Doktorsitesi.com

Lazer ile estetik kılcal varis tedavisi

Op. Dr. Nuri Battal
Op. Dr. Nuri Battal
5 Nisan 20091413 görüntülenme
Randevu Al
Lazer ile estetik kılcal varis tedavisi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Varis Nedir? Toplardamar Yapısı ve İşleyişi

Varis, yüzeysel toplardamarların iç yapılarının bozulması sonucunda uzayıp büklümlü ve genişlemiş bir hale gelmesidir. Vücudumuzda kanı kalbe geri taşıma görevini üstlenen damarlara toplardamar denir. Bu damarlar, dokulardan aldıkları kirli kanı kalbe iletmekle yükümlüdür.

Atardamarların aksine toplardamarların içerisinde hassas kapakçıklar bulunur. Bu kapakçıklar, yerçekimine rağmen kanın kalbe doğru tek yönlü akmasını sağlar ve geriye kaçışı önler. İnsan ayakta durduğunda dahi bu sistem sayesinde kan yukarıya taşınır. Ancak hamilelik, obezite veya genetik faktörler nedeniyle oluşan baskı bu kapakçıkları bozduğunda, kan geriye doğru birikerek cilt yüzeyinden mavi, mor veya kırmızı renklerde görünür hale gelir.

Toplardamarların Görevi ve Çeşitleri

Kalp, her atışta temiz kanı atardamarlar vasıtasıyla dokulara gönderir. Hücrelere oksijen ve besin bırakan kan, atık maddeleri toplayarak koyulaşır ve toplardamarlar aracılığıyla kalbe döner. Vücudumuzda iki ana toplardamar sistemi bulunur:

  • Yüzeysel Toplardamarlar: Cilt altında yer alan ve gözle görülebilen damarlardır. Kirli kanı taşıyan yan yollar olarak işlev görürler; varis en sık bu damarlarda görülür.
  • Derin Toplardamarlar: Atardamarlarla birlikte derin dokularda bulunurlar ve bacaklardaki kanın %90’ını taşırlar. Bu sistemde en sık görülen sorunlar tıkanma ve iç varis olarak bilinen kapak yetersizliğidir.

Varis Neden Olur ve Kimlerde Görülür?

Toplardamar kapakçıklarında genetik yatkınlık, aşırı kilo, doğumlar veya damar iltihabı gibi nedenlerle oluşan kaçaklar, bacak damarlarında yüksek basınca yol açar. Zamanla bu basınç damarları gererek genişletir, uzatır ve büklümlü bir görüntü oluşturur. Kapakçıklar karşılıklı gelemediği için kan aşağı doğru kaçmaya devam eder ve bu durum yeni varislerin oluşumunu tetikler.

Varis riski taşıyan gruplar şunlardır:

  • Meslek Grupları: Uzun süre ayakta sabit duran öğretmenler, hemşireler, cerrahlar, polisler, diş hekimleri ve garsonlar yüksek risk altındadır.
  • Hareketsiz Yaşam: Sekreterler ve bilgisayar başında uzun süre oturanlarda da risk mevcuttur.
  • Cinsiyet ve Yaş: Kadınlarda varis görülme oranı erkeklere göre 4 kat daha fazladır ve yaş ilerledikçe bu risk artar.
  • Sporcular: Baldır kaslarını aktif kullanan sporcularda varis gelişme olasılığı daha düşüktür.

Varis Belirtileri ve Tipleri

Varisli damarların etrafındaki sinirler ve düz kaslar, genişleme ve baskı nedeniyle ağrıya yol açar. Özellikle gece krampları, kaşıntı, şişkinlik ve ayakta kalma sonrası artan ağrılar tipik belirtilerdir. Kadınlarda hamilelik ve adet dönemlerinde şikayetler yoğunlaşabilir.

Anatomik olarak varisler 3 tipte incelenir:

  1. Kalın, iri ve yeşilimtrak ana varisler.
  2. Cilt altında ağ yapısı oluşturan morumsu varisler.
  3. Kırmızı, ipliksi (kılcal) varisler.

Varis Tedavi Yöntemleri

Varis tedavisinde temel amaç, hem estetik görünümü düzeltmek hem de ağrı ve şişliğe neden olan yüksek basınç sorununu ortadan kaldırmaktır. Şikayeti az olan veya cerrahi riski bulunan hastalara varis çorabı önerilir.

Tedavi YöntemiUygulama AlanıÖzellikleri
Skleroterapi1-3 mm çapındaki varislerİnce iğnelerle damar içine ilaç verilerek damarın kapatılmasıdır.
Nd-YAG Lazer1 mm altı kılcal varislerCilt dışından uygulanan ışınlarla damarların yok edilmesidir.
Cerrahi Tedaviİlerlemiş varisli damarlarLokal anestezi ile damarların küçük kesilerden çıkarılmasıdır.

Skleroterapi ve Lazer Tedavisi Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Skleroterapi (İğne Tedavisi): Hasta işlem sonrası yürüyerek evine dönebilir. Tedavi sonrası 3-5 gün varis çorabı kullanımı önerilir. Başarı oranı oldukça yüksektir; morluklar ve şişlikler geçicidir.

Nd-YAG Lazer: Özellikle yüz, yanak ve burun kenarlarındaki yaşlılığa bağlı kılcallar ile bacaktaki estetik dışı mavi-mor yapıların tedavisinde kullanılır. İşlem sonrası günlük hayata hemen dönülebilir.

Varisten Korunma Yolları

Varis gelişiminde en önemli faktör genetik eğilimdir ve bunu tamamen engelleyecek bir ilaç bulunmamaktadır. Ancak aşağıdaki önlemlerle risk minimize edilebilir:

  • Kilo kontrolü sağlanmalı ve düzenli spor yapılmalıdır.
  • Uzun süre sabit pozisyonda (oturarak veya ayakta) kalınmamalıdır.
  • Bacaklar fırsat buldukça yüksekte tutulmalıdır.
  • Koruyucu varis çorabı kullanımı değerlendirilmelidir.
  • Topuklu ayakkabı kullanımından kaçınılmalıdır.

Etiketler

EstetikToplardamarCerrahiSkleroterapiŞişlikKılcalKılcal varis tedavisi

Yazar Hakkında

Op. Dr. Nuri Battal

Op. Dr. Nuri Battal

Op. Dr. Nuri M. Battal, 1962'de İstanbul’da dünyaya geldi. Lise öğrenimini 1980 yılında İstanbul Kabataş Erkek Lisesi’nde tamamladı ve aynı yıl İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde tıp eğitimine başladı, 1986 yılında da mezun oldu ve tıp doktoru unvanını aldı. Op. Dr. Battal, yine aynı fakültede açılan Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı asistanlığı sınavını kazandı ve 1987 yılında Genel Cerrahi uzmanlık eğitimine başladı. Uzmanlık ihtisası döneminde (1990 yılında) 6 ay ABD' de Nevada Üniversitesi Genel Cerrahi Kliniği’nde research fellow olarak görev aldı.

Op. Dr. Battal, 1992 yılında genel cerrahi ihtisasını tamamladı ve ardından 6 ay süresince İstanbul Amerikan Hastanesi El Cerrahisi bölümünde görev yaptı.  Sonrasında ise İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Acil Cerrahi Ana Bilim Dalı’na tayini gerçekleşti ve burada 3 yıl çalıştı. Op. Dr. Battal, 1995 yılında Japon Sağlık ve Eğitim Bakanlığının MONBUSHO bursunu kazandı ve Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi uzmanlık ihtisasını gerçekleştirmek üzere Japonya’ya gitti. Burada, 3 yılda Kagawa Tıp Üniversitesi Plastik Cerrahi Ana Bilim Dalında ihtisasını tamamladı ve sonrasında Türkiye’ye dönerek 1yıl boyunca İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Ana Bilim dalında çalıştı.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.