Doktorsitesi.com

Nöral Terapi

Dr. Birgül Erden
Dr. Birgül Erden
10 Aralık 20101524 görüntülenme
Randevu Al
Nöral Terapi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Nöralterapi: Otonom Sinir Sistemi Üzerinden Modern Bir Tedavi Yaklaşımı

Nöralterapi, 1920'li yıllarda Huneke soyadındaki iki Alman doktor tarafından geliştirilen, lokal anestezi uygulamalarına dayanan köklü bir tedavi yöntemidir. Unutulmaya yüz tutmuş eski uygulamaların modernize edilmesiyle günümüze taşınan bu yöntem, vücudun kendi kendini düzenleme kapasitesini harekete geçirir. Günümüzde nöralterapinin sadece lokal bir etkiyle sınırlı kalmadığı; sinirsel, hormonal, hücresel ve psişik bir düzenleme sistemi (kibernetik etkileşim) üzerinden çalıştığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır.

Nöralterapinin Bilimsel Temelleri ve Etki Mekanizması

F. ve W. Huneke, 1920'li yıllarda nöralterapinin temel etkisini vejetatif sinir sistemi üzerindeki düzenleyici rolüyle açıklamışlardır. Bu yöntem, Avrupa'daki tüm ağrı tedavi merkezlerinde en sık başvurulan metotlardan biri olarak kabul edilmektedir. Nöralterapi sayesinde hastalar, kronik ağrılarla yaşamak zorunda kalmadan yaşam kalitelerini artırabilmektedir.

Ricker Teorisi ve Hücresel Etkileşim

Prof. Dr. Ricker'a göre; mekanik, termal, elektromanyetik ve kimyasal (nörotransmitterler, hormonlar, toksinler) tüm uyaranlar, afferent sempatik nöronların frekans ve amplitüdlerinde değişikliklere yol açar. Nöralterapi, klinik gözlemlere dayanarak Ricker'ın bu teorisini yıllar önce doğrulamıştır. Ayrıca Prof. Dr. med. Heine, elektron mikroskobu çalışmalarıyla cıva ve toksik maddelerin ekstraselüler alanda (hücre dışı matris) tuzaklandığını göstermiştir.

Detoksifikasyon Sürecinde Nöralterapinin Rolü

Vücudun detoksifiye edici organları olan böbrekler, akciğerler, karaciğer ve deri aşırı yük altında kaldığında, temel sistem hücre içinde toksik atıklar birikmeye başlar. Nöralterapi, bedende biriken bu toksinlerin hızlı bir şekilde uzaklaştırılmasını sağlar. Bu nedenle, nöralterapinin dahil edilmediği bir detoks programının tam başarıya ulaşması mümkün görülmemektedir.

Nöralterapi Uygulama Yöntemleri

Nöralterapi uygulamaları, hastanın durumuna ve şikayetine göre üç temel kategoride gerçekleştirilir:

  1. Yüzeysel / Lokal Enjeksiyon
  2. Segmental ve Derin Enjeksiyon
  3. Bozucu Alan Tedavisi

Segmental terapi ve skar (yara izi) enjeksiyonu, etkili bir nöralterapinin bel kemiğini oluşturur. Bu yöntem, spesifik medikal ilaçların ilgili segmentteki tüm yapılara homojen dağılımını sağlar. Aksi ispat edilmedikçe tüm skarlar (yara izleri) birer problem odak noktasıdır ve en az bir kez enjeksiyonla değerlendirilmelidir.

Akupunktur Noktaları ve Sinir Sistemi İlişkisi

Yüzeysel enjeksiyonlar özel akupunktur noktalarına uygulanır. Bu noktalar aslında otonom sinir liflerinin, kan ve lenf damarlarının yoğunlaştığı bölgelerdir. Nöralterapinin geleneksel akupunktura göre avantajı, uygun ilaçların bu noktalara enjekte edilerek otonom sinir sisteminin daha dramatik ve hızlı bir şekilde düzenlenmesidir.

Bozucu Alan ve Odak Araştırması

Eğer bir hastada segmental (dermatom) uyarı yapılmasına rağmen yakınmalarda artış gözleniyorsa, sorunun kaynağının o segmentten ziyade bir bozucu alan veya bozucu odak olduğu düşünülmelidir. Bu gibi durumlarda, şikayetlerin kaynağını bulmak için kapsamlı bir bozucu alan araştırması yapılması şarttır.

Nöralterapinin Başarıyla Uygulandığı Rahatsızlıklar

Nöralterapi, geniş bir yelpazede yer alan kronik ve akut rahatsızlıkların tedavisinde etkin sonuçlar vermektedir:

Tedavi AlanıUygulanan Rahatsızlıklar
Ağrı YönetimiMigren, baş ağrısı, boyun, sırt ve bel ağrıları
Nörolojik SorunlarNevralji, yüz felci ve diğer felç durumları, sinir sıkışmaları
Kronik EnflamasyonKronik tonsilit, sinüzit, alerji
Sistemik RahatsızlıklarTiroid hastalıkları, kronik kabızlık, organik fonksiyon bozuklukları
Kas ve İskelet SistemiEklem şişlikleri, sportif yaralanmalar, kas güçsüzlükleri
Genel SağlıkAnti-Aging uygulamaları

Etiketler

Ağrı tedavi merkezleriNöralterapi kullanım alanları

Yazar Hakkında

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.