Çocuklarda antibiyotik kullanımı

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Antibiyotikler Nedir ve Nasıl Çalışır?
Antibiyotikler, vücuttaki bakteri enfeksiyonlarını tedavi etmek amacıyla kullanılan, yüzlerce çeşidi bulunan ilaçlardır. 1940'lı yıllarda penisilin keşfedildiğinde, o döneme kadar enfeksiyonlar nedeniyle yaşanan ölümleri durdurduğu için bir mucize olarak kabul edilmiştir. Günümüzde bu ilaçlar, enfeksiyonun türüne, şiddetine ve bölgesine göre farklı formlarda (ağızdan, damardan, enjeksiyon, damla veya krem) uygulanmaktadır.
En kritik nokta, antibiyotiklerin yalnızca bakteriler üzerinde etkili olmasıdır; virüslere karşı hiçbir etkisi yoktur. Bu nedenle her hastalıkta antibiyotiğe başvurmak bilimsel bir yaklaşım değildir.
Antibiyotikler Ne Zaman ve Nasıl Kullanılmalı?
Antibiyotik kullanımı mutlaka doktor denetiminde gerçekleştirilmelidir. Doğru tedavi için öncelikle tanının netleşmesi gerekir. Örneğin, sadece yüksek ateşi düşürmek için değil, bakteriye bağlı bir boğaz enfeksiyonunu iyileştirmek için reçete edilmelidir.
Akılcı antibiyotik kullanımı için şu kurallara uyulmalıdır:
- Doktorun belirlediği uygun ve etkin dozlarda kullanılmalıdır.
- Tedavi süresi tamamlanmalı; yarım bırakılan tedavilerden kaçınılmalıdır.
- Bakteri direncini kırmak için bazen yüksek dozajlı ancak kısa süreli tedaviler tercih edilebilir.
Çocuklarda Antibiyotik Kullanımı ve Dikkat Edilmesi Gerekenler
Çocuklarda görülen üst solunum yolu enfeksiyonlarının (ÜSYE) %80'i viral kaynaklıdır. Bu vakalarda antibiyotik kullanımı endike değildir; tedavi dinlenme, sıvı alımı ve semptom giderici doğal yöntemlerle yönetilmelidir.
Antibiyotik Gerektirmeyen Durumlar
- Alerjik Durumlar: Alerjiye bağlı uzamış burun akıntıları ve öksürüklerde antibiyotik gerekmez.
- Kulak İltihapları: Amerikan Pediatri Akademisi, çoğu kulak iltihabının virüslere bağlı olduğunu belirtmektedir. Çok ağır seyretmeyen vakalarda "iki gün bekleme kuralı" uygulanarak gereksiz ilaç kullanımının önüne geçilebilir.
- Viral Boğaz İltihapları: Boğaz enfeksiyonlarının büyük çoğunluğu virüs kaynaklıdır ve antibiyotiksiz iyileşebilir.
Koruyucu Antibiyotik Kavramı ve Riskleri
Geçmişte daha sık telaffuz edilen koruyucu antibiyotik kavramı, günümüzde yalnızca çok kısıtlı ve ciddi durumlarda (bağışıklık sistemi yetersizliği, menenjit veya tüberküloz teması gibi) geçerlidir. Üst solunum yolu hastalıklarında koruyucu amaçla antibiyotik kullanmak, faydadan çok zarar verir ve dirençli bakteri oluşumuna zemin hazırlar.
Bakteri Direnci Nedir? Neden Tehlikelidir?
Bakteriler, hayatta kalmak için antibiyotiklere karşı savunma mekanizmaları geliştiren oldukça "akıllı" organizmalardır. Toplumda antibiyotik kullanımı arttıkça, bakterilerin bu ilaçlara karşı direnci de o oranda artar. Özellikle yanlış, eksik veya gereksiz kullanım, mevcut antibiyotiklerin etkisiz kalmasına neden olarak tıp dünyasını sürekli yeni ilaçlar üretmeye zorlamaktadır.
Viral ve Bakteriyel Enfeksiyon Ayrımı Nasıl Yapılır?
Bir enfeksiyonun kaynağını belirlemek için doktorlar birçok veriyi bir arada değerlendirir. Bu süreçte şu kriterler rol oynar:
| Kriter | Değerlendirme Yöntemi |
|---|---|
| Klinik Veriler | Hastanın yaş grubu, semptomlar ve çevredeki salgın durumu. |
| Laboratuvar | Bakteri ve virüsleri ayırt eden özel antijen testleri. |
| Klinik Tecrübe | Doktorun muayene sırasındaki gözlemi ve değerlendirmesi. |
| Bekleme Stratejisi | Tanı netleşene kadar (yaklaşık 2 gün) hastanın takip edilmesi. |
Antibiyotiklerin Olası Zararları ve Yan Etkileri
Her ilaçta olduğu gibi antibiyotiklerin de bir yarar-zarar analizi yapılmalıdır. Bilinçsiz kullanımın başlıca zararları şunlardır:
- Bağırsak Florası: Vücuttaki yararlı bakterileri yok ederek sindirim dengesini bozar.
- Fırsatçı Enfeksiyonlar: Mantar enfeksiyonlarının oluşmasına yol açabilir.
- Alerjik Reaksiyonlar: Cilt döküntülerinden ağır tablolara kadar değişen alerjiler görülebilir.
- Hijyen Hipotezi: Fazla antibiyotik kullanımının çocuklarda astım ve alerjik hastalık riskini artırdığı düşünülmektedir.
- Toplumsal Direnç: Hem bireyde hem de toplumda dirençli bakteri gelişimini tetikler.
Türkiye ve Dünyada Antibiyotik Kullanım Alışkanlıkları
Türkiye'de antibiyotik kullanımı maalesef kültürel bir alışkanlık haline gelmiştir. "Hastalığı başından vurmak" düşüncesiyle viral hastalıklarda dahi antibiyotik talep edilmektedir. Yapılan bir çalışma, ÜSYE tanısı alan hastaların %80'ine, kulak iltihabı olanların ise %100'üne antibiyotik reçete edildiğini göstermektedir.
Dünyada ise durum farklılık göstermektedir:
- Avrupa ve ABD: Antibiyotik yalnızca reçete ile satılır. Almanya gibi ülkelerde "bekle ve gör" prensibi yaygındır.
- Güney Avrupa: Yunanistan ve Portekiz gibi ülkelerde reçetesiz satış nedeniyle kullanım oranları ve direnç daha yüksektir.
- Eğitim: Avrupa Birliği'nde ortaokul düzeyinde bile antibiyotik direnci eğitimi verilmektedir.
Sonuç: Akılcı Antibiyotik Kullanımı
Antibiyotikler hayat kurtarıcıdır ancak doğru zamanda ve doğru dozda kullanılmalıdır. Toplum sağlığını korumak adına eczacıların veya hasta yakınlarının tavsiyesiyle ilaç kullanılmamalı, mutlaka uzman bir doktorun muayenesi beklenmelidir. Özellikle grip (influenza) mevsiminde doğru teşhis, binlerce gereksiz antibiyotik kullanımını engelleyecektir.
Dr. Beril Bayrak Bulucu



