Doktorsitesi.com

Kendimi Sürekli Yetersiz Hissediyorum: Bu Duygunun Psikolojik Kökenleri

Psk. Öykünaz Banaz
Psk. Öykünaz Banaz
20 Şubat 202654 görüntülenme
Randevu Al
Yetersizlik hissi, birçok insanın hayatının farklı alanlarında deneyimlediği ancak çoğu zaman kökenini tam olarak anlayamadığı bir duygudur. Kişi başarılı olsa bile kendini eksik, yetersiz veya “yeterince iyi değil” gibi hissedebilir. Bu durum yalnızca özgüven problemi değil, çoğu zaman erken dönem deneyimlerle ilişkili daha derin psikolojik süreçlerin sonucudur. Bu yazıda yetersizlik hissinin oluşum mekanizmaları, ilişkilerle bağlantısı ve terapi sürecinde nasıl ele alınabileceği psikodinamik bakış açısıyla ele alınmaktadır.
Kendimi Sürekli Yetersiz Hissediyorum: Bu Duygunun Psikolojik Kökenleri

Bazı insanlar objektif olarak başarılı oldukları halde kendilerini sürekli yetersiz hisseder.
Yeni bir işe başlarken, ilişkilerde, sosyal ortamlarda veya karar verirken içsel bir ses devreye girer:

“Yapamayacağım.”

“Ben yeterince iyi değilim.”

“Birazdan herkes benim aslında yetersiz olduğumu anlayacak.”

Bu durum psikolojide zaman zaman sahtekârlık sendromu (impostor feelings) ile ilişkili olarak açıklansa da, psikodinamik açıdan bakıldığında mesele çoğunlukla daha derindir.

Yetersizlik hissi çoğu zaman kişinin mevcut kapasitesinden değil, içselleştirilmiş benlik algısından kaynaklanır.

Erken çocukluk döneminde bakım verenlerle kurulan ilişkiler, kişinin kendilik değerinin temelini oluşturur. Çocuk gelişimsel olarak kendisini ebeveynlerinin geri bildirimleri üzerinden tanımlar.

Örneğin:

Sürekli eleştirilen çocuk → “Ben yetersizim” inancı geliştirebilir

Başarıya koşullu sevgi verilen ortam → “Ancak başarılı olursam değerliyim” algısı oluşabilir

Duygusal olarak ihmal edilen çocuk → “Ben önemli değilim” hissi geliştirebilir

Bu deneyimler zamanla bilinçdışı bir kendilik şemasına dönüşür. Yetişkinlikte kişi artık gerçeklikten bağımsız olarak kendini yetersiz hissetmeye devam edebilir (Kernberg, 1975).

Birçok danışan terapi sürecinde fark eder ki, zihninde sürekli eleştiren bir ses vardır. Bu ses çoğu zaman geçmişte maruz kalınan eleştirel tutumların içselleştirilmiş halidir.

Psikodinamik kuramda bu yapı süperego ile ilişkilendirilir. Süperego sağlıklı olduğunda rehberlik eder; ancak aşırı sert olduğunda kişi sürekli suçluluk, utanç ve yetersizlik hissedebilir (Freud, 1923).

Bu nedenle kişi dışarıdan onay alsa bile içsel algısı değişmeyebilir.

Bu duygunun sürmesinin birkaç nedeni vardır:

1. Tanıdık Duygular Güvenli Gelir

Olumsuz olsa bile tanıdık olan, bilinmeyenden daha güvenli hissedilebilir.

2. Seçici Algı

Kişi başarılarını küçümser, hatalarını büyütür.

3. İlişkisel Tekrarlar

Kendini yetersiz hissettiren ilişkilere yönelme eğilimi oluşabilir.

4. Savunma Mekanizmaları

Mükemmeliyetçilik veya erteleme davranışı yetersizlik hissini geçici olarak düzenlemeye çalışabilir.

Psikodinamik terapi yalnızca “pozitif düşünme” öğretmez. Daha derinde:

  • Yetersizlik hissinin kökenleri anlaşılır

  • İçsel eleştirel ses fark edilir

  • Geçmiş deneyimlerle bugünkü duygular arasındaki bağlantılar kurulur

  • Daha gerçekçi ve şefkatli bir kendilik algısı gelişir

Terapi ilişkisinde yaşanan yeni deneyimler, kişinin kendine bakışını zamanla dönüştürebilir (Shedler, 2010).

Etiketler

Degersizlik hissiÖzgüven problemiYetersizlik hissiYetişkin terapisi hakkında

Yazar Hakkında

Psk. Öykünaz Banaz

Psk. Öykünaz Banaz

İstanbul Arel Üniversitesi Psikoloji bölümünden tam burslu olarak yüksek onur derecesiyle mezun olmuştur. Klinik Psikoloji yüksek lisans eğitimine İstanbul Okan Üniversitesi’nde devam etmektedir.

Dinamik/analitik yönelimle ergen ve yetişkin danışanlarla bireysel psikoterapi çalışmalarını online ve yüz yüze olarak sürdürmektedir. Terapi süreçlerini etik ilkeler ve bilimsel temeller doğrultusunda, düzenli süpervizyon eşliğinde yürütmektedir.

Çalışmalarında bireyin içsel süreçlerini ve ilişki örüntülerini anlamaya odaklanan bir yaklaşım benimsemektedir. Mesleki gelişimini desteklemek amacıyla çeşitli terapi eğitimleri almış olup klinik çalışmalarına aktif olarak devam etmektedir. Türk Psikologlar Derneği üyesidir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.