Amniyosentez ve türleri

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Amniyosentez Nedir ve Neden Yapılır?
Amniyosentez, bebeğin anne karnında içinde bulunduğu amniyos sıvısından inceleme amacıyla bir miktar örnek alınması işlemidir. Bu sıvı, bebekten dökülen hücreleri ve bebeğin salgıladığı çeşitli maddeleri içerir. Alınan örnekler üzerinde yapılan analizler, bebeğin sağlık durumu, genetik yapısı ve gelişimi hakkında hayati bilgiler sunar.
Bu işlem temel olarak üç farklı amaçla uygulanmaktadır:
- Genetik İnceleme: Hücrelerin çoğaltılarak kromozom yapısının analiz edilmesi.
- Matürite Analizi: Bebeğin akciğer gelişiminin yeterliliğinin ölçülmesi.
- Tedavi ve Teşhis: Bazı hastalıkların saptanması veya fazla sıvının boşaltılması.
Genetik Amniyosentez ve Uygulama Kriterleri
Genetik amniyosentez, bebeğin genetik yapısı hakkında kesin bilgi edinmek için yapılır. Genellikle gebeliğin 15. haftasından sonra uygulanmakla birlikte, nadiren 11. hafta gibi erken dönemlerde de tercih edilebilir.
Uzmanlar aşağıdaki durumlarda amniyosentez önermektedir:
- Tarama Testleri: İkili veya üçlü testlerde 1/250 ve üzeri yüksek risk rapor edilmesi.
- Önceki Gebelik Öyküsü: Daha önce kromozom anomalisi veya nöral tüp defekti (beyin/sinir dokusu bozukluğu) yaşanmış olması.
- Genetik Hastalık Riski: Ailede kistik fibrozis, hemofili veya orak hücreli anemi gibi bilinen bir genetik hastalığın bulunması.
- Yaş Faktörü: Güncel protokollerde 35 yaş üstü gebelerde sadece tarama testleri yüksek risk gösterdiğinde önerilmektedir.
Matürite Amniyosentezi ve Diğer Nedenler
Matürite amniyosentezi, bebeğin akciğerlerinin doğuma hazır olup olmadığını belirlemek amacıyla 32-39. gebelik haftaları arasında yapılır. Bu testten çıkan sonuca göre doğum kararı alınır veya ertelenir.
Diğer uygulama nedenleri şunlardır:
- Bebekteki mikrobik hastalıkların teşhisi.
- Kan uyuşmazlığı olan durumlarda bebeğin sağlık durumunun değerlendirilmesi.
- Polihidramniyos (aşırı sıvı birikimi) durumunda annenin solunum sıkıntısını gidermek için sıvı boşaltılması.
Amniyosentez İşleminin Riskleri Nelerdir?
Amniyosentez, uzmanlık gerektiren bir işlem olup bazı riskler barındırmaktadır. Modern tıpta bu riskler oldukça düşük seviyelerdedir:
| Risk Faktörü | Açıklama |
|---|---|
| Düşük Riski | Günümüzde risk oranı 1/300 ile 1/500 arasındadır. |
| Kramplar ve Kanama | İşlem sonrası rahimde kasılmalar veya hafif vajinal kanama görülebilir. |
| İğne Zedelenmesi | İğnenin bebeğe temas etmesi durumu oldukça nadirdir. |
| Sıvı Sızıntısı | Vajinal yoldan sıvı sızması nadirdir; sızıntı durursa gebelik normal devam eder. |
| Rh Hassaslaşması | Rh(-) annelerde, bebek Rh(+) ise antikor oluşabilir. Bu durumda Anti-D aşısı yapılmalıdır. |
| Enfeksiyon | Rahim içinde enfeksiyon gelişme riski çok düşüktür. |
Amniyosentez Nasıl Uygulanır?
İşlem sırasında hasta muayene masasında sırt üstü yatar pozisyondadır. Uygulama adımları şu şekildedir:
- Ultrason İncelemesi: Bebeğin pozisyonu ve plasentanın yeri belirlenir.
- Sterilizasyon: Karın bölgesi mikrop kırıcı solüsyonlarla temizlenir.
- Sıvı Alımı: Ultrason eşliğinde özel bir iğne ile karın duvarı ve rahim geçilerek amniyos kesesinden 10-15 cc sıvı alınır.
- Laboratuvar Gönderimi: Sıvı; genetik, biyokimya veya mikrobiyoloji laboratuvarına iletilir.
İşlem genellikle anestezi gerektirmez ve toplamda 30-45 dakika sürer. Alınan sıvı vücut tarafından kısa sürede tekrar üretilir.
İşlem Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler
Uygulama sonrası bir süre istirahat edilmelidir. Ertesi gün normal günlük aktivitelere dönülebilir. Ancak aşağıdaki belirtiler görüldüğünde mutlaka doktora başvurulmalıdır:
- Yüksek ateş,
- Vajinal kanama,
- Birkaç saatten uzun süren rahim kasılmaları.
Sonuçların Değerlendirilmesi
Genetik tanı sonuçları yaklaşık üç hafta içinde kesinleşir. Daha hızlı sonuç almak isteyenler için FISH metodu ile 2-3 günde %95 güvenilirlikle ön bilgi edinilebilir. Matürite sonuçları ise saatler içinde alınır.
Önemli Not: Amniyosentez, Down sendromu gibi kromozomal bozukluklarda kesin sonuç verirken; kalp anomalileri, yarık damak veya dudak gibi fiziksel kusurları teşhis edemez. Tedavi edilemez bir hastalık teşhis edildiğinde, gebeliğin devamı konusundaki karar aileye aittir ve bu süreçte sağlık personeli gerekli desteği sağlar.




