Doktorsitesi.com

Kişisel Tarihi Yeniden Yazmak: EMDR

Klinik Psikolog Asiye Nur Nihan Yurdakul
Klinik Psikolog Asiye Nur Nihan Yurdakul
28 Temmuz 2021119 görüntülenme
Randevu Al
Kişisel Tarihi Yeniden Yazmak: EMDR

Ülkemizin 1999 Marmara depremi sonrasında tanıştığı, travmada etkin bir yöntem olan EMDR (Eye Movement Desensitation and Reprocessing-Göz Hareketleri ile Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme) travmatik yaşantılarla ilgili olumsuz duygu ve düşünceleri zihinde yeniden işlemden geçirmeye dayanan bir psikoterapi yöntemidir. EMDR 1987 yılında Francine Shapiro’nun istemli göz hareketlerinin olumsuz ve rahatsız edici düşüncelerinin yoğunluğunu azalttığını fark etmesiyle ortaya çıkmıştır. Rahatsız edici bir olay yaşandığında bu olayı orijinal resim, sesler, düşünceler ve hislerle sinir sistemimizde kilitli kalır. EMDR psikolojik travmanın yarattığı duygusal kilitlenmişliği açmak ve doğal iyileştirici kaynakları harekete geçirmek için danışandan anıda onu en fazla rahatsız eden sahneye odaklanmasını ister aynı anda çift yönlü uyarımı(terapistin parmaklarını) takip etmesini ister. Çift yönlü uyarımda amacımız, danışanın terapistin sağa ve sola giden parmaklarını takip ederek beynininin duyguları ve yaratıcılığı kontrol eden tarafı
olan sağ beyni ve rasyonel düşünmeyi kontrol eden sol tarafını uyararak anının her iki beyin tarafında işlemlemesinin sağlanmasıdır.

Bu işlemleme sürecinde travmatik anı silikleşebilir, bir çağrışımlar dizisi ortaya çıkabilir bir duygu boşalması (abreaksiyon) oluşabilir. Anıların yoğun biçimde ortaya çıkması ya da blokaj gibi süreci güçleştiren tepkiler de olabilir. Bütün bu süreçler sonrasında anının yol açtığı rahatsızlık derecesi (SUD: Subjective unit of distress) giderek zayıflar.

Bu rahatsızlık derecesi sıfıra indiğinde yani tamamen ortadan kalktıktan sonra anı ile ilgili olarak arzu edilen bir olumlu düşünce üzerinde çalışılır. Aynı çift yönlü uyarım olumlu düşünce kalıbı üzerinde de tamamlanmasından sonra bedende hissedilen duygular taranır ve onlarla ilgili çağrışımlar da incelenir. Daha kolay bir anlatımla, EMDR süreci tamamlandığında, beyin daha önceden hastanın başa çıkamadığı ve donmuş halde yerinde duran çarpık ve yanlı deneyimlere üstün gelerek bunları içinde bulunulan zamana ait pozitif bir bakış açısıyla değiştirir.

Teknik olarak EMDR süreci, ayrık ve bağlantısız sinir ağlarını sağ ve sol beynin uyarılarak birleştirilmesini ve bunların gerçekle ilişkilendirilmesini sağlar. Böylece yeni ve doğru bilgiler o ana dek kapalı bulunan bu yollardan danışanın bilincine doğru akmaya başlar.  Çift yönlü uyarımlar la; trafik kazası, taciz, deprem gibi travma jargonunda büyük (T) olarak adlandırılan olaylar ve aynı zamanda değersiz, çirkin, yetersiz, kusurlu ve aptal hissetmemizi sağlayan küçük (t) olarak adlandırılan olaylarla ilgili rahatsızlık veren anıların duyarsızlaştırılması sağlamaktır.

Yapılan çalışmalarda, EMDR, TSSB için en etkili tedavi yöntemlerinden biridir (Van Etten ve Taylor, 1998; Power v.d., 2002). Aynı zamanda EMDR, spesifik fobi (De Jongh v.d., 1999, 2002), performans kaygısı (Maxfield ve Melnyk, 2000), panik bozukluk (Goldstein ve Feske, 1994), beden algısının bozukluğu (Brown, McGoldrick ve Buchanan, 1997), çocuklarda travma belirtileri (Chemtob v.d., 2002), yas (Sprang, 2001) ve kronik ağrı (Grant
ve Threlfo, 2002) gibi çeşitli psikolojik rahatsızlıkların tedavisinde de etkili olabilmektedir. 

EMDR’nin nasıl çalıştığı henüz tam olarak bilinmemekle birlikte, EMDR’nin yaşantıların yeniden işlenmesini nasıl iyileştirdiğiyle ilgili olası mekanizmalar hakkında devam eden araştırmalar bulunmaktadır. Araştırmacıların hem fikir oldukları konu ise; şimdiki zamanda meydana gelenler, geçmiş yaşantılar sonucu ortaya çıkan ve danışan için halen bir üzüntü kaynağı olan olumsuz düşünceleri, duyguları ve fiziksel duyumları tekrar uyarabilmektedir. Görünen o ki, EMDR bu olaylar arasındaki ilişkiyi değiştirerek, hem geçmiş hem de şimdiki zamanda yaşanan olaylarla ilgili, mevcut olarak yaşanan stresi büyük ölçüde azaltmaktadır.

Sağlıklı bir süreçte beyin kişinin yaşadığı olumsuz yaşantının etkilerini zamanla işler. Beynin bu doğal bilgi işleme süreci sonucunda kişi eski travmatik olayı hatırlasa da bu olayla ilgili ya çok az rahatsızlık duyar ya da duymaz. Bazen bu doğal bilgi işleme süreci tıkanıklığa uğrar ve yaşanan olumsuz olay ya da olaylarla ilgili resim, düşünce ve duygular işlenmeden kalırlar. Bu tıkanmışlık kişide geçmişin etkisinden kurtulamama hissini yaratır.

Mantık bu olayın geçmişte kaldığını söylese de kişi yaşadığı olumsuzluğun duygusal etkisinden kurtulamaz. Sekteye uğrayan işlemleme, travmatik anının, diğer anılar gibi doğal işlemlerden geçerek depolanmasını önlemektedir. EMDR kişinin olumsuz yaşantı ile ilgili bilgiyi hızlı bir şekilde işlemesini sağlamaktır. Danışanlarımız geçmişini değiştiremeyiz ama o geçmiş yaşantıların travmatik olumsuz etkilerini azaltabilir hatta ortadan kaldırabiliriz bu bağlamda da EMDR modern çağda hızlı, etkin ve terapistlerce becerisi kolay kazanılan bir yöntem olarak öne çıkmaktadır.

Etiketler

TravmatikEmdrDeprem korkusuDepremTravmaDeprem korkusu geçer mi

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Asiye Nur Nihan Yurdakul

Klinik Psikolog Asiye Nur Nihan Yurdakul

Uzm. Kl. Psk. Lisans eğitimini Psikoloji (İngilizce) tamamladıktan sonra, 2012 yılında klinik psikoloji yüksek lisans eğitimini Prof.Dr. Hakan Türkçapar’ın tez danışmanlığı ve süpervizyonu ile tamamlamıştır. 2007 yılında ‘şizofreniden gerçeğe’ ve ‘psikoatölye’ projelerinde Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde gönüllü çalışmalarda bulunmuştur. Lisans stajını Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi başta olmak üzere çeşitli hastane ve kurumlarda tamamlamış olup, yüksek lisans stajını Balıklı Rum Hastanesinde tamamlamıştır.
Yüksek lisans eğitimi öncesinde 2008 yılında Prof. Dr. Hanna R. Scherler’den, ‘1 Vaka, 7 Terapötik Bakış Açısı’ eğitimini almıştır. 2011 yılında Emel Stroup ve Hakan Türkçapar’dan Bilişsel Davranışçı Terapi, Davranış Bilimleri Enstitüsünden EMDR terapisi (1. ve 2. Düzey), stratejik aile terapisi, çözüm odaklı terapi eğitimlerini tamamlamış olup, yüksek lisans eğitimi sonrasında Dr. Alp Karaosmanoğlu’ndan şema terapi ve Aslıhan Topyay Özfidan'dan obezite tedavisinde bilişsel teknikler eğitimlerini tamamlamıştır. 4 yıl boyunca eylem metodunu kullanan, kişinin farkındalığını arttırmayı amaçlayan, hızlı ve etkili bir psikoterapi yöntemi olan Psikodrama Grup Terapisi eğitimini İstanbul Zerka Moreno Psikodrama Enstitüsü’nden almıştır.

İstanbul kalkınma ajansının desteklediği, İstanbul İl Özel İdaresi bünyesinde oluşturulan Cinsel İstismara Uğramış Çocukların Rehabilitasyonu Projesinde psikoterapist olarak görev yapmıştır. 2011 yılında meydana gelen Van depreminden hemen sonra Van ve Erçiş’te psikolojik ilk yardım faaliyetlerinde (travma sonrası stres bozukluğunun tedavisine yönelik seminerler, bireysel ve grup terapileri) bulunmuş, psikososyal müdahaleleri organize etmiştir. 2014 yılında Filipinler’de “Haiyan Tayfunun”dan zarar gören Filipin halkına psikolojik destek vermek için gönüllü Travma Psikoterapisti olarak “Bireysel” ve “Grup Psikoterapi” seansları uygulamıştır. 2015 Ocak ayında Uganda’da yetimhanelere psikososyal destek çalışmaları projesinde koordinatör olarak gönüllü çalışmalar yürütmüştür. 2016 yılında Nepal’de meydana gelen depremden sonra bölgede gönüllü psikososyal destek (travma sonrası stres bozukluğunun tedavisine yönelik seminerler, bireysel ve grup terapileri) çalışmalarında bulunmuştur. 2019 yılında Uluslararası Doğum Psikolojisi ve Doğum Ekipleri kongresinde ‘Doğum korkusunun giderilmesinde ilaçsız bir seçenek EMDR (Göz hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve yeniden işleme) olgu sunumu’ başlıklı sözel bildiriyi sunmuştur. Bu çalışma hamileler üzerinde Türkiye'de uygulanan ilk EMDR çalışmasıdır.

Türkiye’nin çeşitli illerinde bilişsel davranışçı terapiye ve psikodramaya yönelik atölye çalışmaları yürütmektedir. Stres, sınav kaygısı ve depresyondan korunma yolları üzerine seminerler vermekte ve çeşitli yayın organlarında yazılar yazmaktadır. Klinik psikoloji pratiğinin yanında obezite ve duygusal beslenme özel çalışma alanıdır. Duygusal beslenme üzerine 2012 yılında bilimsel bir araştırma yürütmüş olup, obezite ve duygusal beslenme üzerine çeşitli yayın organlarında yazılar yazmakta ve TV programlarına katılmaktadır.

Aldığı Eğitimler

EMDR Terapisi 1. Düzey (Davranış Bilimleri Enstitüsü)
EMDR Terapisi 2. Düzey (Davranış Bilimleri Enstitüsü)
Stratejik Aile Terapisi (Davranış Bilimleri Enstitüsü)
Çözüm Odaklı Terapi Eğitimi (Davranış Bilimleri Enstitüsü)
Çocuk Merkezli Oyun Terapisi Egitimi (Reyhana Seedat)
Şema Terapi Egitimi (Dr. Alp Karaosmanoglu)
Çocuklar ve Ergenler ile EMDR (Prof. Dr. Ümran Korkmazlar)
1 Vaka, 7 Terapötik Bakış Açısı Eğitimi (Prof. Dr. Hanna R. Scherler )
Beck Yönelimli Kognitif Terapi (Dr. Emel Stroup)
Gestalt Terapi (Dr. Özge Mergen)
Dinamik Terapi (Prof. Dr. Can Tuncer)
Çocuk Psikopatolojisi (Doç.Dr. Şaziye Senem Başgül)
Psikodrama Grup Terapisi Eğitimi Temel Aşama (İstanbul Zerka Moreno Psikodrama Enstitüsü-IPI)
Aile Ağacı ve Psikodrama Eğitimi (İstanbul Zerka Moreno Psikodrama Enstitüsü-IPI)
Psikodrama Grup Terapisi Eğitimi Temel Aşama (İstanbul Zerka Moreno Psikodrama Enstitüsü-IPI)
Psikodrama Grup Terapisi Eğitimi Hazırlık Aşaması(İstanbul Zerka Moreno Psikodrama Enstitüsü-IPI)
Bilişsel Davranışçı Terapi Eğitimi (Prof. Dr. Hakan Türkçapar)
Rorschach Testi Eğitimi ve Uygulaması(Projektif Testler Derneği/Tevfika İkiz)
Bireysel Psikodrama Eğitimi (İstanbul Zerka Moreno Psikodrama Enstitüsü-IPI)
Çocuk ve Ergenler için Bilişsel Davranışçı Terapi Eğitimi (Prof. Dr. Emine Gül Kapçı)

Meslek

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.