Doktorsitesi.com

Ergenlerde cinsel gelişim ve anne-baba yaklaşımları

Klinik Psikolog Eda Gökduman
Klinik Psikolog Eda Gökduman
31 Ocak 2009664 görüntülenme
Randevu Al
Ergenlerde cinsel gelişim ve anne-baba yaklaşımları
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Ergenlik Döneminde Cinsel Gelişim ve Adaptasyon Süreci

Cinsel gelişim, ergenlik dönemiyle birlikte çocuğun yaşamında köklü ve farklı bir boyut kazanır. Bu süreçte çocuk, bedenindeki fiziksel değişimlerin yanı sıra yoğun duygusal dalgalanmalar da yaşamaya başlar. Ebeveynlerin, çocuklarının bu yeni sürece uyum sağlarken karşılaştığı her türlü zorlukta yanlarında olmaları kritik bir öneme sahiptir.

Birçok anne ve baba, bu hassas dönemde nasıl davranması veya nasıl konuşması gerektiği konusunda kararsızlık yaşayabilir. Ancak unutulmamalıdır ki; bu dönemde sergilenen yanlış yaklaşımlar, çocukların yetişkinlik döneminde ciddi sorunlarla karşılaşmasına neden olabilir. Bu nedenle, sürecin sağlıklı atlatılması için ebeveynlerin doğru tutum ve davranış sergilemesi hayati önem taşır.

Ergenlik Öncesi İletişim ve Bedensel Farkındalık

Ergen için kendi cinsiyetinin özelliklerini taşımak ve toplum içindeki rolünü benimsemek oldukça önemlidir. Bu farkındalığın sağlıklı gelişmesi için çocuğun kendi bedenini iyi tanıması gerekir. Ebeveynler, ergenlik dönemi başlamadan önce çocuklarıyla olan iletişimlerini güçlendirmeli ve onları bekleyen değişimler hakkında bilgilendirme yapmalıdır.

Ergenin kendi vücudundaki değişimleri tek başına keşfetmesi, onda korku veya şaşkınlık yaratabilir. Yaşanan bu değişimlerin her bireyde görülen normal bir süreç olduğunun anlatılması, ergeni rahatlatarak öz güvenini artırır. Ayrıca karşı cinsle ilişkiler konusunda rehberlik edilmeli; cinselliğin gizli ya da ayıp bir durum olduğu algısının önüne geçilmelidir.

Ergenlik Döneminde Gözlemlenen Davranış Değişiklikleri

Büyüme ve bedensel değişimler, ergenlerin davranışları üzerinde belirgin etkiler yaratır. Aileler genellikle bu durumun biyolojik temellerini göz ardı ederek ergene müdahale ederler. Bu müdahaleler, ergenin aileden uzaklaşmasına ve çatışmaların artmasına neden olabilir. Bu dönemde sıkça karşılaşılan davranışlar şunlardır:

  • Yalnız kalma isteği ve sosyal ortamlardan uzaklaşma,
  • Çabuk yorulma, enerji azalması ve iş yapmada isteksizlik,
  • Sakar davranışlar, hatalar ve dikkat dağınıklığı,
  • Çabuk sinirlenme, ağlama nöbetleri ve huzursuzluk,
  • Otoriteye direnme, inatlaşma ve itiraz etme eğilimi.

Bu davranışlar birer bozukluk gibi görünse de aslında döneme özgü ve geçicidir. Sabırlı yaklaşıldığında, bu tepkiler zamanla yerini daha olgun davranışlara bırakacaktır.

Ebeveynlerin Dikkat Etmesi Gereken Kritik Noktalar

Ergenler dışarıdan güçlü görünseler de aslında kimliklerini oturtmaya çalışan ve kafası oldukça karışık bireylerdir. Onları bu perspektifle değerlendirmek ve anlayışlı olmak gerekir. "Artık büyüdün ama hala bir şey beceremiyorsun" gibi eleştirel ifadeler, ergenin mevcut sorunlarını daha da derinleştirmekten başka bir işe yaramaz.

Ergenlikte Sık Karşılaşılan DurumlarGelişimsel Özellikler
Fiziksel KaygılarSivilce takıntıları ve bedeni beğenmeme
Sosyal TutumÇekingenlik, içe kapanma ve suskunluk
Zihinsel SüreçSürekli hayaller kurma ve yoğun endişe
Cinsiyet RolüKendi cinsiyet rolünü yeterli yansıtamama korkusu

Sağlıklı Bir Gelecek İçin Uzman Desteği

Kız çocukları genellikle 11-13 yaş aralığında, erkek çocukları ise 13-15 yaş aralığında ergenliğe adım atar. Bu dönemde yaşanan yoğun bedensel ilgi ve kaygılar genellikle 14 yaşından itibaren azalmaya başlar. Ergenlik döneminin sağlıklı yönetilmesi; bireyin yetişkinlikteki öz güveni ve başarısı için temel oluşturur.

Ebeveynlerin ve çocukların bu zorlu süreci en az hasarla atlatabilmesi için, gerektiğinde bir uzman desteği almaları ve profesyonel bir rehber eşliğinde ilerlemeleri büyük fayda sağlayacaktır.

Etiketler

Ergenlerde cinsel gelişim ve anne-baba yaklaşımları

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Eda Gökduman

Klinik Psikolog Eda Gökduman

Klinik Psikolog Eda Gökduman, 2001 yılında On Dokuz Mayıs Üniversitesi Psikoloji Bölümünden mezun olmuştur. Gelişim Üniversitesinde Klinik Psikoloji Yüksek Lisans eğitimini başarı ile bitirmiştir.  

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.