Doktorsitesi.com

ÇOCUKLARDA ALT ISLATMA (ENÜREZİS)

Klinik Psikolog Zehra Binici Tekin
Klinik Psikolog Zehra Binici Tekin
7 Mart 20131741 görüntülenme
Randevu Al
ÇOCUKLARDA ALT ISLATMA (ENÜREZİS)

ÇOCUKLARDA ALT ISLATMA (ENÜREZİS)

Çocuklarda Alt Islatma diğer adıyla Enürezis Nokturna, 5 yaşından büyük çocukların, uyku sırasında, tekrarlayıcı nitelikte, istemsiz idrar kaçırması, bu davranışın üç ay süre ile en az haftada iki kez ortaya çıkması, tıbbi bir hastalığa bağlı olmaması olarak tanımlanır.


ALT ISLATMA NEDİR?

Enürezis terimi, Yunanca “idrar yapmak” (enourein) sözcüğünden gelmektedir. Tıbbi terminolojide idrar kaçırmayı (yatağı ıslatma) tanımlamak için kullanılmaktadır. Nokturna ise “gece”yi ifade etmektedir. Normal gelişimleri sırasında çocuklar, genellikle 2-3 yaşları arasında mesane kontrolünü kazanmaya başlarlar. Gece kontrolü ise genellikle üçüncü ya da dördüncü yıllar arasında tamamlanmaktadır. 

Enürezis Nokturna (EN), Amerikan Psikiyatrik Bozuklukların Tanı ve Sınıflandırmasının en son düzenlemesindeki (DSM-IV) tanı ölçütlerine göre; 5 yaşından büyük çocukların, uyku sırasında, tekrarlayıcı nitelikte, istemsiz idrar kaçırması, bu davranışın üç ay süre ile en az haftada iki kez ortaya çıkması, okul ya da sosyal yaşantı ile ilgili sıkıntı nedeni  olması ve bu durumun tıbbi bir hastalığa bağlı olmaması olarak tanımlanır. 

 

Kimi aileler için içinden çıkılmaz bir sorun, kimileri için ciddi bir bunalım sebebi oluşturur çocuğunun altını ıslatması. Serin kanlı olmak gerek. Uygulanan yöntemler işe yaramasa bile çocuk belli bir sürenin sonunda mutlaka mesane kontrolünü sağlayacaktır. Yapılan çalışmalar, genç kız veya delikanlılık çağlarında da aynı sorunu yaşamaya devam eden çocukların çk çok nadir olduğunu, bunların da önemli bir bölümünün yapısal bozukluklara bağlı olduğunu göstermiştir.

Sabırlı olun. Telaşa kapılmak  her zaman geciktiricidir. Çocuğunuzu karşınıza alıp konuşun. Bu durumun en az sizin kadar onun da canını sıktığını aklınızdan çıkarmayın. Sorunun çözümünde çocukla işbirliği büyük önem taşır. Kesinlikle sert davranmayın ve suçlayıcı olmayın. Çocuğu rencide edecek, alaya alacak cümleler sarf etmek, diğer yaşıtlarıyla karşılaştırmak, süreci daha da çapraşık bir hale dönüştürür. Çocuğunuza onu çok sevdiğinizi, fakat yatak ıslatmanın giderilmesi gereken bir sıkıntı olduğunu anlatın. Eğer sizin de çocukluk döneminize ait benzer bir öykünüz varsa onunla paylaşın. Bu, çocuğunuzun özgüvenini oldukça kuvvetlendirecektir.

 

ALT ISLATMANIN SEBEPLERİ

Yaşamakta olduğu stresin dışa vurumu olabilir alt ıslatma.

Korkulardan, zorlayıcı yaşam olaylarından, ameliyatlardan sonra alışılmadık dayak ve cezalardan sonra alt ıslatma başlayabilir.

Ailede ölümler, geçimsizlikler, aile içi şiddet, boşanma süreci, hastalıklar gibi yaşam olaylarının çocukta yaşattığı stres alt ıslatmaya neden olabilir.

Ailenin aşırı bir şekilde koruyucu, hoşgörülü olması ya da bu durumun tersine, çocuğu ile ilgilenmemesi, onun varlığını önemsememesi çocukta alt ıslatma davranışına yol açabilir.

Uygun olmayan tuvalet eğitiminin alt ıslatmaya zemin hazırladığı düşünülmektedir. Tuvalet eğitimine erken başlanması, eğitimde sert tutumlara maruz kalma sebebiyle yaşanan güçlüklerle ortaya çıkan inatlaşmalar ve tuvalet eğitimine geç başlanmasının alt ıslatmaya neden olabileceği düşünülmektedir.

Tuvalet eğitimini başarıyla tamamlamış bir çocuk, bir kardeşi olduğu zaman alt ıslatmaya başlayabilir.Bu durum, kardeş kıskançlığının neden olduğu bir geri dönüş davranışıdır.

Genetik nedenler; yani ailede herhangi birinde kalıtımsal olarak alt ıslatmanın olması.

Derin uyku hali sonucunda, gece tuvalete gidememe.

 Mesane fizyolojisindeki problemler

Bedensel nedenler olabilir. Altını ıslatan çocukların %2-3'ünden şeker hastalığı, böbrek hastalıkları, mesane hastalıkları gibi sorunlar saptanmaktadır.

 

ALTINI ISLATAN ÇOCUKLARDA GÖRÜLEN PSİKOLOJİK SORUNLAR

Gece altını ıslatan çocukların bir kısmı kendiliğinden düzelecektir ancak çocuğa ve aileye sıkıntı vermesi, çocuğun kendine güvenini azaltabilmesi, birlikte başka davranış ve duygulanım sorunlarının olabilmesi nedeniyle tedavi önerilmektedir. Tedaviye başlamadan önce uzman ve gece altını ıslatma konusunda tecrübeli bir hekim tarafından çocuğun detaylı fiziksel muayenesi yapılmalı, idrar kaçırmaya yol açabilecek diğer tüm nedenler gözden geçirilmelidir. 
Çocuklara altını ıslatmadan çok,  ailelerinin ve toplumun yanlış tutumları zarar vermektedir.  Altını ıslatan çocukların çoğunda fiziksel bir neden yoktur. Bu nedenle ayrıntılı bir öykü çoğu zaman fizyolojik altını ıslatmanın olup olmadığı konusunda bilgi verir. Bu noktada altını ıslatan çocukta " küçük mesane" ya da uykudan uyanamama sorunumu olduğunun aydınlatılması önemlidir. Altını ıslatan çocukların büyük çoğunluğunda bir ruhsal sorun yaşanabilmektedir. Bir ruhsal sorundan sonra altını ıslatma yaşanıyorsa çocuğun yaşamındaki stresörlerin ne olduğuna ve çocuğa neler yaşattığına bakmak gerekir. Kardeş kıskançlığı sonucu gelişen davranışsal gerileme çocuklarda gece altını ıslatmaya neden olabilmektedir. Altını ıslatma yakınması ile uzmana getirilen çocuklar da gündüz altına kaçırma, kabızlık, zor ve acil idrar yapma, çok idrar yapma, kafa travması geçirme, idrarla birlikte kaka kaçırma, horlama ve gece ağızdan nefes alma okul başarısızlığı, korku, içe kapanıklık görülebilir

GECE ALTINI ISLATAN ÇOCUKLARDA HANGİ AŞAMADA HEKİME BAŞVURMAK GEREKİR?
Gece altını ıslatan çocuklarda
• Altını ıslatmadığı uzun bir dönemden sonra ani olarak başladıysa,
• Gündüzde altını ıslatıyorsa,
• Kabızlık ya da kaka ile altının kirlenmesi de mevcutsa,
• İdrar yaparken ağrı duyuyorsa,
• Bir günde 7 den fazla sayıda idrara çıkıyorsa
• Tuvalete koşarak ya da son dakikada gidiyorsa,
• İşeme sayıları haftada 2 den fazla ve gecede 1 den fazla ise, 
• Gece içinde işemesi az miktarda ancak fazla sayıda is
ailenin en kısa zamanda bir hekime ve psikologa  başvurması gerekmektedir.

 

ALTINI ISLATAN ÇOCUĞANASIL YAKLAŞILMALI
Altını ıslatmanın kendisinden çok, bu çocuklara ailelerin ve toplumun yanlış tutumları zarar vermektedir. Bunların içinde en tehlikelisi cinsel bölgelere yönelik cezalandırma girişimleridir. Bu tür tutumlar, çocuklar üzerinde etkisi ömür boyu sürecek izler bırakmaktadır. 
Altını ıslatan çocukların fizyolojik bir gelişme gecikmesi yaşadığı ve ailenin temel görevinin çocuğun benlik saygısı zedelenmeden bu sorunu atlatmasını sağlamak olduğu unutulmamalıdır. Bu nedenle altını ıslatan çocukların en geç 6 yaşında konuyla ilgilenen bir çocuk hekimi tarafından değerlendirilmesi ve gerekli incelemeler yapıldıktan sonra bir tedavi planı yapılması gereklidir.

 

AİLELER İÇİN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Tedavinin başarılı olmasının ilk şartı aile, çocuk ve hekim arasında tam bir iş birliğinin olmasıdır. Ana prensip çocuğa güven vererek suçluluk hissini ortadan kaldırma ve mümkünse olayı çocuğun sahiplenmesini sağlamaktır.

Eğer çocuğunuzda alt ıslatma durumu varsa ilk olarak yapmanız gereken şey, çocuğunuzu doktora götürmektir. Alt ıslatmanın sebebinin ne olduğu araştırılmalı ve eğer sebep fizyolojik kaynaklı ise, tıbbi tedaviye hemen başlanmalıdır. Çocuğunuzu doktora götürdünüz ve görünürde fizyolojik hiçbir sebep bulunamadıysa alt ıslatmanın sebebi psikolojik kaynaklıdır.

Aileler asla unutmamalıdırlar! Altını ıslatan çocukların cezalandırılması ve korkutularak olayın giderilmeye çalışılması olası değildir. Bu önlemler aksine olumsuz sonuçlar doğurur.

 Altını ıslatan çocuğu cezalandırmak, kabullenmemek uygunsuz ve etkisizdir.
Akşam yemekleri hafif olmalıdır. Sindirimi zor olan besinler uyku ritmini bozar. Düzensiz uyku içinde de çocuk altını ıslatabilir. Akşam yemeklerinde ve gece yatmadan önce çocuğa sıvı gıdalar verilmemeli.

Her gece yatmadan önce tuvalete gitmesi sağlanmalıdır.

Gece kalkıp tuvalete gitme bir hedef olarak benimsetilmelidir. Tuvalete ulaşmak kolaylaştırılmalıdır. Karanlık koridorları loş ışıkla aydınlatmak faydalı olabilir.

Gece kuru kalması için bez bağlanmamalıdır veya yatağının altına muşamba serilmemelidir. Bu tür yöntemler temizlik için yararlı olmakla birlikte çocukların gece kalkma motivasyonlarını olumsuz etkilemektedir.

Altını ıslatmadığı günler sayılarak ve ödüllendirilerek takvim tutma yöntemi ile kuru kalkmaya özendirilmelidir.

Alınan tüm önlemlere karşı sorun devam ediyorsa hekimi ile konuşulup aile ile birlikte başka tedavi yöntemleri (psikolojik destek, ilaç, davranış, alternatif tıp yöntemleri, yatak alarmları gibi ) denenmelidir.

Çocukların benlik saygıları desteklenmeli.

 

 

Çocuklarda yaşanan problemlerin büyük bir çoğunluğu aile içindeki problemlerden kaynaklanabilir. Sorunların temelden çözümü için aile olarak bir uzmandan yardım alınması çok faydalı olacaktır.

 

 Psikolog  Zehra BiNiCi

                                                                                               p[email protected]

 

Etiketler

Cocuklarda alt ıslatmaEnüresizAlt ıslatma sebepleriGece altını ıslatan çocuklar

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Zehra Binici Tekin

Klinik Psikolog Zehra Binici Tekin

Klinik Psikolog ve Aile Danışmanı Zehra Binici Tekin; psikoloji eğitimini tamamladıktan sonra klinik psikoloji yüksek lisansı yapmış, ayrıca Marmara Üniversitesi’nde aile danışmanlığı eğitimi almıştır. Doktora çalışmaları devam etmektedir. Akademik birikimini bireylerin ve ailelerin yaşamlarına dokunarak geliştirmeyi hedefleyen Binici Tekin, hem saha deneyimi hem de yayın çalışmalarıyla tanınmaktadır.
Lisans dönemini yoğun stajlarla geçiren Tekin; meslek hayatına 2012 yılında Küçükçekmece Kaymakamlığı bünyesinde öksüz ve yetim çocuklara yönelik yürütülen “Yalnız Değilsin Yeteriz Yetişiriz” projesiyle adım atmıştır.
2013–2015 yılları arasında İstanbul Arnavutköy Belediyesi’nde psikolog ve aile danışmanı olarak görev yapmıştır. 2015 yılında Ankara’ya yerleşmiş, çeşitli psikoloji merkezlerinde kurucu ve yönetici pozisyonlarında çalışmıştır. Bireysel danışmanlıkların yanı sıra aile ve çocuk odaklı programlara katkı sağlamaktadır.
Bilgi ve deneyimlerini daha geniş kitlelerle paylaşmayı önemseyen Binici Tekin, bugüne kadar birçok televizyon ve radyo programına konuk olmuş; sivil toplum kuruluşları ve kamu kurumlarında seminerler vermiştir. Özellikle aile içi iletişim, öfke sorunları, çocuk ve ergen psikolojisi, özgüven sorunları, sınav kaygısı, panik atak, depresyon ve davranış bozuklukları üzerine uzmanlaşmıştır.
Yazarlık yönü de güçlü olan Zehra Binici Tekin, Prof. Dr. Sefa Saygılı ile kaleme aldığı “Çocuk Eğitiminde 365 Güne 365 Tavsiye” kitabının yanı sıra, “Çocuk Eğitiminde Her Güne Bir Tavsiye” adlı eserleriyle ebeveynlere pratik ve uygulanabilir öneriler sunmuştur. Bu kitaplarıyla ailelerin çocuklarıyla kurdukları ilişkide daha bilinçli ve sağlıklı adımlar atmasına katkıda bulunmaktadır.
Bunun yanı sıra, hazırladığı “İz Bırakanlar Serisi” ile pandemi döneminde toplumsal fayda adına gönüllü olarak alanında uzman birçok isim ile toplamda 156 yayın gerçekleştirmiştir. Youtube ve Instagram üzerinden düzenli olarak bilgi paylaşımları yapmaya devam eden Binici Tekin, psikoloji alanındaki güncel gelişmeleri toplumla buluşturmaya özen göstermektedir.
Çalışmalarında empatik, çözüm odaklı ve iletişim temelli bir yaklaşımı benimseyen Zehra Binici Tekin, bireylerin ve ailelerin yaşam kalitesini artırmayı hedeflemekte; küçük değişimlerin büyük dönüşümleri beraberinde getirebileceğine inanmaktadır. Onun için psikoloji, yalnızca bir bilim değil; insan ruhuna dokunma sanatı ve yaşam biçimidir.
Her danışanını hayatının kırılgan anında karşılaştığı bir misafir olarak kabul eder; kalbine bırakılan her hayat hikâyesini emanet titizliğinde korur, özenle saklar; sözüne, sırrına ve yolculuğuna bu bilinçle yaklaşır. Bu yüzden mesleğini bir görev olarak değil, ruhların ve kalplerin yolculuğu olarak görür.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.