Cocuklar arasinda kiskanclik

  • mrb hocam benim biri iki yasinda kizim digeri bir yasinda oglum var kizim yasitlarina gore daha akilli davranislari olan bir cocuk dogdugundan beri hep bir adim onde hareket eden bir cocuktu hala da oyle yalniz kardesiyle aralarinda cok fazla yas farki yok ikisinin de farkli istekleri oluyor nasil davranacagimi bilmiyorum kizim oglum eline hangi oyuncagialsa sikinti cikariyor oynamak istemiyor oglumun ogrenmesi biraz geri kaldicok fazla geri durmaya basladi herseyden ne yapabilirim???kizima karsi da nasil davranacagimi bilmiyorum calisiyorumda zor oluyor ilgilenmem nasil bir yol izlemeliyim??

  • Doktor Cevabı:

    Merhaba melek hanım, kıskançlık, sevilen birinin başkası ile paylaşılmasına katlanamamaktır. kıskançlığın içgüdüsel yani doğuştan getirdiğimiz genlerimize şifrelenmiş olduğu ileri sürülmektedir. yaşamın her döneminde görülebilir ancak çocuklukta biraz daha yoğun yaşanabilir. bu duyguyla ilk tanışma iki yaş civarındadır. doğal, evrensel ve insanı oldukça mutsuz eden bir duygudur. önemli olan ne boyutta yaşandığıdır. çocuk, herkesin kendisinden daha iyi olduğunu ve kendisinin herkesten daha az sevildiğini düşünmeye başlar. özellikle küçük çocuklarda yeni doğan kardeşi kıskanma kimi zaman yaşamı etkileyecek ve davranış bozukluğuna neden olacak derecede yoğun yaşanabilen bir duygu olabilmekte ve yardım gerektiren bir hal alabilmektedir. kardeş kiskançliğinin nedenleri̇ doğal bir duygu olan kıskançlık sevilen kişinin bir başkasıyla paylaşılamamasından ve temelde güvensizlikten kaynaklanır. o ana kadar kendine yöneltilen ilgi ve dikkatin kardeşine yöneltilmesinden doğan rahatsızlık en temel nedendir. kardeşin doğmasıyla birlikte ona ayrılan zamanın azalması çocukta, bebeğe karşı gibi görünen ama aslında ana babaya karşı olan kızgınlık, kırgınlık gibi duyguların gelişmesine neden olabilir. çocuk kendini terk edilmiş, güvensiz ve desteksiz hissetmeye başlar. kardeşler arası kıskançlığın derecesi, yeni bir çocuğun doğumuyla anne babanın tutumunda olan değişikliklere, büyük çocukla ebeveyn arasında yerleşmiş olan ilişkiye ve çocuğun bebeğe olumsuz bir etkide bulunmasına göz yumma hoşgörüsüne bağlıdır. kıskançlık derecesinde rol oynayan bir başka etken de kardeşler arasındaki yaş farkıdır. yaş farkı az olan kardeşlerde kıskançlığın görülme sıklığı, yaş farkı fazla olanlara oranla biraz daha yüksektir. cinsiyete göre de bazı farklılıklar yaşanabilir; çocuk kız ve doğan kardeş erkek ise, ana-babanın kendi cinsiyetinden hoşnut olmadığını düşünebilir. ailelerin cinsiyete ilişkin tercihi varsa ve bunu yansıtıyorlarsa, cinsiyete göre kıskançlık yaşanması kaçınılmaz hale gelir. bazı çocuklar mizaçlarından dolayı daha kıskançtır. dışarıdan insanlarla akrabalarda bazı olumsuz düşüncelerin doğmasına neden olabilirler. kendisinden büyük bir kız kardeşi olan çocuğa saçlarının neden ablası gibi kıvırcık olmadığını sormak, abla ya da kardeşinin boyunun onu yakaladığını ve yakında onu geçebileceğini söylemek (sanki bunlar kötü bir şeymiş gibi) hem gereksiz hem de olumsuz etkileri olan yaklaşımlardır. çocukların birbirleriyle rekabete girmelerini, kızgınlık duymalarkardeş kiskançliğinin beli̇rti̇leri̇ şunlardir : kardeş kıskançlığı, kendine acıma, üzüntü, küçük düşme korkusu, can sıkıntısı, öfke, nefret ve intikam alma düşüncelerinin yanı sıra sevgi, koruma ve yakınlık hissetme isteği gibi karışık duyguların bir bileşiminden oluşmaktadır. bu duygulardan en etkili olanları öfke, kendine acıma ve üzüntü duygularıdır. çocuk o güne kadar evde kendisi ilgi ve sevgi odağıyken birden ikinci plana itilmiş gibidir. artık anne babasının ve diğer yakınlarının sevgi ve ilgisini kardeşiyle paylaşmak durumundadır. sevilmediği düşüncesiyle anneden tamamen uzaklaşır, içe kapanır, yemek yememeye ve zayıflamaya başlayabilir. kâbus gördüklerini, çişlerinin geldiğini bahane ederek ilgiyi kendi üzerlerine çekmeye çalışırlar. altını ıslatma, parmak emme gibi davranışlarla önceki gelişim evresine gerileme görülebilir. hem gün içinde hem de geceleri aşırı sinirli olurlar. huzursuz bir görünümleri vardır, sakinleşmekte zorlanır ve kimi zaman çevrelerindeki insanlara öfkeli davranabilirler. kendine ya da eşyalara yönelik saldırgan davranışlarda bulunabilirler. evden ayrılmayı reddetmeyle birlikte (ör: okula gitmek istememe) baş ağrısı, mide bulantısı gibi psikosomatik belirtiler, (emin olmak için fiziki muayene yaptırılmalıdır) huzursuzluk, isteksizlik ve diğer stres belirtileri sık sık gözlenebilir. yeni bir kardeşin doğumu çocukta ilgi ve koruyuculuk, sıkıntı ve kıskançlık gibi çelişkili duygular yaşanmasına neden olur. artık eskisi kadar sevilmeyeceği korkusu daha anne hamileyken başlayabilir. son aylarda annenin yorgun, isteksiz ve yeni gelecek kardeşin hazırlıkları ile uğraşıyor olması çocuğun huysuzlaşıp, anneden ayrılmak istememesine neden olabilir. bazı çocuklar kıskançlık duygularını açıkça ortaya koyarak kardeşine vurma, onun oyuncağını kırma, "ondan nefret ediyorum" deme gibi davranışlar gösterirken bazıları da bu duygularını bastırır ve aşırı sevgi gösterir, bu davranışın altında çoğu zaman ana-babanın sevgisini kaybetme, tepki görme korkusu yatar. anne babaya sık sık onu sevip sevmediklerini sorma ve sevgilerinden bir türlü emin olamama yaşanabilir. kardeş kiskançliğinin beli̇rti̇leri̇ şunlardir : kardeş kıskançlığı, kendine acıma, üzüntü, küçük düşme korkusu, can sıkıntısı, öfke, nefret ve intikam alma düşüncelerinin yanı sıra sevgi, koruma ve yakınlık hissetme isteği gibi karışık duyguların bir bileşiminden oluşmaktadır. bu duygulardan en etkili olanları öfke, kendine acıma ve üzüntü duygularıdır. çocuk o güne kadar evde kendisi ilgi ve sevgi odağıyken birden ikinci plana itilmiş gibidir. artık anne babasının ve diğer yakınlarının sevgi ve ilgisini kardeşiyle paylaşmak durumundadır. sevilmediği düşüncesiyle anneden tamamen uzaklaşır, içe kapanır, yemek yememeye ve zayıflamaya başlayabilir. kâbus gördüklerini, çişlerinin geldiğini bahane ederek ilgiyi kendi üzerlerine çekmeye çalışırlar. altını ıslatma, parmak emme gibi davranışlarla önceki gelişim evresine gerileme görülebilir. hem gün içinde hem de geceleri aşırı sinirli olurlar. huzursuz bir görünümleri vardır, sakinleşmekte zorlanır ve kimi zaman çevrelerindeki insanlara öfkeli davranabilirler. kendine ya da eşyalara yönelik saldırgan davranışlarda bulunabilirler. evden ayrılmayı reddetmeyle birlikte (ör: okula gitmek istememe) baş ağrısı, mide bulantısı gibi psikosomatik belirtiler, (emin olmak için fiziki muayene yaptırılmalıdır) huzursuzluk, isteksizlik ve diğer stres belirtileri sık sık gözlenebilir. yeni bir kardeşin doğumu çocukta ilgi ve koruyuculuk, sıkıntı ve kıskançlık gibi çelişkili duygular yaşanmasına neden olur. artık eskisi kadar sevilmeyeceği korkusu daha anne hamileyken başlayabilir. son aylarda annenin yorgun, isteksiz ve yeni gelecek kardeşin hazırlıkları ile uğraşıyor olması çocuğun huysuzlaşıp, anneden ayrılmak istememesine neden olabilir. bazı çocuklar kıskançlık duygularını açıkça ortaya koyarak kardeşine vurma, onun oyuncağını kırma, "ondan nefret ediyorum" deme gibi davranışlar gösterirken bazıları da bu duygularını bastırır ve aşırı sevgi gösterir, bu davranışın altında çoğu zaman ana-babanın sevgisini kaybetme, tepki görme korkusu yatar. anne babaya sık sık onu sevip sevmediklerini sorma ve sevgilerinden bir türlü emin olamama yaşanabilir. kardeş kiskançliğinda yeti̇şki̇nleri̇ görevleri̇ nelerdi̇r? öncelikle rahatlayın, çocuklar etraflarındaki yetişkinlerin davranışlarından etkilenirler. büyük çocuğunuzun kardeşine nasıl tepki göstereceği konusunda endişeliyseniz çocuğunuzda gergin olacaktır. çocuğa somutlaştıramayacağı sözler söylemeyin. "sakın endişelenme seni de bebek kadar seveceğiz" cümlesi iyi niyetli olsa da çocuğun anne babanın sevgisi için kardeşle yarışmasına yol açar. hamilelik döneminde babası ya da başka bir aile üyesi (anneanne, babaanne) büyük çocuğun bakımıyla ilgili yemek yedirme, banyo yaptırma, uyutma gibi işlere başlayabilir. böylece anne hastanedeyken ya da bebekle meşgulken çocuk kendini ihmal edilmiş hissetmez ve yaşantısının değiştiği fikrine kapılmaz. anne baba aralarında işbölümü yaparak, anne yeni bebekle ilgilenirken babanın diğer çocukla ilgilenmesi çocukta kendisiyle de ilgilenildiğini hissetmesini sağlar. kıskanan çocukla mümkün olduğunca nitelikli zaman geçirilmeye çalışılmalı, daha önce yapmaktan hoşlandığı alışkanlıklarını gerçekleştirmesine olanak verilmelidir. yeni gelen kardeşle birlikte önceden gerçekleşen oyun parkına gitme, akşam yemeğinden sonra hikâye okuma gibi etkinlikler birden bire son bulmamalıdır. bu sayede çocuk statü kaybına uğramadığını fark ederek özgüvenini yitirmeyecektir. yeni doğan bebeğe aşırı sevgi gösterisinde bulunmak yerine, var olan sevgiyi ilk andan itibaren paylaştırabilmeyi hedeflemek daha doğru olacaktır. bebeğe sevgi gösterdikten hemen sonra panik içinde çocuğa da aynı şeyi yapmaya çalışmak doğallığın kaybolmasına ve çocuğun kendisinin zorla sevildiği gibi yanlış bir fikre kapılmasına neden olacaktır. en iyi niyetli misafirler bile sadece bebekle ilgilenip büyük çocuğu unutma eğilimi içindedirler. yakınların yalnızca bebekle ilgilenmemelerini, büyük çocuğa da alışık olduğu tarzda ilgi ve sevgi göstermelerini söylemek, "kardeşin doğunca senin pabucun dama atıldı" gibi sözler söylememeleri konusunda uyarmak işe yarayacaktır. bebek için söylenen "ne kadar yaramaz, sürekli ağlıyor ve beni yoruyor oysa ben seni daha çok seviyorum" gibi bir cümle çocuk tarafından inandırıcı bulunmayıp, tam tersine onu kandırmayı istediğiniz inancı verebilir. bu da en başta çocuğun size olan güvenini zedeleyecektir. bebeğe sürekli "bebek" demek yerine doğrudan adını söylemeye başlamak bebeğin bir nesne değil de canlı bir varlık olduğunu anımsatacaktır. · bebeğe "benim" değil "bizim" diye başlayarak hitap etmek ve "sessiz ol, kardeşin uyuyor" gibi sözlerle çocuğun yaşantısını bebeğe göre ayarlamak kıskançlığı tırmandıracaktır. aşırı kaygı içeren tavırlarla çocuğu bebekten uzaklaştırmaya çalışmak, yapılabilecek en büyük hatalardan biri olacaktır. kıskanmasın diye çocuğa aşırı hoşgörü göstermek durumu kötüleştirecektir. ör: önceden yalnız yatan çocuğun anne babasıyla yatmasına izin verilmemelidir. çocuğa kıskanmasın diye gösterilen aşırı ilgi, bu seferde kardeşinin onu kıskanmasına neden olabilir. bebeğe zarar vermesine izin verilmeyeceği kesin bir dille anlatılmalıdır çocuk kardeşinin canını yaktıysa, görünüşte çok kötü olan bu davranışın gerçekte bebeğe zarar vermek için değil, bir parça düşmanlık içeren bir incelemeden başka bir şey olmadığını bilin. burada önemli olan aşırı tepki göstermemek, kibarca reaksiyon gösterip sinirlenmeden (yoksa sizi sinirlendirmek için bu davranışı tekrarlayabilir) uyarıda bulunmaktır. çocuk mesajı alsa da almasa da iki kardeşi yalnız bırakmamak doğru olacaktır. (beş yaşına gelene kadar çocuklar zarar verip vermediklerini kavrayamazlar.) kardeşe yönelik olumsuz duyguları reddedip, önemsememek yerine, onları kabul edip, tanımaya çalışın; "anne, hep bebekle ilgileniyorsun." "hiç de değil, daha biraz önce sana kitap okumadım mı?" demek yerine "bebeğe bu kadar zaman ayırmam pek hoşuna gitmiyor." diyerek "hayır, hiç hoşuma gitmiyor." diyerek duygularını ifade etmesini sağlayabilirsiniz. kardeşler arasındaki karşılaştırmalardan kaçının. ancak çocuğunda bir zamanlar küçük bir bebek olduğu, aynı bakım ve özenin kendisine de gösterildiği çocuğa anlatılabilir. çocuğun küçülmüş giysileri, bebeklik fotoğrafları gösterilerek, o bebekken yaşanan anılardan ve onun sevimli hallerinden bahsedilerek kendini daha iyi hissetmesi sağlanabilir. kardeşiyle ilgili karışık duyguları olan çocukların konu edildiği öyküler anlatmak, anne ya da babanın kendi kardeşiyle ilgili ilk hislerini paylaşması, çocuğun duygularını anlaması ve ifade etmesinde fayda sağlayabilir. kardeşini sevmek zorunda olduğu söylenmemeli, "sen artık ablasın" diyerek, yaşının üzerinde olgunluk bekleyip onun da hala çocuk olduğu unutulmamalıdır. sevginizin eşit olduğunu göstermeye çalışmak yerine; her çocuğa, birbirinden ayrı olarak, sadece kendisine özel bir sevgi duyulduğunu göstermek daha doğru olacaktır. eşit zaman ayırmaya çalışmak yerine, her çocuğa kendi gereksinimine göre zaman ayırmak gerekir. bebeğin henüz kendi ihtiyaçlarını karşılayamayacak kadar küçük olduğunu dolayısıyla daha çok ilgiye ihtiyacı olduğunu belirtilmelidir. her şeyin eşit olmasına değil, adil olmasına çalışılmalıdır. örneğin, üç kardeşten ortanca çocuğun "ahmet’lere kardeşim gidiyor, ama ben gidemiyorum, bu adil değil" şeklinde gösterdiği tepkiye "kız kardeşinle geçimsizliği sürdürdüğün ve ona vurduğun için ahmet’lere sadece abin gidebilir" biçiminde bir yaklaşım uygun olabilir.

    tarihinde cevapladı.

İstanbul Psikoloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!

Bu soruya oy verin :

Diğer Hasta Soruları

  • Bipolar mı?

    Merhaba, benim sorunum sürekli bi kaygı korkum var ve mesela beni kaygılandıran bir şey düşündüğümde aşırı kötü oluyorum. okul başladı ve insanların beni sürekli içten içe yargıladıklarını beni acaba sevmiyorlar mı bana zorbalık yapar mı diye düşünüyorum çünkü zamanında zorbalık görmüştüm. veya kend...

    Doktor Cevabı:

    Uzm. Dr. Fırat Çelik

    tarihinde cevapladı.

    Cevabı gör

  • Suçlu hissediyorum

    Hocam bana yıllar önce okb diye bir tanı konulmuştu ilaç vermislerdi bir süre o ilaçları bıraktım şimdi tekrar başladım acaba düşünce tarzımda sorun olmasının sebebi bu olabilir mi?okb'ye sahip bireylerin beyinlerinde sorun var mıdır?ya da beynin işleyişinde mi sorun vardır?daha farklı mı düşünürler...

    Doktor Cevabı:

    Uzm. Psk. Dan. Ömer Aktürk

    tarihinde cevapladı.

    Cevabı gör

  • Suçlu hissediyorum

    Hocam ben parodi diye bir şey kullanıyordum şöyle bir şey ünlü kişilerin fotoğraflarını instagram'da paylaşıyorduk kendimiz gibi konuşturuyorduk ama biz olmadığımız belliydi burda arkadaş olunuyordu sevgili olunuyordu ve bu ortamda bazen küçükler takılıyordu mesela 12 yaş falan ve benim sevgili oldu...

    Doktor Cevabı:

    Uzm. Psk. Dan. Ömer Aktürk

    tarihinde cevapladı.

    Cevabı gör



  • Bitmeyen sanrılar ve bağlantı kurma isteği

    Hocam yok siz yanlış anladınız. beni şu an kimse tedavi etmiyor. ben sadece 1 seans gittim bahsettiğim psikiyatriste. tanımı bile doğru düzgün koymadı dedim ya daha önceki yazımda tekrar gitmem vs diye. bana pranoid şizofreni olabilir ama basit bir okb durumu da olabilir ; böyle şeylere bir seansta...

    Doktor Cevabı:

    Uzm. Dr. Serhat İpekçi

    tarihinde cevapladı.

    Cevabı gör

  • Nolur yardım

    Hocam ben 15-16 yaşındayken biri vardı ve onla mesajlaşarak bir şeyleri yapıyoruz gibi konuşuyorduk mesela şu an elini tutuyorum şuraya gidiyoruz gibi ve ben onun abisiydim oyun gibi değildi de daha çok gerçek hayatta yazdiklarimizi yapıyor gibiydik ve bu şekilde mesajlasirken ben ona tecavüz ettiği...

    Doktor Cevabı:

    Uzm. Psk. Dan. Ömer Aktürk

    tarihinde cevapladı.

    Cevabı gör

  • Bipolar bozuklukta tedaviye direnç konusunda yardım talebi

    Merhaba mustafa bey, nasılsınız? bipolar bozukluk tanısı almış fakat tedaviyi reddeden, şu anda da depresif döneminde olan erkek arkadaşımı, onu irrite etmeden, doğru şekilde tedaviye ikna için neler yapabilirim? annesi de şizoaffektif tanılı ve tedavi görüyor. yıllardır, annesinin tedavi ve bakımı...

    Doktor Cevabı:

    Uzm. Psk. Mustafa Cem Oğuz

    tarihinde cevapladı.

    Cevabı gör



  • Psikolojik berbat

    Hocam bu sürekli bu oyunu mu oynardım düşüncesi de yeni geldi kendimi sapık ve tacizci gibi hissediyorum bazen 1 kere oynamissam tekrar tekrar da yapabilirdim sürekli oynasaydim (annelerimiz kizmamis olsa) o zaman nolucakti falan diyorum ve bazen çok mantıklı geliyor düşünceler bu okb bu kadar tuhaf...

    Doktor Cevabı:

    Uzm. Dr. Emel Koyuncu Kütük

    tarihinde cevapladı.

    Cevabı gör

  • Kuduz bulaşma durumu

    Merhaba hocam bende son 2 yıldır şüphe ve görüntü kayıt izlemeden rahatlayamıyorum bankaya para yatırmaya gittim evde paramı saydım bankada iken saydım verdim eve geldim acaba şu kadarmıydı diye vesvese geldi dıyorum saydım verdım ama yok gidip cam kayıtlarını izledik hemen sıkıntım geçti sonra tele...

    Doktor Cevabı:

    Psk. Mehmet Can Saray

    tarihinde cevapladı.

    Cevabı gör

  • Doktora danişma

    Randevu maliyeti nedir acaba? 16 yaşında olan kızımı getirmek istiyorum, kendisinin öfke kontrol sorunu, bipolar bozukluğu, duygu bozukluğu, depresyon hali, konuşma bozukluğu, dürtü kontrol bozukluğu, kekemelik, aşırı kıskançlık, aşırı inatçılık, yoğun stres, tükenmişlik sendromu gibi problemleri...

    Doktor Cevabı:

    Uzm. Kl. Psk. Mustafa Coşgun

    tarihinde cevapladı.

    Cevabı gör



  • Şizofreni korkusu

    Öncelikle sorumu yanıtladığınız icin teşekkürler serhat bey.ben 19 yaşında bir bireyim 2 aylik surelerle yaklasik üç kez bu şeytanın oyunu konseptli düşüncelere maruz kaldim ve hepsi en fazla bir gün sürdü fakat şu an yaşadığım yaklaşık üç gündür sürüyor.sosyalliğimde büyük sıkıntılarım yok bunun se...

    Doktor Cevabı:

    Uzm. Dr. Serhat İpekçi

    tarihinde cevapladı.

    Cevabı gör

  • Davranış bozukluğu

    Hocam oğlum 9 yaşında 3 önce davranış bozukluğu başladı psikologa götürdüm içeri girmek istemiyor risperdal şurup verdi bir ay kullandım fayda vermedi sürekli ayakta dönüyor kardeşine durduk yere vuruyor dışarı çıkmak istemiyor bakkala bile gitmiyor okul açıldı pazartesi gidicek ben gitmem diyor esk...

    Doktor Cevabı:

    Uzm. Dr. Burak Karakök

    tarihinde cevapladı.

    Cevabı gör

  • Anksiyete mi

    Merhaba hocam 32 yaşındayım anksiyete bozukluğu var 10 senedir.yaklasik 10 gün önce bir denge kaybı yaşadım şimdi hep bir toplu alanlardan kaçınma başıma birşey gelicek hissi utanç duygusu yaşıyorum ne yapmam gerekiyor

    Doktor Cevabı:

    Dr. Mehmet Şerif Top

    tarihinde cevapladı.

    Cevabı gör



  • Psikolojik berbat

    Hocam size sormuştum 11-12 yaşlarındayken 2 küçük çocukla cinsel oyun oynamıştım birbirlerine dokunmalarini söylemiştik ben ve benden küçük bi arkadaşımla beraber bu bir taciz midir ben sapkın biri miyim diye düşünüp duruyorum hocam bir de şöyle bir şey aklıma geldi birbirlerine dokunmalarini söyled...

    Doktor Cevabı:

    Uzm. Dr. Emel Koyuncu Kütük

    tarihinde cevapladı.

    Cevabı gör

  • Bitmeyen sanrılar ve bağlantı kurma isteği

    Hocam iyi geceler. bugün gittim seansa. doktora kendimi çok iyi anlatmaya çalıştım. çocukluğumdan beri nasıl biri olduğumu, davranışlarıma neden olabilecek yaşanmış olayları da elimden geldiğince anlatmaya çalıştım. o da bana bir takım sorular sordu veya bazı psikoterapik şeylerden bahsetti. hocam b...

    Doktor Cevabı:

    Uzm. Dr. Serhat İpekçi

    tarihinde cevapladı.

    Cevabı gör

  • Sabahları genelde daha kötü hissetmek

    Merhabalar öncelikle hayırlı günler biraz uzun olabilir. ben genel olarak sabah uyandıktan sonra ilk saatlerde kendimi daha kötü hissediyorum. özellikle panik duygusu evham kaygı seviyem panik atak geçirme ihtimalim daha yüksek oluyor. tam aksine akşam yatmaya yakın saatlerde daha relax ve bedenim...

    Doktor Cevabı:

    Uzm. Dr. Emel Koyuncu Kütük

    tarihinde cevapladı.

    Cevabı gör






.
x