Gayık hastalık mıdır

  • Merhabalar hocam. Size bir soru sormak istiyorum. Kardeşim yakın bir zaman önce bana gay olduğunu söyledi. Ancak ben bu durumu kabullenmekte sıkıntı yaşıyorum. Sizce gaylik hastalık mıdır? Kıymetli görüşleriniz bekliyorum. Teşekkür ederim.

  • Doktor Cevabı:

    Uzman Aile Danışmanı Abdullah Özer

    Aile Danışmanı

    Gey, lezbiyen veya biseksüel olmak, ne bir hastalık ya da sapkınlık, ne de iyi veya kötüdür – bu sadece böyle olmaktan ibarettir. ancak, çevrelerinin gösterdiği anlayışsızlık ve önyargılar nedeniyle, bir çok lezbiyen ve gey, çok ciddi ruhsal (psişik) ve/veya sosyal problemlere maruz kalmaktadır. aynı zamanda bu ayrımcılık ve stigmaya maruz kalan kişiler çok sık cinsel problemler (cinsel işlev bozuklukları) ile karşılaşmaktadır. eşcinslerin birbirlerine ilgi duyarak bir hayat birlikteliği kurma çabaları tarihin her döneminde görülmüş ve görülecektir. çünkü eşcinsellik olağan ve normal bir durumdur. homoseksüellik (eşcinsellik), seksüel hisler, tecrübeler ve aşk bakımından heteroseksüelliğin eş değeridir. eşcinsiyete mensup bireylere ilgi duyan bireylerde eşcinsel yönelim söz konusudur. arzu ve tercih edilen seksüel davranışlar, vazgeçilmesi mümkün olan yönelimler değillerdir. bu seksüel davranışlar, bireylerin kişiliğini oluşturan temel parçalardır. cinsel yönelim, değiştirilebilen bir davranış şekli değildir. bu duruma örnek vermek gerekirse; kimse bir zebranın neden çizgileri olduğunu sorgulayamaz ya da zebradan çizgilerini değiştirmesini bekleyemezse aynı şekilde kimse, bir bireyin cinsel yönelimini sorgulayamaz ve cinsel yönelimini değiştirmesini bekleyemez. cinsel yönelimlerin oluşmasında genel kanının aksine ebeveynlerin çocuk yetiştirme şeklinin herhangi bir etkisi bulunmamaktadır. ebeveyn evindeki yetişme ortamına bağlı olarak cinsel yönelimin sadece hızında bir değişiklik olabilmektedir. cinsel yönelimin, bireylerinin kişisel benliklerinin değiştirilmesi mümkün olmayan bir parçasıdır. bu durumda asıl önemli olan bireyleri bu durumun farkına varması, ortaya çıkarması ve bu farkındalığını yaşayabilmesidir. herhangi bir bireyin cinsel yönelimleri sebebiyle “tedavi edilmesi” söz konusu değildir. hiç kimsenin cinsel yönelimini kendi iradesiyle belirleyemeyeceği göz önüne alındığında “tedavi” veya “normalleşme süreci” gibi kavramlardan söz edilmesi imkansızdır. 21. yüzyılda halen daha bazı "terapist" ya da "hekimler" eş cinselliğin sözde “dönüştürüm terapileri” ya da ingilizcesi “reparative therapy” ile "tedavi" edilebileceğini düşünmektedirler. sosyoseksüel gelişim, bireyin kişiliğinin ayrılması mümkün olmayan bir parçası olan kendi cinsel doğasını yaşamayı öğrenme sürecidir. nasıl heteroseksüelliğin oluşumuna ilişkin, şu ana kadar hiçbir teori geliştirilmemiş veya heteroseksüelliğe neden olan sebeplere ilişkin hiçbir araştırma yapılmamışsa; eşcinsellik için de böyle bir araştırma yapılması gereksizdir. günümüzde bilim insanları heteroseksüelliğin veya eşcinselliğin nedenlerine yönelik araştırmalar yapmak yerine heteroseksüel veya eşcinsel ayrımı yapmadan ilişkilerin geliştirilmesi ve mevcut ilişkilerin sürdürebilirliğinin arttırılması konusuyla ilgilenmektedir. artık bireyler, erkeklerin veya kadınların neden eşcinsel olduklarından çok eşcinsel bireylerin bireysel veya çift olarak, kendi kişiliklerini sağlıklı bir şekilde oluşturarak hayatlarını sürdürüp sürdürmemeleri konusuyla ilgilenmektedir. günümüzde bilim insanları heteroseksüelliği ve eşcinselliği, çok farklı şekillerde gelişebilen insan cinselliğinin farklı oluşum şekilleri kabul ederek tanımlamaktadırlar. dolayısıyla, eşcinsellik ne bir hastalıktır ne de normal olmayan bir davranış şeklidir. ayrıca eşcinsellik insanın kendi doğasına karşı çıkışı, sapkınlık türü, bir taciz ve/veya tecavüz olayının sonucu ortaya çıkan durum ya da ahlaki çöküşün bir göstergesi değildir. eşcinsellik, insan yaşamının gelişim gösteren yollarından ve insanlığın sevgi yeteneğini gösterme şekillerinden sadece biridir.

    tarihinde cevapladı.
Bu soruya oy verin :
Puan : 5 / Oy veren : 1 kişi

.
x