Çocuğum Her Şeye Sahip Ama Neden Mutlu Değil?

Oyuncaklar, kurslar, iyi okullar, teknoloji, hatta konforlu bir yaşam… Bunların hiçbiri tek başına bir çocuğun iç dünyasını doyurmaz. Çocukların ruhsal gelişiminde asıl belirleyici olan, ilişkide hissettikleri güven ve anlaşılma duygusudur.
Bir çocuk için en büyük ihtiyaç, sahip oldukları değil; görülüp görülmediğidir.
• Duyguları ciddiye alınıyor mu?
• Konuştuğunda gerçekten dinleniyor mu?
• Üzüldüğünde “abartıyorsun” deniyor mu, yoksa anlaşılmaya mı çalışılıyor?
• Hata yaptığında sevgiyi kaybetmeyeceğini biliyor mu?
Çocuklar, ebeveynlerinin sözlerinden çok, duygusal tepkilerini okurlar.
Bir ebeveyn çocuğuna “Seni seviyorum” diyebilir;
ancak çocuk her hata yaptığında eleştirilip kıyaslanıyorsa, öğrendiği şey sevgi değil, koşullu kabul olur.
Bu durum uzun vadede çocukta şu inançların gelişmesine yol açabilir:
• “Yeterince iyi değilim.”
• “Sevilmek için kusursuz olmalıyım.”
• “Duygularım önemli değil.”
• “Hata yaparsam değerimi kaybederim.”
Oysa sağlıklı psikolojik gelişimin temeli, çocuğun şu mesajı içselleştirmesidir:
“Ben hatalarımla birlikte sevilen biriyim.”
Anne Baba Olmak: Sadece Büyütmek Değil, Güven İnşa Etmektir
Anne baba olmak yalnızca çocuğun fiziksel ihtiyaçlarını karşılamak değildir.
Asıl ebeveynlik, çocuğun içinde taşıyacağı duygusal güven duygusunu inşa etmektir.
Bu güven şu küçük ama etkili davranışlarla oluşur:
• Çocuğun duygusunu düzeltmeden önce anlamaya çalışmak
• Tavsiye vermeden önce dinlemek
• Hata karşısında cezadan önce ilişkiyi korumak
• “Neden yaptın?” yerine “Ne oldu?” diye sormak
• Başarıyı değil, çabayı fark etmek
Çocuklar, ebeveynleriyle kurdukları ilişki üzerinden dünyayı tanırlar.
Evde kendini güvende hisseden bir çocuk, dış dünyada da kendine güvenmeyi öğrenir.
Evde sürekli eleştirilen bir çocuk ise, zamanla kendi iç sesini de eleştirel hale getirir.
Bugün kurulan ilişki, yarın çocuğun iç sesi olur, çocuklar büyüdüğünde ise ebeveynlerinin sesini dışarıdan duymayı bırakırlar. Ama o ses, içlerinde yaşamaya devam eder.
• Sürekli eleştirilen çocuk → iç eleştirmeni güçlü yetişkin olur
• Anlaşılan çocuk → kendini anlayan yetişkin olur
• Sevgiye şart konulan çocuk → kendini kabul etmekte zorlanan yetişkin olur
• Güven verilen çocuk → kendine güvenen yetişkin olur
Bu nedenle ebeveynlik yalnızca bugünü değil, çocuğun tüm hayatını şekillendirir.Peki değişim nerede başlar? Çoğu zaman aileler çocuğu değiştirmeye çalışır: Daha uyumlu olsun, daha sakin olsun, daha başarılı olsun…
Oysa psikolojik gelişimde değişim çoğunlukla çocuktan değil, ilişkiden başlar. Çocuklar düzeltildiklerinde değil,
anlaşıldıklarında dönüşürler.Davranışların altında çoğu zaman duyulmamış bir duygu, görülmemiş bir ihtiyaç vardır.
Çocukla kurulan bağ güçlendiğinde, davranış sorunlarının önemli bir kısmı doğal olarak azalır.
Çocuğunuza verebileceğiniz en büyük hediye;mükemmel bir yaşam değil, güvenli bir ilişkidir.
Unutmayın: Çocuğunuz sizin ona söylediklerinizle değil, ona nasıl hissettirdiğinizle kendini tanımayı öğrenir.
Bugün kurduğunuz bağ, yarın onun kendisiyle kuracağı bağın temelini oluşturacaktır.
Ve bazen değişim, çocuğu düzeltmekle değil, ilişkiyi iyileştirmekle başlar.


