Doktorsitesi.com

Genital uçuk ( genital herpes )

Op. Dr. Korkut Arslan
Op. Dr. Korkut Arslan
12 Şubat 20101392 görüntülenme
Randevu Al
Genital uçuk ( genital herpes )
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Herpes Simpleks Virüsü (HSV) Nedir?

Yaygın adıyla uçuk olarak bilinen lezyonlar, Herpes Simpleks Virüsü (HSV) adı verilen patojenin yol açtığı bir enfeksiyon hastalığıdır. Bu hastalık dünya genelinde oldukça yaygındır; örneğin sadece Amerika Birleşik Devletleri'nde 45 milyon kişi bu hastalığa yakalanmış olup, her yıl yaklaşık 500.000 yeni vaka bildirilmektedir. Tablonun en dikkat çekici yanı ise, hastaların %90'ının ya hiçbir yakınma göstermemesi ya da belirtileri yanlış yorumlaması nedeniyle enfekte olduklarının farkında olmamasıdır.

HSV Tipleri ve Bulaşma Yolları

Herpes virüsü temel olarak iki farklı tipte incelenmektedir:

  • HSV1: Genellikle dudak çevresinde görülen uçuk lezyonlarına neden olur.
  • HSV2: Genellikle genital organlarda enfeksiyon meydana getirir.

Bu virüsler vücuda girdikten sonra sinir düğümlerinde sessizce yıllarca bekleyebilir. Uygun ortam ve zaman oluştuğunda yeniden aktifleşerek enfeksiyona yol açarlar. Bu karakteristik özellikleri nedeniyle HSV enfeksiyonları sinsi enfeksiyonlar olarak tanımlanır.

Genital Herpes Belirtileri Nelerdir?

Herpes bulguları kişiden kişiye değişkenlik gösterir. Virüsle temastan sonra genellikle 2 gün ile 3 hafta arasında değişen bir kuluçka devresi yaşanır. İlk atak sırasında şu belirtiler gözlemlenebilir:

  • Yanma ve kaşıntı hissi,
  • Bacaklarda, kalçada ve genital bölgede ağrı,
  • Vajinal akıntı ve karın boşluğunda dolgunluk hissi.

Bu ön bulgulardan birkaç gün sonra enfeksiyon alanında, vajinada veya rahim ağzında uçuk tarzı yaralar oluşur. Bu yaralar genellikle 3-4 gün içerisinde iz bırakmadan iyileşir. Ancak virüs, omurilik düzeyindeki sinir köklerine yerleşerek inaktif halde beklemeye devam eder.

Tekrarlayan Enfeksiyonlar ve Risk Faktörleri

Virüs vücutta inaktif haldeyken; travma, soğuk algınlığı, adet dönemi veya stres gibi vücut direncini düşüren durumlarda yeniden aktifleşebilir. Re-enfeksiyon dönemlerinde virüs sinirler boyunca ilerleyerek ilk enfeksiyon bölgesine yakın yerlerde yeni lezyonlar oluşturur.

Önemli bir nokta, her atak sırasında gözle görülür lezyonların oluşma zorunluluğunun bulunmamasıdır. Çoğu zaman fark edilmeyen bu ataklar sırasında vajinal salgılar yoluyla virüs yayılımı devam eder ve kişi partnerine hastalığı bulaştırabilir.

Tanı ve Teşhis Yöntemleri

Gözle görülebilen lezyonların varlığında tanı koymak kolay olsa da, kesin teşhis için laboratuvar tetkikleri gerekebilir. Tanı yöntemleri şunlardır:

YöntemAçıklama
Viral KültürAktif lezyondan alınan örnekle yapılır; en güvenilir ancak masraflı bir yoldur.
İmmünolojik TestlerKanda antikor varlığını ölçer; kişinin hastalığı geçirip geçirmediğini gösterir.
Tip Spesifik TestlerHSV1 ve HSV2 ayrımını yapabilen, ancak kullanımı henüz yaygın olmayan testlerdir.

Not: Kanda antikor bulunması, kişiyi yeni enfeksiyonlardan korumaz ve aktif enfeksiyonun yerini (oral/genital) belirleyemez.

Tedavi Seçenekleri ve Korunma Yolları

Günümüzde Herpes için kesin bir tedavi bulunmamaktadır. Hastalık viral bir enfeksiyon olduğu için antibiyotikler etkisizdir. Mevcut ilaçlar; ilk atağın şiddetini azaltmak, süresini kısaltmak ve sonraki atakların sıklığını düşürmek amacıyla kullanılır.

Enfeksiyonun süresini ve bulaşıcılığını azaltmak için şu kurallara uyulmalıdır:

  • Enfekte alan temiz ve kuru tutulmalıdır.
  • Lezyonlara dokunulmamalı, temas halinde eller derhal yıkanmalıdır.
  • Akut ağrılı dönemlerde soğuk uygulama ve lokal ağrı kesici kremler kullanılabilir.
  • Lezyonlar tamamen iyileşene kadar cinsel ilişkiden kaçınılmalıdır.

Gebelik ve Neonatal Herpes Riski

Genital herpesin uzun dönemli hayat kalitesi üzerinde kalıcı etkileri olmasa da, gebelik gibi vücut direncinin azaldığı durumlarda risk artar. Eğer ilk atak gebelik sırasında yaşanırsa, virüsün bebeğe geçme riski ve erken doğum ihtimali doğar.

Neonatal Herpes (bebekte görülen herpes) vakalarında:

  • Bebeklerin %50'sinde nörolojik hasar veya ölüm riski bulunur.
  • Beyin iltihabı, göz problemleri ve ciddi döküntüler görülebilir.
  • Aktif enfeksiyon şüphesi olan durumlarda, bebeği korumak amacıyla doğum şekli olarak sezaryen tercih edilir. Aktif enfeksiyon yoksa sezaryen zorunlu değildir.

Etiketler

GenitalHerpesHsvHerpes simpleks virüs

Yazar Hakkında

Op. Dr. Korkut Arslan

Op. Dr. Korkut Arslan

Op. Dr. Korkut ARSLAN, lisans öncesi öğrenimini 1992 yılında İstanbul Kabataş Erkek Lisesi'nde bitrmiştir. Ardından Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini başarıyla tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise 2005 yılında İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi'nde yapmış ve Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olmuştur. Uzmanlık eğitimi esnasında Köln Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum kliniğinde ve Wayne State Üniversitesi - ( Detroit, MI, USA) Kadın Hastalıkları ve Doğum bölümünde çalışmalar yapmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.