Doktorsitesi.com

Hipertansiyon; ne kadar bilinçliyiz?

Prof. Dr. Ali Başçı
Prof. Dr. Ali Başçı
13 Ağustos 20071422 görüntülenme
Randevu Al
Hipertansiyon; ne kadar bilinçliyiz?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Hipertansiyon: Toplum Sağlığını Tehdit Eden Sessiz Tehlike

Hipertansiyon, dünya genelinde ve ülkemizde oldukça sık görülen, ancak farkındalık düzeyi düşük olan ciddi bir sağlık sorunudur. Türk Böbrek Hastalıkları ve Hipertansiyon Derneği verilerine göre, Türkiye'de hipertansiyon görülme sıklığı %35 civarındadır. Özellikle 60 yaş üstü erkeklerde bu oran %60-80 aralığına kadar yükselmektedir. Dünya genelindeki çalışmalar ise her 3 ila 5 kişiden birinin hipertansif olduğunu ortaya koymaktadır.

İstatistiksel veriler, hastaların yaklaşık yarısının durumun farkında olmadığını, farkında olanların ise sadece yarısının bir hekime başvurduğunu göstermektedir. Oysa hipertansiyon; koroner arter hastalığı, kalp yetmezliği, inme ve beyin kanaması gibi hayati risk taşıyan hastalıkların en temel risk faktörüdür.

Kan Basıncı Değerleri Ne Olmalıdır?

Sağlıklı bir bireyde kan basıncı değerlerinin belirli sınırlar içerisinde kalması hayati önem taşır. Toplumda büyük tansiyon olarak bilinen sistolik kan basıncı en fazla 140 mmHg, küçük tansiyon olarak bilinen diyastolik kan basıncı ise en fazla 85 mmHg olmalıdır. Bu değerlerin üzerindeki ölçümler hipertansiyon olarak tanımlanır.

Hasta GrubuHedef Kan Basıncı
Genel Popülasyon< 140/85 mmHg
Şeker (Diyabet) Hastaları< 130 mmHg
Böbrek Hastaları< 130 mmHg

Kan basıncı gün içinde değişkenlik gösterir; en düşük seviyeler uyku sırasında görülürken, sabaha doğru yükseliş başlar. Eğer kişide uyku sırasındaki bu düşüş gerçekleşmiyorsa, hipertansif risk daha yüksektir. Bu gibi durumlarda Holter cihazı ile 24 saatlik takip yapılması gerekebilir. Ayrıca, sadece doktor yanında yükselen tansiyon değerleri "beyaz gömlek hipertansiyonu" olarak adlandırılır.

Hipertansiyonun Nedenleri ve Çeşitleri

Hipertansiyon vakaları, altında yatan nedenlere göre iki ana gruba ayrılır:

  1. Primer (Esansiyel) Hipertansiyon (%90): Belirli bir nedene bağlı değildir. Genellikle ailesel eğilim, şişmanlık, diyabet, lipit yüksekliği ve sigara kullanımı ile ilişkilidir. 40 yaş sonrası erkeklerde ve menopoz sonrası kadınlarda sık görülür.
  2. Sekonder (İkincil) Hipertansiyon (%10): Başka bir hastalığa bağlı olarak gelişir. Bu vakaların %80'i nefrit ve böbrek yetmezliği gibi böbrek hastalıklarından kaynaklanır. %10'u ise böbrek damar darlığına bağlıdır. Ayrıca böbrek üstü bezi hastalıkları da bu gruptadır.

Özellikle genç yaşta ortaya çıkan veya tedaviye dirençli olan vakalarda ikincil nedenler mutlaka araştırılmalıdır. Örneğin, böbrek damar darlığı tespit edildiğinde balonla genişletme gibi farklı tedavi yöntemleri uygulanabilmektedir.

Hipertansiyon Neden Riskli Bir Hastalıktır?

Hipertansiyon, doğrudan yaşamı tehdit eden bir hastalıktır. Kontrol altına alınmayan yüksek kan basıncı şu komplikasyonlara yol açabilir:

  • Kalp ve Damar Hastalıkları: Kalp yetmezliği ve koroner arter hastalıkları.
  • Beyin Damar Hastalıkları: İnme ve beyin kanaması riskinde artış.
  • Organ Hasarları: Görme kayıpları ve kronik böbrek hastalıkları.

Tedavi Süreci ve İlaç Kullanımı

Hipertansiyon tedavisinde ilaç kullanımı; hastalığın şiddetine ve kalp, böbrek, göz gibi hedef organların etkilenip etkilenmediğine göre belirlenir. Hafif vakalarda öncelikle yaşam tarzı değişiklikleri önerilir.

İlaç Dışı Önlemler

  • Diyette tuz kısıtlaması (En önemli adım).
  • Düzenli egzersiz ve kilo kontrolü.
  • Sigara ve alkol tüketiminin sonlandırılması.

Eğer 6 aylık süreçte bu önlemler yeterli olmazsa ilaç tedavisine geçilir. Günümüzde yan etki profilleri ve koruyucu özellikleri farklılık gösteren 4-5 ana ilaç grubu bulunmaktadır. Hekiminiz; yaşınız, diyabet, kalp veya böbrek hastalığı gibi ek durumlarınıza göre en uygun ilacı seçecektir.

Önemli Not: Hipertansiyon ilaçları genellikle ömür boyu kullanılır. İlaçların etkinliği zamanla azalmaz, ancak hastalığın karakteri değişirse hekim kontrolünde düzenleme yapılabilir. Tedavinin başarısız olduğu durumlarda genellikle ya ilaç kullanımı ihmal edilmiştir ya da tuz diyeti bozulmuştur.

Hangi Uzmana Başvurulmalıdır?

Hipertansiyon takibi genel olarak birinci basamak hekimleri (pratisyen hekimler) tarafından yürütülebilir. Ancak aşağıdaki durumlarda uzman görüşü gereklidir:

  • Erken yaşta ortaya çıkan tansiyon yüksekliği,
  • Tedaviye dirençli vakalar,
  • Hedef organ hasarının (böbrek, göz, kalp) geliştiği durumlar.

Bu vakalarda Nefroloji, İç Hastalıkları veya Kardiyoloji uzmanları tarafından detaylı değerlendirme yapılmalıdır.

Etiketler

Kan basıncıHipertansiyon; ne kadar bilinçliyiz

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Ali Başçı

Prof. Dr. Ali Başçı

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.