Doktorsitesi.com

ÖZGÜVENLİ ÇOCUK YETİŞTİRMEK

Uzm. Psk. Zeynep Bektaş
Uzm. Psk. Zeynep Bektaş
20 Ocak 2020284 görüntülenme
Randevu Al
ÖZGÜVENLİ ÇOCUK YETİŞTİRMEK

Bir yetişkin olarak düşündüğümüzde, bizim özgüvenimizi nelerin yıkabileceğini ya da destekleyebileceğine dair fikrimiz olur. Aslında çocuklar içinde durum çok farklı değil. Ama onlar bizden daha avantajlılar çünkü sahip olduklarını en iyi şekilde kullanabilmeleri için bizlerden daha çok zamanları var. Özellikle 10 yaşına kadar insan beynindeki nöral bağlantılar kuvvetlenir ve organize olur. 3-6 yaş arası nöronlar arasındaki bağlantının en üst seviyede gerçekleştiği dönemdir. Çocukluk döneminin geçtiği yaşam ve çevre koşulları, beyin işlevselliğini olumlu veya olumsuz etkilediği kanıtlanmıştır. Çocuğumuzun beynini bir oyun hamuru olarak düşünürsek, bebeklikten itibaren o hamura ne kadar şekil verdik, kaç farklı materyal kullandık, ne kadar renklendirdik  ve ne kadar sağlam bir hamur haline getirdiysek, ileri yaşamlarının temelini oluşturacaktır.

Nedir Bu Özgüven?

Özgüven, her ortamda özgürce kafamıza eseni yapabilmek değildir. Özgüven kendimize yönelik iyi duygular hissetmemiz, başka bir deyişle kendimiz olmaktan memnun olmak ve bunun sonucu olarak kendimiz ve çevremizle barışık olmaktır. Kısaca kendimizi gerçekleştirme yetisine sahip olmak diyebiliriz. Peki bir çocuk ne zaman, nasıl,  hangi durumda kendini iyi hisseder? Sanırım buna en öncelikli cevap sevgi olacaktır. 

Özgüven bebek doğduğu ilk andan itibaren gelişmeye ya da yıkılmaya başlar. Bebeğin anne ile ilk temasından itibaren oluşmaya başlar, yeterince sevilen , anne tarafından  meme ile beslenen, anne sıcaklığını hissedebilen çocuklarda özgüvenin daha yüksek olduğunu görebiliyoruz. 

Özgüvenin gelişiminde en önemli yıl birinci yıl, çünkü ilk bir yaş annenin bebeğin ihtiyaçlarını anlayabilmesi ,  sezebilmesi, bebeği yeterince doyurabilmesi, yeterince ilgi ve sıcaklık gösterebilmesi, bebeğin hislerini algılayabilmesi ve empati yapabilmesi çok önemli.  Özgüveni tanımlarken kendimize yönelik iyi hissetmek demiştik, işte bu duygunun temelleri bebeklik döneminden itibaren atılmaya başlanıyor. Bu ilk yıldaki ilişki sağlam kurulduktan sonra üzerine özgüvenin oluşturulması çok daha kolaylaşıyor.  Daha sonraki yıllarda çocuk sosyal performanslar göstermeye başladığında; emeklediğinde , konuşmaya başladığında, yürümeye ve oyun oynamaya başladığında gerçekçi bir şekilde desteklenmesiyle önem kazanıyor.

Çocuğumuzla sözel iletişim kurarken verdiğimiz mesajlar bir o kadar önemlidir. Gün içerisinde birçok kez çocuğumuza “oğlum bunu yapma” “kızım şunu yapma”  “elleme “ “dokunma” “konuşma” gibi birçok yönerge veririz. Peki ne sıklıkla beğendiğimiz bir davranışıyla ilgili geri bildirim veririz? 

Ağır çalışma temposu nedeni ile çoğu zaman etrafımızda olumlu ve güzel giden olaylardan daha çok, olumsuz ve can sıkıcı olaylara odaklanıyoruz ve bunu maalesef çocuklarımıza da yansıtıyoruz. Bakış açımızı biraz değiştirerek, özellikle çocuklarımızla olan iletişimimizde onların güzel ve başarılı davranışlarını görüp takdir ederek onların özgüven kazanmasına destek olabiliriz. “Hımm bu resmi ne kadar güzel yapmışsın” “Böyle davrandığın için çok teşekkür ederim”   şeklinde geri bildirim verebiliriz.

Çocuğa olan saygının sık sık ifade edilmesi, birçok konuda onunda fikrinin sorulması, çocuğunuzun öz saygısını kazanmasına yardımcı olacaktır. Çocuğunda aileye olan katkılarının paylaşılması, olumlu yönlerinin ve başka insanlara  faydalarından bahsetmek ve olumsuz yönlerinin uygun bir dille paylaşılması önemlidir. Hatta çocuğunuza kendisini tanıma fırsatı yaratarak olumlu olumsuz yönlerini söylemesini isteyebilirsiniz ve bu konuda sohbet edebilirsiniz. Sohbet etmek aynı zamanda çocuğunuzun dil gelişimine de katkıda bulunacaktır. Sözcüklerle erken tanışan ve çok fazla diyalog içeren ortamlarda büyüyen çocukların ilkokul başarılarının daha yüksek olduğu gözlenmiştir.

Toplumsal  aile içi tutumlarımıza baktığımızda , çokça karşılaştığımız söylemler vardır.

“ falancanın kızı senin gibi değil”  “bak kardeşin ne kadar uslu”

 Evet bunu çoğu zaman yaparız. Fakat şunu unutmamak lazım çocuk başkalarıyla mukayese edildiğinde, bu haliyle kabul görmediğini ancak o kişi gibi olursa sevilmeye layık olduğunu düşünür ve bu çok kalıcı bir inanca dönüşebilir. 

Çocuğa sevgi göstermek için istenilen davranışı yapmasını ya da bir başarı elde etmesini beklemememiz lazım. Başarıyla sonuçlanmasa bile çabaları takdir edilmelidir. Bir çocuğun anne-babası tarafından, "Öğrenmeye çalışmandan gurur duyuyorum", "İyi çalışman beni mutlu ediyor" gibi sözlerle yüreklendirilmesi, çocuğun daha çok çaba harcaması için onu motive edecek, mücadele gücünü geliştirecektir.

Çocuğun özgüveninin geliştirilmesi için en önemli konulardan birisi çocuğa sorumluluk vermektir (gerçekçi olmalı) ve bazen bunun sonucunda hiç tahmin edemeyeceğiniz sonuçlar görebilirsiniz.  Aileler olarak amacımız çocuklarımızı bizim olduğumuzdan daha iyi yetiştirmek olmalı. Ama bu bizim yarım kalan hayallerimizi gerçekleştirmeleri anlamına gelmiyor. Amacımız sahip oldukları potansiyeli, maksimum seviyede kullanmalarına destek olmalı.

Güçlü oldukları konularda büyüklerine yardımcı olmalarına izin verilmesi (ev içerisinde yada dışarıda) , yaptığı işe karışmayarak duyulan güvenin belli edilmesi, küçük bile olsa yaptığı güzel bir şey ya da davranışı için övülmesi ve bunun sizin için ne kadar önemli olduğunu belirtilmesi yine çocuğunuzun özgüveni ve benlik saygısını destekleyici davranışlardır. 

Çocuklar birbirlerinden farklıdır. Her çocuğun farklı özellikleri ve yetenekleri vardır. Hepsinin başarılı olduğu alanlar değişiktir. Bu noktada çocuklarımıza kendisine has yeteneklerini ortaya çıkarmasında yardımcı olun. Çocuklarınıza kendi ilgi alanları ve yetenekleri doğrultusunda faaliyetlere katılma imkanı sağlayarak onlara araştırmaları ve yeni şeyler keşfetmeleri için destekleyin. (Resim, tiyatro, müzik , spor vs) 

Özgüvenli çocuk yetiştirmenin en önemli iki kuralı;

- çocuğu iyi tanımak

- koşulsuz sevgi 

Anne babanın en önemli etkileme aracının, çocuklarıyla olan ilişkisi olduğunu her zaman hatırlayın. Çocuğunuza değer veren bir ilişki, doğal olarak onun özgüvenini artırır. Koşullu sevgi çocuklarda korkular, bağımlılıklar ve özgüven sorunları doğurur. Unutmayın ki kişilik/karakter ve davranış birbirinden farklıdır. Bir çocuğun kişiliğini onun davranışıyla karıştırmayın. 

Örneğin, 4 yaşındaki çocuğunuz oyuncağını yatmakta olan kardeşinin yatağına fırlattığı için sinirlisiniz. "Sen kötü bir çocuksun!" ya da "Yapma!" yerine, "Sen oyuncaklarını attığında kendimi sinirli hissediyorum. Ona gerçekten zarar verebilirdin" diyebilirsiniz. Buradaki mesaj, duygularınızın onun çocuk dünyasına değil onun belirli davranışlarına yönelik olduğudur.

Burada kullanılan dil ve tavır çok önemli, unutmayalım bizim çocuğumuzla kuracağımız iletişimi çocuğumuzda dış dünyayla kuracaktır. Çocuklar size, sizin onlara davrandığınız gibi davranacaklardır. Sinirlenip onlara bağırdığınızda bunu şiddet olarak değerlendireceklerdir. Kendisi de kızdığında bağırmanın fiziksel veya sözel şiddet uygulamanın, bir iletişim kurma yolu olduğu düşünecek ve kendi ilişkilerinde de bu yolu tercih edecektir. 

Özgüvenli çocuk kimdir ?

Kendini tanıyan, kendini ifade edebilen, pozitif düşünme yetisine sahip, iletişim becerilerini kazanmış, kendini gerçekleştirebilen ve potansiyelini kullanabilen çocuklardır. 

Yazımı Gazali’nin bir sözüyle bitirmek istiyorum. Gazali derki “her çocuğun kalbi saf bir cevherdir ve bir çocuğa  yapılacak en büyük kötülük, yeteneklerini ortaya çıkarma isteksizliğine neden olmaktır. “

 

Etiketler

Özgüven sorunuözgüvenli çocuk

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Zeynep Bektaş

Uzm. Psk. Zeynep Bektaş

Uzm.Psk.Zeynep Bektaş lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Girne Amerikan Üniversitesi  %50 Burslu Psikoloji bölümünde 2012 yılında bölüm birinciliği ile tamamlamıştır. Lisans eğitimi boyunca yurt içinde ve yurt dışında kongrelere ve seminerlere katılmış, kendi üniversitesinde Psikoloji Öğrencileri Kongresi Kurul Başkan Yardımcılığı yapmıştır. Öğrencilik hayatı boyunca Türk Psikoloji Öğrencileri Çalışma Grubu (TPÖÇG) üniversite temsilciliği yapmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.