Doktorsitesi.com

Meme büyütme (silikon veya sulu protez ile)

Op. Dr. Nuri Battal
Op. Dr. Nuri Battal
12 Eylül 20081021 görüntülenme
Randevu Al
Meme büyütme (silikon veya sulu protez ile)
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Meme Büyütme Ameliyatı Nedir ve Kimlere Uygulanır?

Meme büyütme ameliyatı, genetik veya hormonal nedenlerle memelerinde yeterli büyüme gerçekleşmemiş, asimetri sorunu yaşayan ya da hamilelik ve aşırı kilo kaybı gibi faktörler sonucunda meme hacmi azalmış kişilere uygulanan cerrahi bir işlemdir. Bu operasyonun temel amacı, memelere estetik bir form kazandırarak vücut hatlarını dengelemektir.

Meme Büyütme Yöntemleri ve Protez Seçimi

Günümüzde meme büyütme işlemleri genellikle silikon jel veya serum fizyolojik (tuzlu su) içerikli meme protezleri kullanılarak gerçekleştirilmektedir. Yapılan bilimsel çalışmalar, silikon protezlerin kansere yol açtığına dair herhangi bir kanıt sunmamıştır. Protez seçimi ve hedeflenen meme büyüklüğü, uzman doktor ile yapılan konsültasyon sırasında hastanın ihtiyaçlarına göre belirlenir.

Yağ Enjeksiyonu ile Meme Büyütme Neden Tercih Edilmez?

Hastanın kendi yağ dokusu kullanılarak yapılan meme büyütme işlemleri çeşitli tıbbi sakıncalar barındırmaktadır. Bu yöntemin tercih edilmeme nedenleri şunlardır:

  • Teşhis Riskleri: Enjekte edilen yağ zamanla taşlaşarak meme filminde meme kanserini taklit eden görüntülere yol açabilir ve yanlış teşhis riskini artırabilir.
  • Kalıcılık Sorunu: Vücut tarafından emilen yağ dokusu, memenin yaklaşık 6 ay gibi kısa bir sürede eski formuna dönmesine neden olur.

Protez Tiplerinin Karşılaştırılması

Protez TürüÖzellikleriPatlama/Sızıntı Durumu
Serum FizyolojikliTuzlu su içerir, FDA onaylıdır.Sızıntı durumunda sıvı vücut tarafından emilir ve idrarla atılır.
Silikon JelJel veya katı silikon içerir.Sızıntı durumunda sıvının vücuda yayılma riski bildirilmektedir.

Ameliyat Teknikleri ve Koltuk Altı Yaklaşımı

Meme büyütme operasyonlarında kesi yeri, iyileşme süreci ve estetik sonuçlar açısından kritik öneme sahiptir. Koltuk altından yapılan 1,5-2 cm’lik kesi, meme dokusuna veya kas altına ulaşmak için en avantajlı yöntemlerden biridir. Bu yöntemde meme üzerinde herhangi bir iz kalmaz ve koltuk altındaki küçük iz zamanla belirsizleşir.

Diğer Kesi Yöntemlerinin Dezavantajları

Meme başı (areola) veya meme altı bölgesinden yapılan kesilerde şu riskler bulunmaktadır:

  1. İyileşme Süresi: Meme dokusu ve kasın kesilip tekrar dikilmesi gerekmesi nedeniyle iyileşme süreci uzar.
  2. Estetik Kaygılar: Memenin üzerinde kalıcı dikiş izleri oluşur.
  3. His Kaybı: Özellikle meme başından yapılan müdahalelerde, sinirlerin kesilme riski nedeniyle meme ucunda his kaybı olasılığı daha yüksektir.

İyileşme Süreci ve Ameliyat Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

Koltuk altı tekniği ile gerçekleştirilen meme büyütme ameliyatları yaklaşık 15-20 dakika sürer. İşlem sonrasında dikiş izi kalmaması için cilt yapıştırılarak kapatılır. Bu operasyon bir günlük cerrahi işlemdir ve hastanede yatış gerektirmez.

  • Günlük Aktivite: Hasta 1 ile 5 gün içinde normal yaşamına dönebilir.
  • Egzersiz: İlk 2-3 hafta boyunca ağır spor ve zorlayıcı egzersizlerden kaçınılmalıdır.
  • Emzirme: Protez meme dokusunun altına yerleştirildiği için operasyon sonrası çocuk doğurma ve süt verme süreçlerinde bir engel teşkil etmez.

Olası Riskler ve Komplikasyon Yönetimi

Operasyon sonrası en sık karşılaşılan problem kapsül oluşmasıdır. Bu durum, vücudun protez etrafında doğal bir kılıf oluşturarak protezi sıkıştırmasıdır. Ameliyat sonrası önerilen düzenli masajlar ile bu risk büyük oranda engellenebilmektedir. Tüm protez türlerinde düşük de olsa patlama riski mevcuttur; bu bağlamda serum fizyolojikli protezler, içerikleri vücutla tam uyumlu olduğu için daha güvenli bir seçenek olarak değerlendirilmektedir.

Etiketler

Meme büyütme (silikon veya sulu protez ile)

Yazar Hakkında

Op. Dr. Nuri Battal

Op. Dr. Nuri Battal

Op. Dr. Nuri M. Battal, 1962'de İstanbul’da dünyaya geldi. Lise öğrenimini 1980 yılında İstanbul Kabataş Erkek Lisesi’nde tamamladı ve aynı yıl İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde tıp eğitimine başladı, 1986 yılında da mezun oldu ve tıp doktoru unvanını aldı. Op. Dr. Battal, yine aynı fakültede açılan Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı asistanlığı sınavını kazandı ve 1987 yılında Genel Cerrahi uzmanlık eğitimine başladı. Uzmanlık ihtisası döneminde (1990 yılında) 6 ay ABD' de Nevada Üniversitesi Genel Cerrahi Kliniği’nde research fellow olarak görev aldı.

Op. Dr. Battal, 1992 yılında genel cerrahi ihtisasını tamamladı ve ardından 6 ay süresince İstanbul Amerikan Hastanesi El Cerrahisi bölümünde görev yaptı.  Sonrasında ise İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Acil Cerrahi Ana Bilim Dalı’na tayini gerçekleşti ve burada 3 yıl çalıştı. Op. Dr. Battal, 1995 yılında Japon Sağlık ve Eğitim Bakanlığının MONBUSHO bursunu kazandı ve Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi uzmanlık ihtisasını gerçekleştirmek üzere Japonya’ya gitti. Burada, 3 yılda Kagawa Tıp Üniversitesi Plastik Cerrahi Ana Bilim Dalında ihtisasını tamamladı ve sonrasında Türkiye’ye dönerek 1yıl boyunca İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Ana Bilim dalında çalıştı.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.