Doktorsitesi.com

"O"NDAN SONRASI: YAS SÜRECİ

Psk. Hatice Zengel
Psk. Hatice Zengel
24 Haziran 202280 görüntülenme
Randevu Al
Yas, bir sevdiğimizi, yakınımızı kaybettikten sonra yaşadığımız bir durumdur. Kendine özgü duygu, durum, davranış ve düşünceleri içerir.
"O"NDAN SONRASI: YAS SÜRECİ

Yas, bir sevdiğimizi, yakınımızı kaybettikten sonra yaşadığımız bir durumdur. Kendine özgü duygu, durum, davranış ve düşünceleri içerir. Yasın evreleri:

İnkâr (Şok) evresi: Kaybettiğimiz insanın cenazesine katılsak, defin sırasında orada olsak bile, ölmemiş, her an gelecekmiş gibi hissederiz. 

Öfke (Suçlama) evresi: Ölen kişiyi, o sırada yanında olanları, doktoru, kendimizi, kaderi... Bu konuda en kötüsü, kişinin kendini ölümden sorumlu tutması ve kendini affedememesidir (Tabii ki, çoğu zaman suçlu, sorumlu değildir).

Depresyon: Bildiğimiz depresyondan farkı, üste bir de kaybedilen kişiyle ilgili yaşanan özlem, yerinin boş kalması, onsuz yaşayamayacağı, hatta o öldüyse yaşamaması gerektiği düşüncesi, hayattan daha fazla kopma gibi durumlar olabiliyor.

Kabullenme: Zamanla ölümü, kimsenin suçlu olmadığını, hayatın onsuz da devam edeceğini, etmesi gerektiğini kabul edip günlük hayata adapte olma. Tabii ki, özlem, üzüntü, anılar, acı, tatlı günlerde kaybedilen kişiyi gözlerin araması olacak. Ama bir şekilde üstesinden gelinecektir.

Kaybın ani ve sarsıcı bir şekilde olması, travmatik yasa sebep olabilir.

Bu evrelerin keskin geçişleri yoktur, iç içe girebilir, sırayla olmayabilir. Ama misal "Kırkının çıkması" "52 mevlidi" gibi kültürümüzde yer edinmiş olayların bilimsel bir dayanağı da vardır: Birbuçuk ay (45 gün) civarında, acının azalması beklenir.

Araştırmalar, yası yaşayan kişinin altı ay civarında toparlanmaya, günlük hayata devam etmeye başladığı göstermiştir.

Her insanın yası yaşama şekli farklı olabilir: Kaybedilen kişi, onunla ilişkisi, yakınlık ve sevgi bağı, ölüm şekli, hatta ölümden sonra bazı etkenler yası yaşama ve atlatma şeklini değiştirebilir. Misal bizim kültürde ölenle vedalaşma... Çocuklara ölenin elini öptürmeyin, yüzünü de göstermeyin lütfen! Bırakın, onu sağlığındaki haliyle hatırlasın ve gece, karanlıkta korkmasın.

Zaman, bu konuda da, acı ve etkili bir ilaçtır. Psikolojik yardım ve ilaç desteği, gerekiyorsa alınabilir. Toplumumuzda hâlâ ve iyi ki var olan sosyal destek de oldukça yardımcı olacaktır.

Fotoğraf: Başucumdaki çiçeğin makro çekimi. Solan, ama hep kalbimizde olanlara ithafen

 

Etiketler

ÖfkeİnkarKabullenmeYas süreci

Yazar Hakkında

Psk. Hatice Zengel

Psk. Hatice Zengel

1975 Adana doğumluyum. Liseyi Adana Kız Lisesi'nde okudum. 2000 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Psikoloji Bölümü'nü bitirdim. Yaklaşık üç yıl özel eğitim merkezlerinde çalıştıktan sonra 2002 yılı Ekim ayında  Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi'ne atandım. Dört yıl Üniversitenin Zihin Engelli Çocuklar Merkezi'nde çalıştıktan sonra Sağlık Bakanlığı kurumlar arası geçiş sınavıyla atandığım Kütahya Evliya Çelebi Devlet Hastanesi'nde dört yıl, iller arası geçiş kurasıyla atandığım Osmaniye Devlet Hastanesi'nde bir buçuk yıl çalıştım. Şubat 2012 tarihinde atandığım Dr Ekrem Tok Adana Ruh Sağlığı Hastanesi'nde yaklaşık 10 yıl çalıştıktan sonra devlet memuriyetinden ayrılıp kendi ofisimde çalışmaya karar verdim. 2022 Ocak ayı itibariyle kendi ofisimde danışanlarımı almaya başladım.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.