Doktorsitesi.com

Bebeklik dönemi sağlıklı bağlanmanın önemi

Dr. Psk. Tansen Taygur Altıntaş
Dr. Psk. Tansen Taygur Altıntaş
27 Ekim 2020120 görüntülenme
Randevu Al
Bebeklik dönemi sağlıklı bağlanmanın önemi

Bağlanma, iki insan arasında kurulan duygusal temelli bağdır. Bağlanma, bireylerin ait olma ve güven ihtiyacı nedeniyle yakın ilişkide oldukları kişilerle kurdukları ve yaşam boyu devam eden derin duygusal bağı tanımlar. Bebeklerde bağlanma ise, anne bebek arasında kurulan duygusal ve güvene dayalı bağdır. Bebeklerin ilk bağlanma figürleri ilk bakımı veren kişiler olan genellikle annelerdir. Bebekler anneleriyle yakınlıklarını korumaya çalışırlar. Anneleri uzaklaştığı zaman onu ararlar ve onunla yakınlık kurulmasında sorun yaşandığı zaman kaygılanırlar. Anne, bebek için güvenli bir üs görevi görürken, aynı zamanda güvenli sığınaktır. Bu şu demektir; bebek geliştikçe çevreyi keşfetmek ister, çünkü meraklıdırlar. Bu merak onu keşfetmeye iter. Bebekler bağlanma figürleri haline gelen bakım verenleriyle -ki bu kişi genellikle annedir- yakınlıklarını korumaya çalışırlar, bakım veren uzaklaştığı zaman onu ararlar ve bakım verenle yakınlık kurulmasında sorun yaşandığı zaman kaygılanırlar. Bağlanma figürü olan anne, çevreyi araştırma ve keşfetme sırasında ihtiyaç duyulduğu anda geri dönülebilecek güvenli üs görevi görürken, aynı zamanda bebek stres altındayken kaliteli bakım ve destek veren güvenli sığınaktır. Böyle bir durumun oluşması bebeğin sağlıklı gelişimi açısından çok önemlidir.  Anne, bebeğin her çağrısına anlamlı ve tutarlı cevap verdiğinde bebekle arasında olması gereken temel yakınlık ve güven duygusu sağlanmış olur. Bebek bu yakınlık aracılığıyla ihtiyaç duyduğu herhangi bir zamanda annesinin onun yanında olacağına ve onun ihtiyaçları ile ilgileneceğine, onu tatmin etmeye çalışacağına inanır. Böylelikle kendini güvende hisseder. Kendisini değerli, korunacak, özen gösterilecek bir varlık olarak algılar. Ayrıca annesinin sağladığı bu güven ve yakınlık duygusu aracılığıyla, bebek, sadece annesinin değil, çevresindeki her insanın onunla ilgileneceğine, bu konuda herkese güven duyabileceğine inanır. Bağlanma birdenbire ortaya çıkmaz. Bağlanma evreler halindedir.

 

            Bağlanma öncesi evre (doğumdan ikinci aya kadar): Bu dönemde bebeğin yaptığı bazı davranışlar onun çevresindeki insanlar ile ilişki kurmasını sağlar. Bunlar kavrama, yakalama, gülümseme, ağlama, yetişkinin gözünün içine bakma gibi şeylerdir. Bu davranışlara yetişkin tepki verir.

            Bağlanmanın oluşum aşaması (ikinci aydan yedinci aya kadar): Bu şekilde sinyal verdiğinde istekleri karşılanırsa güven duygusu gelişir.

            Kesinleşmiş bağlanma evresi/bağlılık aşaması (yedinci aydan yirmi dördüncü aya kadar): Bu evrede bağlılık kesin olarak görülmektedir. Bu kişi genellikle annedir. Bu dönemde bebek ayrılık kaygısı yaşar.

            Karşılıklı ilişkinin kurulması/Karşılıklı ilişki oluşturma aşaması (yirmi dört ayın üzeri):  Bu dönemde bebekler, başkalarının ne düşündüğünü, duygularını, hedeflerini ve ne planladıklarını fark etmeye başlarlar, hareketlerini bu doğrultuda yapılandırırlar. Yaşamın ikinci yılından itibaren bağlanma davranışları daha fazla gelişir.

 

Mary Salter Ainsworth, Yabancı Durum testi ile 12-18 aylık bebekleri bir laboratuvara alarak gözlemlemiştir Bu deneyin amacı anne-çocuk etkileşimi ile oluşan bağlanma stillerindeki farklılıkları tanımlamaktır. Güvenli, güvensiz/kaçınan ve güvensiz-kararsız/kaygılı-kararsız bağlanma stilleri olmak üzere üç tür bağlanma örüntüsü belirlemiştir. Bebeklerin bağlanma stilleri ileriki hayatlarında arkadaşlık ilişkilerini, duygusal ilişkilerini, iş hayatlarını, evliliklerini önemli derecede etkilemektedir. Bağlanma ilişkisi anne ile bebek arasındaki ilişki tarzı ile şekillenir. Bağlanma şeması çocuğun dünyayı anlamasını etkiler ve gelecek ilişkilerini belirler. Bebek kendisi ve diğerleri hakkında olumlu ya da olumsuz inançları bu evrede geliştirir. Bu durum yakın ilişkileri sağlıklı olarak sürdürüp sürdüremeyeceği hakkında da yol gösterici olur.   Bebeğin bakıcıları güvenilir, ulaşılır ve sevilebilir olursa,  çocuk kendisi için de güvenilir, sevilmeye ve ilgilenilmeye değer bir varlık olduğu yolunda bir zihinsel model geliştirir. Bu bağlamda, bebek gelişimi ile ilgili bilginin anneye, bakıcıya verilmesi duyarlı anne davranışını etkiler. Dolayısıyla, annenin, bebeğin verdiği sinyallerin farkında olması, bunun için hazır ve ulaşılabilir durumda olması, annenin, bebeğin verdiği sinyalleri doğru yorumlama kapasitesi, ebeveynin yeterli empati becerisine sahip olması, kendi inanç ve beklentilerine göre sinyalleri çarpıtmaması ve yorumlamaması, bebeğin özellikle stres belirtilerine zamanında cevap vermesi, yani dakik olması ve son olarak doğru yorumlanan sinyallere en uygun tepkiyi vermesi anne bebek ilişkisinin olumlu yönde gelişmesinde ve güvenli bağlanmanın temelinin atılması açısından çok önemlidir. Bebeklik döneminde güvenli bağlanan çocukların iki yaşında iken güvensiz yaşıtlarından daha mutlu, daha istekli olduğu ve problem çözmede daha sabırlı olduğunu gösteren araştırmalar vardır. Ayrıca okul öncesi dönem de de meraklı, emin ve kendine güvenli oldukları belirtilmiştir. Olumlu ve duyarlı ebeveynliğin, sağlıklı bireylere ve sağlıklı topluma yol açması dileğiyle.

 

Sevgiler

Etiketler

BağlanmaEbeveynEbeveyn yaklaşımıBağlanmakBebeklik dönemiEbeveynlik hakkında ne biliyoruz?EbeveynlerEbeveynlerin çocuklarına aşırı bağlılıklarıBebeklik döneminde bağlanmaGüvenli bağlanma nedirEbeveyn ilişkisi çocuğun sosyal davranışını etkiliyorGüvenli bağlanmaEbeveyn tutumlariEbeveyn çocuk ilişkisiEbeveyn ve çocukEbeveyn davranışları nasıl olmalıEbeveyn danışmanlığıbağlanma stilleriebeveyn duyarlılığı

Yazar Hakkında

Dr. Psk. Tansen Taygur Altıntaş

Dr. Psk. Tansen Taygur Altıntaş

Lise eğitimini Özel Antalya Koleji’nde bitirdim ve 1997 yılında Hacettepe Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik bölümünde lisans eğitimini tamamladım. 2007 yılında ise Ankara Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik bölümünde yüksek lisans derecesini aldım. 2007-2010 yılları arasında Wiesbadener Akademie für Psychotherapie (WIAP) ALMANYA’ya bağlı 885 saatlik teorik ve uygulamalı "pozitif psikoterapi ve pozitif aile terapisi" temel ve master eğitimini tamamlayarak “Psikoterapist” unvanını aldım. 2020 yılında Ankara Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümünde doktora eğitimini tamamladım. Bu eğitimlerin yanında 2007 yılında Avrupa Beden Psikoterapisi Derneği tarafından “Beden Psikoterapisi” ve Wiesbadener Akademie für Psychotherapie (WIAP) Almanya tarafından psikotravmatoloji uluslararası eğitim çalışmalarına katıldım. Bilişsel Davranışçı Psikoterapiler Derneği” tarafından onaylı “Kognitif ve Davranış Terapileri Kuramsal Eğitimi” ni bitirdim. 2020 yılında Davranış Bilimleri Enstitüsü ve EMDR Enstitüsü iş birliği ile düzenlenen EMDR eğitimini tamamladım. Oyun terapisi ile çocuklarda bilişsel davranışçı terapi eğitimlerine katılarak çocuklar ve ergenler üzerinde de çalışmaya başladım. Yüksek lisans ve doktora eğitimlerim sırasında çeşitli üniversitelerde iş deneyimlerim ve verdiğim eğitimlerim oldu. Bunun yanında farklı konferanslarda sunulmuş bildirilerim, bilimsel dergilerde yayınlanmış makalelerim ve kitap bölüm yazarlıklarım bulunmaktadır. Halen kurucusu olduğu Tanım psikolojik danışma merkezinde çocuk, ergen, aile ve yetişkinlere psikolojik danışma hizmeti sunmaktayım..

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.