oysa tıbbi veriler, fıtık vakalarının cerrahi ve cerrahi dışı dağılımını net bir şekilde ortaya koymaktadır:
| Fıtık Türü | Görülme Oranı | Tedavi Yöntemi |
|---|---|---|
| Fragmanlı (Patlamış) Disk | %13 | Cerrahi Müdahale |
| Diğer Fıtık Türleri | %87 | Ameliyatsız Tedavi |
Ameliyatsız Tedavi ve Kısır Döngüyü Kırmak
Bel veya boyun fıtığında tedavi süreci, birbirini tetikleyen iki ana durumu çözmeyi hedefler. İlk olarak, hareketle artan disk baskısı ağrıyı oluşturur; ikinci olarak, vücut bu ağrıyı durdurmak için adaleleri refleks olarak kasar. Ancak kas kasılması (spazm) siniri daha çok sıkıştırarak ağrıyı artırır ve bir kısır döngü oluşur.
Tedavinin temel amacı bu döngüyü kırmaktır. Bu süreçte uygulanan yöntemler şunlardır:
- İstirahat: İlaç tedavisinden bile daha öncelikli olan ilk adımdır.
- İlaç Tedavisi: Kas gevşetici ve ağrı kesici ilaçlar ile spazmın çözülmesi hedeflenir.
- Fizik Tedavi ve Traksiyon: Geleneksel yöntemde omurganın gerilerek baskının azaltılması amaçlanır.
Modern Teknoloji: DRX-9000 Decompression
Omurga tedavisindeki son gelişmelerden biri olan DRX-9000 (Decompression) cihazı, klasik traksiyon yönteminden farklı olarak sadece hedeflenen iki omur arasına odaklanır. Cihaz, bilgisayar kontrollü sistemi sayesinde ilgili bölgede negatif basınç oluşturarak fıtıklaşmış diskin tekrar yerine oturmasını sağlar.
Hastanın kilosuna, fıtığın açısına ve seviyesine göre kişiselleştirilmiş bir program uygulayan bu teknoloji, üç ayrı bilgisayar sistemiyle çalışır. Hafif germe ve bırakma hareketleriyle diski eski konumuna getirmeyi amaçlayan bu yöntem, modern tıbbın ameliyatsız çözümlerinde kritik bir rol oynamaktadır.



