Doktorsitesi.com

Depresyon Nasıl İyileşir?

Klinik Psikolog Savaş Polat
Klinik Psikolog Savaş Polat
11 Eylül 2019111 görüntülenme
Randevu Al
Depresyon Nasıl İyileşir?

DEPRESYON NEDİR ?

Kendimi çok mutsuz hissediyorum. Çaresizim.Geleceğe dair bir umudum kalmadı.Hayat artık eskisi kadar güzel değil.Uyku haram oldu.Yediğimden içtiğimden tat alamıyorum.Konsantre olamıyorum,zihnimi toparlayıp işime,gücüme bakamıyorum.Kendimi çok yalnız hissediyorum...

Yukarıdaki belirtileri uzun süredir görüyor ve hissediyorsanız “depresyon”da olabilirsiniz.
Depresyondaki kişi yukarıda belirtilerin yanı sıra kendisi ve çevresiyle ile ilgili olumsuz duygular, düşünceler ve değerlendirmeler yapar. Bu duygu ve düşüncelerin temelinde yaşamdaki beklentilerimiz, ilişki problemlerimiz, içsel sıkıntılarımız, hayal kırıklarımız, üzüntülerimiz ve acılarımız vardır. İç dünyamızın yaşantılara karşı bir kapasitesi vardır ve bu kapasite aşıldığında depresyonu “bedenin ve zihnin alarm vermesi” olarak değerlendirebiliriz.
Depresyon yaşa, cinsiyete, genç, yetişkin ve yaşlılık durumuna göre değişiklik gösterebilmektedir. Şiddet derecesine göre ise hafif, orta ve ağır olarak adlandırılır. Kişinin yaşamış olduğu problemlerin iyi analiz edilmesi ve kendi yaşantısına özel çalışma yapılması en önemli husustur.

Depresyon tedavisinde ilaç tedavisi ve psikoterapi desteği en hızlı sonuç veren çalışmadır. İlaca ek olarak danışan ile sürdürülen Psikoterapi çalışmaları kaybolan isteksizlik, çökkünlük, iştahsızlık, umutsuzluk ve değersizlik problemlerinin ortadan kaldırılmasına imkân sağlamaktadır.

Etiketler

Depresyon nedirDepresyon tedavisiDepresyon terapisi

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Savaş Polat

Klinik Psikolog Savaş Polat

Uzman Klinik Psikolog Savaş POLAT, 1984 yılında Reşadiye’de doğmuştur. Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümünde lisans programını 2007 yılında başarıyla tamamlamıştır. Mezun olduğu yıldan itibaren kamu ve özel sektörde çeşitli kurumlarda psikolojik danışmanlık, eğitim ve seminer çalışmalarını sürdürmektedir. Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Bürosunda ve mahkemelerde bilirkişi-pedagog olarak görev almıştır.

İstanbul Esenyurt Üniversitesinde Klinik Psikoloji Yüksek Lisansını “Bağlanma Stilleri ve İlişkiye Yansımaları” konulu çalışması ile tamamlayarak Uzman Klinik Psikolog olmuştur. Psikoterapi Enstitüsü Genel Başkanı Uzman Dr. Tahir ÖZAKKAŞ tarafından verilen ve üç yıl süren,teorik-formülasyon-süpervizyon aşamalarından oluşan "Bütüncül Psikoterapi Eğitimini" başarı ile tamamlamıştır. DBE(Davranış Bilimleri Enstitüsü)’den EMDR “Göz Hareketleri ile Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşlemleme”Gaziosmanpaşa Üniversitesinden  "Aile Terapisi",CİSED( Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği)’den Cinsel Terapi Eğitimlerini almıştır. 

Mesleki tecrübesi ile almış olduğu eğitimleri birleştirerek oluşturmuş olduğu "Dinamik Yönelimli Bütüncül Psikoterapi" anlayışı ile çalışmalarını sürdürmektedir. Bütüncül Psikoterapi:içerisinde bir çok kuramı ve tekniği barındıran, teorik bilgiyi işe yararlılık perspektifinde entegre ederek danışanların gerçekliğini anlamaya çalışan ve her danışanın bireysel ihtiyacına göre süreci yeniden şekillendiren dinamik bir psikoterapi armonisidir. Bu psikoterapi armonisi "Klasik Psikanaliz, Bilişsel-Davranışçı Psikoterapi, Ego Psikolojisi, Nesne İlişkileri, Aktarım Odaklı Psikoterapi, Masterson Yaklaşımı, Kendilik Psikolojisi, İlişkisel Psikanaliz,Transaksiyonel Analiz,Varoluşçu Psikoterapi"gibi ekollerin parçalarından oluşan ve danışana özgü bir psikoterapi haline dönüşen dinamik bir yapıya sahiptir.
Aile ve çift terapisinde duygu odaklı yaklaşımı,kaygı bozukluklarında ise EMDR ve bütüncül yaklaşımı kullanmaktadır.

Psikoterapi Enstitüsü, EMDR  gibi mesleki etiğe ve gelişime katkı sunan derneklerde üyeliğini devam ettirmektedir.
Türk PDR Derneği Üyesi olan Uzm. Kl.Psk. Savaş POLAT , ''İçimizdeki Yabancı'' kitabının yazarıdır. Evli, iki çocuk babasıdır ve mesleki çalışmalarına Tokat ve İstanbul’da devam etmektedir.

U

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.