Doktorsitesi.com

KADINLARDA YUMURTALIK KAPASİTESİ AZALMASI- DOĞURGANLIK ORANLARININ DÜŞMESİ

Op. Dr. Banu Göker Özdemir
Op. Dr. Banu Göker Özdemir
29 Aralık 2015291 görüntülenme
Randevu Al
KADINLARDA YUMURTALIK KAPASİTESİ AZALMASI- DOĞURGANLIK ORANLARININ DÜŞMESİ

Günümüz çağında  doğal yollardan hamilelik elde etme oranları giderek azalmakta  ve belirgin bir şekilde artan sayıda  çift  bu konuda profesyonel yardım almaktadır.

Şüphesiz ki bunu etkileyen bir çok çevresel  ve genetik faktörler olmakla birlikte bu konuda en sık görülen sorunlardan  biri kadının yumurtalık kapasitesindeki azalmadır.

Kadın hayatı döngüsünde yumurtalıklar  çok fazla değişiklik ortaya  koyarlar. Anne karnındaki bir kız bebeğin  yumurtalığında milyonlarca yumurta bulunur , fakat  bu yumurtaların büyük bir kısmı  daha bu süreçten başlayacak şekilde kullanılmadan yok olur.Anne karnındaki 16-20 haftalık kız  bebeğin ortalama 7-8 milyon yumurtası varken , doğumda bu sayı 1-2 milyona düşer. Ergenlik çağında bu sayı  250.000-500.000 civarındadır. 37 yaşındaki bir kadınının yumurtalığında ise yaklaşık 25000 yumurta vardır. Bu yumurtalardan ancak çok az bir kısmı yumurtlamaya giderek döllenebilmektedir. Her ay  havuzdaki olgunlaşmamış  yumurtalardan  belirli bir kısmı  olgunlaşıp döllenmeye hazır olmak için yola çıkar , bunlardan bir tanesi tam olgunluğa erişir ve yumurtlama gerçekleşir, diğerleri olgunlaşamadan yok olurlar. Dolayısı ile her ay bir yumurtlama için bundan çok daha fazla sayıda olgunlaşmamış yumurta yok olmaktadır. Bu nedenle kadınlar hayatının ancak belirli bir döneminde doğurgandırlar, bu oran 20’li 30’lu yaşların başında  yüksek iken, 35 yaşdan sonra doğurganlık oranı azalmaya başlar , 40 lı yaşlara doğru hızlı bir şekilde düşüş görülür.

Günümüz şartlarında kadınların iş hayatında  çok daha aktif bir rol oynamaları  ve kariyer planlarına öncelik vermeleri nedeni ile    gebelik planlamalaları  ileri yaşlara bırakılmakta ,  bu da yumurtalık  rezervini azaltan en önemli faktörlerden birini oluşturmaktadır. Bunun dışında   aşırı stres ve sigara kullanımı da yumurtalık kapasitesi üzerinde oldukça olumsuz  etki göstermektedir. Aryrıca bir takım genetik faktörler, immunolojik hastalıklar, yumurtalık ile ilgili yapılan cerrahi  girişimler , kemoterapi ve radyoterapi gibi tedaviler  yumurtalık kapasitesini azaltan olumsuz etkenlerdir.    

Maalesef azalan yumurtalık kapasitesinin etkin bir tedavisi bulunmamaktadır . Yapılmakta olan araştırmalar  yumurtalık kapasitesi düşük olan hastalarda DHEA hormonu takviyesinin     yumurtlama oranlarında bir miktar olumlu etki gösterdiğini ortaya koymaktadır. Yine araştırmalar Dvitamini eksikliğininde  kapasite azalmasında olumsuz bir etki gösterebileceğine işaret etmektedir. Bu takviyelerin sadece yumurtalık kapasitesine bir destek  olduğu olumsuz süreci kesin olarak durdurduğu algısı ortaya çıkmamalıdır.  Yumurtalık kapasitesinde  azalma başlayan hastaların genel olarak  daha sağlıklı ve düzenli bir hayat yaşamaları, dengeli beslenmeleri,sigaradan ve stresden uzak durmaları sürecin hızlanmasını engelleyecek olumlu etkenler olmaktadır. Tüm bu destek tedavilerinin yanında  seçilebilecek bri yöntem yumurta dondurma işlemidir. Yumurtalık kapasitesinde azalma  riski olan hastalarda  o an için gebelik  planlaması mümkün değilse ,ileriki zamanda kullanılmak üzere yumurta dondurması seçeneği sunulabilir .  Böyle bir tedavinin planlanmasıda konunun etik  ve  sosyal yönü , başarı oranları   detaylı bir şekilde aktarılıp bu doğrultularda hasta seçimi iyi yapılmalıdır.   

 

Etiketler

Yumurtalık rezerviYumurta dondurma ile gebelikİleri anne yaşıDoğurganlık oranlarının düşmesi

Yazar Hakkında

Op. Dr. Banu Göker Özdemir

Op. Dr. Banu Göker Özdemir

Op. Dr. Banu GÖKER ÖZDEMİR, 1976 yılında İstanbul'da doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından 1994 yılında Marmara Üniversitesi (İngilizce) Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 2000 yılında başarıyla tamamlayarak Tıp Doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, 2000 - 2005 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde tamamlayarak Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olmuştur. 

Bir çok bilimsel makale, kitap bölümü ve kitap çevirileri bulunmakta olan Op. Dr. Banu GÖKER ÖZDEMİR, iyi derecede ingilizce bilmekte ve mesleki çalışmalarına İstanbul / Nişantaş'ında bulunan özel muayenehanesi'nde devam etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.