Depresyonla yaşamak

Depresyon, dünyadaki ölümcül hastalıklar sınıfında daima üst sıralarda bulunmuş ve bağımlılıktan mide, kalp sorunlarına kadar bir çok rahatsızlığın da belirleyicilerinden olmuştur. Bu açıdan depresyonun teşhis edilmesi ve önlenmesi büyük önem taşımaktadır.
Depresyon, çökkün duygudurumun yanı sıra düşünme, konuşma, davranış ve fizyolojik yetilerde olumsuz yönde değişimler ve ayrıca değersizlik hisleri, güçsüzlük, isteksizlik, karamsarlık ile seyreden bir hastalıktır.
Eğer aşağıdaki semptomlardan en az beş tanesini deneyimliyorsanız ve bu semptomlar en az iki haftadır devam ediyorsa bir uzmanla görüşmeniz gerekmektedir;
Çökkün duygudurum, hemen hemen her gün ve günün büyük bölümünde görülmektedir.
Hemen hemen her gün eskiden ilgilenilen tüm aktivitelere karşı ilgisizlik.
Diyet yapılmadığı halde belirgin biçimde (vücut ağırlığının %5inden fazla) kilo kaybı veya alımı
Neredeyse her gün uykusuzluk ya da aşırı uyuma
Neredeyse her gün psikomotor ajitasyon(artma) ya da reterdasyon(azalma)
Neredeyse her gün yorgunluk ve enerji kaybı hissetme
Neredeyse her gün değersizlik ya da aşırı suçluluk duyguları
Neredeyse her gün dikkati toplamakta güçlük çekme
Özyıkım, yaşamına son verme düşünceleri, plan yapma, girişimde bulunma
Depresyonu önlemek için herkese yönelik kesin bir reçete yoktur ancak kontrol etmek, kendini güçlendirmek, farkındalığı artırmak için destek almak en önemli adımdır.



