Herkesin Yükünü Taşımak: Aşırı Sorumluluk Şeması ve Kendini İhmal Etmek

Bazı kişiler başkalarının ihtiyaçlarını kendi ihtiyaçlarının önüne koyar, sınır koymakta zorlanır ve sürekli sorumluluk almak zorunda hisseder. Şema terapiye göre bu durum çoğu zaman erken dönemde gelişen kalıplarla ilişkilidir. Bu yazıda aşırı sorumluluk alma eğiliminin psikolojik kökenleri ve terapi sürecinde nasıl değişebileceği ele alınmaktadır.
Bazı insanlar için “hayır” demek neredeyse imkânsızdır. Başkalarının problemlerini çözmek, onları mutlu etmek, yüklerini hafifletmek sanki kendi görevleriymiş gibi hissedebilirler. Zamanla bu durum kişinin kendi ihtiyaçlarını ihmal etmesine, tükenmesine ve içten içe kızgınlık biriktirmesine neden olabilir. İlginç olan ise çoğu zaman bu davranışın bilinçli bir tercih değil, otomatik bir eğilim olmasıdır.
Şema terapi bakış açısına göre aşırı sorumluluk alma eğilimi genellikle çocukluk döneminde gelişir. Çocuk erken yaşta duygusal olarak ebeveyn rolüne itilmiş olabilir, aile içinde fazla yük almış olabilir ya da sevgi ve kabul görmek için “iyi”, “sorunsuz” ve “yardımcı” olması gerektiğini öğrenmiş olabilir. Bu deneyimler zamanla kişinin zihninde şu inançlara dönüşebilir: “Ben güçlü olmalıyım”, “Başkalarının ihtiyacı benden önemli”, “Kendimi düşünürsem bencil olurum.” Yetişkinlikte bu inançlar otomatik davranış kalıpları olarak devam eder.
Sorun genellikle yardım etmek değildir; sorun kişinin kendisini yok sayarak yardım etmesidir. Kendi sınırlarını fark etmeyen kişi bir süre sonra fiziksel ve duygusal olarak yorulabilir. Buna rağmen durmak zor gelebilir çünkü suçluluk hissi devreye girer. Dinlenmek bile sanki yanlış bir şey yapıyormuş gibi hissettirebilir.
Terapi sürecinde kişinin bu davranışlarının kökeni anlaşılmaya başlanır. Danışan çoğu zaman ilk kez kendi ihtiyaçlarının da önemli olduğunu fark eder. Sınır koymanın bencillik değil, psikolojik sağlık için gerekli bir beceri olduğu öğrenilir. Zamanla kişi hem yardım edebilen hem de kendisini koruyabilen daha dengeli bir ilişki kurma biçimi geliştirebilir.
Değişim genellikle küçük farkındalıklarla başlar: “Gerçekten yapmak istiyor muyum?”, “Şu an ihtiyacım ne?”, “Hayır dersem ne olur?” Bu sorular kişinin otomatik kalıplardan çıkıp daha özgür seçimler yapabilmesine yardımcı olur. Şema terapi de tam olarak bu noktada çalışır; kişinin geçmişten gelen rollerini fark etmesini ve bugünde daha sağlıklı sınırlar kurabilmesini destekler.







