Doktorsitesi.com

Çocukluk Çağı Depresyonu

Klinik Psikolog Damla Kankaya
Klinik Psikolog Damla Kankaya
19 Ekim 202287 görüntülenme
Randevu Al
“Son zamanlarda çocuğunuzun içe kapandığını gözlemlediğiniz oldu mu? Ya da çocuğunuzun ani duygu değişimleri olduğunu? Çocuğunuzun okula gitme istemediği ve ya kusma, karın ağrısı gibi belirtiler gösterdiği olmuş muydu? Ölüm korkusu yaşadığına şahit oldunuz mu?”
Çocukluk Çağı Depresyonu

Çocukluk Çağı Depresyonu

 

“Son zamanlarda çocuğunuzun içe kapandığını gözlemlediğiniz oldu mu? Ya da çocuğunuzun ani duygu değişimleri olduğunu? Çocuğunuzun okula gitme istemediği ve ya kusma, karın ağrısı gibi belirtiler gösterdiği olmuş muydu? Ölüm korkusu yaşadığına şahit oldunuz mu?”

 

      Çocukluk çağı depresyonu; çocuklarda ve ergenlik dönemindeki gençlerde sıklıkla görülebilen, çocukların ve ergenlerin kendini mutsuz ve üzgün hissetmesi, sevilmeyen bir çocuk olduklarını düşündükleri ciddi bir psikolojik rahatsızlıktır.

     Depresyonu her ne kadar genellikle yetişkinlerin yaşadığı düşünülse de, depresyon çocuklarında yaşadığı bir rahatsızlıktır. Çocukluk çağı depresyonu, doğumdan 6 ay sonra ortaya çıkmakta ve ilerleyen yaşlarda giderek artış göstermektedir. Çocukluk depresyonu okul öncesi dönemde ki her yüz çocuktan birinde, ergenlik dönemindeki her yüz çocuktan 8’inde görülmektedir. Son yıllarda çocukluk çağı depresyonunda görülen artışların ardından, bu tip depresyonun ciddiyeti kavranmış ve psikoloji biliminin bir alanı olarak kabul görmeye başlanmıştır.
 

     Çocukluk çağı depresyonu, bebeklik dönemlerinde görülmeye başlayabilir. Bu durum anne yoksunluğundan kaynaklanabilir. Bebeklerin doğduktan sonra anneleriyle göz teması ve tensel temas kurmaları güven duygusunun gelişimi için çok önemlidir. Anne yoksunluğu çocuklarda bu bağın kurulmasında sorunlar oluşmasına ve depresyon belirtileri görülmesine sebep olur. Güven duygusunun gelişmemesi kişilerin yetişkinlik dönemlerde de depresyona girmesine sebep olabilir.


       Çocukluk çağı depresyonları, ebeveynleri boşanan çocuklarda sıklıkla görülmektedir. Bu durumlarda çocuklar ailelerinin onlar yüzünden boşandıkları gibi yanlış bir düşünceye kapılabilirler. Ayrıca bir ebeveynle kalırken, diğer ebeveynin onu unutacağı ve sevmeyeceğini endişesini de taşırlar. Bir diğer çocukluk çağı depresyonu nedenlerin biri kardeş sahibi olmaktır. Bu durum ilk ve tek çocuklarda daha sık görülmektedir. Kardeş sahibi olan çocuklar kardeşlerini yaklaşmama, şiddet gösterme gibi davranışlarda bulunabilirler ya da tam tersine çok seviyor gibi görülüp fiziksel olarak depresyon belirtileri gösterebilirler.

       Çocukluk çağı depresyonu, kronik bir hastalığa sahip çocuklarda da görülebilmektedir. Çocuğun evinden ayrı kalması ve hastaneye yatması depresyon belirtileri göstermesine sebep olabilir.

       Çocukluk çağı depresyonu, okulda başarı sağlayamayan çocuklarda da sıklıkla görülmektedir.

 

       Okul dönemindeki çocuklar, aile dışındaki çevreden de etkilenmeye başlarlar. Arkadaşlarının ve öğretmenlerinin davranışları ve sözleri çocuklar üzerinde oldukça etkilidir. Okul dönemi 7-11 yaş arası dönemi kapsamaktadır. Okul dönemi çocuklarında görülen depresyon belirtileri şunlardır:

  • Okula gitmek istememe
  • Karın ağrısı, mide bulantısı gibi fiziksel şikayetler
  • Ani duygu değişiklikleri, öfke nöbetleri
  • Aile ve arkadaşlarla iletişim kurmak istememe, içi kapanma
  • Alkol ve madde kullanımına eğilim
  • Ölüm korkusu

        Anne veya babanın kaybını yaşayan çocuklar için ise bu dönemde sevdiği kişilerden destek  görmeli, bu desteğin yetmediği yerlerde profesyonel bir desteğe başvurulmalıdır.

       Çocukların depresyon süreci geçmiyor ise mutlaka bir doktora başvurulması ileriki yaşamlarında sıkıntılar yaşamamaları açısından oldukça önemlidir.

 

 

UZM. PSK. DAMLA KANKAYA SÜNTEROĞLU

PSİKOLOG AYŞE GÖKOĞLU

Etiketler

Depresyon nedirÇocuklarda depresyon

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Damla Kankaya

Klinik Psikolog Damla Kankaya

Uzm. Psk. Damla KANKAYA, Almanya doğmuştur . PsikoTerap-İST Eğitim ve Danışmanlık Merkezi`nin İstanbul ve Antalya şubelerinin kurucusudur.
Lisans öncesi eğitimini (ilk, orta ve lise) Nürnberg'de tamamlamıştır. Ardından başlamış olduğu Beykent Üniversitesi Psikoloji Bölümünden "Onur Öğrencisi" olarak mezun olmuş ve Psk. unvanı almıştır. Üniversite eğitimi süresince birçok ulusal kongre ve üniversite seminerlerine katılım göstermiştir. Birçok sosyal sorumluluk projesinde ve Beykent Üniversitesi Psikoloji Kulübünde asil üye olarak aktif görev yapmıştır. Ve Lisans eğitimi sırasında, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi, Sana Klinik Hastanesi (Almanya) stajyer psikolog olarak birçok kurum ve hastanede staj yapmış ve kendini geliştirmeyi hedeflemiştir.
Mezuniyetini takiben aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsü Klinik Psikoloji yüksek lisans eğitimine başlamış ve "Klinik Psikolog" olarak yüksek lisans derecesini tamamlamış ve "Evli bireylerde Cinsel Doyum Ve Aldatma Eğiliminin İlişkisi" adlı tez çalışmasını yayınlamıştır. Okan Üniversitesi Klinik Psikoloji Doktora Programının Tez aşamasındadır.
2014 yılında Özel Olimpos Hastanesi- Antalya'da Psikolog olarak görev yapmıştır. Kurumsal Şirketlere yönelik Endüstriyel Psikoloji alanında danışmanlık vermektedir. Birçok Yurtiçi ve Yurtdışı Eğitimlerde Sunum ve Kongrelere Konuşmacı ve katılımcı olarak çalışmalarına devam etmektedirPsikoTerap-İST Eğitim ve Danışmanlık Danışmanlık Merkezi’nde yetişkinlere yönelik; Bireysel, Cinsel, Aile ve Çift Terapileri alanlarında hizmet sunmaktadır. İyi derecede Almanca, İngilizce ve Fransızca bilmektedir. Türk Psikologlar Derneği (TPD) üyesidir.
Ayrıca lisans eğitimi esnasında, Goodenough Harris Bir İnsan Çiz Testi, Bender Gestalt Görsel Motor Algılama Testi, Luisa Duss Psikanalitik Öykü Tamamlama Testi, Peabody Resim- Kelime Testi, Metropolitan Okul Olgunluğu Testi, Kent E.G.Y Testi, Catel 2A Zeka Testi, Cinsel Terapi Eğitimi, MMPI, WISC-R, BDT Eğitimi (Prof. Dr. Hakan TÜRKÇAPAR) , Temel Hipnoz ve İleri Hipnoz Eğitimi (Dr.Mehmet KARAV),Rorschach Eğitimi (Prof. Dr. Kadir ÖZER) ve Aile ve Çift Terapisi Eğitimlerini tamamlamıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.