Doktorsitesi.com

Tıkanırcasına Yeme Bozukluğu Belirtileri Ve Tedavi Yöntemleri

Klinik Psikolog Damla Kankaya
Klinik Psikolog Damla Kankaya
2 Aralık 2021185 görüntülenme
Randevu Al
Tıkanırcasına Yeme Bozukluğu Belirtileri Ve Tedavi Yöntemleri

Son dönemde sıklıkla kendinizi aşırı yemek yeme ataklarından birinde buldunuz mu? Ya da doyduğunuzu düşündüğünüz halde yemek yemeyi bırakamıyor musunuz? Yediğiniz yemek miktarı, normal şartlarda tüketilmesi olağan olabilecek düzeyin üstünde mi?

O halde tıkanırcasına yeme bozukluğunun sizdeki veya çevrenizdeki varlığını gelin birlikte sorgulayalım.

        Tıkanırcasına Yeme Bozukluğu (TYB), kişinin belirli bir süre zarfında olağanın dışında aşırı olarak adlandırılan bir yemek yeme davranışı göstermesidir. Birey belli bir saat diliminde normal koşullarda tüketebileceği besin miktarının oldukça üstüne çıkar ve bu tüketim süresi olağandan daha da kısadır. Bu bozukluğa sahip kişi doyma hissi ve düşüncesini göz ardı eder. Bununla birlikte tok olduğunu bilmesine rağmen yeme davranışını sürdürür ve davranış sıklıkla tekrar eder.

Tıkanırcasına Yeme Bozukluğunun nedenleri arasında genetik etmenler, biyolojik ve ruhsal bozukluklar gösterilebilir. Tam olarak hangi surumun daha büyük bir etken olduğu saptanamamıştır. Bozukluğa sahip kişiler incelendiğinde %41’inde birinci derece akrabalarının da bu bozukluktan muzdarip olduğu saptanmıştır. Bu bozukluğum sebepleri olarak toplumsal ve geleneksel olarak zayıflık normu ile de ilişkilendirilmesi mümkündür. Aynı zamanda zayıflık algısının da kişide oluşturabileceği başarısızlık hissi gün yüzüne çıkabilir. Ebeveynlerin uzmanlar tarafından tavsiye edilmeyen çocuk yetiştirme tutumlarından biri olan ödül ve ceza sisteminin de sıklıkla tıkanırcasına yeme bozukluğuna sebep olan durumlardan biri olabileceği düşünülmektedir. Bu bozukluğa neden olan durumlardan bir diğeri ise kişilerin tıkınırcasına yeme davranışını içinde bulunduğu olumsuz durum, duygu ve düşüncelerden bir süreliğine uzaklaşma veya kurtuluşu olarak görmesi ve bunu bir baş etme stratejisi olarak kullanmaya çalışmasıdır. Kullanılan bu baş etme yolunun işlevselliği tartışmaya açık bir konu olup detaylı biçimde incelendiğinde ise kişinin suçluluk gibi olumsuz duygular hissettiğinde bu duyguyu telafi amacı ile tıkınırcasına yeme davranışına sığındığı gözlemlenmiştir. Kişi ne kadar duygusal tatmin sağlanıyor gibi görünse de yeme davranışının arkasından gelen beden şekli bozukluğunun ya da bu bozulma ihtimalinin getirdiği yeni bir olumsuzluk duygusu döngüyü devam ettirir ve kişiyi duygusal ve ruhsal anlamda da çıkmaza sürükler.

       Tıkınırcasına yeme bozukluğuna sahip bireyler genellikle bu davranışı yalnızken sergileme eğilimindedir. Bu durumun nedeni olarak da yedikleri yemek miktarının fazlalığından utanmaları gösterilmiştir. Kişiler durumdan utanmakta ve sergilediği davranışın olağanın dışında olduğunun farkında olmasına karşın kendini kontrol konusunda başarısızdır. Her ne kadar kendini durdurmak ve bir sınır belirlemek istese de yapamaz. Atak geldiği an ne olursa olsun bu davranışı sonlandıramayacağı hissini taşır.

Tıkanırcasına yeme bozukluğunun tedavisinde, en sık kullanılan ekol ise bilişsel davranışçı terapi (BDT) olması mümkündür. Bilişsel davranışçı terapide kişinin tıkınırcasına yeme bozukluğuna sahip olmasına neden olan çarpık düşüncelerin tespiti yapılır. Ardından bu çarpık düşünce yeniden yapılandırılır yani değiştirilir. Bu sayede düşüncesi değişen kişinin duygu ve davranış sürecinde de değişim başlamış olur. BDT, tıkanırcasına yeme bozukluğunda hedef olarak katı diyet programları, dış görünüşe karşı taşınan saplantılı düşünceler ve düşük özgüven gibi konuları belirler. Terapi sürecinde terapötik işbirliği en önemli noktalardan biridir. İlk sekiz seans içinde psiko-eğitim ve öğünlerin düzenlemesi, egzersiz ve çeşitli ödevler aracılığı ile yeme dürtüsü üzerinde kişinin denetim kazanması sağlanmalıdır. Ardından bilişsel süreçlerde kişiyi bu davranışı sürükleyen duygu, davranış ve düşünceler üzerinde durulur. Bozulmuş düşünce yapısı saptanıp, yeniden yapılandırılır. Yeniden yapılandırma sürecinde kişinin var olan bilişsel çarpıtmalarının kendi farkına varması oldukça büyük önem taşır. Son seanslarda ise kişinin yeniden kazandırılan düşüne sisteminin sürekliliğini sağlayabilmesi ve eski saplantılı düşüncelerine teslim olmaması konuları üzerinde durulur. (Turan et al, 2015)

Kaynakça

Babayiğit, Z., & Bahadır, G. (2007). Obez kadınlarda tıkınırcasına yeme bozukluğunun bilişsel kurama göre incelenmesi. Yayınlamamış doktora tezi, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.

BAYRAMOĞLU, A. T., TURNA, K., & HOROZ, N. E. Üniversitesi Öğrencilerinde Tıkınırcasına Yeme Bozukluğu. Balıkesir Sağlık Bilimleri Dergisi9(3), 157-162.

Orhan, F. Ö., & Tuncel, D. (2009). Gece yeme bozuklukları. Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar1(2), 132-154.

Turan, S., Poyraz, C. A., & Özdemir, A. (2015). Tikinircasina Yeme Bozuklugu/Binge Eating Disorder. Psikiyatride Guncel Yaklasimlar7(4), 419.

Yücel, B. (2009). Estetik bir kaygıdan hastalığa uzanan yol: Yeme bozuklukları. İlk Söz22(4), 39-45.

Etiketler

Yeme bozukluğuTerapi süreciBireysel destekTıkınırcasına yeme

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Damla Kankaya

Klinik Psikolog Damla Kankaya

Uzm. Psk. Damla KANKAYA, Almanya doğmuştur . PsikoTerap-İST Eğitim ve Danışmanlık Merkezi`nin İstanbul ve Antalya şubelerinin kurucusudur.
Lisans öncesi eğitimini (ilk, orta ve lise) Nürnberg'de tamamlamıştır. Ardından başlamış olduğu Beykent Üniversitesi Psikoloji Bölümünden "Onur Öğrencisi" olarak mezun olmuş ve Psk. unvanı almıştır. Üniversite eğitimi süresince birçok ulusal kongre ve üniversite seminerlerine katılım göstermiştir. Birçok sosyal sorumluluk projesinde ve Beykent Üniversitesi Psikoloji Kulübünde asil üye olarak aktif görev yapmıştır. Ve Lisans eğitimi sırasında, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi, Sana Klinik Hastanesi (Almanya) stajyer psikolog olarak birçok kurum ve hastanede staj yapmış ve kendini geliştirmeyi hedeflemiştir.
Mezuniyetini takiben aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsü Klinik Psikoloji yüksek lisans eğitimine başlamış ve "Klinik Psikolog" olarak yüksek lisans derecesini tamamlamış ve "Evli bireylerde Cinsel Doyum Ve Aldatma Eğiliminin İlişkisi" adlı tez çalışmasını yayınlamıştır. Okan Üniversitesi Klinik Psikoloji Doktora Programının Tez aşamasındadır.
2014 yılında Özel Olimpos Hastanesi- Antalya'da Psikolog olarak görev yapmıştır. Kurumsal Şirketlere yönelik Endüstriyel Psikoloji alanında danışmanlık vermektedir. Birçok Yurtiçi ve Yurtdışı Eğitimlerde Sunum ve Kongrelere Konuşmacı ve katılımcı olarak çalışmalarına devam etmektedirPsikoTerap-İST Eğitim ve Danışmanlık Danışmanlık Merkezi’nde yetişkinlere yönelik; Bireysel, Cinsel, Aile ve Çift Terapileri alanlarında hizmet sunmaktadır. İyi derecede Almanca, İngilizce ve Fransızca bilmektedir. Türk Psikologlar Derneği (TPD) üyesidir.
Ayrıca lisans eğitimi esnasında, Goodenough Harris Bir İnsan Çiz Testi, Bender Gestalt Görsel Motor Algılama Testi, Luisa Duss Psikanalitik Öykü Tamamlama Testi, Peabody Resim- Kelime Testi, Metropolitan Okul Olgunluğu Testi, Kent E.G.Y Testi, Catel 2A Zeka Testi, Cinsel Terapi Eğitimi, MMPI, WISC-R, BDT Eğitimi (Prof. Dr. Hakan TÜRKÇAPAR) , Temel Hipnoz ve İleri Hipnoz Eğitimi (Dr.Mehmet KARAV),Rorschach Eğitimi (Prof. Dr. Kadir ÖZER) ve Aile ve Çift Terapisi Eğitimlerini tamamlamıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.