Hamilelik sonrası meme dikleştirme ameliyatı

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Gebelik ve Emzirme Sonrası Meme Estetiği
Gebelik süreci, kadın fizyolojisinde köklü değişimlerin yaşandığı bir dönemdir. Bu süreçten en çok etkilenen organların başında gelen meme dokusu, genellikle büyüme ve emzirme evresinin ardından sarkma eğilimi gösterir. Kadın hastalıkları uzmanları, vücudun kendini toparlaması için ortalama bir yıl beklenmesini; bu süreçte cerrahi müdahale yerine uygun egzersiz ve diyet programlarıyla destek sağlanmasını önermektedir.
Çocuk hastalıkları uzmanları ise anne sütünün önemini vurgulayarak, emzirme sürecinin mümkünse bir ile bir buçuk yıl arasında sürdürülmesini tavsiye ederler. Meme cerrahisi planlaması için en ideal zaman, emzirme sürecinin tamamen sonlandığı dönemdir.
Meme Dikleştirme (Mastopeksi) Nedir?
Gelişim geriliği, yaşlanma süreci veya doğum sonrası yaşanan hızlı kilo kayıpları, göğüslerin hacmini yitirmesine neden olabilir. Hacmini kaybeden meme dokusunun üzerini saran derinin bol kalması, estetik açıdan sarkık bir görüntü oluşturur. Bu durumun tedavisi için uygulanan yöntemler meme dokusunun mevcut durumuna göre belirlenir:
- Meme Dikleştirme: Göğüsler hacimli ancak sarkıksa uygulanır.
- Meme Dikleştirme ve Silikon Protez: Göğüsler hem sarkık hem de hacimsizse, dikleştirme işlemine ek olarak meme protezi uygulaması yapılır.
Operasyon sırasında meme başı olması gereken anatomik konuma yükseltilir. Genellikle sarkmış memelerde boşalan üst kadran bölgesi yeniden şekillendirilerek doldurulur. Koltuk altına yayılmış dokular daha dar bir alana hapsedilerek dolgun ve diri bir form kazandırılır.
Meme Dikleştirme Ameliyatında Temel Teknik Prensipler
Modern cerrahi teknikler, en az iz ile maksimum dolgunluk ve diklik sağlamayı hedefler. Başarılı bir operasyon için şu dört temel prensip esas alınır:
- Meme başı ve çevresinin kan dolaşımı korunarak yeni pozisyonuna taşınması.
- Meme başı duyusunu koruyan tekniklerin tercih edilmesi.
- Hastanın durumuna göre süt verme özelliğinin muhafaza edilmesi.
- Yeterli doku çıkarımı ile estetik ve doğal bir meme formu oluşturulması.
Kullanılan Cerrahi Yöntemler
Günümüzde meme dikleştirme ve küçültme işlemlerinde yaygın olarak kullanılan iki ana teknik bulunmaktadır:
| Teknik Adı | Özellikleri | Dezavantajları |
|---|---|---|
| Lejour Tekniği (Kısa İz) | Kısa iz bırakması ve güvenli bir küçültme sağlamasıyla bilinir. | İz revizyonu riski, geç iyileşme, büyük memelerde duyu kaybı riski ve zamanla şekil bozukluğu (bottoming-out). |
| Santral Pediküllü Teknik | Deri ve dokuyu ayrı şekillendirir, gerilimsiz kapatma sağlar. | Meme çok sarkıksa T tipi iz gerektirebilir (ancak bikini altında kalır). |
Santral pediküllü teknik, meme ucu duyusunu bozmaması ve emzirme fonksiyonuna zarar vermemesi nedeniyle öne çıkar. Bu yöntemle elde edilen sonuçlar daha uzun ömürlü ve estetik açıdan daha başarılıdır.
Ameliyat Öncesi Hazırlık ve Önemli Uyarılar
Meme operasyonları öncesinde hastaların sağlık geçmişi titizlikle incelenmelidir. 35 yaş altı hastalara meme ultrasonu, 35 yaş üstü hastalara ise mamografi çekilmesi önerilir. Ailede meme kanseri öyküsü bulunuyorsa bu bilgi mutlaka cerrah ile paylaşılmalıdır.
Meme Dikleştirme Ameliyatı Hakkında Genel Bilgiler
Operasyon süreci ve sonrası hakkında temel veriler şu şekildedir:
- Tanım: Sarkan göğüslerin kaldırılması ve yeniden şekillendirilmesi.
- Yaş Sınırı: İstisnai durumlar hariç 16-17 yaş itibarıyla yapılabilir; üst sınır genel sağlık durumuna bağlıdır.
- Hazırlık Süreci: Ameliyattan 3 hafta önce sigara ve aspirin kullanımı bırakılmalıdır.
- Operasyon Süresi: 2 ile 5 saat arası.
- Anestezi Türü: Genel anestezi.
- İyileşme Süreci: İş hayatına dönüş genellikle 10 gün ile 2 hafta arasındadır.
- Riskler: Asimetri, geçici duyu kaybı veya yara iyileşmesi sorunları görülebilir.
- Kalıcılık: Sonuçlar uzun sürelidir; ancak hamilelik, aşırı kilo değişimi ve yaşlanma bu kalıcılığı etkileyebilir.




