Doktorsitesi.com

Hemanjiyom (damarsal tümörler)

Prof. Dr. Ufuk Bilkay
Prof. Dr. Ufuk Bilkay
25 Kasım 20074675 görüntülenme
Randevu Al
Hemanjiyom (damarsal tümörler)
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Hemanjiom ve Lenfanjiom: Yeni Doğanlarda Damarsal Tümörler

Yeni doğanlarda en sık rastlanan iyi huylu (benign) deri tümörleri olan hemanjiom ve lenfanjiomlar, doğum anında mevcut olabileceği gibi yaşamın ilk aylarında da ortaya çıkabilmektedir. Bu damarsal yapılar genellikle selim seyirli olsa da, gelişim süreçleri ve yerleşim yerlerine göre uzman takibi gerektirirler. Bazı vakalar ergenlik dönemine kadar kendiliğinden gerileyerek tamamen kaybolma eğilimi gösterir.

Hemanjiomlarda Cerrahi Müdahale Ne Zaman Gereklidir?

Her ne kadar bazı hemanjiomlar zamanla küçülse de, tüm vakalar aynı seyri izlemez. Gerileme göstermek yerine büyüme eğiliminde olan, sık sık kanayan veya göz kapağı ve ağız kenarı gibi kritik bölgelerde yerleşen lezyonların vakit kaybedilmeden cerrahi yolla alınması gerekebilir. Bu tür stratejik bölgelerdeki oluşumlar, fonksiyonel kayıplara yol açabileceği için cerrahi müdahale öncelikli hale gelmektedir.

Büyük damarsal tümörler, hem estetik açıdan görünüm bozukluğu yaratabilir hem de hayati risk oluşturabilir. Özellikle yeni doğanlarda deri, karaciğer ve bağırsakları aynı anda tutan multipl hemanjiomlar ciddi bir klinik tablo oluşturur. Lezyonun çok büyük ve hayatı tehdit edici olduğu durumlarda, estetik plastik cerrah ile birlikte hematolog gibi farklı branşların uzmanlarıyla multidisipliner bir yaklaşım sergilenmelidir.

Vasküler Lezyonlarda Lazer ve Cerrahi Tedavi Seçenekleri

Damarsal lezyonların tedavisinde günümüzde farklı teknolojik imkanlar kullanılmaktadır. Port-wine stain (şarap lekesi) ve kendiliğinden gerilemeyen strawberry (çilek) hemanjiom türlerinde lazer tedavisi en seçkin yöntem olarak kabul edilir. Ancak lazer uygulaması öncesinde hastanın durumu dikkatle değerlendirilmelidir. Kitle oluşturan kavernöz tip veya karışık tipteki hemanjiomlarda ise cerrahi tedavi yöntemleri lazerden daha üstün sonuçlar verebilmektedir.

Hemanjiom Tedavisinde Kullanılan Başlıca Yöntemler

Hemanjiomlar çok çeşitli büyüklük ve formlarda karşımıza çıktığı için tedavi yaklaşımları da hastaya özel olarak belirlenir. Uygulanan temel yöntemler şunlardır:

  • Cerrahi olarak çıkarılması (Eksizyon)
  • Kriyoterapi (Dondurarak tedavi)
  • Koterizasyon
  • İnfrared koagülasyon
  • Sklerozan madde enjeksiyonu
  • Lazer tedavisi
  • Sistemik steroid tedavisi
  • Çok sayıda bağlama (ligasyon) yapılması

Tedavi Süreci ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

Hemanjiomlar için standart tek bir tedavi protokolü bulunmamaktadır. Seçilecek yöntem; lezyonun büyüklüğüne, tipine ve anatomik konumuna göre değişkenlik gösterir. Hastalık iyi huylu olsa da, tedavi süreci oldukça zahmetli, zorlu ve uzun süreli olabilir.

En hızlı ve etkili çözüm yöntemi cerrahi müdahale olsa da, her vaka cerrahi eksizyona uygun değildir. Cerrahide temel şart, hemanjiomun bulunduğu bölgedeki diğer hayati anatomik yapılara zarar vermemektir. Unutulmamalıdır ki hemanjiom, kanser gibi doğrudan yaşamı tehdit eden bir hastalık değildir; ancak doğru yönetilmesi gereken bir süreçtir.

Komplikasyonlar ve Kanama Durumunda İlk Yardım

İyi huylu bir yapıya sahip olmasına rağmen hemanjiomlar; ülserasyon, nekroz ve travma sonrası şiddetli kanamalara yol açabilir. Bu nedenle hastaların ve hasta yakınlarının dikkatli olması hayati önem taşır.

Hemanjiom kanaması başladığında izlenmesi gereken adımlar şunlardır:

  1. Temiz bir ped, tampon veya bez ile kanama bölgesine devamlı bası uygulayın.
  2. Basının şiddeti kanamayı durduracak düzeyde ve kesintisiz olmalıdır.
  3. Hasta, bası uygulaması devam ettirilerek acilen tam teşekküllü bir hastaneye ulaştırılmalıdır.
  4. Nihai müdahale uzman hekimler tarafından hastane ortamında gerçekleştirilmelidir.

Etiketler

Hemanjiyom (damarsal tümörler)HemanjiyomaCocuklarda karacigerde hemanjiom

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Ufuk Bilkay

Prof. Dr. Ufuk Bilkay

Prof. Dr. Ufuk BİLKAY, 1966 yılında İzmir’de doğmuştur. Lise öğrenimini İzmir Atatürk Lisesi’nde bitirdikten sonra Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1990 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. 1 yıl kadar Dokuz Eylül Üniversitesi Üroloji Anabilim Dalı'nda asistanlık yaptıktan sonra bu bölümden ayrılarak 1992 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrah Anabilim Dalı'nda eğitimine devam etmiştir. 1999 yılında ise Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı olmuştur. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.