Doktorsitesi.com

🌗 Kendimizi Merkezden Çıkarıp Bir Başkasını Aldığımızda

Psk. Elif Sevim
Psk. Elif Sevim
26 Ekim 202550 görüntülenme
Randevu Al
Bazen sevilmek uğruna, bazen kaybetme korkusundan, bazen de “iyi insan” olma çabasıyla fark etmeden merkezimizi kaybederiz. Bir bakmışız, artık kendi duygularımız değil başkasının duyguları belirliyor yönümüzü. Kendi ihtiyaçlarımız değil, başkasının beklentileri şekillendiriyor hayatımızı. Bu kayma sessizce olur. Önce biraz daha anlayışlı, biraz daha fedakâr olmaya çalışırız. “Benim için önemli, o mutlu olsun yeter” deriz. Ama zamanla fark ederiz ki o “o” mutlu olurken, biz eksiliyoruz. Birinin gözündeki değeri korumaya çalışırken, kendi gözümüzdeki değerimizi kaybediyoruz. ⸻ 🎭 Başkalarının hikâyesinde figüran olmak Kendini merkezin dışına iten kişi, bir başkasının hikâyesinde “ana karakter” olmaya çalışır. Ama o hikâye onun değildir. Bu yüzden ne kadar uğraşırsa uğraşsın, sonunda hep aynı yere varır: “Beni fark etsin, beni sevsin, beni seçsin…” Kendini görünür kılmaya çalıştıkça görünmez olur. Çünkü kendini göstermek yerine bir rol oynamaktadır. Kendi duygularını değil, karşısındakinin duygularını yönetmeye çabalar. Ve bu çaba, bir sevgi değil bir hayatta kalma stratejisidir aslında. ⸻ 💫 Merkez kaybı bir benlik kaybıdır Bir başkasını merkeze aldığımızda ilişkilerimizde dengesizlik başlar. Kendini ihmal eden, karşısındakini büyüten kişi aslında görünmez bir şekilde söner. Zamanla ne istediğini bilemez hale gelir. Ne sevdiğini, neyi sevmediğini, neye kızdığını unutabilir. Çünkü yaşamı artık “ben ne hissediyorum” değil “o ne ister” ekseninde dönmektedir. Bu noktada en önemli farkındalık şudur: Birini merkeze almak, sevgi değildir. Gerçek sevgi, iki tarafın da merkezde kalabildiği, sınırların korunduğu, benliğin silinmediği bağdır. ⸻ 🌿 Merkezi yeniden bulmak Merkezine dönmek, bencillik değildir. Aksine, sağlıklı bir ilişkinin ön koşuludur. Kendini merkeze aldığında kimseye sırtını dönmezsin; sadece önce kendine dönersin. Çünkü kendine dönen kişi, başkasına da daha derinden yaklaşabilir. Kendine şu soruları sormak iyi bir başlangıçtır: • Şu anda yaptıklarım gerçekten benim isteğim mi, yoksa birini kaybetmemek için mi? • Bu ilişki beni büyütüyor mu, küçültüyor mu? • Ben bu ilişkide kimim — kendim miyim, yoksa bir rol mü oynuyorum? ⸻ ✨ Son söz Birini merkezine almak, bir süreliğine huzur verir gibi görünür. Ama uzun vadede içsel bir boşluk bırakır. Çünkü sevgi, kendini kaybettiğin değil, kendini bulduğun yerde filizlenir. O yüzden… Birini çok sevdiğinde bile kendini unutma. Kendini unutursan, bir noktadan sonra sevdiğin kişi bile seni bulamaz.
🌗 Kendimizi Merkezden Çıkarıp Bir Başkasını Aldığımızda

Bazen sevilmek uğruna, bazen kaybetme korkusundan, bazen de “iyi insan” olma çabasıyla fark etmeden merkezimizi kaybederiz.

Bir bakmışız, artık kendi duygularımız değil başkasının duyguları belirliyor yönümüzü.

Kendi ihtiyaçlarımız değil, başkasının beklentileri şekillendiriyor hayatımızı.

 

Bu kayma sessizce olur.

Önce biraz daha anlayışlı, biraz daha fedakâr olmaya çalışırız.

“Benim için önemli, o mutlu olsun yeter” deriz.

Ama zamanla fark ederiz ki o “o” mutlu olurken, biz eksiliyoruz.

Birinin gözündeki değeri korumaya çalışırken, kendi gözümüzdeki değerimizi kaybediyoruz.

 

 

 

 

🎭

Başkalarının hikâyesinde figüran olmak

 

 

Kendini merkezin dışına iten kişi, bir başkasının hikâyesinde “ana karakter” olmaya çalışır.

Ama o hikâye onun değildir.

Bu yüzden ne kadar uğraşırsa uğraşsın, sonunda hep aynı yere varır:

“Beni fark etsin, beni sevsin, beni seçsin…”

 

Kendini görünür kılmaya çalıştıkça görünmez olur.

Çünkü kendini göstermek yerine bir rol oynamaktadır.

Kendi duygularını değil, karşısındakinin duygularını yönetmeye çabalar.

Ve bu çaba, bir sevgi değil bir hayatta kalma stratejisidir aslında.

 

 

 

 

💫

Merkez kaybı bir benlik kaybıdır

 

 

Bir başkasını merkeze aldığımızda ilişkilerimizde dengesizlik başlar.

Kendini ihmal eden, karşısındakini büyüten kişi aslında görünmez bir şekilde söner.

Zamanla ne istediğini bilemez hale gelir.

Ne sevdiğini, neyi sevmediğini, neye kızdığını unutabilir.

Çünkü yaşamı artık “ben ne hissediyorum” değil “o ne ister” ekseninde dönmektedir.

 

Bu noktada en önemli farkındalık şudur:

Birini merkeze almak, sevgi değildir.

Gerçek sevgi, iki tarafın da merkezde kalabildiği, sınırların korunduğu, benliğin silinmediği bağdır.

 

 

 

 

🌿

Merkezi yeniden bulmak

 

 

Merkezine dönmek, bencillik değildir.

Aksine, sağlıklı bir ilişkinin ön koşuludur.

Kendini merkeze aldığında kimseye sırtını dönmezsin; sadece önce kendine dönersin.

Çünkü kendine dönen kişi, başkasına da daha derinden yaklaşabilir.

 

Kendine şu soruları sormak iyi bir başlangıçtır:

 

  • Şu anda yaptıklarım gerçekten benim isteğim mi, yoksa birini kaybetmemek için mi?
  • Bu ilişki beni büyütüyor mu, küçültüyor mu?
  • Ben bu ilişkide kimim — kendim miyim, yoksa bir rol mü oynuyorum?

 

 

 

 

 

Son söz

 

 

Birini merkezine almak, bir süreliğine huzur verir gibi görünür.

Ama uzun vadede içsel bir boşluk bırakır.

Çünkü sevgi, kendini kaybettiğin değil, kendini bulduğun yerde filizlenir.

 

O yüzden…

Birini çok sevdiğinde bile kendini unutma.

Kendini unutursan, bir noktadan sonra sevdiğin kişi bile seni bulamaz.

Etiketler

PsikolojiPsikolog

Yazar Hakkında

Psk. Elif Sevim

Psk. Elif Sevim

Uzman Psikolog Elif Sevim, psikoloji lisansını başarı belgesi ile tamamladıktan sonra yüksek lisansını da üstün başarı belgesiyle tamamlayarak uzmanlığını almaya hak kazanmıştır.                                                                                                                                        

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.