Doktorsitesi.com

BİLGİSAYARLARIMIZ VE ÇOCUKLARIMIZ

Klinik Psikolog Zehra Binici Tekin
Klinik Psikolog Zehra Binici Tekin
7 Mart 2013845 görüntülenme
Randevu Al
BİLGİSAYARLARIMIZ  VE ÇOCUKLARIMIZ

BİLGİSAYARLARIMIZ  VE ÇOCUKLARIMIZ

Bilgisayar, verileri çok hızlı ve hatasız bir şekilde işleyerek bilgiye dönüştüren elektronik aygıttır. Dış ortamlardan veri alan, onları matematiksel ve mantıksal işlemlerden geçirip yeni anlamlı değerlere dönüştüren, elde edilen bu bilgileri sıralayabilen ve sınıflayabilen, gerekirse verileri depolayabilen ya da  dış ortama aktarabilen elektronik makineye verilen isimdir.  Türkiye'de bilgisayarın  ilk kez 1960  yılında  kullanılmıştır. İnternet ise  ilkkez 1993 yılının Nisan ayında kullanılmaya başlanmıştır.

Modernleşmeye paralel hızla artan Bilgisayar ve internet kullanımının yaşamımızda sağladığı kolaylıklar saymakla bitmiyor. Amacı doğrultusunda kullanıldığında bir sorun yok ancak bilgi akışını hızlandıran, iletişimi kolaylaştıran bu sanal alemin birtakım sorunları da beraberinde getirdiği aşikar. Sorunun başlamış olduğunun habercisi durumlardan bahsetmek gerekirse; kullanımın amaç dışına taşması, zevk tuzaklarına düşme noktasına gelinmişse,  yeni psikolojik, sosyal, kültürel ve ruhsal problemler gündeme getirmişse işte tüm bu durumlar önlem almanın zamanı geldiğini bildirir.
Ebeveynler, bilgisayar kullanımına çocukları için yeni eğitim fırsatları sunan heyecan verici bir dünya olduğunu düşündükleri için başta sıcak bakmışlardı. Fakat çoğu ebeveyn, çocuklarının bilgisayarı ödevleri veya araştırmaları için kullanmadıklarını fark etti. Bunun yerine, çocuklar arkadaşlarıyla anlık ileti gönderip alarak, çevrimiçi oyunlar oynayarak veya sohbet odalarında yabancılarla konuşarak saatler geçirmeye başladı.  Özellikle okul çağındaki gençlerde oldukça sık görülen,  bilgisayar/internet kullanımının gençlerin psikolojik ve bedensel gelişimlerini, sosyal ilişkilerini olumsuz yönde etkileyerek hem akademik hem de kişisel gelişimlerinde negatif sonuçlara neden olduğu görüldü.

Okul çağındaki çocuklara bakıldığında bilgisayar ve Internet'in uygunsuz kullanılışı; şiddet içeren oyunlar, uzun süreli kullanım, uygun olmayan sitelerin gezilmesi, uygunsuz ve gereksiz sohbetler ve bunların getirdiği yorgunluk, uykusuzluk, dikkat bozuklukları, çevreye ilgisizlik, gerçek hayattan kopma, ekonomik zorluklar olarak sıralanabilir. Bu sorunların çözümünde  her zaman olduğu gibi okul-aile işbirliği ile ailelerin ve çocukların bilinçlendirilmesi, okulda bu konuda aile ve öğrenciler için seminerler ve toplantıların yapılması, bilgisayar ve Internet'ten yararlanma yollarının öğretilmesi uygun olacaktır. 

ÇOCUKLARDA BİLGİSAYAR KULLANIMININ ZARARLARI
Bilgisayarların çocuklar üzerinde etkileyici, kendine bağlayıcı etkileri vardır. Zaman zaman çocuklarımızın bilgisayar karşısında büyülenmiş gibi saatlerce oturduklarını fark ederiz. Bu gücün etkisini tam olarak bilemediğimiz için, bu sürede çocuğu gözlemek ve denetlemek gerekir.
Uzun süreli bilgisayar kullanmak çocuklarda fiziksel problemlere yol açabilir.

BİLGİSAYARIN OLUMSUZ ETKİLERİ
Çocuklarda gözlemlenen davranış bozuklukları arasında; uçlarda yaşama, ya hep ya hiç mantığıyla hareket etme, yeni verileri yorumlayamama gibi belirtiler görülür. Özellikle bilgisayarla fazla haşır neşir olan çocuklar, olaylar arasında bağlantı kuramadıkları gibi, her şeyi kendi kontrollerinde sanıyorlar ve bütünü algılayamıyorlar.
Sosyal Gelişime Etkisi: Ekranın başında sürekli oturmayı tercih eden kişi, aile ve arkadaşlarından gitgide uzaklaşarak birçok sosyal aktiviteden vazgeçmeye başlarlar.
Zihinsel Gelişim: Fiziksel aktiviteler ve oyunların, çocuklarda bilgisayar kullanımından daha yararlı olduğu görülmektedir. Özellikle okul öncesi çağda vücut ve zihin aynı anda öğrenmektedir. Çocuklar atlayarak, koşarak, tırmanarak bütün vücutlarını kullanmakta ve bu hareketler onların matematik ve bilim yeteneklerinin gelişmesinde çok önemli rol oynamaktadır.
Sağlık Problemleri: En yaygın görülen sağlık problemleri arasında; görme bozuklukları, sırt ağrıları, eklem yerleri dirsek, boyun ve ayak ağrıları sıralanabilir.
 Şiddete Yönelim Problemleri: Bilgisayarlarda özellikle internet ortamında kumar, bahis, yoğun şiddet içeren oyunlar fazla sayıdadır. Çocukların yaşına ve psikolojik gelişimine uymayan birtakım siteler onlarda saldırganlığı normalleştiriyor.

BİLGİSAYARIN ÇOCUKLAR ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ 

Bilgisayar kullanımı çocuklar arasında yaygınlaşan ve kullanımı son zamanlarda kısıtlanmaya çalışılan araçlar arasında yerini aldı. Bilgisayar karşısında çok fazla zaman geçirilmesi çocukların fiziksel, sosyal, duygusal gelişimlerini oldukça olumsuz etkilemektedir. Çocukların bilgisayarla fazlaca zaman geçirmesi, çocukların göz sağlığının bozulmasına neden olduğu gibi hareketini de kısıtlar. Ayrıca çocuğun açık havada oynayarak kas gelişimini sağlıklı bir şekilde tamamlayamamasına neden olabilir. Sağlıklı beden gelişimi gösterememelerine de neden olur ve çocukların kendi bedenlerine yönelik beğenileri olumsuz olacağından dolayı benlik saygıları da düşük olur. Yaşıtlarıyla ve aile üyeleriyle zaman geçirmedikleri için sağlıklı sosyalleşmeleri sekteye uğrar.  Bilgisayar da Televizyon gibi etkileşimi engelleyen bir araç olduğundan çocukların kendini ifade etme ve paylaşımlarını azaltarak duygusal gelişimlerini olumsuz etkileyebilir. Bilgisayar ile çocukların üretkenlikleri sınırlanıyor. Bilgisayar kullanan çocukların daha çok görsel becerileri gelişiyor ama bu arada sözel ifade becerileri, dil becerileri geri kalıyor. Bilgisayarın çocuğun hayatına yoğun girmesi, okulda dersi dinlemelerinde ve dikkatlerini sürdürmelerinde sorunlar meydana getirebiliyor.

BİLGİSAYAR KULLANIMININ MEYDANA GETİRDİĞİ SAĞLIK SORUNLARI

Uzun süreli bilgisayar kullanımın neden olduğu sağlık problemleri az çok tüm kullanıcılarda görülmekteyken, ebeveynler çocuklarına daha koruyucu davranarak onların bilgisayar başında süresiz vakit geçirmelerine izin vermemelidir. Birçok kişi bilgisayar kullanırken nasıl oturduğunu çoktan unutmuş, gözleri ekrana kilitlenmiş, sırt öne eğilmiş, eller klavye ya da fare üstünde saatlerini bilgisayar başında geçirmekte; sonunda gözlerde yanma, boyun kaslarında ağrı ve sertleşme, elde uyuşukluk, genel yorgunluk gibi şikâyetler ortaya çıkmaktadır. Bu aşırı bilgisayar kullanımı ve çalışma alışkanlıkları sonucu bazı bedensel bozukluklar meydana gelir. Bu problemlerin başında;

El bileği sendromu, boyun kaslarında tutulma, uyku saatlerinin azalma, gözlerde yorulma ve göz rahatsızlıkları, aile ilişkilerinde aksama, verim azlığı ve başarısızlık,radyasyonun olumsuz etkileri, duruşta ve iskelet yapısında bozukluklar meydana gelmektedir. Özetle, bilgisayar ve internet kullanımının olumsuz etkilerini yok etmek için, ebeveynlerin denetimi ve kontrollü yönlendirmesinin şart olduğu söylenebilir.

 

 

ANNE-BABALAR NE YAPMALI?

Son zamanlarda aileler çocuklarını İnternet'in renkli ortamından koruyamaz duruma gelmiştir. Değişen dünyada çocuklar için yeni bir risk alanı daha ortaya çıkmıştır. İnternet'in çok kısa sayılabilecek bir sürede evlerimize girmesi aile içi ilişkileri de zedelemeye başlamıştır.

Bazı aileler çocuğu gözünün önünde olsun, dışarıda kötü alışkanlıklar edinmesin diye evlerine internet alırlar. ‘Dışarı çıkma' ‘gel sana bilgisayar aldık' ‘internette bağlattık' ‘gir odana oyna' demek çocuğu riskle baş başa bırakmak anlamına gelebilir. “Anne-babalar, sokağa çıkmasını istemedikleri çocuklarını sosyal ilişkiden mahrum bırakarak bilgisayara ve yalnızlığa itmektedir. Oysa çocuk iyi ve kötüyü tanımalı, gerektiğinde kavga etmeli, küsmeli sonra barışmalı ve hayatta kendini bekleyen sorunlara karşı provasını yapmalıdır” aksi takdirde çocuk gerçeklikten kopar.

Çocuğa İnternet kullanımı ile ilgili bilgi verilmediyse çocuğun interneti kötüye kullanma olasılığı yüksektir. Öncelikle çocuklarla internetin hangi amaçlarla kullanılacağı hakkında konuşulmalı ve o bilinç verilmelidir. Çocuğun girmemesi gereken siteler genel olarak belirlenmeli ve anlaşmalar yapılmalıdır. Bu konuda anne babalar çocuklarına iyi bir model olmalıdır. Kontrol edemeyeceğini düşünen aileler çocuklarıyla bazı anlaşmalar yapmalıdır. Öncelikli olanın, dersleri ve okulu olduğu vurgulanmalıdır.  Mümkün olduğu kadar bilgisayar ortak kullanım alanında bulunmalıdır. Bilgisayar zorunlu durumlar hariç çocuğun odasında olmamalıdır. Sakıncalı sitelere neden girmemesi gerektiği hakkında çocuklara gerçekçi bilgilendirmeler yapılmalıdır.
ÇOCUKLARIN  İNTERNETİN  OLUMSUZLUKLARINI YAŞAMALARINI ÖNLEMEK İÇİN ANNE-BABALARIN ÖNCELİKLE YAPMASI GEREKENLER NELERDİR? 

Ebeveyn çocukta davranışsal değişiklikler  gözlemlerse yolunda gitmeyen  durum var mı diye araştırmalıdırlar. Çocukta;

- İnternette geçirdiği zaman ve yaptıkları konusunda ailelerine yalan söylüyorsa
- Uyku alışkanlıkları değişimişse

- Zamanlarının çoğunu online geçiriyorsa
- Eğitimleri olumsuz etkileniyorsa

-Notları düşmüşse
- Online arkadaşları ve aktiviteleri gerçek yaşamdakilerden daha önemli hale gelmişse
- Bilgisayarı kapatınca rahatsızlık duyuyorsa

 

Ebeveyn bilgisayar kullanımı ve internet  kullanımını bilmiyorsa öğrenmelidirler, becerilerini geliştirmelidirler. Çünkü hiç kimse bilmediği bir konuda denetim yapamaz. 

Çocuklarıyla bilgisayar ve onların online aktiviteleri hakkında konuşmalıdırlar. Hangi siteleri niçin ziyaret ediyor? Neler yapmaktan hoşlanıyor? Gibi sorularla online yaptıkları hakkında bilgi edinmeye çalışmalıdırlar. Ama sorgularken ses tonu, soruş şekli çok önemli, bunu da göz ardı etmemelidirler. Çocuklarıyla birlikte onların tercih ettiği sohbet odalarına girip arkadaşlarını tanımaya çalışabilirler, neler konuştuklarını gözleyebilirler. Tüm bunlar çocuklarının izin verdiği kadar ve yargılamadan kaçınılarak yapılmalıdır. İnternetin iyi ve kötü yanlarını çocuklarıyla konuşmalı onları karşılaşabilecekleri olumsuzluklara karşı uyarmalıdırlar. Bilgisayar ve internet kullanımını sınırlayacak kurallar koyulmalı ve bunlar birlikte kararlaştırılıp uygulanmalıdır. Örneğin: 
- Kimseye telefon numaranı verme
- Ailenin haberi olmadan on-line tanıştığın biriyle gerçek yaşamda görüşme
- Ödevlerin bittikten sonra yada sadece hafta sonları imnternete girebilirsin gibi.

Bilgisayarın ailenin ortak kullanım alanına konulması (Salon, oturma odası) eğer bu mümkün değilse çocuklar bilgisayar başındayken odalarının kapısının açık olması sağlanabilir. Böylece internet aktiviteleri daha kolay ve ona hissettirmeden denetlenebilir

İnternet için ayrı bir telefon hattı alınabilir. Fatura geldiğinde birlikte incelemek hem denetleme hem de kullanım zamanını sınırlama açısında etkili bir yöntem olabilir.

ANNE-BABALARA ÇOCUKLARININ BİLGİSAYARI FAYDALI OLACAK ŞEKİLDE KULLANMABİLMELERİ İÇİN ÖNERİLER
• Çocukların bilgisayar başında ve internette geçirecekleri süre belirlenip, bu süreyi aşmalarına izin verilmemeli. Kurallar net olursa ve çocuk bunu alışkanlık haline getirirse zorluk yaşanmaz.
• Yaşlarına uygun eğitim programları ve bilgisayar oyunları alınmalı.
• Belli bir bilince ulaşana kadar bilgisayar başında geçirdiği süre kadar yaptığı çalışmalar da denetim altında tutulmalı.
• Çocuklara eğitim seviyelerine uygun yazılımlar alınmalı.
• Çocuğun bilgisayarda yaptığı çalışmalar hakkında onlarla konuşulmalı.
• Bilgisayar kullanıcısı olan ebeveyn evde gereğinden fazla bilgisayar başında zaman geçirmeyerek çocuğuna olumlu örnek olmalı.

Sevgi dolu yuvanızda ailenizle  neşeli, mutlu ve huzurlu anlar geçirmeniz dileğiyle…

                                          

 

 

Etiketler

BilgisayarBilgisayar ve çocuklarımızAnne-babalar

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Zehra Binici Tekin

Klinik Psikolog Zehra Binici Tekin

Klinik Psikolog ve Aile Danışmanı Zehra Binici Tekin; psikoloji eğitimini tamamladıktan sonra klinik psikoloji yüksek lisansı yapmış, ayrıca Marmara Üniversitesi’nde aile danışmanlığı eğitimi almıştır. Doktora çalışmaları devam etmektedir. Akademik birikimini bireylerin ve ailelerin yaşamlarına dokunarak geliştirmeyi hedefleyen Binici Tekin, hem saha deneyimi hem de yayın çalışmalarıyla tanınmaktadır.
Lisans dönemini yoğun stajlarla geçiren Tekin; meslek hayatına 2012 yılında Küçükçekmece Kaymakamlığı bünyesinde öksüz ve yetim çocuklara yönelik yürütülen “Yalnız Değilsin Yeteriz Yetişiriz” projesiyle adım atmıştır.
2013–2015 yılları arasında İstanbul Arnavutköy Belediyesi’nde psikolog ve aile danışmanı olarak görev yapmıştır. 2015 yılında Ankara’ya yerleşmiş, çeşitli psikoloji merkezlerinde kurucu ve yönetici pozisyonlarında çalışmıştır. Bireysel danışmanlıkların yanı sıra aile ve çocuk odaklı programlara katkı sağlamaktadır.
Bilgi ve deneyimlerini daha geniş kitlelerle paylaşmayı önemseyen Binici Tekin, bugüne kadar birçok televizyon ve radyo programına konuk olmuş; sivil toplum kuruluşları ve kamu kurumlarında seminerler vermiştir. Özellikle aile içi iletişim, öfke sorunları, çocuk ve ergen psikolojisi, özgüven sorunları, sınav kaygısı, panik atak, depresyon ve davranış bozuklukları üzerine uzmanlaşmıştır.
Yazarlık yönü de güçlü olan Zehra Binici Tekin, Prof. Dr. Sefa Saygılı ile kaleme aldığı “Çocuk Eğitiminde 365 Güne 365 Tavsiye” kitabının yanı sıra, “Çocuk Eğitiminde Her Güne Bir Tavsiye” adlı eserleriyle ebeveynlere pratik ve uygulanabilir öneriler sunmuştur. Bu kitaplarıyla ailelerin çocuklarıyla kurdukları ilişkide daha bilinçli ve sağlıklı adımlar atmasına katkıda bulunmaktadır.
Bunun yanı sıra, hazırladığı “İz Bırakanlar Serisi” ile pandemi döneminde toplumsal fayda adına gönüllü olarak alanında uzman birçok isim ile toplamda 156 yayın gerçekleştirmiştir. Youtube ve Instagram üzerinden düzenli olarak bilgi paylaşımları yapmaya devam eden Binici Tekin, psikoloji alanındaki güncel gelişmeleri toplumla buluşturmaya özen göstermektedir.
Çalışmalarında empatik, çözüm odaklı ve iletişim temelli bir yaklaşımı benimseyen Zehra Binici Tekin, bireylerin ve ailelerin yaşam kalitesini artırmayı hedeflemekte; küçük değişimlerin büyük dönüşümleri beraberinde getirebileceğine inanmaktadır. Onun için psikoloji, yalnızca bir bilim değil; insan ruhuna dokunma sanatı ve yaşam biçimidir.
Her danışanını hayatının kırılgan anında karşılaştığı bir misafir olarak kabul eder; kalbine bırakılan her hayat hikâyesini emanet titizliğinde korur, özenle saklar; sözüne, sırrına ve yolculuğuna bu bilinçle yaklaşır. Bu yüzden mesleğini bir görev olarak değil, ruhların ve kalplerin yolculuğu olarak görür.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.