Doktorsitesi.com

Borderline kişilik bozukluğu: genel tanım, psikososyal boyut ve müdahale

Uzm. Psk. Orçun Aykol
Uzm. Psk. Orçun Aykol
16 Nisan 20101251 görüntülenme
Randevu Al
Borderline kişilik bozukluğu: genel tanım, psikososyal boyut ve müdahale
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Kişilik Bozuklukları ve Toplumdaki Yaygınlığı

Kişilik bozuklukları (KB), bireyin uyum bozucu ve sabit davranış örüntüleri sergilemesiyle karakterize edilen kişilik tarzlarıdır. Bu bozukluklar; kişinin huy, kendilik algısı, hayat yönelimi ve çevresel ihtiyaçlara verdiği tepkiler gibi geniş bir alanda yapısal kusurlara işaret eder. Kişilik özelliklerinin en uç noktasında yer alan bu durumlar, bireyin sosyal ve bireysel işlevselliğini ciddi ölçüde kısıtlar.

Epidemiyolojik araştırmalar, kişilik bozukluklarının genel popülasyondaki yaygınlığının %10-13 civarında olduğunu göstermektedir. Psikiyatrik kliniklerde yatarak tedavi gören hastaların %15'i doğrudan bu sorunlar nedeniyle yatış yaparken, bir diğer %15'lik grupta ise tedavi yanıtını etkileyen ko-morbid (eşlik eden) kişilik bozuklukları saptanmaktadır. Ayaktan başvuran hastalarda bu oran %30-50 seviyelerine kadar yükselmektedir.

Borderline Kişilik Bozukluğu (BKB) Nedir?

Borderline Kişilik Bozukluğu (BKB), genel toplumda %0,2 ile %1,2 arasında bir yaygınlığa sahiptir ve tanı alan bireylerin yaklaşık %76’sının kadın olduğu bildirilmektedir. Tarihsel süreçte Freud’dan bu yana pek çok kuramcının ilgisini çeken bu bozukluk; başlangıçta ergenlik özellikleri, psikotik bir hastalık veya şizofreninin farklı bir türü olarak tanımlanmıştır. Ancak günümüzde, nesne ilişkileri kuramı çerçevesinde daha net bir zemine oturtulmuştur.

BKB’nin Temel Klinik Özellikleri

BKB’nin en belirgin klinik özellikleri arasında değişken bir kimlik algısı, duygulanımda tutarsızlık ve insan ilişkilerinde uç noktalar yer alır. Bireyler, bir yandan tapınma derecesinde hayranlık duyarken diğer yandan yıkıcı bir hiddet ve değersizleştirme arasında gidip gelirler. Bu kişilerde bütüncül bir kendilik duyumu bulunmamaktadır.

Kendilik Algısı ve İnsani İlişkiler

BKB olan bireylerin kendilik algıları oldukça tutarsızdır; derin bir değersizlik duygusu ile kibirli bir üstünlük hissi arasında dalgalanır. İlişkilerinde genellikle karşı tarafa bağımlı ve "yapışmacı" bir tutum sergilerler. Diğer insanların bağımsız varlığını kavramakta güçlük çektikleri için ilişkileri genellikle gereksinim doyurmaya dayalı ve sömürücü bir nitelik taşıyabilir.

Aşk, Cinsellik ve Ahlaki Değerler

Bu bireyler aşk ve cinsellik alanında da ciddi çelişkiler sergilerler. Sık ve yoğun baştan çıkarma eylemlerine yatkın olmalarına rağmen, derin ve sürekli yakınlık kurma becerileri zayıftır. Ahlaki değerleri ve ölçüleri de benzer şekilde tutarsızdır; doğruluğa hevesli görünseler de kolayca çift standartlı davranışlar sergileyebilirler.

Bilişsel Tarz ve Karar Verme Yetisi

BKB’de bilişsel tarz, olayları siyah ya da beyaz (hep ya da hiç) olarak görme eğilimindedir. Bu durum, bireyin koşulları doğru değerlendirmesini ve sağlıklı kararlar vermesini engeller. Ancak bu yoğun duygusal ve bilişsel süreçler, uygun şekilde yönetildiğinde belirgin bir sanatsal ve şiirsel yaratıcılığa da kapı aralayabilir.

Kernberg’in Nesne İlişkileri Gelişim Evreleri

Otto Kernberg, BKB’nin etiyolojisini anlamak için normal ego gelişimini dört temel evrede açıklamıştır. Borderline vakalarda ego saplanmasının genellikle üçüncü evrede gerçekleştiği düşünülmektedir.

EvreDönemTemel Özellikler
1. Evre0 - 1 AyFarklılaşmamış kendilik-nesne duygularının ön evresi.
2. Evre1 - 3 Ay"İyi" ve "kötü" kendilik-nesne imgelerinin ilkel düzeyde oluşumu.
3. Evre4 Ay - 1 YılKendilik ve nesne imgesinin farklılaşması; ancak "iyi" ve "kötü"nün ayrı kalması.
4. Evre1 - 2+ Yıl"İyi" ve "kötü" imgelerin bütünleşmesi, tutarlı bir kendilik algısı.

Ayrışma-Bireyleşme Süreci ve Terk Edilme Korkusu

Normal gelişimde 18. ay civarında başlayan ayrışma-bireyleşme evresi, çocuğun anneden fiziksel ve psikolojik olarak ayrılmaya başladığı dönemdir. Bu evrenin başarıyla tamamlanması için annenin desteğinin sürekliliği ve çocuğun yeni ego işlevlerine hakim olması gerekir. BKB olan bireylerde bu süreçte yaşanan aksaklıklar, yetişkinlikte kronik bir terk edilme hissi olarak tezahür eder.

Babanın Gelişimdeki Rolü

Masterson ve Akhtar'a göre babanın bu süreçteki rolleri şunlardır:

  • Çocuğu ortak yaşamsal enerjiden çıkarıp gerçek dünyaya çekmek.
  • Bireyleşme sürecinde destekleyici bir sevgi nesnesi olmak.
  • Anne ve babalık nesnelerinin zihinsel imge yapılanmasına katkı sağlamak.

BKB’de Savunma Mekanizması: Bölme (Splitting)

Bölme, zıt duygu durumlarını birbirinden ayrı tutmak için kullanılan temel bir savunma mekanizmasıdır. BKB olan bireyler bu mekanizmayı yoğun olarak kullanırlar. Bölmenin beş temel klinik göstergesi şunlardır:

  1. İkircikliği Yaşayamama: Nesneleri sadece "tümden iyi" veya "tümden kötü" olarak görme.
  2. Özsaygıda Gelgitler: Çevresel faktörlerle tetiklenen ani özsaygı değişimleri.
  3. Duyguların Yoğunlaşması: Öfke, keder ve coşku gibi duyguların uçlarda yaşanması.
  4. Karar Verme Yetisinde Bozulma: Koşulları bütüncül değerlendirememe.
  5. Benlikle Uyumlu İtkisellik: Dürtü denetim kaybı ve sonrasında suçluluk hissetmeme.

Psikososyal Boyut ve İş Hayatı

BKB olan bireyler sosyal ilişkilerinde yarattıkları "boğulma" hissi nedeniyle sıklıkla yalnız kalırlar. İlginç bir şekilde, bu bireyler iş hayatında genellikle başarılıdırlar. Özellikle doktorluk, avukatlık ve yazarlık gibi meslekleri seçerek, insanlarla yakınlık illüzyonu içinde kalıp gerçek yakınlıktan kaçınabilirler. İş yaşamında zorlanan bireyler için ise planlı ve tutarlı iş ortamları önerilmektedir.

Borderline Kişilik Bozukluğu Tedavi Yöntemleri

Bilişsel Psikoterapiler

Bilişsel model; bilişler, telafi edici stratejiler ve eksik yaşam becerileri üzerine odaklanır. Tedavi süreci, hastanın şemalarını ve işlevsel olmayan stratejilerini yeniden yapılandırmayı hedefler. Leahy (2007) tarafından önerilen tedavi aşamaları, kendine zarar verme davranışını azaltmaktan kimlik sorunlarını keşfetmeye kadar geniş bir yelpazeyi kapsar.

Psikanalitik Psikoterapiler

Analitik yaklaşımda iki ana yol izlenir. Kernberg ekolü, çatışmayı ve dürtü temelli arzuları merkeze alırken; Winnicott ve Balint ekolü, gelişimsel eksiklikleri ve terapistin "yeni bir nesne" olarak sunduğu sıcaklığı ön plana çıkarır. Her iki yaklaşımda da amaç, tekrarlayan kalıpları kırarak işlevsel davranışlar geliştirmektir.

Farmakolojik Tedavi

İlaç tedavisinde dört temel alan hedef alınır: Kognisyon, duygulanım, impuls (dürtü) ve anksiyete. Düşük doz antipsikotikler, agresif davranışlar için lityum ve dürtüsellik kontrolü için karbamazepin gibi farmakolojik seçenekler tedavide yardımcı olarak kullanılmaktadır.

Etiketler

Kişilik bozukluğuBilişselTanımPsikososyal boyutTutarsızDengesizPskososyal boyutlarSağlıkta psikososyal boyut

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Orçun Aykol

Uzm. Psk. Orçun Aykol

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.