Doktorsitesi.com

ÇOCUK İSTİSMARINI ÖNLEME PROGRAMININ ETKİLERİNİN İNCELENMESİ

Uzm. Psk. Özge Koçak
Uzm. Psk. Özge Koçak
27 Haziran 2019112 görüntülenme
Randevu Al
ÇOCUK İSTİSMARINI ÖNLEME PROGRAMININ ETKİLERİNİN İNCELENMESİ

Çocuk cinsel istismarına yönelik yapılan araştırmalara ve önleme çalışmalarına verilen önem yirmi birinci yüzyıl sonlarında artış göstermiştir. Bu anlamda yapılan önleme çalışmaları sayısında artış olsa da ülkemizde alandaki çalışmaların sınırlı sayıda kaldığı görülmektedir. Bu çalışmada çocuklara yönelik cinsel istismarı önleme programının etkililiğinin incelenmesi amaçlanmıştır. Yapılan çalışmada 2. Sınıfa devam etmekte olan 30 çocukla çalışılmıştır. Katılımcıların %53,4’ü (n=16) erkek ve %46’6’sı (n=14) kadındır. Örneklemin %46,6’sını (n=14 ) eğitim %53,4’ünü (n=16) karşılaştırma grubu oluşturmaktadır.  Her iki gruptaki katılımcıların düşük-orta seviye eğitimlere sahip ebeveynlerin bulunduğu düşük-orta gelirli ailelerden geldikleri görülmüştür. Programın yan etkilerini değerlendirmek için katılımcıların ebeveynlerine yönelik ebeveyn bilgi formu ve öğretmenlere yönelik öğretmen bilgi formu kullanılmıştır. Öğretmen ve ebeveynlerden alınan bilgiler doğrultusunda uygulanan Wilcoxon İşaretli Mertebeler Testi sonucunda çocukların davranış ve korkularının eğitim sonrası değişiklik göstermediği ve ebeveynlerin büyük bir çoğunluğu eğitim sonrasında çocuklarının uyku ve yeme davranışlarında ve ayrıca fiziksel ve başka konularında değişiklik gözlemlemediğini belirtmiştir. Ayrıca her iki grupta yer alan ebeveynlerin büyük bir çoğunluğu (%93,3) çocukların buna benzer eğitimlere tekrardan katılmalarını istediklerini belirtmişlerdir.  Bu sonuçlar, araştırmanın güçlü yanları ve sınırlılıkları dikkate alınarak tartışılmıştır.

Anahtar kelimeler: cinsel istismar, önleme, etkililik

Abstract

Attention to research and prevention studies on child sexual abuse has increased in the late 21st century. In this sense, although the number of prevention studies has increased, it is observed that the studies in this area have been limited in our country. In this study, it was aimed to examine the effectiveness of sexual abuse prevention program for children. The study was conducted with 30 children who continue to work at the 2nd Survey. 53,4% (n = 16) of the participants were male and 46% (n = 14) of the females. 46,6% of the sample (n = 14) and 53,4% of the experiment (n = 16) constitute the control group. Participants in both groups came from low-middle income families with parents with low to moderate education. Parental information form for the parents of the participants and teacher information form for the teachers were used to evaluate the side effects of the program. The Wilcoxon Signed Sequence Test, conducted on the basis of information from teachers and parents, indicated that children's behavior and fear did not change after training, and that a large majority of parents did not observe any changes in their children's sleeping and eating behavior, as well as physical and other aspects, after the training. In addition, a large majority (93.3%) of the parents in both groups stated that they wanted children to participate in such training again. These outcomes have been discussed with regard to the strengths and limitations of the research.

GİRİŞ

Çocuk istismarı karmaşık nedenleri ve trajik sonuçları olan, hukuki, tıbbi, psiko-sosyal ve gelişimsel bir sorundur (Kara ve ark., 2004).  Dünya Sağlık Örgütünün yapmış olduğu tanıma göre çocuk istismarı; bir yetişkin tarafından bilerek veya bilmeyerek yapılan ve çocuğun sağlığını, fiziksel ve psiko-sosyal gelişimini olumsuz yönde etkileyen ya da etkileme riski taşıyan davranışlar olarak tanımlanmıştır. Çocuk istismarı; çocuğa yönelik fiziksel, cinsel, duygusal şiddet uygulanması olarak değerlendirilmektedir (Polat,2007). 

1.Çocuk İstismarı Türleri

Çocuk istismarı fiziksel, duygusal ve cinsel istismar olmak üzere değerlendirilmektedir.

1.1 Fiziksel İstismar

Fiziksel istismar en geniş tanımı ile çocuğun kaza dışı yaralanması, çocuğa şiddet uygulanması olarak tanımlanmaktadır. Tespit edilmesi diğer istismar türlerine göre daha kolay olan fiziksel istismar, dayağın bir disiplin aracı olarak kullanıldığı ülkemizde en sık görülen istismar çeşididir (Polat, 2007).

1.2 Duygusal İstismar

Çocuğun üzerinde güç sahibi olan, genellikle çocuğun çevresinde bulunan kişi veya kişilerce kendisini etkileyen tutum ve davranışlara maruz bırakılması, toplumsal ve bilimsel standartlara göre psikolojik hasara uğratılması durumudur (Kara ve ark.,2004). 

1.3 Cinsel İstismar

Çocuk cinsel istismarı; çocuk istismar türleri içerisinde saptanması en zor olanıdır. Çocuk cinsel istismarı kavramı ile ilgili pek çok tanım bulunmakta ve bu durum belirli karışıklıklara neden olmaktadır (Polat, 2007). Amerikan Ulusal Çocuk İstismarı ve İhmali Merkezi’nin 2017 yılı içerisinde resmi sitesinden yayınladığı tanıma göre çocuk cinsel istismarı; bir çocuğun cinsel aktivitelere katılmaya zorlanması ve ikna edilmesi olarak tanımlanmaktadır. Dünya Sağlık Örgütünün tanımına göre ise cinsel istismar; 18 yaş altındaki çocuğun eşit olmayan zorlayıcı koşullar altında cinsel faaliyetler amacıyla kullanılması olarak tanımlanmıştır (WHO, 2016). 

1.3.1 Çocuk Cinsel İstismarı Epidemiyoloji

Toplum bazında cinsel istismarın sıklığı ve yaygınlığı ile ilgili ilk çalışmalar 1950’li yıllarda ABD’de yapılmıştır. Çocuk cinsel istismarının nüfustaki yaygınlığına ilişkin ilk istatistikler ise 1970’li yıllarda toplanmaya başlanmıştır (Topçu, 2009). Çocuk cinsel istismarının yaygınlığı değişkenlik gösterse de Dünya Sağlık Örgütünün 2014 yılında resmi sitesinde yayınlamış olduğu Çocuğa Kötü Muamele Küresel Tahminlerine göre çocuk cinsel istismarının ömür boyu yaygınlığı erkeklerde %7,6 kadınlarda ise %18 olarak saptanmıştır (WHO, 2016). 2016 yılında İmdat Şiddeti Önleme Derneği & Acıbadem Üniversitesi Suç ve Şiddetle Mücadele Uygulama ve Araştırma Merkezinin hazırlamış olduğu çocuk istismarına yönelik raporda Dünya Sağlık Örgütü ve Ankara Üniversitesinin Hazırlamış olduğu Türkiye’de üniversite öğrencilerinde çocukluk çağı olumsuz yaşam deneyimleri araştırma raporunun sonuçlarına yer verilmiştir. Bu sonuçlara göre Türkiye’de erkeklerin %7,2 si kadınların ise %8,7si çocukluklarında cinsel tacize uğradığını belirtmiştir. UNİCEF ve Başbakanlık Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumunun 2008 yılında birlikte yürüttüğü çalışmanın sonuçlarının derlendiği ‘Türkiye’de çocuk istismarı ve aile içi şiddet araştırması’ raporuna göre ise; Türkiye’de yaşayan 7-18 yaş arasındaki çocukların %10’unun cinsel istismara tanık olduğu, %3’ünün ise cinsel istismara maruz kaldığı bildirilmiştir (UNİCEF & SHÇEK, 2010).  Türkiye’de cinsel istismar yaygınlığını belirlemek için yapılan, bildirilen ilk okul tabanlı araştırma olan 2006 yılında İstanbul ilindeki bir çalışmada rastgele seçilmiş olan 9.10. ve 11. Sınıfa devam etmekte olan kız öğrencilere anket çalışması uygulandı. Çalışmanın sonuçları anket uygulanan ve istenmeyen cinsel tecrübeyle ilgili sorulara cevap veren 1871 öğrencinin %13.4 ‘ünün cinsel taciz deneyimi bildirdiğini aynı zamanda %11.3 ‘ünün kötü dokunuşa maruz kaldığını ve %93’ünün de faillerinin erkek olduğunu göstermiştir (Alikaşifoğlu ve ark., 2006). 

1.3.2 Çocuk Cinsel İstismarı Önleme Çalışmaları

Çocuk cinsel istismarı ile ilgili araştırmaların ortaya koyduğu gerçekler, yapılacak çalışmaların cinsel istismarın önlemesi üzerine yoğunlaşması gerektiğini düşündürmüştür. Dünyadaki ve ülkemizdeki mevcut istatistikler değerlendirildiğinde çocuk cinsel istismarını önleme çalışmaları büyük önem taşımaktadır. 1980’li yıllardan itibaren bu konuda yapılan önleme çalışmaları hızlanmaya başlamıştır (Büyükgönenç ve Koçak, 2011; Topçu, 2009). Çocuk cinsel istismarını önleme çalışmalarının birincil, ikincil ve üçüncül düzeyde yapıldığı görülmektedir. 

Birincil düzey önleme: Örgün eğitimin verilmekte olduğu okul gibi alanlarda daha önce istismara uğramamış çocukların geneline yönelik yapılan çalışmaları kapsamaktadır (Rezan Çeçen,2007; Ögel, 2005).

İkincil Düzey Önleme: Cinsel istismar açısından risk faktörlerinin ve grupların belirlenmesi, cinsel istismar mağduru çocuğun bu süreç sonrası yaşadığı problemlerin tespit edilmesi, istismarın tekrarlanma olasılığının azaltılması, çocuğun güvenliğinin sağlanması ve çocuğun işlevselliğini kazanabilmesi açısından yapılan çalışmaları kapsamaktadır (Rezan Çeçen, 2007; Institute for Work&Health, 2015; Kır, 2013).

Üçüncül Düzey Önleme: Cinsel istismar mağduru çocukta ortaya çıkabilecek kısa ve uzun süreli etkilerin azaltılması, mağduriyetin kalıcı sonuçlarının ortadan kaldırılması, cinsel istismara neden olan şartların ortadan kaldırılması ve mağdurun klinik düzeyde terapiye alınmasına yönelik yapılan çalışmalardır (Rezan Çeçen, 2007; ATSA,2017).

Önleme çalışmalarının temelini toplum eğitimi oluşturmaktadır. Çünkü ancak anne-baba ve toplumun tüm bireylerine yönelik yapılacak bilgilendirme ilk adımı oluşturacaktır. Konu hakkında bilgilenen kişi böyle bir problem olduğunda da kendini ve çevresini değerlendirme şansı bulacaktır (Polat, 2007). Çocuk cinsel istismarını önleme çalışmalarında örgün eğitim kurumu olan okullar önemli bir yer tutmaktadır. Dünya genelindeki pek çok ülkede çocuk cinsel istismarını önlemek amacıyla okul çocuklarına yönelik belirli eğitim programları düzenlenmektedir. Bu programların ana hedefi, çocuklara kendilerini olası bir cinsel istismardan korumasını sağlayacak bilgileri vermektir (Topçu, 2009).

Müller, Röder ve Fingerle (2014) yaptıkları bir çalışmada çocuklarda cinsel istismarın önlenmesi amacıyla web tabanlı bir program geliştirmişlerdir. ‘Serin ve Güvenli’ ismini verdikleri web tabanlı eğitime katılmadan önce ve sonra çocuklara bilgi, davranışsal niyetleri, duygusal farkındalık ve kaygıları hakkında sorular sorulmuştur. Sonuçlar eğitimin bilgiyi geliştirdiğini ve güvenli davranış stratejileri geliştirdiğini göstermiştir. Ayrıca eğitime katılan çocuklardaki duyguların gizlenmesi durumunun karşılaştırma grubuna göre daha az olduğu belirlenmiş ve eğitim grubu çocuklarında kaygı artışı tespit edilememiştir. Gibson ve Leitenberg (2000) New England devlet üniversitesinden 825 lisans öğrencisi üzerinde yaptığı anket çalışmasında katılımcılara çocuklukta cinsel taciz geçirme geçmişleri, okul öncesi korunma programlarına katılım hakkında sorular sormuştur. Örneklemin %62’si okulda cinsel istismarı önleme programına katıldığını ve bu programa katılanların %8’ si program sonrası cinsel istismara maruz kaldığını bildirirken, daha önce herhangi bir önleme programına katılmayanların cinsel istismara maruz kalma oranı %14 olarak tespit edilmiştir. Tutty (1997) yaptığı bir çalışmada ilkokul çağındaki çocuklara yönelik verilmiş olan cinsel istismarı önleme programının etkililiğini değerlendirmiş ve programın çocukların cinsel istismara ilişkin bilgileri üzerinde etkili olduğunu tespit etmiştir. 2000-2001 öğretim yılında Kuzey İtalya’da başlatılmış olan ve yirmi binden fazla öğrenciye ulaşmış olan çocuk istismarını önleme konulu projenin ön test ve son test sonuçlarına göre programa katılan çocukların risk altındaki bir durumla güvenle baş etme öz yeterlik ve yeteneklerini önemli ölçüde arttırdıkları ve olumsuz bir duygu ile karşılaştıklarında yardım isteme kapasitelerinin arttığı belirlenmiştir (Pellai, 2008).  Chen, Dunne ve Han (2007) yaptıkları bir çalışmada 3. Sınıfa devam etmekte olan öğrencilerin ebeveynlerine yönelik yaptıkları ankette katılımcıların %95’inin okullarda cinsel istismarı önleme programlarına yer verilmesini istediği ve çocuklarının bu programlara katılımına olumlu baktıkları bilgisine ulaşılmıştır.   

Ülkemizde çocuğun cinsel istismarını önleyici çalışmalar yapılmakla birlikte bu durum yeterli değildir. 1995 yılında Yalın, Kerimoğlu ve Erman’ın yaptıkları bir çalışmada 3-6 yaş aralığındaki okul öncesi çocuklara ve ebeveynlerine yönelik verilen cinsel istismarı önleme programına ilişkin ebeveyn görüşlerini incelemişlerdir. Çalışmaya katılan 256 anne-babanın %33’lük kısmı kendi çocukları ile cinsel istismarı ve kavramlarını konuşabildiklerini bildirmişlerdir (Kır,2013; Çeçen, 2007; Yalın, Kerimoğlu ve Erman, 1995). Ülkemizde medya yolu ile daha fazla dikkat çekmeye başlayan çocuk cinsel istismarı kavramı ile ilgili önleme çalışmaları da hızlanmaktadır. Bu amaçla ülkemizde Çocuğa Karşı Şiddeti Önlemek için Ortaklık Ağı,  Çocuk İstismar ve İhmalini Önleme Derneği,  Çocuk ve Bilgi Güvenliği Derneği, Çocuk İstismarıyla Mücadele Derneği, İmdat Derneği gibi pek çok sayıda dernek bulunmakta, bu derneklerin yıllık faaliyetleri kapsamında çocuklara, ebeveynlere, bakım verenlere, öğretmenlere yönelik eğitimler verilmekte, cinsel istismarı tanıma ve önleme amaçlı çeşitli broşürler hazırlanmakta, kongreler düzenlenmektedir. 

Cinsel istismarın önlenmesi amacıyla dünyada çeşitli okullarda programlar uygulanmaktadır. Ancak ülkemizdeki durum bu denli iç açıcı değildir. Kır (2013) çocuklara yönelik cinsel istismar ve önleyici eğitim programlarını derlediği bir çalışmasında Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olarak çalışan Rehber öğretmenlerle yaptığı görüşmelerde, bu alanda yapılan çalışmaların 2009-2010 eğitim öğretim yılı itibari ile başlatıldığını, bu kapsamda 1. Sınıfa başlayan öğrencilerin velilerine yönelik İstismar ve ihmal konulu eğitimler verilmekte olduğunu, zaman zaman okullarda görev yapmakta olan rehber öğretmenlerinde rehberlik ders saatlerinde çocuklara cinsel istismar konularında eğitim vermekte olduğu bilgisine ulaşmıştır Özgül (2015) tarafından yürütülen, öğrencilerin cinsel istismara uğrama durumunda ilk ve ortaokullarda çalışan öğretmen ve okul yöneticilerinin tutum ve davranışlarının incelendiği bir araştırmada, öğretmen ve idarecilerin görüşleri alınmıştır. Elde edilen görüşler içerisinde, cinsel istismarın sadece bir erkek tarafından gerçekleştirildiği, çocuğun rızası olduğu takdirde cinsel istismar sayılmayacağı, çocuğun istismar edildiğini birebir görmeden belirtilerden anlaşılmayacağı şeklinde yanlış ve eksik bilgiler olduğu görülmüş aynı zamanda cinsel istismara uğrayan çocuklardaki belirtiler konusunda bilgilerinin olmadığı, olası bir cinsel istismar karşısında uygulanması gereken yasal prosedürü bilmedikleri sonucuna ulaşılmıştır. Çocuk cinsel istismarın ülkemizdeki yaygınlığı ve önleme çalışmaları düşünüldüğünde yeni geliştirilecek olan önleme çalışmalarına ihtiyaç duyulmaktadır. 

Adalı (2007) tarafından yürütülen çocuk istismarı ile ilgili önleme çalışmasında ilkokul 3. 4. ve 5. Sınıfta okumakta olan çocuklar ve ebeveynleri örneklem olarak alınmış ve katılımcı çocuklara konu ile ilgili eğitim verilmiştir. Çalışmanın sonucu çocuklara verilen eğitim sonucunda istismardan korunmaya ilişkin görüşlerde olumlu anlamda değişiklik olduğunu ayrıca yapılan çalışmada genel olarak verilen eğitimin hem çocuklarda hem de ebeveynlerde istismar konusu hakkında sahip oldukları bilgiyi değiştirdiği sonucuna ulaşılmıştır. Akgiray (2007) tarafından yapılan bir başka çalışmada 2. 3. Ve 4. Sınıfa devam etmekte olan 42 çocuk ve 42 ebeveyne yönelik yapılan önleme çalışmasının sonuçlarına göre istismarı önleme yöntemlerinden biri olan bilgilendirmenin, istismar hakkındaki bilgiyi arttırdığı ve istismarı önleme de etkili olduğu görülmüştür. 

1.3.3 Önleme Programlarının Etkililiği

Maclntry ve Carr (1999) tarafından yürütülen Stay Safe cinsel istismarı önleme çalışmasının etkililiğinin incelendiği çalışmada çocukların benlik saygısı, ebeveynlerin ve öğretmenlerin cinsel istismar konusundaki bilgi ve tutumlarında olumsuz anlamda bir değişimin olmadığı aksine bu değerlerin artış gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır.                              Öztürk ve Siyez (2015) tarafından yapılan ilköğretim 6. Sınıf öğrencilerine yönelik cinsel eğitim programının etkililiğinin değerlendirildiği bir diğer çalışmada cinsel eğitim programına katılan öğrencilerin cinsellik ile ilgili bilgilerinde olumlu anlamda değişiklik olduğu ortaya çıkmıştır. Çeçen ve Hasırcı (2013) tarafından yapılan ilköğretim birinci kademe öğrencilerine yönelik geliştirilen cinsel istismarı önleme psiko-eğitim programının etkililiğinin sınandığı çalışmada ise psiko-eğitim alan öğrencilerin son test sonuçlarının anlamlı düzeyde farklılaştığı tespit edilmiş aynı zamanda yapılan izleme çalışmasında bu değişimin 8 hafta sonrasında da devam ettiği gözlemlenmiştir. 

 Irmak, Aksel, Kızıltepe, Güngör ve Eslek (2017) tarafından yapılan bir çalışmada Mika ile istismardan korunmayı öğreniyorum programının etkililiği çalışılmış ve programın çocuklar üzerinde olumsuz etkisinin olup olmadığına bakılmıştır. Bulgular sunulan eğitimin çocukların kaygı ve korkularını arttırmadığını ve olumsuz bir etkisinin olmadığını göstermektedir.

Ülkemizde cinsel istismarı önleme çalışmalarının olduğu ancak yeterli düzeyde olmadığı göz önüne alındığında özellikle okullarda yapılacak yeni önleme çalışmalarının cinsel istismarı önlemede etkili olacağı düşünülmektedir. Bu çalışmayla ilkokul 2. Sınıfa devam etmekte olan çocuklara uygulanan cinsel istismarı önleme psiko-eğitim programının çocuklar üzerinde olumsuz bir etkisi olup olmadığının incelenmesi amaçlanmaktadır.

2.YÖNTEM

2.1 Katılımcılar

2. sınıfa devam eden çocuklar için cinsel istismarı önleme programının etkililiğini değerlendirmeyi amaçlayan bu araştırmada ön test-son test karşılaştırma gruplu, yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini 2017-2018 öğrenim yılında ilkokula devam eden 7-8 yaş grubu, düşük ve orta sosyo-ekonomik düzeyden 16 erkek 14 kadın olmak üzere toplam 30 katılımcı oluşturmaktadır. Sınıflar seçkisiz atama yoluyla eğitim ve karşılaştırma grubu olarak iki gruba ayrılmıştır. Katılımcılara ait sosyo-demografik bilgiler Tablo-1’de sunulmuştur.

2.2 Veri Toplama Araçları

Cinsel istismarı önleme programının çocuklar üzerindeki etkililiğini değerlendirmek amacıyla; Demografik Bilgi Formu, Ebeveyn Bilgi Formu ve Öğretmen Bilgi Formu kullanılmıştır.  

2.2.1 Demografik Bilgi Formu

Araştırmacılar tarafından hazırlanan formda çocukların cinsiyet, yaş, eğitim süresi, kardeş sayısı, doğum sırası gibi demografik özelliklerine ilişkin sorulara ve ebeveynlerin yaş, eğitim ve gelir düzeyleri ile ilgili sorulara da yer verilmiştir. 

2.2.2 Ebeveyn Bilgi Formu

Önleme programının çocuklar üzerinde kabus, korku, kaygı gibi olumsuz durumlarını ve duyguları hakkında konuşmak gibi olumlu etkilerini değerlendirmek amacıyla hazırlanan ebeveyn Bilgi Formu 18 maddeden oluşmaktadır. Formda 5’li likert kullanılmıştır. (0: hiç, 4: 10 defadan fazla)

2.2.3 Öğretmen Bilgi Formu: 

Katılımcıların okul ortamında sergilediği davranışlarını ve korkularını değerlendirmek için hazırlanan form 16 sorudan oluşmaktadır. Okul ortamında meydana gelen davranışların sayısının belirlendiği form 5’li likert kullanılarak hazırlanmıştır.

2.3 İşlem Yolu

Uygulama için Ege Üniversitesi Bilimsel Araştırma ve Etik Kurulu’ndan gerekli izinler alınmıştır. İzmir iline bağlı Kemalpaşa ilçesinde belirlenen bir ilkokulda kurum yöneticileri ile görüşülmüş ve uygulama için uygun gün ve saatler belirlenmiştir.  Eğitim ve karşılaştırma grubundaki çocukların ebeveynlerine yönelik öncesinde bilgilendirme toplantısı yapılmış, programın içeriği ve amacı hakkında bilgi verilmiş ve onay veren ebeveynlerden yazılı bilgilendirilmiş onam alınarak ön test ölçümleri için ebeveyn bilgi formu ve demografik bilgi formu dağıtılmıştır. Aynı şekilde programa katılacak olan her iki grubun çocuklarının öğretmenlerine de öğretmen bilgi formu dağıtılarak eğitim öncesinde ön test verileri alınmıştır. Eğitim öncesi katılımcı çocuklardan sözlü izin alınarak programın uygulanmasına başlanmıştır. Uygulanan program öğleden önce iki ders saati öğleden sonra iki ders saati üzerinden iki gün sürmüştür. Önleme programı bittikten sonra eğitim ve karşılaştırma gruplarındaki çocukların ebeveynlerinden ve öğretmenlerinden son test ölçümleri eş zamanlı olarak alınmıştır. Son test ölçümleri alındıktan sonra karşılaştırma grubuna da cinsel istismarı önleme eğitimi verilmiştir. 

2.4 Eğitim Programının İçeriği 

 Bu önleme programının içeriği;

⦁ Haklarımı biliyorum, bir çocuk olarak haklarım nelerdir,

⦁ Duyguları tanıma, hoş olan ve hoş olmayan duyguları ayırt etme

⦁ Hangi olayların ne tür duygulara neden olacağını anlayabilme

⦁ Vücudumu tanıma, özel bölgelerinin neresi olduğunu bilme

⦁ Özel bölgeleri ve bedeni koruyabilme

⦁ İyi dokunuş ve kötü dokunuşu ayırt edebilme

⦁ Kötü dokunuş karşısında nasıl tepki vermesi gerektiğini öğrenmesi, hayır diyebilmeyi öğrenme

⦁ İyi sır-kötü sır arasındaki ayrımı öğrenebilmesi

⦁ Kötü sır durumu karşısında yardım alabilmesi, bir yetişkini bilgilendirebilmeyi öğrenmesini kapsayacak şekilde oluşturulmuştur. Program içeriğinde vücudumuzu tanıyalım konusu anlatılırken erkek ve kadın kuklalardan, iyi dokunuş-kötü dokunuş konusunda boyama kağıtlarından, iyi sır-kötü sır konusunda ise drama tekniğinden, şarkılardan ve görsellerden yararlanılmıştır.

3. BULGULAR

Bu bölümde çocuk cinsel istismarı önleme programının etkililiğini incelemek amacıyla yapılan çalışmanın bulguları sunulacaktır. İlk olarak sosyo-demografik bilgilere, ikinci olarak eğitimin etkililiğine ve son olarak programın çocuklar üzerinde olumsuz bir etkisi olup olmadığını değerlendirmek için ebeveyn ve öğretmenlerden alınan bilgilerin incelenmesine ilişkin veriler sunulacaktır. 

3.1 Katılımcılara Ait Sosyo-Demografik Bilgiler

Çalışmaya katılan çocukların sosyo-demografik bilgileri Tablo 1’de belirtilmiştir. 

Tablo 1. 

Çalışmaya katılan çocuklara ilişkin sosyo demografik bilgiler. 

Eğitim Karşılaştırma

Cinsiyet 

Kadın 50 7 43.8 7

Erkek 50 7 56.3 9

Kardeş Sayısı

Tek Çocuk 14.3 2 6.3 1

1 71.4 10 81.3 13

2 7.1 1 12.5 2

3 7.1 1

Doğum Sırası

1 57.1 8 68.8 11

2 28.6 4 31.3 5

3 0 0 0 0 0

4 7.1 1 0 0

Toplam Eğitim Süresi

İkinci Yılı 100 14 100 10

3.2 Katılımcıların Ebeveynlerine Ait Sosyo-demografik Bilgiler

Çalışmaya katılan çocukların ebeveynlerine ilişkin sosyo-demografik veriler Tablo 2’de verilmiştir.

Tablo 2. 

Araştırmaya katılan çocukların ebeveynlerinin sosyo-demografik dağılımları. 

Eğitim Karşılaştırma

Annenin Yaşı % n % N

20-29 35.7 5 43.8 7

30-39 57.1 8 56.2 9

40-49 7.1 1 0 0

Babanın Yaşı

20-29 7.1 1 6.3 1

30-39 71.4 10 87.5 14

40-49 21.4 3 6.3 1

Annenin Eğitimi

Okul Eğitimi Yok 0 0 6.3 1

İlkokul 35.7 5 68.8 11

Ortaokul 14.3 2 31.3 5

Lise 35.7 5 0 0

Yüksekokul 7.1 1 0 0

Üniversite 7.1 1 0 0

Babanın Eğitimi

İlkokul 14.3 2 18.8 3

Ortaokul 50 7 43.8 7

Lise 14.3 2 37.5 6

Yüksek okul 0 0 0 0

Üniversite 21.4 3 0 0

Toplam Gelir

0-2000 71.4 10 56.3 9

2001-4000 28.6 4 37.5 6

4001-6000 0 0 6.3 1

 

Tablo 1’de görüldüğü gibi eğitim grubundaki katılımcıların %50’si kadın (n = 7), % 50’si erkektir (n = 7) ve karşılaştırma grubunda 56% sı erkek (n = 9), % 44’ü ise kadındır (n = 7). Eğitim grubu ve karşılaştırma grubundaki katılımcılar sırasıyla % 71’inin (n = 10) ve %81’nin (n = 13) bir kardeşe sahip olup, doğum sırasında ise sırasıyla % 57 (n = 8) ile % 69 (n = 11) oranında ilk sıradadırlar. Ayrıca, iki grupta da katılımcıların hepsinin toplam eğitim süresi iki yıldır. 

Katılımcıların ebeveynlerinin yaşları her iki grupta da büyük bir çoğunlukla 30-39 yaş arasındadır. Her iki grupta da katılımcıların annelerinin eğitimleri çoğunlukla ilkokul seviyesinde olup, babalarının eğitimleri ise ortaokul seviyesindedir. Ebeveynlerin gelir dağılımlarına bakıldığında ise gelirlerinin büyük bir oranda 0-2000 TL arası olmak üzere 0-6000 TL arasında dağıldığı olduğu görülmüştür. Bu bilgiler ışığında her iki gruptaki katılımcıların düşük-orta seviye eğitimlere sahip ebeveynlerin bulunduğu düşük-orta gelirli ailelerden geldikleri görülmüştür. 

3.3 Eğitim Programının Etkilerine Dair Bulgular

Yürütülen programın eğitim grubunda yer alan çocuklar üzerinde etkilerinin olup olmadığını, eğitim sonrasında çocukların ebeveynlerinin ve öğretmenlerinin bildirimlerinin ön test ve son testte farklılaşıp farklılaşmadığı Wilcoxon İşaretli Mertebeler Testi ile test edilerek incelenmiştir. 

3.3.1 Öğretmenlerden Alınan Raporlara İlişkin Bulgular

  Programın bu aşamasında eğitim grubunda yer alan katılımcıların öğretmenlerinin eğitim sonrasında öğrencilerine ait davranışlarda ve birtakım nesnelere karşı olan korkularında herhangi bir değişiklik olup olmadığına dair gözlemleri incelenmiştir. Bu davranışlara ve korkulara ait bulgular sırasıyla Tablo 3’da ve Tablo 4’de belirtilmiştir.  

Tablo 3

Eğitim Grubundaki Katılımcıların Davranışları için Öğretmen Gözlemlerinin Wilcoxon İşaretli Mertebeler Testi Bulguları

n Sıra Ortalaması Sıra Toplamı

Öfke davranışı

Negatif Sıralama 1 1.00 1.00

Pozitif Sıralama 0 .00 .00

Aynı 13

Kolay ağlamak

Negatif Sıralama 3 2.00 6.00

Pozitif Sıralama 0 .00 .00

Aynı 11

Bedenini beğendiğini söylemek

Negatif Sıralama 3 2.67 8.00

Pozitif Sıralama 1 2.00 2.00

Aynı 10

Faaliyetlere katılımda isteksizlik

Negatif Sıralama 3 2.00 6.00

Pozitif Sıralama 0 .00 .00

Aynı 11

Okula gelmede isteksizlik

Negatif Sıralama 0 .00 .00

Pozitif Sıralama 0 .00 .00

Aynı 14

Duyguları hakkında konuşmak

Negatif Sıralama 4 3.13 12.50

Pozitif Sıralama 1 2.50 2.50

Aynı 9

Arkadaşları ile yaşadığı sorunlara yapıcı çözümler üretmek

Negatif Sıralama 6 5.50 33.00

Pozitif Sıralama 3 4.00 12.00

Aynı 5

Yabancılara kaba davranmak

Negatif Sıralama 0 .00 .00

Pozitif Sıralama 0 .00 .00

Aynı 14

Cinsellik hakkında konuşmak

Negatif Sıralama 1 1.00 1.00

Pozitif Sıralama 0 .00 .00

Aynı 13

İtaatsizlik

Negatif Sıralama 1 1.00 1.00

Pozitif Sıralama 0 .00 .00

Aynı 13

Tablo 4

Eğitim Grubundaki Katılımcıların birtakım Nesnelere karşı Korkuları için Öğretmen Gözlemlerinin Wilcoxon İşaretli Mertebeler Testi Bulguları

n Sıra Ortalaması Sıra Toplamı

Hayvan Korkusu

Negatif Sıralama 0 .00 .00

Pozitif Sıralama 1 1.00 1.00

Aynı 13

Tanımadığı yetişkinler

Negatif Sıralama 1 1.00 1.00

Pozitif Sıralama 0 .00 .00

Aynı 13

Yalnız kalmak

Negatif Sıralama 1 1.00 1.00

Pozitif Sıralama 0 .00 .00

Aynı 13

Faaliyetlere katılım

Negatif Sıralama 2 2.25 4.50

Pozitif Sıralama 1 1.50 1.50

Aynı 14

Ebeveynden ayrılmak

Negatif Sıralama 1 1.00 1.00

Pozitif Sıralama 0 .00 .00

Aynı 13

Öğretmeninden ayrılmak

Negatif Sıralama 0 .00 .00

Pozitif Sıralama 0 .00 .00

Aynı 14

Wilcoxon İşaretli Mertebeler Testi sonucunda eğitim grubundaki katılımcıların davranış ve korkularının ön testten son testte farklılaşmadığı bulunmuştur.  

Tablo 5’de ve Tablo 6’da karşılaştırma grubu için öğretmenlerin gözlemlediği katılımcıların davranışlarının ve birtakım nesnelere karşı korkularının ön test ve son test arasında değişiklik gösterip göstermediğine dair sonuçlar sunulmuştur.  

Tablo 5

Karşılaştırma Grubundaki Katılımcıların Davranışları için Öğretmen Gözlemlerinin Wilcoxon İşaretli Mertebeler Testi Bulguları

n Sıra Ortalaması Sıra Toplamı

Öfke davranışı

Negatif Sıralama 0 .00 .00

Pozitif Sıralama 0 .00 .00

Aynı 16

Kolay ağlamak

Negatif Sıralama 1 1.00 1.00

Pozitif Sıralama 0 .00 .00

Aynı 15

Bedenini beğendiğini söylemek

Negatif Sıralama 0 .00 .00

Pozitif Sıralama 0 .00 .00

Aynı 16

Faaliyetlere katılımda isteksizlik

Negatif Sıralama 1 1.00 1.00

Pozitif Sıralama 0 .00 .00

Aynı 15

Okula gelmede isteksizlik

Negatif Sıralama 0 .00 .00

Pozitif Sıralama 0 .00 .00

Aynı 16

Duyguları hakkında konuşmak

Negatif Sıralama 0 .00 .00

Pozitif Sıralama 0 .00 .00

Aynı 16

Arkadaşları ile yaşadığı sorunlara yapıcı çözümler üretmek

Negatif Sıralama 0 .00 .00

Pozitif Sıralama 0 .00 .00

Aynı 16

Yabancılara kaba davranmak

Negatif Sıralama 0 .00 .00

Pozitif Sıralama 0 .00 .00

Aynı 16

Cinsellik hakkında konuşmak

Negatif Sıralama 0 .00 .00

Pozitif Sıralama 0 .00 .00

Aynı 16

İtaatsizlik

Negatif Sıralama 0 .00 .00

Pozitif Sıralama 0 .00 .00

Aynı 16

Tablo 6

Karşılaştırma Grubundaki Katılımcıların birtakım Nesnelere karşı Korkuları için Öğretmen Gözlemlerinin Wilcoxon İşaretli Mertebeler Testi Bulguları

N Sıra Ortalaması Sıra Toplamı

Hayvan Korkusu

Negatif Sıralama 2 1.50 3.00

Pozitif Sıralama 0 .00 .00

Aynı 14

Tanımadığı yetişkinler

Negatif Sıralama 1 1.00 1.00

Pozitif Sıralama 0 .00 .00

Aynı 15

Yalnız kalmak

Negatif Sıralama 0 .00 .00

Pozitif Sıralama 0 .00 .00

Aynı 16

Faaliyetlere katılım

Negatif Sıralama 0 .00 .00

Pozitif Sıralama 0 .00 .00

Aynı 16

Ebeveynden ayrılmak

Negatif Sıralama 1 1.00 1.00

Pozitif Sıralama 0 .00 .00

Aynı 15

Öğretmeninden ayrılmak

Negatif Sıralama 0 .00 .00

Pozitif Sıralama 0 .00 .00

Aynı 16

Wilcoxon İşaretli Mertebeler Testi sonucunda karşılaştırma grubunda katılımcıların çeşitli davranış ve korkularında ön test ve son test arasında farklılık olmadığı ortaya çıkmıştır. 

3.3.2 Katılımcıların Ebeveynlerinden Alınan Bilgilere İlişkin Bulgular

Katılımcıların öğretmenlerinden ayrı olarak ebeveynlerinden de katılımcıların birtakım davranış ve korkularına dair bilgiler alınmış ve bunların eğitim sonrası değişip değişmediği Wilcoxon İşaretli Mertebeler Testi ile incelenmiştir. 

Katılımcıların çeşitli davranışlarına ve korkularına ilişkin bulgular eğitim grubu için sırasıyla Tablo 7’de ve Tablo 8’de, karşılaştırma grubu içinse sırasıyla Tablo 9’da ve Tablo 10’da sunulmuştur.   

Tablo 7

Eğitim Grubundaki Katılımcıların Davranışları için Ebeveyn Gözlemlerinin Wilcoxon İşaretli Mertebeler Testi Bulguları

n Sıra Ortalaması Sıra Toplamı

Öfke davranışı

Negatif Sıralama 3 2.00 6.00

Pozitif Sıralama 0 .00 .00

Aynı 11

Kolay ağlamak

Negatif Sıralama 3 2.00 6.00

Pozitif Sıralama 0 .00 .00

Aynı 11

Bedenini beğendiğini ifade etmek

Negatif Sıralama 1 2.50 2.50

Pozitif Sıralama 4 3.13 12.50

Aynı 8

Kabus görmek

Negatif Sıralama 2 2.25 4.50

Pozitif Sıralama 1 1.50 1.50

Aynı 11

Okula karşı isteksizlik

Negatif Sıralama 2 1.50 3.00

Pozitif Sıralama 0 .00 .00

Aynı 12

Duyguları hakkında konuşmak

Negatif Sıralama 1 2.00 2.00

Pozitif Sıralama 0 .00 .00

Aynı 12

Yatağını ıslatmak

Negatif Sıralama 1 1.00 1.00

Pozitif Sıralama 0 .00 .00

Aynı 13

Yabancılara kaba davranmak

Negatif Sıralama 3 2.50 7.50

Pozitif Sıralama 1 2.50 2.50

Aynı 8

Cinsellik hakkında konuşmak

Negatif Sıralama 2 2.00 4.00

Pozitif Sıralama 1 2.00 2.00

Aynı 11

İtaatsizlik

Negatif Sıralama 3 3.50 10.50

Pozitif Sıralama 3 3.50 10.50

Aynı 8

Tablo 8

Eğitim Grubundaki Katılımcıların birtakım Nesnelere karşı Korkuları için Ebeveyn Gözlemlerinin Wilcoxon İşaretli Mertebeler Testi Bulguları

n Sıra Ortalaması Sıra Toplamı

Hayvanlar

Negatif Sıralama 2 1.5 3.00

Pozitif Sıralama 0 .00 .00

Aynı 14

Tanımadığı yetişkinler

Negatif Sıralama 1 2.50 2.50

Pozitif Sıralama 3 2.50 7.50

Aynı 12

Uyumak

Negatif Sıralama 4 3.13 12.50

Pozitif Sıralama 1 2.50 2.50

Aynı 11

Akrabalar

Negatif Sıralama 1 1.00 1.00

Pozitif Sıralama 0 .00 .00

Aynı 15

Karanlıkta yalnız kalmak

Negatif Sıralama 4 3.13 12.50

Pozitif Sıralama 1 2.50 2.50

Aynı 10

Ebeveynden ayrılmak

Negatif Sıralama 1 4.00 4.00

Pozitif Sıralama 4 2.75 11.00

Aynı 11

Öğretmeninden ayrılmak

Negatif Sıralama 1 2.00 2.00

Pozitif Sıralama 2 2.00 4.00

Aynı 13

Banyo yapmak

Negatif Sıralama 0 .00 .00

Pozitif Sıralama 0 .00 .00

Aynı 16

Tablo 9

Karşılaştırma Grubundaki Katılımcıların Davranışları için Ebeveyn Gözlemlerinin Wilcoxon İşaretli Mertebeler Testi Bulguları

n Sıra Ortalaması Sıra Toplamı

Öfke davranışı

Negatif Sıralama 3 2.00 6.00

Pozitif Sıralama 0 .00 .00

Aynı 13

Kolay ağlamak

Negatif Sıralama 3 2.50 7.50

Pozitif Sıralama 2 3.75 7.50

Aynı 11

Bedenini beğendiğini ifade etmek

Negatif Sıralama 3 4.00 12.00

Pozitif Sıralama 3 3.00 9.00

Aynı 10

Kabus görmek

Negatif Sıralama 0 .00 .00

Pozitif Sıralama 3 2.00 6.00

Aynı 13

Okula karşı isteksizlik

Negatif Sıralama 1 1.50 1.50

Pozitif Sıralama 2 2.25 4.50

Aynı 13

Duyguları hakkında konuşmak

Negatif Sıralama 7 5.79 40.50

Pozitif Sıralama 4 6.38 25.50

Aynı 5

Yatağını ıslatmak

Negatif Sıralama 0 .00 .00

Pozitif Sıralama 0 .00 .00

Aynı 16

Yabancılara kaba davranmak

Negatif Sıralama 0 .00 .00

Pozitif Sıralama 1 1.00 1.00

Aynı 15

Cinsellik hakkında konuşmak

Negatif Sıralama 1 1.50 1.50

Pozitif Sıralama 1 1.50 1.50

Aynı 14

İtaatsizlik

Negatif Sıralama 6 5.25 31.50

Pozitif Sıralama 3 4.50 13.50

Aynı 7

 

Tablo 10

 

Karşılaştırma Grubundaki Katılımcıların birtakım Nesnelere karşı Korkuları için Ebeveyn Gözlemlerinin Wilcoxon İşaretli Mertebeler Testi Bulguları

n Sıra Ortalaması Sıra Toplamı

Hayvanlar

Negatif Sıralama 2 1.5 3.00

Pozitif Sıralama 0 .00 .00

Aynı 12

Tanımadığı yetişkinler

Negatif Sıralama 2 1.50 3.00

Pozitif Sıralama 1 3.00 3.00

Aynı 11

Uyumak

Negatif Sıralama 2 2.25 4.50

Pozitif Sıralama 1 1.50 1.50

Aynı 10

Akrabalar

Negatif Sıralama 1 1.00 1.00

Pozitif Sıralama 0 .00 .00

Aynı 13

Karanlıkta yalnız kalmak

Negatif Sıralama 2 3.25 6.50

Pozitif Sıralama 2 1.75 3.50

Aynı 10

Ebeveynden ayrılmak

Negatif Sıralama 3 2.50 7.50

Pozitif Sıralama 1 2.50 2.50

Aynı 10

Öğretmeninden ayrılmak

Negatif Sıralama 1 1.00 1.00

Pozitif Sıralama 0 .00 .00

Aynı 13

Banyo yapmak

Negatif Sıralama 0 .00 .00

Pozitif Sıralama 1 1.00 1.00

Aynı 13

 

Analiz sonucunda, ebeveynlerin bilgileri doğrultusunda eğitim ve karşılaştırma grubundaki katılımcıların çeşitli davranışlarının ve korkularının ön testten son teste farklılaşmadığı görülmüştür. Yukarıda belirtilen gözlemlerden ayrı olarak katılımcıların ebeveynlerine, eğitim sonunda çocuklarının birtakım davranışlarında herhangi bir değişiklik gözlemleyip gözlemlemedikleri ve ebeveynlerin çocuklarını tekrardan bu tarz eğitimlere katılmaya teşvik etmek isteyip istemediği sorulmuş ve bunlara ilişkin bulgular Tablo 11’de sunulmuştur.

Tablo 11

Eğitim sonrası ebeveynlerin çocukları ile ilgili birtakım gözlemlerinin yüzdeleri

Eğitim Karşılaştırma

Uyku düzeninde değişiklik % n % N

Evet 14.3 2 18.8 3

Hayır 85.7 12 81.3 13

Yeme düzeninde değişiklik

Evet 0 0 18.8 3

Hayır 100 14 81.3 13

Fiziksel değişiklikler

Evet 7.1 1 0 0

Hayır 85.7 12 100 16

Başka Değişiklikler

Evet 0 0 6.3 1

Hayır 100 14 93.8 15

Doğum Hakkında Konuşma

Evet 7.1 1 12.5 2

Hayır 92.9 13 87.5 14

Özel Bölge Hakkında Konuşma

Evet 50 7 37.5 6

Hayır 50 7 62.5 10

Yabancılar Hakkında Konuşma

Evet 71.4 10 81.3 13

Hayır 28.6 4 18.8 3

Cinsellik Hakkında Konuşma

Evet 0 0 6.3 1

Hayır 100 14 93.8 15

 

 

 

Tekrar Katılım

Evet 92.9 13 93.8 15

Hayır 7.1 1 6.3 1

 

Tablo 11’de de görüldüğü gibi ebeveynlerin büyük bir çoğunluğu eğitim sonrasında çocuklarının uyku ve yeme davranışlarında ve ayrıca fiziksel ve başka konularında değişiklik gözlemlemediğini belirtmiştir. Buna karşın hem eğitim hem de karşılaştırma grubunda yer alan katılımcıların özel bölge hakkında ve yabancılar hakkında daha sık konuştuğunu gözlemlemişlerdir. Her iki grupta yer alan ebeveynlerin büyük bir çoğunluğu çocukların buna benzer eğitimlere tekrardan katılmalarını istediklerini belirtmişlerdir. 

Fakat bunlara karşın Tablo 11’te belirtilen değişkenlerin katılımcıların grubuna (eğitim ve karşılaştırma) bağlı olarak değişip değişmediği Fisher Exact testi kullanılarak incelenmiş ve hiçbir değişkende katılımcıların grupları ile anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. 

4.TARTIŞMA

 

Bu çalışmanın amacı, ilkokul 2. Sınıfa devam etmekte olan çocukların cinsel istismardan korunması için geliştirilmiş olan önleme programının eğitim ve karşılaştırma grubunda yer alan çocuklar üzerinde etkilerinin olup olmadığının, eğitim sonrasında çocukların ebeveynlerinin ve öğretmenlerinin bildirimlerinin ön test ve son testte farklılaşıp farklılaşmadığının incelenmesidir. Bu amaçla elde edilen verilerin analizi sonucunda eğitim ve karşılaştırma grubundaki çocukların önleme programı sonrası davranış ve korkularında ön test ve son test açısından bir farklılık olmadığı, çocukların uyku, yemek yeme ve başka fiziksel davranışlarında farklılaşma meydana gelmediği, sonuç olarak önleme programının çocuklar üzerinde olumsuz bir etkisinin olmadığı anlaşılmıştır. 

Bu önleme programının bazı olumlu etkilerinin de olduğu görülmektedir. Katılımcıların ebeveynlerinden alınan bazı bilgiler doğrultusunda hem eğitim hem de karşılaştırma grubundaki çocukların ‘özel bölge’ ve ‘yabancılar’ hakkında daha sık konuşmakta oldukları belirtilmiştir.

Ülkemizde cinsel istismarın etkililiğine dair çalışmaların sayısı sınırlıdır. Yapılan bu çalışmada, önleme programının olumsuz bir etkisinin olmadığı kanıtlanmış olsa dahi kullanılan örneklem sayısının az olması sonuçların genellenebilirliğini düşürmektedir. Çalışmanın sınırlılıklarından biri ölçme araçlarının bir başka önleme çalışması olan ‘Mika ile İstismardan Korunuyorum’ adlı çalışmanın araştırmacıları tarafından geliştirilmiş olması ve geçerlilik ve güvenilirlik çalışmalarının yapılmamasıdır. İkinci olarak ise programın uygulanacağı okuldaki öğrencilerin velilerine yönelik bir bilgilendirme toplantısı yapılmış olmasına rağmen, katılımcıların öğretmenlerinin programın uygulanması ve dağıtılan formların eksiksiz bir biçimde değerlendirilmesi konusunda sıkıntı yaşadıkları görülmüştür. 

Yapılacak ileriki çalışmalarda geçerlik ve güvenirlik çalışması yapılmış olan formların kullanılması, örneklem sayısının arttırılması, farklı sosyo-ekonomik düzeyden gelen katılımcıların katılımının sağlanması ve katılımcıların öğretmenlerinin de eğitim öncesinde bilgilendirilmeleri yararlı olacaktır. 

KAYNAKÇA

Polat, O. (2007). Tüm Boyutları ile Çocuk İstismarı Tanımlar I. Seçkin Yayıncılık: Ankara

Topçu, S. (2009). Cinsel İstismar. Phoenix Yayınevi: Ankara

Kara B., Biçer, Ü., Gökalp, A. (2004). Çocuk İstismarı. Çocuk Hastalığı ve Hastalıkları Dergisi, 47, 140-151.

Yalın, A., Kerimoğlu, E. Ve Erman, H. (1995). Çocuk ve Gençlik Ruh Sağlığı Dergisi, 2 (1): 19-27.

Kır, E. (2013). Çocuklara Yönelik Cinsel Taciz ve İstismara Karşı Önleyici Eğitim Çalışmaları. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası, Cilt 71, Sayı 1, 785-800.

UNİCEF&SHÇEK. (2010). Türkiye’de Çocuk İstismarı ve Aile İçi Şiddet Araştırması Özet Rapor.

Alikaşifoğlu, M., Erginöz, E., Ercan, O., Kaymak Albayrak, D., Uysal, Ö. Ve İ, Özdemir. (2006). Sexual Abuse Among Female High School Students in İstanbul, Turkey. Child Abuse & Neglect, 30(3), 247-255

Büyükgönenç, L. Ve Koçak, C. (2011). Toplumdaki Bireylerin Çocuk İstismarı ve İhmaline Yönelik Bilgi ve Görüşleri. Hitit Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 4(1).

Çeçen, A.R. (2007). Çocuk Cinsel İstismarı: Sıklığı, Etkileri ve Okul Temelli Önleme Yolları. Uluslararası İnsan Bilimleri Dergisi, 4(1), 1-17.

Çeçen-Eroğul, A. R. ve Kaf Hasırcı, Ö. (2013). İlköğretim birinci kademe öğrencilerine 

  yönelik geliştirilen cinsel istismarı önleme psiko-eğitim programının etkililiğinin 

  sınanması. Kuram ve Uygulamada Eğitim Bilimleri, 13, 719 – 729.

 

Ögel, K. (2005). Önleme. http://www.ogelk.net/Dosyadepo/onleme.pdf

Institute for Work &Health. (2015). What researchers mean by…primary, secondary and tertiary prevention. At Work, Sayı:80.

Mueller, A., Röder, M., Hein, S., Fingerle, M. Ve Maisch. E. (2014). Preventing Child Sexual Abuse: Web Based Training as a Promising. Psychology and Education Journal, Volume 51 No:1-2.

Gibson, L. Ve Leitenberg, H. (2000). Child Sexual Abuse Prevention Programs: Do They Decrease The Occurrence Of Child Sexual Abuse?. Child Abuse & Neglect, 24(9), 1115-1125.

Tutty, L. (1997). Child Sexual Abuse Prevention Programs: Evaluating   Do You Tell. Child Abuse & Neglect, 21(9), 869-881.

Pellai, A. (2008). Sexual Abuse: Prevention is Possible? The How and Why of Child Sexual Abuse (CSA) Primary Prevention. Sexologies, 17(1), 33.

Chen, J., Dunne, M. Ve Han, P. (2007). Prevention Of Child Sexual Abuse İn China: Knowledge, Attitudes and Communication Practices of Parents of Elementary School Children. Child Abuse & Neglect,31(7), 747-755.

Yilmaz İrmak, Turkan & Kızıltepe, Rukiye & Aksel, Şeyda & Güngör, Duygu & Eslek, Duygu. (2017). Mika ile kendimi korumayı öğreniyorum: Cinsel istismarı önleme programının etkililiği (I am learning to protect myself with Mika: The effectiveness of a child sexual abuse prevention program ). Turkish Journal of Psychology.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Etiketler

Çocuk ihmaliÇocuk ihmali ve istismarıÇocuk cinsel istismarıFiziksel istismarDuygusal istismarçocuk istismarı önlemecinselistismarcinselistismardankorunmakötüdokunuşçocukvergenpsikolojisi

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Özge Koçak

Uzm. Psk. Özge Koçak

Uzm. Psk. Özge Koçak, lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Ondokuz Mayıs Üniversitesi Psikoloji bölümünü başarıyla tamamlayarak psikolog unvanı almıştır. İhtisasını ise, Ege Üniversitesi Aile Danışmanlığı Bölümünü tamamlayarak Uzman Psikolog unvanı almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.