Çocuklarda Öfke Kontrolü

‘Çocuğum çok öfkeli veya çok agresif davranıyor’ gibi cümlelerin öncesinde öfkeyi anlamak aslında duyguları anlamak gerekiyor. Öfke kişinin hayatında oluşan olaylara veya kendisine yönelik rahatsız edici davranışlara karşı geliştirdiği bir savunma mekanizmasıdır. Bazı noktalarda ve belli dozlarda öfke duygusunu hissetmek insan için olması gereken bir durumdur. Öfkeyi yok etmeye çalışmaktansa onu doğru yönlendirme ve ifade etmeyi öğrenmek kişinin kendini korumasına fayda sağlar. Her duygu gibi öfke de otomatik olarak ortaya çıkar. Kişi beklediğine ulaşamadığında öfkelenmeye yatkındır.
Örneğin değer bir kişi değer görmek istiyorsa değer görmediğini hissettiği bir yerde öfke duygusunu hissedebilir. Ancak bu her insanda aynı ilerlemez bazı insanlar bu gibi durumlarda öfke hissederken bazıları ise sadece içsel bir üzüntü hisseder ve konunun üzerini kapamaya çabalar. Tam bu noktada aynı yetişkinlerde olduğu gibi çocuklarda da aynı durumlara farklı tepkiler görmemiz oldukça olağan bir durumdur. Çocuklardan bir duruma aynı tepkiyi vermelerini beklemek çok da adil bir beklenti değildir. Nasıl ki bizler başka insanlar ile aynı tepkileri vermek zorunda değilsek çocuklar da tam olarak bizim beklediğimiz tepkileri vermek zorunda değiller. Yani onları öncelikle oldukları kişi olarak kabullenmeli ve bu şekilde değer vermeliyiz.
Özellikle çocuklar konuşmayı öğrenene kadar yaşadıkları duyguları davranışlarıyla ifade ederler bu sebepledir ki kendini yeteri kadar ifade edemeyen çocuklar vurma gibi davranışlar sergilerler. Ancak bu problemler genellikle çocuğun kendini ifade etmeye başlaması ise birlikte çözülmektedir.
Ebeveynler öncelikle çocuğun öfke duygusunu anladıklarını belli ettiklerinde ve çocuğun öfke duygusunu ifade etme yollarını doğru gösterdiklerinde veya onlara model olduklarında bu problem çok fazla büyümeden çözüme ulaşmış olurlar.
Peki çocuklar neden öfkelenir? Aslında bu sorunun cevabını yazının başında vermiştik. Yetişkin veya çocuk fark etmeksizin beklentilerine ulaşamadığında, engellendiğinde veya tehdit altında hissettiğinde öfkelenmeye meyillidir. Ancak genel olarak öfkeyi doğuran sebeplerden örnekler verebiliriz.
Ebeveynlerin gerçekçi olmayan beklentileri bazen çocukların potansiyellerini aşabiliyor ve bu beklentiyi karşılayamamak çocuklarda öfkeye sebep olabiliyor. Çocukların inandıkları şeyler küçümsendiğinde, çocuk fiziksel, cinsel veya sözel şiddete maruz kaldığında, çocukların duygu ve düşünceleri yok sayıldığında veya baskılandığında, çocuğun yaptıklarına sürekli olumsuz yorumlama yapıldığında veya aile içinde iletişim problemleri olduğunda genellikle çocuklarda öfke duygusu ortaya çıkıyor ve her çocuk yaşadığı bu öfkeyi farklı şekillerde dışarı yansıtıyor.
Peki her öfke problem midir? Hayır. Kesinlikle her öfke duygusu problem değildir. Çocuk her öfkelendiğinde bir problem var diye çözüm aramaya gerek yoktur çünkü öfke gayet doğal bir duygudur. Bazen çocuklar öfkelerini nasıl ifade edeceklerini bilemezler ve saldırgan tavırlar sergilemeye, kendilerine, başkalarına veya eşyalara zarar vermeye başlarlar, duygunun yoğunluğu ile başa çıkamayarak öfke nöbetleri geçirmeye başlarlar ve bu durumlar her gün çok sık yaşanmaya başlarsa ve bu durumlar azalmak yerine artarak devam ediyorsa bu noktada bir problem olduğunu söyleyebilir ve bir uzmandan destek alabiliriz.
Öfke duygusunu kontrol edemeyen çocuklara nasıl davranmalı ve nasıl tepkiler vermeliyiz? Öfke duygusunun yoğun olduğu anlarda çocuklar sizleri dinlememekte ısrarcı olabilirler bu durumlarda çocuğa bağırmak ve onu bastırmaya çalışmak kullanışlı bir yol değildir. Bu durumlarda onun yanında olduğunuzu ve sakinleştiği zaman sorununa yardımcı olabileceğinizi söylemek ve sabırla beklemek çok daha doğru bir yol olacaktır.
Çocuk sakinleşmeye başladığı ilk anda onunla konuşmak ve sorununu anlamaya çalışmak çocuğun daha hızlı bir şekilde sakinleşmesine ve sorunu konuşarak çözmeye çalışmasına yardımcı olur. Çocuklardan öfkelerini kontrol etmesini beklerken aynı zamanda bizler de onların karşısında öfkemizi daha doğru ifadeler kullanarak dışa vurmamız ve onlara iyi bir model olmamız gerekmektedir. Özellikle öfke nöbeti anında sırf ortalık yatışsın diye istediğini yapmak bu nöbetlerin devam etmesine sebep olur. Bu sebeple ebeveyn kararlı olmalı ve ağladığı için istediğini yapmaktansa, o isteğini sakince dile getirdiğinde yapmalıdır. Böylece çocuğumuza sakin bir dille, pozitif bir iletişim kurmanın bizler için çok daha faydalı olduğu ve ancak böyle kendimizi doğru ifade edebileceğimizi de aşılamış oluruz. Öfke nöbetlerine kendi içinizde çözüm bulamadığınız durumlarda bir uzmandan destek alarak ilerlemek aranızdaki iletişim problemi büyümeden sorunu çözmeye yardımcı olur.




