Somurtkanlık

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
İnsan Davranışlarının Psikolojik Kökenleri ve Somurtkanlık
İnsan davranışlarının çok boyutlu nedenlerden kaynaklandığı ve aynı eylemlerin farklı motivasyonlarla ortaya çıkabildiği psikoloji bilimi tarafından ispatlanmıştır. Psikolojik ekoller, davranışların oluşum sürecini doğuştan gelen etkiler ve öğrenme sonucunda oluşan etkiler olmak üzere iki temel görüşle açıklar. Bireysel farklılıklarla şekillenen bu süreçler, kişiliğin normal ve anormal boyutlarını tanımlamakta kullanılır. Bu bağlamda somurtkanlık, bireyin iletişim gücünü zayıflatan, iş ve özel yaşamında ciddi sorunlara yol açan kritik bir davranış biçimidir.
Pasif Saldırgan Kişilik Bozukluğu ve Belirtileri
Pasif saldırgan kişilik bozukluğuna sahip bireyler, sosyal ve mesleki sorumluluklara karşı sürekli bir pasif direnç sergilerler. Bu kişiler, yapmaları gereken işleri sürekli erteledikleri için zaman yönetimi konusunda başarısız olurlar. İstemedikleri bir görevi yerine getirmeleri gerektiğinde somurtkan davranışlar sergileyerek veya olay çıkararak tepki gösterirler.
Bu kişilik tipinin temel özellikleri şunlardır:
- Sorumluluklarını unuttuğunu iddia ederek görevlerinden kaçınmak.
- Çevresini haksız yere suçlamak ve otorite figürlerini küçümsemek.
- İşleri kasıtlı olarak yavaşlatmak veya kötü yapmak.
- Başarı eksikliğini otoriteye karşı duyulan bilinçli bir kızgınlığa dönüştürmek.
İş Ortamında Pasif Saldırgan Davranışlar
İş yaşamında bu tutum genellikle erken erişkinlik döneminde başlar ve isteklere karşı olumsuz bir dirençle kendini gösterir. Örneğin; bir amir mesai bitimine yakın acil bir rapor istediğinde, çalışan bunu yetiştiremeyeceğini söylemek yerine raporu yanlış yazar veya hatalı dosyalar. Bu bireyler, değerlerinin anlaşılmadığından şikayet eder ve başarısızlıklarını başkalarına bağlarlar. Genellikle irrite, sabırsız ve kuşkucu bir yapıdadırlar. Geleceğe dair "İyi şeyler kısa sürer" gibi karamsar bir bakış açısına sahiptirler.
| Davranış Biçimi | Karşılığı Olan Tutum |
|---|---|
| Erteleme | İşlerin zamanında bitirilmemesi |
| Somurtkanlık | İstenmeyen görevlere karşı surat asma |
| Dışsallaştırma | Başarısızlığı başkalarına yükleme |
| Kararsızlık | Eylem ile zıt eylem arasında kalma |
Sınıf Ortamında Somurtkan Öğrencilere Yaklaşım Stratejileri
Eğitim ortamında somurtkanlık, genellikle ikincil bir davranış olarak ortaya çıkar. Beşinci sınıf öğrencisi Veronica örneğinde olduğu gibi; öğrenci kurallara uyması konusunda uyarıldığında gözlerini kaçırarak veya sesler çıkararak somurtkan bir karşılık verebilir. Bu tür durumlarda öğretmenlerin gerginliği azaltmak için stratejik yaklaşımlar sergilemesi gerekir.
Eğitimciler İçin İzlenecek Stratejiler
- Okul Sonrası Görüşmeler Ayarlayın: Kısa ve etik kurallar çerçevesinde yapılan görüşmeler, davranışın nedenlerini aydınlatmak için etkilidir. Bu görüşmelerin yılın başında yapılması, kuralların hatırlatılması açısından ikna edicidir.
- Zamanlamayı Doğru Ayarlayın: Öğrenciyle teneffüs zilinden hemen önce konuşmak, gereksiz tartışmaların önüne geçer.
- Olumlu Mesajlar Verin: Tehdit edici beden dilinden kaçınarak, arkadaşça bir ses tonuyla iletişim kurun. İlişkilerin onarımı ancak sürdürülebilir bir bağ ile mümkündür.
- Davranışı Yansıtın: Birçok öğrenci davranışının dışarıdan nasıl göründüğünün farkında değildir. Öğrencinin tutumunu ona yansıtarak, bu davranışın ilişkileri nasıl zedelediğini açıklayın.
Günlük Hayatta ve Toplumsal Yapıda Somurtkanlık
Günlük yaşamda, özellikle işe gidiş saatlerinde toplu taşıma araçlarında somurtkan yüz ifadelerine sıkça rastlanır. Çalışanların birçoğu iş yaşamıyla çatışma halindedir ve çalışma sürecini zevkli bulmadıkları için sürekli bir kaçış arzusu içindedirler. İş yeri ortamı, yönetim biçimi, ücret politikası ve kariyer gelişimi gibi unsurlar bireyin mutluluğunu ve dolayısıyla yüz ifadesini doğrudan etkiler.
Sonuç: Toplumsal Etkiler ve Yabancılaşma
Somurtkanlık davranışının kökeninde sadece bireysel değil, toplumsal nedenler de yatmaktadır. Endüstri toplumunun insanı kendine ve çevreye yabancılaştırması, eğitim sisteminin rekabetçi yapısı bireyi sürekli gergin ve tedirgin bırakmaktadır. Bu yapısal sorunlar, bireylerde iletişimi engelleyen kronik bir somurtkanlık olarak dışa vurulmaktadır. Psikolojik ekollerin de belirttiği üzere, bu davranış kalıpları hem doğuştan gelen hem de çevresel etkilerle şekillenerek kişiliğin bir parçası haline gelmektedir.
Not: Bu içerikteki eğitim stratejileri Bill Rogers'ın davranış yönetimi üzerine çalışmalarından uyarlanmıştır.



