Doktorsitesi.com

"Oyun" Deyip Geçmeyin

Klinik Psikolog Özlem Şen Baysal
Klinik Psikolog Özlem Şen Baysal
2 Ekim 2019102 görüntülenme
Randevu Al
"Oyun" Deyip Geçmeyin

Günümüzde gelişen teknoloji ile birlikte yaygınlaşan internet kullanımı yalnızca yetişkinleri değil çocuk ve ergenleri de bir o kadar etkisi altına alıyor. Dijital oyunlar gelişen teknolojinin vazgeçilmez bir parçası olurken ne yazık ki çocuklar ve ergenler bu oyunlarla çok erken yaşlarda tanışmaya başlıyorlar. Hal böyle olunca medya da sık sık karşımıza çıkan “oyun oynarken intihar etti”, “ oyunun ölümcül tuzağına düştü”, “ çağın vebası oyun bağımlılığı” vb. başlıklarla karşılaşır olduk . Çocukların internet kullanımının ve oyun oynama sıklığının artması ve ortaya çıkan tablo ebeveynleri fazlasıyla tedirgin etmekte ve endişelenmelerine sebep olmaktadır. Son zamanlarda kliniğe gelen ebeveynlerin çocukları hakkındaki kullandıkları kelimeler ve cümleler hep benzer nitelikte. “Çocuğum aşırı öfkeli, sabırsız, kontrolsüz ve saldırgan”, “ders çalışacağım diye tableti alıyor oyun oynuyor”, “ 5 dakika daha deyip bir türlü başından kalkamıyor”, “ erişimi sınırlandırdığımızda aşırı tepkiler veriyor, sinirleniyor, bağırmaya başlıyor, küfürlü konuşuyor.”, “dışarı çıkmak istemiyor” , “gün içinde hep oyundan söz ediyor”, “ bir türlü tamam sürem doldu deyip başından kalkamıyor”,” yemeğini bile bilgisayar veya tablet başına istiyor”, “ anne-baba çalışıyoruz ve kontrol etmemiz çok zor”, “ dışarı oyun oynamaya diye çıkıp arkadaşlarıyla medyada oynadığı oyunu gerçek hayata uyarladığnı görüyorum.” Tanıdık geliyor mu bu ifadeler? Ebeveynlerin yakındıkları şikayetler birbirine çok benziyor.

Görüşme esnasında ben de farkediyorum ki, çocuklar ve ergenler oynadıkları oyunlardan fazlasıyla etkileniyorlar. Dışa vuramadıkları öfke duygusunu, birkaç adam öldürüp rahatlıyorum şeklinde ifade etmekteler. Ya da kaygılı çocuk ve ergenler bu duygunun yarattığı gerilimden kaçmak için takıntılı bir şekilde oyun oynamayı tercih ediyorlar. Sosyalleşme konusunda problem yaşayan çocuk-gençler kendilerini orada daha rahat hissettiklerinden bahsediyorlar. Dikkat eksikliği hiperaktivite tanısı bulunan(DEHB) çocuklar da uzun bir süre oyun başında kalabildiklerini ifade ediyorlar. Özetle, dar bir alanda çocukluğundan itibaren tablet ve telefonla büyümüş çocukların sosyal hayata karşı deneyimleri oldukça travmatik görünüyor.

Erken dönemde dürtü ve duygularını denetleyemeyen çocukların uzun süre videolara maruz kalması, büyüdükçe oyunlara artan ilgi çocuk ve gençleri bir süre sonra BAĞIMLI hale getiriyor. Bağımlılığın alt yapısı küçük yaşlardan itibaren farkında olmadan inşa ediliyor. Dijital oyun bağımlılığı adeta gizli bir kapan gibi. Yakalandıktan sonra çıkması güç oluyor. Çocuk ve ergenler hatta yetişkinler için tehlike arz ediyor. Neden mi? Oyunların içeriğine göz atacak olursa saldırganlık, şiddet içerikli sahneler oldukça fazla. Yapılan bir araştırmada, oyun ile bağımlılık derecesinde haşır neşir olan kişilerin depresyon riskinin fazla olduğu bulunmuş. Ayrıca şiddet içerikli oyunları tercih eden kişilerin şiddete eğiliminin arttığı, şiddete duyarsızlaştığı, asosyal-antisosyal davranışlar sergilediği, kısaca kendine ve diğer kişilere zarar verdiği kanıtlanmıştır. Bir diğer araştırma ise her gün 90 dakika şiddet içerikli oyun oynayan çocukların kaygı düzeylerinin daha yüksek olduğu, akranlarına göre engellenmeye karşı daha hassas ve genel düşmanlık seviyelerinin oldukça yüksek, empati kapasitesinin ise gittikçe düştüğü bulunmuştur.

Gelelim semptomlara.. Çocuğumun bağımlı olduğunu nasıl anlarım ?

Oyun oynamaya karşı aşırı istek

Aşırı kullanım (zaman sınırlaması olmaksızın oynamak)

Yoksunluk(oyuna ulaşamadığında aşırı gergin ve öfkeli olması)

Tolerans gelişmesi( keyif alabilmek için daha fazla saat oynama isteği)

Oyun oynamak için yalan söyleme, aile ile tartışma

Kendini denetlemede güçlük

Günlük aktivitelerini(okula gitme, yemek yeme, işe gitme) sürekli erteleme

Oyundan dolayı uyku düzeninin bozulması -Kişisel sorumlulukları ihmal etme

Oyuna giremediğinde endişe yaşama, sinirlilik ve huzursuzluk hali

Akademik düşüş -Her geçen gün artarak giden oyun saatleri

Giderek dış dünyadan uzaklaşma-sosyal izolasyon( sizinle ve arkadaşları ile vakit geçirmek istemiyorsa) Dijital oyun bağımlılığından nasıl kurtulabilirler ?

Oyun bağımlılığı tedavisinde kişilerin bağımlılığa neden olan faktörleri araştırılıp analiz ediliyor ve oyun çocukların hayatında ne anlama geliyor, ne kazandırıyor tespit ediliyor. Örneğin , oyun oynama ve oyun esnasında kendini iyi hissetmenin altında takdir edilme ve başarılı olma duygusu yatıyor olabilir. Ancak çocuk ve ergenler için bu süreç birbirinden farklıdır. Altta yatan faktörlerin incelenmesi ve kişilik özellikleri göz önünde bulundurularak uygun bir terapi tekniği ve psikoeğitim programı uygulanmalıdır. Yukarıda bulunan belirtilerden birkaçı çocuğunuzda varsa mutlaka bir uzman desteği almalısınız.

Etiketler

ÇocukDikkat eksikliği erken tanıÖfkeOyunÇocuk psikoloğuTabletÇocukpsikolojisiKlinik psikologoyun bağımlılığıpsikologayvalikayvalık keşif psikoloji

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Özlem Şen Baysal

Klinik Psikolog Özlem Şen Baysal

 Uzm.Klinik.Psikolog,Özlem ŞEN İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde (2011-2016) Psikoloji lisans diplomasını almaya hak kazanmış, mezun olduğu yıl İstanbul Esenyurt Üniversitesi’nde Klinik Psikoloji Yüksek lisansını tamamlamıştır. İkinci üniversite olarak Anadolu Üniversites’nde  Sosyal Hizmetler Bölümüne devam etmektedir.
Milliyet Pembenar  yazarıdır. İletişim alanında TRT spikeri Muratcan Canbay’dan iletişimde dil ve diksiyon dersleri almıştır.
Lisans yıllarında takım arkadaşlarıyla psikoloji alanında çalışmalar yapmış ve 20.Ulusal Psikoloji Öğrencileri Kongresi’nde “ Can you control your future? “ adlı çalışmaları yayınlanmıştır.
18.Ulusal Psikoloji Öğrencileri Kongresine katılmış olup, “Travma Gruplarıyla Gönüllü Psikolog Olarak Çalışma ve Bunların Yaratabileciği İkinci Travma” çalışma grubuna katılmıştır. 19.Ulusal Psikoloji Kongresi’nde Uzm. Psk. Pınar ÖZBEK’in “Genç Yetişkinlerde Öz Farkındalık ve Geliştirilmesi: Yöntem Dağarcığı Oluşturma, Program Tasarlama ve Uygulama Süreçleri” çalıştayına ,aynı zamanda Davranış Bilimleri Enstitüsü kurucusu Emre Konuk’ un “Terapist Hataları: Bir Danışanı Kaybetmenin Bin Bir Yolu” konulu çalıştayına  katılım göstermiştir.
Lisans eğitimi boyunca alana yönelik teorik birikimini arttırmak ve pratik deneyimler edinebilmek için çeşitli stajlar yapmıştır. Zorunlu stajlarını Boğaziçi Üniversitesi, Ayvalık Devlet Hastanesi’nde tamamlamış, Gönüllü stajında Manisa Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nin AMATEM, Poliklinik servisi, B1 servisi ve Çocuk Ergen Polikliniğinde gözlem ve pratik imkanı bulmuştur.
Yar. Doç. Dr. Oytun ERBAŞ’ın Aşkın Nörobiyolojisi kongresine katılmıştır. Lisans eğitimi seçmeli ders kapsamında İnsan cinselliği, Adli psikoloji, Sağlık psikolojisi , Nöropsikolojik değerlendirme derslerini başarıyla tamamlamıştır.
Psikolojide test geliştirme dersi için gerekli olan “İnsanların Psikolojik Yardım Almaya İlişkin Tutum Ölçeği” adlı ölçeği takım arkadaşları ile birlikte geliştirmiş ve uygulamıştır.
Lisan eğitimi boyunca Medya ve Şiddet,Trafikte agresif sürücü tutumları ve cinseyete göre farklılıklar, Bireysel ve Kollektivist kültürlerdeki mültecilerin stres farklılıkları “Pseudoneglect” konuları ve birçok konuda proposallar yazmış ve araştırmalar yapmıştır.
İleri Düzey İngilizce ve B1.3 düzeyinde Almanca bilmektedir. Klinik psikoloji programı kapsamında bitirme projesini “Medyanın Çocukların Gelişimi Üzerindeki Olumsuz Etkilerinin İncelenmesi” üzerine tamamlamıştır. Klinik Yüksek Lisansı sürecinde BDT eğitimini tamamlamıştır.
Empati Psikolojik Danışma Derneği tarafından düzenlenen Çocuk ve Ergen Testleri eğitimine katılmış olup,  EK-1 ‘ de yer alan testleri uygulama yetkisine sahiptir. Ayrıca yüksek lisans eğitiminde psikolojik testler dersini almış olup testleri uygulamaktadır.
Psikoloji Akademisi’nden almış olduğu WISC-R Zeka Testi uygulayıcı sertifikasına sahiptir.
Davranış Bilimleri Enstitüsü kurucusu Emre Konuk ve Eğitmen Asena Yurtsever’den EMDR I. Düzey Temel Eğitimini almış bulunmaktadır.
Kurucusu olduğu Ayvalık Keşif Psikoloji Hizmet Merkezi’nde EMDR terapisti olarak çocuk,ergen ve yetişkinler  ile çalışmalarına devam etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.