Merhabalar, yaşım 49 ve bayanım. sürekli kol gücü gerektiren bir işte ça

  • Merhabalar, Yaşım 49 ve bayanım. Sürekli kol gücü gerektiren bir işte çalışıyorum. Sağ kol ve omuz kısmında şiddetli ağrı yaşıyorum. Ağrı 2 günde bir şiddetleniyor. (yani bir gün çok şiddetli diğer gün orta şiddetli) Birkaç kez doktora gitmeme rağmen kesin bir tanı konulamadı. Fizik tedaviye başladım ve 10 gün devam ettim fakat bir faydasını göremedim. Tekrar doktoruma başvurdum. MR çektirmemi istedi ve bugun MR sonuclarını aldım. MR tanıları aşağıdaki gibidir, yorumlarınız için şimdiden teşekkür ederim. MR TANI: Servikal lordozda düzleşme. Spondilozis. Multipl düzeylerde dejeneratif diskopati. C3-4 ve C4-5 annulus bulging. C5-6 fokal santral protrüzyon. C6-7 geniş tabanlı santral ve sol mediolateral protrüzyon. MR TANI: Akromioklaviküler dejenerasyona bağlı olarak supraspinatus tendonunda grade 2 impingement. İyi Akşamlar.

  • Doktor Cevabı:

    Mr raporuna göre ; boynunuzda değişik büyüklüklere ve değişik hasarlara neden olan 4 adet boyun fıtığı ile muhtelif kireçlenmeler mevcuttur. kısaca boyun anatomisi hakkında bilgi vereyim. boyunda 7 adet omur cismi bulunur. yapıları itibarıyla bel omurlarından tek farkları, daha küçük olmalarıdır. her omurga arasında yastıkçık dediğimiz kıkırdaklar mevcuttur. bu kıkırdak yapının yırtılarak , omurga içinde seyreden omurilik veya kola dağılan sinirlere baskı yapması donucu oluşan hastalığa boyun fıtığı denir. boyun omurlarına tıpta ""cervikal vertebralar "" denir ve kısaca cervikal kelimesinin baş harfi olan ""c "" ile numaralandırılır. boyun fıtıkları ; 1) c 3-4 ( 3. ve 4. boyun omurları arasında ) , 2) c 4-5 ( 4. ve 5. boyun omurları arasında ) , 3) c 5-6 ( 5. ve 6. boyun omurları arasında ) ve 4) c 6-7 ( 6.ve 7. boyun omurları arasında ) bulunmaktadır. sizin boynunuzda bulunan bütün boyun fıtıkları ; önlerinden geçen sinir damarlarına değişik derecelerde bası yapmak suretiyle ezdiği için , önemli , ciddi ve tehlikeli bir fıtıklardır.. boyun ; anatomik yapısı itibarıyla çok narin ve tehlikeli bir bölgedir. boyunda 7 adet omur bulunduğundan sağ ve sol tarafta toplam 14 adet boyun fıtığı çıkış yeri mevcuttur. bu durumda 4 adet fıtık cerrahi olarak alınsa bile ilerde geri kalan 10 farklı yerde başka bir boyun fıtığı çıkma riski büyüktür. nitekim boyun fıtığından 2-3 kez ameliyat olduğu halde , ilerde tekrar boyun fıtığı olan insanlarla karşılaşabilirsiniz. işte bunun nedeni budur. boyun fıtığı ameliyatları diğer ameliyatlara benzemez. apandisit ameliyatı sadece 1 kez olur. safra kesesi ameliyatı sadece 1 kez olur. çünkü bir insanda bildiğiniz gibi , bir tane apandix , bir tane safra kesesi bulunur. bunlar radikal çözüm getiren ameliyatlardır. oysa , normal bir insanda 14 adet bel fıtığı çıkış yeri olduğu için , boyun fıtığı ameliyatları radikal sonuç getirmeyen ve ilerideki dönemlerde bir dizi komplikasyonuda beraberinde getiren ameliyatlardır. ayrıca c5-6-7 ; boyun hareketlerinin % 80 ninden sorumlu olan çok kritik ve dar bir anatomik bölgede kalan bir yerdir. dolayısıyla bu bölgede yapılacak her türlü cerrahi müdahale riskli ve tehlikelidir. yani cerrahi tedavinin garantisi olmadığını ve ilerde tekrar boyun fıtığı olma riskinin mevcut olduğunu belirtmek isterim. günümüzde bel ve boyun fıtıklarına genel yaklaşım ; mr daki görüntü ne olursa olsun ameliyat dışı diğer tıbbi konservatif tedavilerin uygulanması ve şikayetlerin ortadan kaldırılmasıdır. konservatif tedavilerin cevap vermediği ve hastanın şikayetlerinin ciddi oranda artığı durumlarda ameliyat son çare olarak görülmektedir. günümüzde ameliyatla sonuçlanan vakalarda ciddi olarak düşmektedir. örneğin ingiltere de bu oran binde sekizlere kadar düşmüştür. ameliyatlarda da şikayeti kaldırma oranı oldukça düşük kalmaktadır. sıkça tartışılan, ameliyat sonrası şikayetlerin geçmediği veya daha da arttığı ""başarısız fıtık ameliyatı sendromu (fail back surgery sydrome)"" çok ciddi oranlarda görülmektedir. bazı araştırmalar ise ; ameliyat olsun veya olmasın şikayetlerin tekrarlama şansının 1,5 -2 yıllık dönemde aynı olduğunu göstermektedir. yine bazı araştırmalar konservatif tedavilerin başarı oranlarının ameliyatlarla aynı oranda olduğunu bildirmektedir. yerli , yabancı tıbbi araştırmalar fıtıkların başarılı geçen konservatif tedaviler sonrasında sinire baskıların azaldığını böylelikle ameliyat yapılmadanda boyun fıtıklarının tedavi edilebileceğini göstermektedir. boyun fıtıklarının öncelikle ameliyatsız tedavi edilmesi , eğer başarı sağlanamıyorsa ve belirli kriterlerde mevcutsa cerrahi tedavisi yapılması esastır. şiddetli bir boyun ağrısıyla birlikte kola yayılan ağrı, uyuşma mevcuttur. zamanla yırtılan kıkırdak sinirlere baskı yaparsa kolda kuvvetsizlik, eğer omuriliğin kendisinede bası yaparsa tüm vücutta hareket kusurları ortaya çıkabilir. hastalığın çok ileri dönemlerinde yatağa bağımlı hale gelen hastalara rastlanır. ayrıca yine yapılan tetkiklerde boynunuzda muhtemelen boynu sürekli olarak uzun süre sabit tutmaktan ( örneğin masa başı çalışma , bilgisayar kullanma , daktilo yazma , kitap okuma , dikiş , biçki , nakış , örgü , halı-kilim dokuma , uzun süre tv seyretme gibi ) dolayı boyun omurlarınızda düzleşme ( servikal lordozda düzleşme ) olduğu ve boyun anatomisinin bozulduğu görülmektedir. esasen boyun fıtığı korkulacak bir durum değildir. birçok hastalıklar gibi erken teşhis konulması önemlidir. uygun bir tedavi programıyla hastalık kontrol altına alınabilir. tedavide; hastanın eğitimi, ilaç tedavisi, istirahat, fizik tedavi ve egzersiz yer almaktadır. yapılan tedavilere cevap vermeyen ve fıtığı ilerleyen hastalarda en son çare olarak cerrahi müdahele gerekebilir. ancak, bu durum sık değildir. zaten , cerrahi tedavinin garantisi olmadığını yukarda gerekçeleri ile izah etmiştim. şikayetleriniz iyi bir fizik tedavi ile tamamen geçer.. bu arada hastaların günlük yaşantısı düzenlenmeli ve ağrıyı azaltan ve artıran durumlar hatırlatılmalıdır. 1. ağırlık kaldırmaması, 2. ağır işler yapmaması, 3. ters hareketlerden kaçınması 4. ortopedik boyun yastığı kullanması 5. orta sertlikte bir yatakta yatması, 6. uzun süre aynı pozisyonda kalmaması, 7. mesleğine göre nasıl hareket etmesi gerektiği, 8. ağrıları tamamen geçse bile egzersizlerini hergün düzenli olarak yapması gerektiği vurgulanır. günlük yaşantımızda yaptığımız bazı hareketler boynumuzu zorlar. boyun fıtığı hastalarına boyunluk (korse) verilebilir. boyunluk hem boyun kaslarına destek olur, hem de boyun hareketlerini kısıtlayarak eklemleri korur. böylece, boyna gelen yüklenmeleri azaltırlar. genel olarak bu korseler en az 20 gün gece hariç olmak üzere devamlı kullanılır. daha sonra boyun egzersizleri ilave edildiğinde tedricen çıkarılır. fizik tedavi, boyun fıtığının tedavisinde uygulanan en etkili ve kesinlikle zarar vermeyen bir yöntemdir. sıcak, soğuk ve elektrik akımlarının iyileştirici etkilerinden yararlanarak çeşitli aletlerle vücudun çeşitli bölgeleri tedavi edilir. bu amaçla, yüzeyel ısıtıcılar, derin ısıtıcılar, elektrik akımları, traksiyon (çekme), masaj uygulanabilir. fizik tedavi birkaç husus dışında rahatlıkla uygulanabilen bir tedavidir. kalbinde pil takılı hastalara ve ihtiyaten hamilelere uygulanmaz. büyüme çağında olan çocukların büyüme kıkırdakları üzerine, ileri derecede hipertansiyon ve kalp yetmezliği olan, infeksiyon, varis, benzeri hastalığı olan ve vücudunda metal taşıyan hastalara dikkatli bir şekilde uygulanır. fizik tedavi kürü genelde 21 seanstır. çoğunlukla günde bir seans uygulanır. ancak, günde iki seansla daha hızlı sonuç almak da mümkündür. hastadan alınan cevaba göre seans sayısı artırılabilir. eğitimli kişiler tarafından uygulandığında fizik tedavinin herhangi bir yan etkisi yoktur. fizik tedavi sonrasında soğuktan korunmak gerekebilir, çünkü soğuk kaslarda gerginliğe ve dolayısı ile ağrıya yol açar. sadece fizik tedaviden sonra değil, her zaman soğuktan ve hava cereyanında kalmaktan sakınmak gerekir. fizik tedaviden sonra 15-20 dk. dinlenmek ve aniden soğuk havayla temas etmemekte ve özellikle eklemleri ve kasları, en azından bir kaşkol ya da boğazlı kazakla korumakta fayda vardır. bazen hastalar, uzman doktorlar yerine, çareyi kırık ve çıkıkçılarda ararlar ve bel çektirme, alabalık uygulama gibi yöntemlerle dertlerine çare bulmaya çalışırlar ve ilerde çok büyük zararlar görürler. fizik tedavi kliniklerinde kullanılan traksiyon (çekme) cihazı ile tamamen bilimsel olarak, hastanın kilosuna göre ve durumuna göre, uzman doktorun kontrolü altında boyun çektirilebilir. halk arasında sıklıkla rastladığımız çektirme olayı maalesef bu konuda hiçbir tıbbi bilgisi olmayan ve kontrolsüz olarak çekme yapan kişiler tarafından uygulandığında, tamamen tesadüflere dayalı olarak iyileşme görülebilir. ancak çoğunlukla bağ dokusunda, kas ve sinir liflerinde kopmalara bağlı felçle de sonuçlanabilecek ciddi durumlar meydana gelebilir. masaj tedavisi de hastalar tarafından çok tercih edilen bir yöntemdir. bilimsel bir fizik tedavi yöntemi olarak kabul edilen masaj da uygun bir şekilde ve bilen kişiler tarafından yapıldığında yardımcı bir tedavi yöntemi olarak kullanılır. rahatlatıcı, kas sertliklerini giderici, ağrı azaltıcı etkisi vardır. ancak, tek başına fıtığın tedavisinde yeterli olmaz. yüzeyel ısıtıcılar, derin ısıtıcılar, elektrik akımları uygulamasından sonra kombine bir tedavide yararlanılabilir. hastaların yaptığı başka bir tercih de kaplıca tedavisi olabilmektedir. kaplıcayı ben özellikle fizik tedaviden sonra öneriyorum. yüzeyel ısıtıcı etkisi vardır, dolayısıyla derin dokuları etkileyemez. sadece kaplıca tedavisi fıtıkta yeterli bir tedavi sağlayamaz. muhakkak kaplıca tedavisi tercih edilecekse doktor kontrolünde olan ve fizik tedavi imkanları olan yerler seçilmelidir. yirmi (20) seanslık bir fizik tedavi kürü sonrası uygulanacak kaplıca tedavisi hem etkinliği artırır hem de iyilik süresini uzatır. boyun fıtığı tedavisinde yine yaygınca olarak uygulanan bir tedavi yöntemi akupunkturdur. akupunktur de artık bir fizik tedavi yöntemi olarak kabul edilmektedir. daha çok ağrı üzerine etkilidir. ağrının çok şiddetli olduğu durumlarda uygulanabilir. diğer fizik tedavi yöntemleri ile birlikte uygulandığında çok iyi sonuçlar alınmaktadır. boyun fıtığının başka bir seviyeden tekrarlamaması ve boyunda kireçlenme oluşmaması için fizik tedaviden sonra uygun egzersiz programı düzenlenir ve hastaya neleri nasıl yapması gerektiği ve nelerden kaçınması gerektiği izah edilir. hasta da bunlara uyarsa sonraki yaşantısını normal geçirir. spor yapmak isteyenlerin hangi sporu yapacaklarını doktorlarına söylemeleri ve tavsiyelerine uymaları gerekir. boyun fıtığı geçirenlerin rahatça yapabilecekleri sporların başında yürüme ve yüzme gelmektedir. fizik tedavi görmenize rağmen fayda görememenizin nedeni ; ya gördüğünüz tedavin süresinin yeterli olmamasına ya da tatbik edilen cihazların yetersiz ve kalitesiz olmasına veyahutta eksik cihazlarla yanlış tedavi görmenizden kaynaklanmaktadır. benim size önerim ; bizzat konusunda çok iyi bir eğitim almış , deneyimli bir fizik tedavi uzmanına şahsen muayene olarak gerekli tedaviyi görmeniz olacaktır. geçmiş olsun , acil şifalar dilerim. dr. ümit hazar ****

    tarihinde cevapladı.
Bu soruya oy verin :

.
x