Doktorsitesi.com

Yemek yeme psikolojisi..neden aşırı yemek yeriz...

Klinik Psikolog Aylin Aydemir
Klinik Psikolog Aylin Aydemir
28 Eylül 20105815 görüntülenme
Randevu Al
Yemek yeme psikolojisi..neden aşırı yemek yeriz...
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Duygusal Beslenme: Yemek Yemek Sadece Fiziksel Bir İhtiyaç mı?

Yemek yeme davranışı temelde tamamen fiziksel bir ihtiyaç olarak gelişse de, aynı zamanda sosyal ortamlarda aç olunmasa dahi eşlik edilen keyifli bir aktiviteye dönüşebilmektedir. Birçok insan stres, öfke, üzüntü, hayal kırıklığı, korku ve endişe gibi negatif duygularla baş etmek için yemeğe yönelirken; kimileri de mutlu, sakin ve huzurlu hissettiklerinde yemek yemeyi tercih eder. Bu durum, yemek yemenin sadece biyolojik bir gereksinim değil, aynı zamanda duygularımızı besleyen psikolojik bir davranış olduğunu kanıtlamaktadır.

Duygusal Beslenme Belirtileri ve Davranış Biçimleri

Yapılan araştırmalar, bireylerin duygusal hareketlerinin yemek yeme alışkanlıkları üzerinde doğrudan etkili olduğunu göstermektedir. Belirli beslenme modelleri, kişinin duygusal beslenme türüne sahip olduğunun habercisidir. Bu davranışlar kişinin aşırı yemek yemesine, kontrolsüz kilo alımına ve döngüsel bir suçluluk hissine yol açabilir.

Duygusal beslenmeyi işaret eden temel davranışlar şunlardır:

  • Aniden ortaya çıkan ve bastırılamayan açlık krizleri.
  • Sadece belirli bir yiyeceğe karşı aşırı istek duyma.
  • Yemek yerken kontrolü kaybedip kendini durduramama.
  • Yeme eylemi sonrasında yoğun suçluluk ve pişmanlık hissetme.

Yeme Krizleri ve Duygusal Açlıkla Nasıl Baş Edilir?

Duygusal yeme krizlerini engellemek için ilk adım, markete gidip cips, çikolata veya kola almadan önce bu krizi tetikleyen temel duyguyu tanımlamaktır. Genellikle gün içinde yaşanan olaylar (aşağılanmış hissetmek, anlaşılmamak, yalnızlık veya mutsuzluk) aşırı yeme isteğini tetikler. Ayrıca yasaklanan yiyeceklerin yarattığı çekicilik de önemli bir psikolojik sebeptir.

Duygusal beslenmeyi durdurmak için uygulanabilecek stratejiler:

  1. Farkındalık Geliştirin: Kriz anında "Gerçekten aç mıyım?" sorusunu sorun ve sizi acıktıran ana kaynağı bulun.
  2. Alternatif Aktiviteler Bulun: Açlık düşüncesiyle baş etmek için yürüyüşe çıkmak gibi sizi oyalayacak fiziksel aktiviteler planlayın.
  3. Destek Alın: Sorunu anlayıp tanımladığınızda, bu konu hakkında konuşmak ve profesyonel destek almak çözüm sağlayabilir.
  4. Hobilere Odaklanın: İlginizi başka yöne kaydırmak için düzenli hobiler edinin. Zihinsel aktiviteler (bulmaca çözmek, kitap okumak) bu süreçte oldukça etkilidir.

Psikolojik Açlığın Olumsuz Etkileri ve Aleksitimi İlişkisi

Psikolojik açlık, tedavi edilmediğinde beraberinde birçok olumsuz durumu getirir. Problemleri çözmek yerine yemeği bir kaçış yolu olarak kullanmak, sosyal ilişkilere zarar verebilir. Korku ve endişeler çözülmediği sürece daha karmaşık hale gelir; bu da kişinin bedeninden hoşlanmamasına ve duygularına yabancılaşmasına neden olur.

DurumEtkisi
Sosyal İlişkilerProblemlerin üstü örtüldüğü için ilişkiler zarar görür.
Psikolojik DurumKorku ve endişeler büyüyerek daha karmaşık hale gelir.
Fiziksel SağlıkKontrolsüz kilo alımı ve beden memnuniyetsizliği oluşur.
Kişilik EğilimiDuygusal beslenme, aleksitimik (duygu körlüğü) kişilik eğilimine işaret edebilir.

Aleksitimi, kişinin kendi duygularını tanıma ve ifade etme konusunda yaşadığı zorluğu ifade eden bir durumdur ve duygusal beslenme ile yakından ilişkilidir.

Etiketler

Yemek yemeYeme isteğiYemek yeme psikolojisiBeslenme davranışlarıPsikolojik açlıkYeme psikolojisiNeden et yeriz

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Aylin Aydemir

Klinik Psikolog Aylin Aydemir

Uzman klinik psikolog Aylin AYDEMİR
2005 yılında temel lisans eğitimini psikolojide tamamlamasının ardından Gelişim ve klinik psikolojide uzmanlığını almıştır. 2007-2010 yılları arasında çocuk ve ergenler ile çalışmış ve bu dönemde aleksitimi ve obezite üzerinde araştırma yaparak tezini tamamlamıştır. 
Amerika’da Akıl Sağlığı Danışmanlığı (Mental Health Counseling) ve (Brain Spoting) Zihin Odaklama Eğitimleri ile EMDR (eye movement desensitization and reprocessing), Göz Haraketleri ile Sistematik Duyarsızlaştırma ve Yeniden işlemleme, EMDR ile fibromiyoloji ,ağrı, fobi, korku, anksiyete tedavisi, travma çözümleme eğitimi, Bilişsel Davranışçı terapi (Cognitive Behaviroal Therapy), Stratejik Aile Terapisi, Aile danışmanlığı, Boşanma ve çift danışmanlığı gibi alt uzmanlık alanları da yer almaktadır.
Bunun yanı sıra dünyada alanındaki gelişmeleri yakından takip eden Uzm. Klinik Psikolog AYDEMİR, Prof Dr Tina Virginia’dan sanal gerçeklik (virtual Reality) terapisi eğitimi alarak ve fobi, anksiyete, depresyon, panik atak alanındaki çalışmalarına yeni bakış açısı getirerek psikoterapi ile teknolojinin mükemmel uyumunu klinik çalışmalarına yansıtmaktadır.
Meslek hayatı boyunca pek çok proje , eğitim ve araştırmaya imza atmış olan Aydemir halen alanda çalışan uzmanlara yönelik çeşitli eğitim ve supervizyon desteği vermekte ve yanısıra bilgi birikimi ve tecrübelerini aktaran kitabı da yazım aşamasındadır. 
Halen Amerika’da ve Türkiye’ de supervizyon eğitimlerine devam etmekte olan Aydemir 2005 yılından beri yüzlerce danışan ile çalışmış ve halen ARM psikiyatri Psikoterapi Merkezinde hizmet vermektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.