Merhaba doktor bey ben 33 yaşındayım mr sonucum. servvikal lardozda düzleşm

  • merhaba doktor bey ben 33 yaşındayım mr sonucum. servvikal lardozda düzleşme servkal disklrde dejeneratif snyal kayaplrı c5seviyesindeki en geniş bölümde 2.5 mmsringomyelik dilitasyon c3c4subaraknoid mesafeye uzanım gösteren santral bulding nöral foramenler açık c4c5-c5c6seviyesinde ventral subaraknoidmesafeye uzanım gösteren geniş tabanlı bulding nöral foramenler açık c6c7seviyesinde ventral subarak noid mesafeyi ve sol nöral forameni daraltan sol parasantral bulding d2 d3 seviyesinde ventral subaraknoid mesafeyi daraltan sol parasantral bulding nöral foramenler açık yorumlarsanız sevinirim ağrılarım tekrar başladı ne yapmam gerekiyor şimdiden teşekkür ederim

  • Doktor Cevabı:

    Mr raporunuza göre sizde 1- tıpta ""siringomyeli"" denen bir rahatsızlık 2- boyunda düzleşme 3- 3 adet boyun fıtığı ile 4- 1 adet sırt fıtığı mevcuttur. siringomyeli, omurilik kanalının sıvı içeren uzunlamasına kavitasyonlarla karakterize, ilerleyici bir dejeneratif hastalığıdır. duyu bozuklukları, güçsüzlük, ataksi gibi yakınmalar oluşturabilir.. hastalığın ileri dönemlerinde bazan , yüzeyel ya da derin duyu kaybına yol açan her nörolojik bozuklukta olduğu gibi nöropatik artropati gelişebilmektedir. ancak ; bu tip ağır bir tablo için kavitenin ebadının büyük olması gerekmektedir. sizin kavitenizin boyutu 5. boyun omuru ( c5 )hizasında olan ve 3,5 mm.lik ufak bir kavitedir.. bazan mr raporlarında teknik nedenlerden dolayı bazı yanlış gölgelenmelerin neden olduğu hatalı yorumlarda olabilmektedir.. yani teknik bir hata nedeniylede böyle bir görüntü elde edilmişte olabilir.. ister teknik hata olsun , ister gerçek olsun bu rahatsızlığin size bir zararı olmaz..bunun ameliyatıda olmaz.. çünkü 5. boyun omurunun bulunduğu bölüm , çok kritik bir bölgedir. burada yapılacak bir omurilik ameliyatlarında çok ciddi felç olma tehlikesi ve riski vardır. boyun düzleşmesinin ( cervikal lordoz düzleşmesi ) ne demek olduğunu açıklayayım… insan omurgası, kafa tasının altından kuyruk sokumunun bitimine kadar, toplam 33 adet omurdan ve aralarında disk denilen kıkırdaklardan oluşur. yandan bakıldığında boyun, sırt ve bel bölgesi hepsi bir arada ;omurgada s harfine benzeyen bir şekil meydana getirir. müstakil bakıldığında ise; boyun bölgesinde öne bakan ""c "" harfi , sırt bölgesinde arkaya bakan "" c"" harfi , bel bölgesinde ise ; boyunda olduğu gibi yine öne bakan ""c "" harfi şeklinde tatlı bir yuvarlanma görülür.. bu durum ; normal anatomik yapıdaki her insanda görülen bir durumdur. tıpta boyun bölgesine cervikal , bel bölgesine lomber bölge denir. dolayısıyla normalde boyunda olan öne doğru yuvarlanmaya cervikal lordoz , bel bölgesindeki öne doğru yuvarlanmaya ise lomber lordoz adı verilir. boyun, 7 adet omurdan ve aralarındaki disklerden oluşmaktadır. dediğim gibi ,bu yapılar yandan açıklığı öne bakan bir eğilim gösterir. ancak ; kireçlenme , boyun fıtığı , travmalar , sinir damarlarında sıkışma , yanlış yastık kullanım gibi bazı durumlarda , boyun kaslarının kasılması neticesinde boyundaki bu konveks tipteki yapı bozularak, düz bir hale gelir. yandan bakıldığında boyun omurları bir cetvel gibi dümdüz görünür…. bu görüntüye ""cervikal lordoz düzleşmesi "" veya "" boyun düzleşmesi "" denir. boyun düzleşmesi ( cervikal lordoz düzleşmesi ) tek başına bir hastalık değildir. boyunda meydana gelen bazı hastalıklar sonucu ortaya çıkan klinik ve radyolojik bir belirtidir. boyun ve sırt fıtıklarınıza gelince.... insan omurgasında boyun bölgesinde 7 adet omur cismi bulunur. omurlar arasında bulunan ve elastıkiyeti sağlayan “ disk” adı verilen yumuşak et parçasının , herhangi bir basıya , basınca maruz kalması sonucu bulunduğu mesafeyi terk ederek önündeki sinir köklerine değerek onları sıkıştırması tablosuna “ boyun fıtığı “ diyoruz. boyun bölgesinde 7 adet omur cismi olduğuna göre ; sağ tarafta 7 , sol taraftada 7 olmak üzere toplam 14 adet boyun fıtığı çıkış yeri mevcuttur… başka bir deyişle ; normal bir insanda boyun bölgesinde toplam 14 adet boyun fıtığı çıkış yeri mevcuttur. boyun fıtığında sıkışan sinir kökleri organizmanın hareket etmesine sebebiyet veren oluşumlardır. boyun fıtığı ameliyatı esnasında bu sinir kökleri serbestleşse de , ilerde orjinal yapısını kaybettiği için çevresine granulasyon dokusu oluşacaktır. kaba bir tabirle ; en mükemmel yapılan boyun fıtığı ameliyatlarında bile 14 aralıktan birini iptal ettiğiniz için hastada hareket kaybı olması normaldir. bu nedenden dolayı , sanılanın tam aksine boyun fıtığı ameliyatları radikal % 100 netice veren ameliyatlar değildir. çünkü 14 adet boyun fıtığı çıkış yeri bulunmaktadır. bunlardan biri alınsa , geriye 13 tane daha boyun fıtığına aday yer var demektir. nitekim boyun fıtığından 2-3 kez ameliyat olduğu halde , ilerde tekrar boyun fıtığı olan insanlarla karşılaşabilirisiniz. işte bunun nedeni budur. boyun fıtığı ameliyatları diğer ameliyatlara benzemez. apandektomi ameliyatı sadece 1 kez olur. safra kesesi ameliyatı da sadece 1 kez olur. çünkü bir insanda bildiğiniz gibi , bir tane apandix , bir tane safra kesesi bulunur. bunlar radikal çözüm getiren ameliyatlardır. oysa , normal bir insanda 14 adet boyun fıtığı çıkış yeri olduğu için , boyun fıtığı ameliyatları radikal sonuç getirmeyen ve ilerideki dönemlerde bir dizi komplikasyonuda beraberinde getiren ameliyatlardır. özetle ; sanılanın tam aksine boyun fıtığı ameliyatları radikal % 100 netice veren ameliyatlar değildir. çünkü 14 adet boyun fıtığı çıkış yeri bulunmaktadır. bunlardan biri alınsa , geriye 13 tane daha boyun fıtığına aday yer var demektir. ayrıca boynun son derece dar ve tehlikeli bir anatomik yapısı olduğunu belirteyim amerika ve kanada da boyun ve bel fıtığı ameliyatları 4 seneden beri çok kısıtlı olarak , ancak çok belirgin bazı şartlar meydana geldiğinde yapılmaktadır. fakat , ne yazıkki ülkemizde medyanında bilinçsizce yaklaşması neticesi peynir ekmek satılır gibi her yerde herkese boyun ve bel fıtığı ameliyatları yapılmaktadır. günümüzde bel ve boyun fıtıklarına genel yaklaşım ; mr daki görüntü ne olursa olsun ameliyat dışı, konservatif tedavilerin uygulanması ve şikayetlerin ortadan kaldırılmasıdır. konservatif tedavilerin cevap vermediği ve hastanın şikayetlerinin ciddi oranda artığı durumlarda ameliyata gidilmektedir. günümüzde ameliyatla sonuçlanan vakalarda ciddi olarak düşmektedir. örneğin ingiltere de bu oran binde sekizlere kadar düşmüştür. ameliyatlarda da şikayeti kaldırma oranı oldukça düşük kalmaktadır. sıkça tartışılan ; ameliyat sonrası şikayetlerin geçmediği veya daha da arttığı ""başarısız bel ameliyatı sendromu (fail back surgery sydrome)"" çok ciddi oranlarda görülmektedir. bazı araştırmalar ise ; ameliyat olsun veya olmasın şikayetlerin tekrarlama şansının 1,5 -2 yıllık dönemde aynı olduğunu göstermektedir. yine bazı araştırmalar ; konservatif tedavilerin başarı oranlarının ameliyatlarla aynı olduğu bildirmektedir. yerli , yabancı tıbbi araştırmalar ; fıtıkların başarılı geçen konservatif tedaviler sonrasında sinire baskıların azaldığını , böylelikle ameliyatsızda boyun fıtıklarının tedavi edilebileceğini göstermektedir. eğer şikayetler ameliyat tedavilerle kalkıyor ve kısa sürede (bir ağrı kesici gibi birkaç saat sonra) geri dönmüyorsa tedavi başarılı olmuş demektir. esasen ; boyun fıtıklarının öncelikle ameliyatsız tedavi edilmesi , eğer başarı sağlanamıyorsa ve belirli kriterlerde mevcutsa cerrahi tedavisi yapılması esastır. boyun ve bel fıtıklarında bilinmesi gereken bazı gerçekler : 1) bel ve boyun ağrıları ; nerdeyse insanlık tarihi kadar eski ve yaygın problemlerden biridir. kutsal kitaplarda ve hipokrat`ın yazılarında bile yer almaktadır. 2) günümüzde dünya nüfusunun %70-80 yaşamının herhangi bir döneminde en az bir kere boyun veya bel ağrısı çektiği saptanmıştır. 3) abd de nezleden sonra en çok doktara gitme sebebi ; boyun veya bel fıtığıdır. 4) boyun ve bel ağrıları 45 yaş altı bireylerde en çok sakatlık nedenidir. 5) türk milletinin %60.4 nün boyun ve bel ağrısı şikayeti olduğu ve kadınlarda daha fazla görüldüğü saptanmıştır. boyun ve bel ağrıları ameliyat sebebi olarak 3 sırada ve en çok hastanede yatarak tedavi edilen rahatsızlıklar içinde 5. sıradadır. 6) abd ekonomisi her yıl teşhis ve tedavi masrafları ve işgücü kaybı sebebiyle 60-100 milyar dolar gibi bir ekonomik kayba uğramaktadır. (usa-national center for health statistic 1990). bu kaybın ülkemiz için 10 milyar dolar (turizm gelirlerimizden fazla) olduğu tahmin edilmektedir. 7) mr da görülen fıtıkların ağrı mekanizması üzerine etkileri pek açık değildir. boyun ve bel fıtıklarında sinir basısı sonucu kök ağrısının mekanizması açık değildir. çoğu kez ameliyatlarda bile bu kök basısı bulunamaz. ağrının tutulan kökün iltihaplanması sonucu oluştuğu konusunda fikir birliği vardır. yaygın inanış ; disk içindeki jelimsi sıvının asitik yapısının sinirin dış zarı (dura) üzerine hasar verdiği yönündedir. başarılı bir ameliyat sonunda bile kalkmayan ağrılar (fail back surgery syndrome) gibi sebeblerle mr da görülen fıtıkların şikayetlerin gerçek sebebi mi sorusunu ön plana çıkarmaktadır. 8) mr sonucu görülen fıtıkların ne zaman oluştuğu belirlenememektedir. 9) ayrıca yine yapılan araştırmalar ; hiçbir şikayeti ve ağrısı olmayan (asemptomatik) insanlarında (dünya nüfusunun sadece %20 si ) mr görüntülerinde disk anormalitelerine %67 gibi ciddi bir oranda rastlandığını göstermektedir. yani ciddi fıtığı görünsede ,hiçbir şikayeti olmayan insanlar vardır. o zaman , mr da görülen fıtığın mı ağrılara sebep olduğu sorusu akla gelmektedir. bu yüzden birçok uzmanın birleştiği nokta = 1) boyun ve bel fıtıklarının öncelikle ameliyatsız tedavi edilmesi , eğer başarı sağlanamıyorsa ve belirli kriterlerde mevcutsa en son çare olarak cerrahi tedavisi yapılması esastır. 2) boyun ve bel fıtığında tedavi edilmesi gerekenin mr görüntüsü değil ; hastanın kendisi (ve tabiki şikayetinin) olması gerektiğidir. 3) ameliyat olan boyun veya bel fıtığı hastalarına ; ameliyatın radikal bir tedavi yöntemi olmadığı , ilerde bir başka yerden başka bir yerde yine fıtık çıkma riskinin her zaman mevcut olduğu hatırlatılmalıdır. bu nedenle boyun veya bel fıtığı ameliyatı olan hastalarda mutlaka boyun ve bel kaslarını güçlendirici egzersizler yapmalıdır. benim size önerim ; bizzat konusunda çok iyi bir eğitim almış , deneyimli bir fizik tedavi uzmanına şahsen muayene olarak gerekli tedaviyi görmeniz olacaktır. geçmiş olsun , acil şifalar dilerim. dr. ümit hazar ****

    tarihinde cevapladı.
Bu soruya oy verin :

.
x