Doktorsitesi.com

Psikojinin Tarihçesi (Psikolojinin Tarihsel Gelişimi)

Psk. Murat Bilim
Psk. Murat Bilim
20 Ocak 20114773 görüntülenme
Randevu Al
Psikojinin Tarihçesi (Psikolojinin Tarihsel Gelişimi)
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Psikoloji Biliminin Kökenleri ve Bilinç Kavramı

Bilimsel psikoloji tarihinin ilk dönemleri büyük ölçüde bilinç konusu üzerine yoğunlaşmıştır. 19. yüzyılın son dönemindeki deneysel psikologlar, psikolojinin temel çalışma alanının bilincin içeriği olduğuna inanmış ve odak noktalarını bilinç deneyimlerinin analizi olarak belirlemişlerdir. Bu süreçte davranışın bilinçaltı belirleyicileri üzerine yapılan çalışmalar oldukça sınırlı kalmıştır.

Psikolojinin öncüleri ve felsefi temellerini atan düşünürler arasında başlangıçta bilinçli zihinsel deneyimlere odaklanmayanlar olsa da, bazıları bilinçaltı süreçlerin önemini savunmuştur. Bilinçaltının etkisine dair düşünceler Platon'a kadar uzansa da, konuya dair modern yaklaşımlar 17. yüzyılda Descartes sonrası şekillenmeye başlamıştır.

Bilinçaltı Teorilerinin Tarihsel Gelişimi

Bilinçaltı kavramının bilimsel bir temele oturmasında önemli filozof ve matematikçilerin katkıları bulunmaktadır. Bu süreçte öne çıkan isimler ve teorileri şunlardır:

  • Gottfried Wilhelm Leibnitz (1646-1716): Tüm gerçekliğin fiziksel olmayan ruhsal birimleri olan monadoloji teorisini geliştirmiştir. Leibnitz, zihinsel olayların tam bilinçli halden tamamen bilinçaltı olana kadar derecelendirildiğine inanmıştır. Bilincin düşük derecelerini minyon algılar (petites perceptions), bilinçli farkındalığı ise tam algı (apperception) olarak adlandırmıştır.
  • Johann Friedrich Herbart (1776-1841): Leibnitz'in görüşlerine eşik kavramını (limen of consciousness) eklemiştir. Herbart'a göre bir fikrin bilince yükselmesi için mevcut fikirlerle uyumlu olması gerekir; uyumsuz fikirler bilinçaltına itilerek bastırılmış fikirleri (inhibited ideas) oluşturur.
  • Gustav Fechner: Zihni bir buz dağına benzeterek, suyun altında kalan görünmeyen kısmın zihnin gözlemlenemeyen güçlerini temsil ettiğini savunmuştur. Bu benzetme, Sigmund Freud üzerinde derin bir etki bırakmıştır.

Psikanalizin Doğuşu ve Freud

1880'li yıllarda Avrupa'da bilinçaltı fikri, dönemin ruhunu (Zeitgeist) yansıtan popüler bir konuydu. Sigmund Freud, bilinçaltı kavramını keşfeden ilk kişi olmasa da, bilinçaltı güdülerin önemini fark eden ve bunları araştırmak için sistematik bir yol bulan ilk bilim insanıdır. Freud, davranışların doğrudan veya dolaylı olarak bilinçaltı duygu ve düşüncelerden etkilendiğini savunmuştur.

İsimKatkısı / Önemli Eseri
S. FreudPsikanalizin kurucusu, hipnoz ve telkinle tedavi yöntemleri.
Von HartmannBilinçaltı Felsefesi (1869) adlı popüler eserin yazarı.
FechnerPsikofiziğin Elemanları; haz ilkesi ve zihnin topografik yapısı.

Psikolojinin Felsefeden Kopuşu ve Önemli İsimler

1800'lerin sonu ve 1900'lerin başında psikoloji, felsefeden ayrılarak bağımsız bir bilim dalı haline gelmiştir. Bu süreçteki kronolojik gelişim şu şekildedir:

  1. Aristo (İ.Ö. 384-322): Peri Psykhe eserinde beden ve ruh ilişkisini inceledi.
  2. Descartes (1596-1650): İnsana özgü iradeli hareketleri ruh kavramıyla açıkladı.
  3. William Harvey (1578-1667): Kan dolaşımının mekanizmasını keşfetti.
  4. Weber (1795-1878): Deri üzerindeki algılama eşiklerini belirledi.
  5. P. Broca (1824-1880): Beyindeki konuşma merkezini (Broca alanı) keşfetti.
  6. Wilhelm Wundt (1832-1920): 1879'da Leipzig'de ilk psikoloji laboratuvarını kurdu.

Temel Psikoloji Okulları ve Yaklaşımları

Psikolojinin bilimleşme sürecinde farklı bakış açılarını temsil eden ekoller doğmuştur:

  • Yapısalcılık (Structuralism): Wundt tarafından savunulan bu ekol, bilincin yapısını içebakış tekniğiyle analiz etmeyi amaçlar.
  • İşlevselcilik (Functionalism): William James ve John Dewey tarafından geliştirilmiştir. Zihnin yapısından ziyade, davranışın uyumsal işlevlerine odaklanır.
  • Davranışçılık (Behavioralism): John B. Watson, Pavlov ve Dashiel öncülüğünde, içebakışı reddederek sadece gözlemlenebilir davranışların incelenmesi gerektiğini savunur.
  • Gestalt Psikolojisi: Almanya'da gelişen bu akım, parçacı yaklaşıma karşı çıkar. Temel ilkesi: "Bütün, parçaların toplamından fazladır."
  • Psikanaliz: Freud tarafından geliştirilen bu görüş, nevrotik vakalardan yola çıkarak bastırılmış içgüdülerin kişilik üzerindeki etkisini inceler.

Günümüzde bu okulların çoğu yerini insancıl (humanistic) yaklaşım ve modern davranışçılık görüşlerine bırakmıştır. Psikoloji, davranışa duyulan ortak ilgi paydasında birleşen birçok zengin alt dala ayrılmış bir bilim dalıdır.

Etiketler

FreudBilinçBilinçaltıRuhAlgı

Yazar Hakkında

Psk. Murat Bilim

Psk. Murat Bilim

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.