Doktorsitesi.com

Cinsel Terapi: Sessizleşmiş Alanı Konuşulabilir Kılmak

Uzm. Psk. Mustafa Cem Oğuz
Uzm. Psk. Mustafa Cem Oğuz
20 Şubat 202616 görüntülenme
Randevu Al
Cinsellik, insan yaşamının biyolojik, psikolojik ve ilişkisel boyutlarını içeren çok katmanlı bir deneyimdir. Ancak çoğu kültürde hâlâ konuşulması zor, utanma ve suçlulukla çevrili bir alandır. Bu nedenle cinsel sorunlar sıklıkla geç fark edilir, ertelenir ya da kişisel bir “yetersizlik” olarak içselleştirilir.
Cinsel Terapi: Sessizleşmiş Alanı Konuşulabilir Kılmak

Cinsel terapi, tam da bu sessizleşmiş alanı güvenli ve yapılandırılmış bir çerçevede ele alır. Amaç yalnızca semptomu ortadan kaldırmak değil; cinsel işlev, duygu, düşünce ve ilişki dinamikleri arasındaki bağlantıyı anlamaktır.

Cinsellik sadece bedensel bir performans değildir. İlişki, benlik algısı ve duygusal güvenle doğrudan bağlantılıdır.

Cinsel Sorunlar Neden Ortaya Çıkar?

Cinsel işlev bozuklukları çoğu zaman tek bir nedene bağlı değildir. Biyolojik, psikolojik ve ilişkisel faktörler iç içe geçmiştir.

Psikolojik Faktörler

Performans kaygısı
Travmatik deneyimler
Katı ahlaki inançlar ve suçluluk
Beden algısı sorunları
Depresyon ve anksiyete

İlişkisel Faktörler

İletişim eksikliği
Çatışmalar
Güvensizlik
Duygusal uzaklık

Biyolojik Faktörler

Hormonal değişiklikler
Kronik hastalıklar
İlaç kullanımı

Bu nedenle cinsel terapi, yalnızca teknik öneriler sunan bir süreç değildir; bütüncül bir değerlendirme gerektirir.

En Sık Çalışılan Alanlar

Cinsel terapide en sık karşılaşılan başlıklar şunlardır:

Vajinismus
Erken boşalma
Erektil disfonksiyon
Cinsel isteksizlik
Orgazm güçlükleri
Ağrılı cinsel ilişki

Ancak çoğu zaman semptomun altında yatan temel dinamik, kaygı ve performans baskısıdır.

Performans Kaygısı: Döngü Nasıl Oluşur?

Örneğin performans kaygısı yaşayan bir bireyde süreç genellikle şu şekilde ilerler:

“Yeterli olacak mıyım?” düşüncesi
Kaygı artışı
Fizyolojik yanıtın bozulması
Başarısızlık algısı
Bir sonraki deneyimde daha fazla kaygı

Bu döngü kırılmadığında sorun kronikleşebilir. Cinsel terapi, bu kaygı döngüsünü hem bilişsel hem davranışsal düzeyde ele alır.

Cinsel Terapinin Yapısı

Cinsel terapi genellikle yapılandırılmış ve aşamalı ilerler:

Psiko-eğitim

Cinsel anatomi, fizyoloji ve yanıt döngüsü hakkında doğru bilgi verilmesi önemlidir. Yanlış inançlar ve mitler sıklıkla kaygıyı besler.

Bilişsel Çalışma

“Yetersizim”, “Partnerim beni bırakır”, “Cinsellik performanstır” gibi işlevsiz inançlar ele alınır.

Davranışsal Egzersizler

Özellikle duyum odaklı egzersizler (sensate focus) performans baskısını azaltmak için kullanılır. Bu egzersizler cinsel birleşmeyi değil, teması ve duyusal farkındalığı merkeze alır.

İlişkisel Çalışma

Partnerler arası iletişim, beklentiler ve duygusal yakınlık ele alınır.

Travma ve Cinsellik

Cinsel travma öyküsü olan bireylerde cinsel terapi daha hassas bir yapı gerektirir. Bu durumda önce güvenli bağlanma, bedensel regülasyon ve travma çalışmaları yapılır. Cinsel müdahaleler ancak kişi yeterince stabilize olduğunda ele alınır.

Zorlayıcı deneyimlerin ardından beden tehdit algısını sürdürebilir. Bu nedenle cinsel sorun bazen “isteksizlik” değil; bedensel bir korunma tepkisidir.

Utanç ve Gizlilik

Cinsel sorun yaşayan bireyler sıklıkla şu düşünceleri taşır:

“Bu sadece benim başıma geliyor.”
“Normal değilim.”
“Bunu kimseye anlatamam.”

Utanç, sorunun en büyük sürdürücülerinden biridir. Terapötik ortamda bu konuların yargısız biçimde konuşulabilmesi başlı başına iyileştiricidir.

Cinsel terapi, normalleştirme ve güven inşası üzerine kuruludur.

Cinsel Terapi Ne Değildir?

Cinsel terapi fiziksel müdahale içeren bir süreç değildir. Seans içinde cinsel uygulama yapılmaz. Terapist ile danışan arasında fiziksel temas yoktur. Süreç tamamen sözel ve ev ödevleri üzerinden ilerler.

Cinsellik, yalnızca fizyolojik bir işlev değil; kişinin kendilik algısıyla, bedenle kurduğu ilişkiyle ve partneriyle olan bağlanma biçimiyle yakından ilişkilidir.

Cinsel terapi, semptomu ortadan kaldırmaktan çok; kaygıyı düzenlemeyi, iletişimi güçlendirmeyi ve cinselliği performans alanı olmaktan çıkarıp temas alanına dönüştürmeyi hedefler.

Çoğu zaman iyileşme, “başarmak” yerine “hissetmeye izin vermekle” başlar.

HAZIRLAYANLAR
Uzman Psikolog Mustafa Cem Oğuz

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Mustafa Cem Oğuz

Uzm. Psk. Mustafa Cem Oğuz

Mustafa Cem Oğuz, 1983 yılında Ankara’da doğmuştur. Psikoloji alanındaki eğitimini tamamlayarak Türkiye’de pedagojik diplomaya sahip nadir uzmanlardan biri olmuştur. Genel psikoloji alanında yüksek lisans yapmış, eğitim sürecinde okul, huzurevi ve hastane gibi farklı kurumlarda stajlar gerçekleştirmiştir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.