Doktorsitesi.com

Değişim Basamakları

Klinik Psikolog Miray Özcan
Klinik Psikolog Miray Özcan
4 Temmuz 2022119 görüntülenme
Randevu Al
Psikoterapi, sizce de günlük hayatımızda daha fazla duymaya başladığımız, birçok insanın hakkında fikir sahibi olduğu bir kavram haline gelmedi mi?
Değişim Basamakları

Psikoterapi, sizce de günlük hayatımızda daha fazla duymaya başladığımız, birçok insanın hakkında fikir sahibi olduğu bir kavram haline gelmedi mi? Filmlerden, dizilerden ya da bir tanıdığımızın tecrübesinden edindiğimiz bu bilgilerle bile bazen hakkında kanaat getirebiliyoruz. Bu bilgiler bizlere zaman zaman ışık tutsa da bazen de önyargılarımızın başlangıcını oluşturabiliyor. Oysaki bir psikoterapi sürecinin başarı ve devamlılığını etkileyen birden fazla parametre söz konusudur. Bu sebeple, her psikoterapi süreci tıpkı her insan gibi biriciktir. Danışanın hangi değişim aşamasında olduğunu belirlemek biz psikologlar için bireyin psikoterapi sürecinin nasıl ilerleyeceğine dair yol gösterici bir veridir. Bu yazımda psikoterapilerdeki değişim aşamalarından sizlere bahsetmemdeki amaç; eğer bir psikoterapi sürecindeyseniz aşamalara kısaca göz attıktan sonra bulunduğunuz basamağı değerlendirebilmeniz olacaktır. Değişim ve gelişim için hem danışanın hem de terapistin aynı ortak hedef doğrultusunda ilerlemesi süreci olumlu bir şekilde etkileyecektir. Acaba sizler değişimin hangi basamağındasınız?

1) Tasarlama Öncesi Dönem Bireyin sorununa yönelik farkındalığı ya hiç yoktur ya da çok azdır. Davranışlarını değiştirmeye dair niyeti yoktur. Genellikle terapi sürecine başkaları yönlendirir. 'Bence benim herhangi bir sorunum yok.

2) Tasarlama Dönemi Kişi bir sorunu olduğunun farkındadır. Ancak harekete geçmeye hazır değildir. Bu aşamada çok uzun kalınabilir. 'Bir sorunum var ve bunu halletmem gerektiğini düşünüyorum'

3) Hazırlık Dönemi Kişi sorununun farkındadır. Sorunu değiştirmeye niyetlidir. Bu konuda bazı davranışçı adımları vardır.

4) Eylem Dönemi Sorun çözümü için davranışlarını, deneyimlerini, çevrelerini değiştirirler. Bunun için zaman enerji ve para harcarlar. Ancak değişimin uzun süreli olması önemlidir. 'Değişmek için çok uğraşıyorum ve bir şeyler yapıyorum.'

5) Sürdürme Dönemi Davranış değişimi tek başına yeterli değildir. Sürdürülüyor olması gerekmektedir. Terapi seansları sonlansa bile kontrol seansları düzenlenir. Burada bahsedilen sonlandırma; sorunların sıfırlanması değil, günlük hayattaki işlevselliğin kazınılmış olması ve kişinin yaşadığı durumu yönetebiliyor olmasıdır.

6) Geri Dönme Belirtilerin geri gelmesi ile eski duruma geri dönme. Sorunların tekrarlanması. Sorunlar elbette ki tekrarlanacak, kişi önceki terapi süreçlerinde öğrendikleri ile bunların üstesinden gelebilir, gelemediği anlarda tekrar yardım alması çok normal bir durumdur. Umutsuzluğa kapıldığı anlarda bunu kendisine hatırlatarak terapistti ile iletişime geçiyor olması çok önemlidir. Sizin de tahmin edeceğiniz gibi verimli bir psikoterapi süreci için danışanın en azından Hazırlık döneminde olması önem arz etmektedir. Eylem dönemi ile sorun üzerinde çalışmaya başlanır. Sürdürme dönemi ile değişim içselleştirilir. Hayat sürecinde karşılaştığımız her şey gibi sorunlarımızla da birçok kez karşılaşacağız bu noktada terapi sürecinde edindiğimiz kaynaklarımız ve işlevsel başa çıkma stratejilerimizle bu sorunların üstesinden gelebiliriz. Ama hayat her zaman bu stratejileri yürütebileceğimiz anlardan oluşmaz. Bu noktada tekrar yardım almak aklımıza getirmemiz gereken en önemli başa çıkma stratejisidir. Bizleri başarısızlık, umutsuzluk, yenilgi gibi yoğun ve olumsuz hislere sürüklemesine izin vermeden...

Etiketler

PsikoterapiEylem DönemiSürdürme Dönemi

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Miray Özcan

Klinik Psikolog Miray Özcan

2018 yılında Özyeğin Üniversitesi Psikoloji bölümünden yüksek onur derecesi ile mezun oldum. Lisans eğitimim sırasında Denizli Devlet Hastanesinin çocuk poliklinikleri ve AMATEM bölümünde, Servergazi Devlet Hastanesinin polikliniği ve Toplum Ruh Sağlığı Merkezinde (TRSM) staj yaptım. Stajların yanı sıra Özyeğin Üniversitesindeki lisans eğitimim sırasında yürüttüğümüz proje kapsamında dezavantajlı lise öğrencilerini üniversite sınavına hazırladığımız projemiz kapsamında dil anlatım ve edebiyat dersleri verdim. Aynı zamanda okulumuzun psikoloji kulübüyle aktif olarak çalışıp psikoloji günleri düzenledim. Her biri alanında çok değerli hocalarımız ile buluştuğumuz çeşitli seminer ve atölyelerin düzenlendiği bu etkinlikler teorik bilgilerle donandığımız lisans günlerimizde pratik bilgiler edinmemize yardımcı oldu. Yine Özyeğin Üniversitesinde lisans okurken okulumuzun vakfı tarafından gerçekleştirilen sosyal sorumluluk projesi ile Van, Tatvan, Bitlis bölgelerindeki ilkokul ve ortaokul öğrencilerine dokunduğumuz bir proje gerçekleştirdik. Lisans eğitimimi tamamlarken kapsamlı teorik bilginin yanında bizi her açıdan geliştiren bu deneyimleri yaşamak sadece meslek hayatım için değil aynı zamanda kişisel gelişimim açısından da bana birçok şey kattı. Tabii ki insanla birebir temasın var olduğu böylesine zor, bir o kadar da keyifli olan bu mesleğin sadece teorik bilgilerle yürümeyeceğinin farkındaydım. Psikoloji bilimi sürekli gelişen ve değişen dinamikleriyle hayat boyu okuma, yazma ve en önemlisi merak duygusu ile araştırmanın devam ettiği bir meslek dalıdır. Bu sebeple, hayatlarına dokunacağım danışanlarım karşındaki sorumluluk hissim ve sürekli üzerine bir şeyler koyarak kendimi geliştirme arzum Acıbadem Üniversitesinde yüksek lisans sürecimi başlattı. 2021 yılında mezun olduğum yüksek lisans eğitimim sırasında oldukça farklı deneyimleri tecrübe etme fırsatı yakaladım. Bunlardan kısaca bahsetmek gerekirse, alanlarında oldukça yetkin olan hocalarımızdan aldığımız dersler ve onların pratik deneyimleri, yürüttüğümüz projeler, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde kadın/erkek yataklı servisleri ve TRSM klinik stajım, Acıbadem Üniversitesi bünyesinde yürüttüğümüz yüz yüze danışan seanslarımız ve ekollerimiz yönelimde bu seansları süpervizörümüz ile değerlendirdiğimiz ve pratiğimizi geliştirdiğimiz dolu dolu bir programla yüksek lisans eğitimini tamamladık. Bu süreçte seanslarımda ağırlıklı olarak uyguladığım ‘Bilişsel Davranışçı Terapi’ yönelimli psikoterapi eğitimini, The International Society of Schema Therapy (ISST) onaylı Şema Terapi temel eğimini ve EMDR terapisi eğitimini tamamladım. Son olarak, sağlıklı beslenme takıntısı olarak tanımlanan ‘Ortoreksiya Nervoza’ eğiliminin etiyolojisini araştırmak üzere yazdığım tezimle birlikte keyif alarak okuduğum Acıbadem Üniversitesi’ndeki Klinik Psikoloji yüksek lisans deneyimim sonlanmış oldu. Tezimi yazarken de araştırmaktan çok keyif aldığım yeme bozukluklarına dair merakım bu alanda kendimi geliştirme isteğimi daha da arttırdı. Bu sebeple, bireylerin yeme tutumları ve bozukluklarına spesifik müdahaleler yapabilmek adına Psikodiyet Akademiden eğitim aldım. Bunun haricinde kaygı bozuklukları, depresyon, panik bozuklukları, özgüven problemleri, sosyal fobi, sınav stresi, obsesif kompulsif bozukluk, travma sonrası stres bozukluğu, ilişki problemleri ve iş hayatında yaşanan problemler gibi birçok psikopatolojiyle de çalışmaktayım.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.