Adet gecikmesi, adet düzensizliği

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Adet Gecikmesi Nedir?
Adet gecikmesi, normal adet düzeninin bozulması ve menstrüasyon döngüsünün beklenenden daha seyrek gerçekleşmesi durumudur. Kadın sağlığı açısından oldukça kritik bir gösterge olan bu durum, vücuttaki sistemik bir aksaklığın habercisi olabilir. Sağlıklı bir adet döngüsü için; hipotalamo-hipofizer-ovaryan aksın sorunsuz çalışması, fonksiyonel bir rahim iç zarı (endometrium) ve normal bir vajinal yapı gereklidir. Bu sistemin herhangi bir aşamasında meydana gelen anormallikler, adet düzensizliği veya gecikmesi ile sonuçlanmaktadır.
Adet Düzensizliğinin Değerlendirilmesi ve Tanı Süreci
Adet düzensizliğinin temel nedenini belirlemek için uzman bir hekim tarafından detaylı bir hasta öyküsü (anamnez) alınmalıdır. Değerlendirme sürecinde aşağıdaki faktörler titizlikle sorgulanır:
- Gebelik olasılığı ve mevcut ilaç kullanım geçmişi.
- Süt salgılanması, görme bozukluğu, baş ağrısı ve ateş basması gibi semptomlar.
- Vajinal kuruluk, erkek tipi kıllanma ve memelerden süt gelmesi durumu.
- Geçmişteki kafa travmaları, pelvik operasyonlar veya radyasyon tedavileri.
- Aşırı kilo kaybına neden olan ağır diyetler veya yoğun sportif aktiviteler.
- Ailede erken menopoz öyküsü.
Fizik Muayene ve Gebelik Testi
Adet gecikmesi şikayetiyle başvuran hastalarda, iç ve dış genital organları kapsayan dikkatli bir jinekolojik muayene yapılması esastır. Özellikle üreme çağındaki kadınlarda, her türlü tetkikten önce gebelik olasılığı ekarte edilmelidir. Gebelik durumu muayene ile saptanabileceği gibi, kesin sonuç için kanda Beta HCG araştırması yapılmalıdır.
Adet Gecikmesine Neden Olan Temel Hastalıklar
Adet gecikmeleri birçok farklı patolojik veya hormonal nedene bağlı olarak gelişebilir. Bu nedenler şu şekilde kategorize edilmektedir:
1. Polikistik Over Sendromu (PCOS)
Adet gecikmelerinin yaklaşık %25-30'unun nedeni Polikistik Over Sendromu'dur. Yumurtlama bozukluğu ve tüylenme (hirsutizm) ile seyreden bu sendrom, diğer androjen üreten tümörlerden ayırt edilmelidir. PCOS hastalarında uzun süreli adet gecikmeleri, ilerleyen yaşlarda rahim iç duvar kanseri riskini artırabileceği için, hastanın belirli aralıklarla (genellikle üç ayda bir) ilaç desteğiyle adet görmesi sağlanmalıdır.
2. Hormonal Bozukluklar ve Tiroid Sorunları
Hormonal dengesizlikleri tespit etmek için serolojik ölçümler hayati önem taşır. Bu kapsamda şu hormonlar incelenir:
| İncelenen Hormon / Durum | Etkisi |
|---|---|
| FSH | Yumurtalıkların uyarılma düzeyini gösterir. |
| Prolaktin | Süt salgılatan hormondur; yüksekliği adet kesilmesine yol açar. |
| Testosteron ve DHEAS04 | Böbrek üstü bezi ve androjen kaynaklı sorunları belirler. |
| Tiroid (TSH) | Hipotroidizm veya hipertroidizm adet düzenini ve ara kanamaları etkiler. |
3. Rahim İçi Yapışıklıklar (Asherman Sendromu)
Önceden düzenli adet gören kadınlarda sonradan gelişen gecikmelerin bir sebebi de Asherman Sendromudur. Bu durum; doğum sonrası kürtaj, myom operasyonu, sezaryen veya rahim içi araç kullanımı gibi müdahaleler sonucu oluşan yapışıklıklardır. Tanı için histeroskopi veya ilaçlı rahim filmi (HSG) kullanılmalıdır.
4. Hipotalamik ve Hipofiz Kaynaklı Nedenler
- Hipotalamik Amenore: Aşırı egzersiz, stres, kilo kaybı veya anoreksiya nervoza gibi durumlar GnRH salınımını bozarak adet gecikmesine neden olur.
- Hiperprolaktinemi: Hipofiz bezinden aşırı prolaktin salgılanmasıdır. Antidepresanlar veya hipofiz adenomları buna yol açabilir. MRI ile görüntüleme gerekebilir.
- Sheean Sendromu: Doğum sonrası aşırı kanama nedeniyle hipofiz bezinin nekroz olması durumudur; adet görememe ve süt gelememesi ile karakterizedir.
5. Primer Ovarian Yetmezlik (POY)
40 yaşından önce yumurtalıktaki oositlerin tükenmesi durumudur ve halk arasında erken menopoz olarak bilinir. POY vakalarının %90'ının nedeni bilinmemekle birlikte, bir kısmında genetik bozukluklar veya otoimmün hipotiroidizm görülebilir.
6. İlaçlar ve Radyasyonun Etkileri
Endometriozis tedavisinde kullanılan GnRH analogları, hipofiz bezini baskılayarak geçici menopoz tablosu oluşturabilir. Ayrıca, kemoterapötik ilaçlar (alkilleyici ajanlar) ve radyasyon, yumurtalıklardaki folikül sayısını azaltarak adet düzenini kalıcı veya geçici olarak bozabilir.




