Merhaba,37 yaşındayım. yaptığım tahlillerde kalsiyum sonucu 6.97 ve 25 hid

  • Merhaba,37 yaşındayım. Yaptığım tahlillerde kalsiyum sonucu 6.97 ve 25 Hidroksi Vitamin D sonucuda 4 çıktı.Kemik yoğunluğu ölçümünde osteoporoz olduğum yazılı. Düzenli adet görmekteyim. Dr. Devit 3 ampul yazdı ve 3 ay kullanmamı soyledi. Yalnız haftalık mı aylık mı ne kadar aralıklarla kullanmam gerektiğini bilmiyorum. Bu konuda yardımcı olabilirseniz sevinirim. (Cals-D3 de yazdı ve 4 kutu kullanmamı söyledi.)

  • Doktor Cevabı:

    Öncelikle geçmiş olsun.. kemiğin çimentosu olan kalsiyumun kemikte azalmasına kemik erimesi veya osteoporoz denir..bunun daha hafif formuna ise osteopeni denir. osteoporoz veya osteopeni ; kanser değildir , acı yapmaz, ağrı yapmaz , öldürücü değildir. tek sorun ; kemiklerin zayıf olması nedeniyle düşme veya çarpma neticesinde normale göre kemiklerin daha kolay kırılabilme veya çatlayabilme riskidir. kemik erimesi olan hastalar , eğer düşerse kemikleri daha kolay kırılır. kırılan kemiklerin onarımı ve tedavisi de çok uzun sürer. 90 yaşında bir kadının kalça kemiği kırılma olasılığı %20 dir. bunu inşaat işlerine benzetebiliriz. inşaat yapımında çimentoyu az kullanırsanız , duvarlar zayıf olur ve kolay yıkılır..depremde çimentosu sağlam binalara hiç bir şey olmadığı halde , çimentosu eksik olan , çmentosu çalınan binalar anında yerle bir olur ve onarımıda yıllar sürer. kemiklerin çimentosuda kalsiyumdur.. kalsiyum kemiklerden çekildiği zaman önce osteopeni , sonra osteoporoz meydana gelir. özetle kemik erimesini başlıca 2 farklı şeklide görebiliriz. 1) osteopeni: genç erişkine göre kmy nin 1sd arasında olması halidir.. osteoporozun hafif şeklidir. 2) osteoporoz: genç erişkine göre kmy nin 2,5 sd’ nin üzerinde olması halidir..osteopeninin daha ağır bir şeklidir. osteoporoz kemiklerin güçlü ve sağlam kalması için gereken kalsiyumun büyük bir kısmının kaybolması anlamına gelir. normal olarak kemikler çocukluktan başlayarak en güçlü ve en sağlıklı oldukları 25-35 yaş arasına kadar gelişmelerini sürdürürler. 35 yaştan sonra kemikler onları yoğun ve güçlü yapan kalsiyumu yitirmeye başlarlar. fakat kadınlar özellikle menopoz döneminde ve sonrasında daha fazla kemik kaybına uğrarlar; bu bazılarında çok hızlı olur. menopoz süresince overler çalışmayı durdurduklarından dişilik hormonu olan östrojen miktarında düşme olur ve bu osteoporozun asıl nedenidir. östrojen düzeyi düşük olan kadınlarda da osteoporoz görülebilir. osteoporoz veya osteopenide bazı risk faktörleri vardır ve bu riskleri taşıyan kişiler osteporoz veya osteopeniye daha kolay yakalanırlar... bu risk faktörleri : 1) erken menopoza giren(45 yaşından önce) veya his¬terektomi geçiren kadınlar (overlerden biri veya her ikisinin çıkarılması) 2)geçmişte anoreksia veya bulimia nervoza durumu olan kadınlar. bu beslenme bozukluğu kalsiyum alımının çok azalmasına ve adetin düzensiz olmasına yol açar. 3)balerinler veya atletler gibi aşırı egzersiz yapan kadınlar. bu aktiviteler adet kanamasının ortadan kalkmasına neden olduğu için düşük östrojen düzeylerine yol açarlar. 4)erkek ya da kadınlar küçük bir düşmeden sonra kırık geçirirlerse bir ikinci kırık geçirme riski taşıyorlar demektir. 5)vertebradaki omurların kırılması sebebiyle boy kaybına uğrayan kadınlar. birkaç cm boy kaybına uğramak osteoporoz için normal sayılır ve daha çok kırık için risk taşıyorsunuz demektir. 6) uzun süre kortikosteroid tedavisi gören insanlar. 7)aşırı içki ve sigara tüketenler. alkol kalsiyumun vücuttaki emilimini engeller. tütün östrojen düzeylerinin düşmesine ve menopoza erken girilmesine neden olur. osteoporoz’dan korunmak için şunlar yapılmalıdır. : düzenli hekime gitme alışkanlığı bu hastalıkta sizleri koruyacak en önemli adımdır. basit bazı önlemlerde osteoporoza karşı yardımcı olabilir. öncelikle beslenmemizde bazı değişiklikler yapmalıyız. en önemlisi kendinizi osteoporoz’a karşı sık sık kontrol ettiriniz.ileriki yaşantınızdaki rahat ve aktivite ancak erken teşhis ile mümkün olabilir. sizde kemiklerinizi zaman zaman ölçtürebilirsiniz. 1. süt ve süt ürünleri gibi kalsiyumdan zengin besinlerin alınması gerekir.ancak bu tip ürünler yüksek oranlarda da yağ içerebilirler, yağsız veya yağı azaltılmış olan tiplerini kullanmalısınız. 2. özellikle magnezyum ve c vit takviyesi alınız. 3. yüksek proteinli beslenmeden de kaçınmalısınız. 4. tuz alımını azaltın. 5. lifli besinlerle beslenin (sebzeler). 6. alkol ve kahveden uzak durunuz. 7. mutlaka doktorunuzun uygun göreceği egzersizi yapın. evinizde de bazı değişiklikler yapmalısınız: bunda amaç hayatı kolaylaştırmak ve sizi düşmekten korumaktır. 1. çorap ve ayakkabı giyerken bir yere oturun. 2. uygun ayakkabı seçin. 3. ağır eşyaları taşımayın. 4. eğilmeniz gerekiyorsa, belinizi bükmeden, dizlerinizi bükerek eğilin. 5. ani hareketlerden kaçının. 6. buzlu ve kaygan zeminlerde dolaşmamaya özen gösteriniz. 7. evinizin aydınlatmasını gözden geçirin ve daha iyi bir görüş sağlayacak şekilde aydınlatın. 8. yatak odası ve banyo arasındaki yolu her zaman aydınlatın. 9. sık kullandığınız eşyalarınızı yakınınıza yerleştirin. 10. evinizde kolay erişilebilecek yerlerde telefonlar bulundurun. 11. banyo ve tuvaletlere sağlam tutunabileceğiniz tutma kolları yaptırın. 12. banyo küveti ve zemininin kayganlığını önleyecek tedbirleri alınız. 13.yanları destekli iskemleleri tercih ediniz. yukarda izah ettiğim gibi esasen , kemik erimesi korkulacak bir hastalıkta değildir.. kemik yoğunluğunun azalması neticesinde , muhtemel travmalarda kemiklerin normale göre daha kolay kırılma riski dışında hiç bir tehlikesi yoktur. eğer hareketlerinize dikkat ederseniz , düşme ve çarpma gibi olaylardan kendinizi sakınırsanız , kemik erimesi ne kadar şiddetli olursa olsun , bir sorun çıkarmaz, hayatınızı etkilemez.. ayrıca kilo fazlalığının yani şişmanlığın son derece tehlikeli olduğunu belirteyim. tabiri caiz ise örnek verecek olursam ; eğer kemik zayıf , et fazla ise ; kemik eti tartamaz , kolay kırılır. 37 yaşında olduğunuza göre kilonuza çok dikkat etmenizi bilhassa öneririm. benim annem 88 yaşındadır.. 155 c. boyunda 48 kg. dur. bütün kemikleri ileri derecede osteoporoz olmasına karşın , çok şükür sapasağlamdır..en ufak bir kemik sorunu yoktur. sadece ileri yaşlılığa bağlı kalp yorgunluğuna bağlı zaman zaman çarpıntısı olmaktadır.. üstelik annem , ben kendimi bildim bileli günde 1 paket sigara içen bir insandır. sigara içmesine rağmen , kemikleri ileri derecede erimesine rağmen kilosu olmadığı için , çok şükür son derece sağlıklıdır. size anlatmak istediğim şudur .: kilo , sigaradan daha tehlikelidir. sigara içerseniz en fazla akciğer kanseri olur , ölürsünüz.. her insan zaten nihayetinde mutlaka ölecektir. ama kilonuz fazla ise , acılar içinde sürünerek , hastane kapılarında gezerek yavaş yavaş derin ızdıraplar çekerek ölürsünüz. uzun yaşayan bütün insanlar hep zayıftır. şahsen 30 yıllık meslek hayatımda 100 yaşını geçen tek bir şişman hasta görmedim , duymadım. ama 100 yaşını geçen yüzlerce zayıf insan gördüm , duydum. o nedenle sizin kemik erimesi tedavisinde kullanmanız gereken ; ilaç değildir...özellikle kilonuzun mutlaka ideal olması şarttir. yeniden kemik dansitesi ölçümü yaptırmanızda gereksizdir.. kemik yoğunluğu testi ; tıpta ""osteoporoz"" olarak bilinen kemik erimesi hastalığının teşhisinde kullanılan ve kemik dansitesini ölçen bir testtir. yani bir kişide kemik erimesi var mı ? yok mu? sorusuna cevap verir. mesleklerinde tecrübeli hekimler ; kemik yoğunluğu testi yaptırmadan sadece düz kemik grafilerine , röntgenlerine bakarak kemik erimesi olup olmadığını anlayabilir. kemik yoğunluğu testi ; sadece tanıda kullanılan ve tedavinin şekline ve biçimine etkili olmayan bir testtir. mesela kalça kemiklerinde bir kemik zayıflığı varsa bunu tespit eder. ancak sadece kalça kemiklerini kuvvetlendiren bir ilaç yoktur. kemik erimesi varsa ; bununla ilgili ilaçlar verilir.. organizma nerede kemik zayıflığı varsa orayı onarır. özetle ; kemik erimesi korkulacak bir hastalık değildir.. kemik yoğunluğunun azalması neticesinde , muhtemel travmalarda kemiklerin normale göre daha kolay kırılma riski dışında hiç bir tehlikesi yoktur. eğer hareketlerinize dikkat ederseniz , düşme ve çarpma gibi olaylardan kendinizi sakınırsanız ,zayif olursanız , şişman değilseniz , kemik erimeniz olsa dahi ve kemik erimesi ne kadar şiddetli olursa olsun , bir sorun çıkarmaz, hayatınızı etkilemez.. kemik yoğunluğunu ölçen bu cihazlar genellikle amerikan yapımı olup ; türkiye gibi az gelişmiş ülkelerde yapılan reklamlar ve propagandalar ile para kazanma amacı güden metodlardır. daha önce dediğim gibi ; mesleklerinde tecrübeli hekimler kemik yoğunluğu testi yaptırmadan sadece düz kemik grafilerine , röntgenlerine bakarak kemik erimesi olup olmadığını anlayabilir ve tedavisini de en iyi şekilde yapabilir. yaşınız ve hastalığınız açısından tamamen gereksiz olan bu masraflı testi yaptırmak suretiyle , farkında olmadan amerikan + israil ekonomisine kazanç sağlamanız dışında bir iş yapılmamış olduğunu üzülerek ifade etmek isterim. özetle ; cals-d3 ; kemik erimesinde kullanılan bir ilaçtır.. ancak ;kemik erimesi için ayrıca ilaç almaya gerek yoktur. esasen , kemik erimesi korkulacak bir hastalıkta değildir.. kemik yoğunluğunun azalması neticesinde , muhtemel travmalarda kemiklerin normale göre daha kolay kırılma riski dışında hiç bir tehlikesi yoktur. eğer hareketlerinize dikkat ederseniz , düşme ve çarpma gibi olaylardan kendinizi sakınırsanız , kemik erimesi ne kadar şiddetli olursa olsun , bir sorun çıkarmaz, hayatınızı etkilemez.. sizin kemik erimesi tedavisinde kullanmanız gereken ; ilaç değildir. yeniden kemik dansitesi ölçümü yaptırmanızda gereksizdir.. zira kemik dansite ölçümü ; kemiğin zayıflık derecesini gösterir.. kemik zayıf olsun veya normal olsun ; kalsiyum , fosfor ve d vitamininden zengin diyetle ( balık , süt, yoğurt, peynir gibi ) beslenmeniz ve güneş ışığından yararlanmanız halinde ; kemikleriniz zaten doğal olarak kuvvetlenmiş olacaktır. sağlıklı günler dilerim.

    tarihinde cevapladı.
Bu soruya oy verin :

.
x